8. Sınıf İnkılap Tarihi Ders Kitabı Cevapları Semih Ofset S.E.K. Yayınları Sayfa 17
Merhaba sevgili gençler! Ben 8. Sınıf İnkılap Tarihi öğretmeniniz. Gönderdiğiniz görseldeki metni ve soruları inceledim. Gelin şimdi bu soruları, sanki sınıftaymışız gibi adım adım birlikte çözelim ve konuyu daha iyi anlayalım.
Öncelikle metni kısaca bir hatırlayalım. Metin bize, II. Meşrutiyet‘in nasıl ilan edildiğini anlatıyor. İttihat ve Terakki Cemiyeti‘nin, Padişah II. Abdülhamit’e baskı yaparak 1876’da hazırlanan ama bir süredir uygulanmayan anayasayı, yani Kanun-ı Esasi‘yi yeniden yürürlüğe koydurduğunu görüyoruz. Halkın da bu durumu büyük bir coşkuyla karşıladığını anlıyoruz. Şimdi bu bilgiler ışığında sorularımıza geçelim.
1. II. Meşrutiyet’in ilanında kimler etkili olmuştur?
Haydi gelin, bu sorunun cevabını metnin içinde birlikte arayalım. Bize “kimler” diye soruyor, yani kişi veya grupları bulmamız gerekiyor.
- Adım 1: Metnin hemen başında “İttihat ve Terakki’nin Manastır merkezi, Padişah Sultan Abdülhamit’e sert bir telgraf çekerek Meşrutiyet’in ilanını ister.” cümlesini görüyoruz. Buradan anlıyoruz ki, Meşrutiyet’in ilan edilmesindeki en büyük itici güç, ordudaki subayların kurduğu İttihat ve Terakki Cemiyeti‘dir. Bu cemiyet, padişaha karşı bir baskı unsuru oluşturmuştur.
- Adım 2: Metinde adı geçen önemli bir kişi var: “Binbaşı Enver Bey, yaptığı konuşmalarıyla halkı coşturur.” diyor. Demek ki Enver Bey gibi İttihat ve Terakki Cemiyeti’ne üye olan subaylar da bu süreçte liderlik rolü oynamışlar.
- Adım 3: Metnin sonunda halkın coşkulu sloganlarını görüyoruz. Enver Bey’in konuşmasıyla coşan ve meydanları dolduran halk da Meşrutiyet’in ilanını desteklemiş ve bu sürecin bir parçası olmuştur.
- Adım 4: Son olarak, Meşrutiyet’i ilan etme yetkisi kimdeydi? Tabii ki Padişah’ta. Metinde “Padişah Abdülhamit yumuşar ve duruma hâkim olmak ister” deniyor. Yani Padişah II. Abdülhamit de, İttihat ve Terakki’nin baskısı sonucunda Meşrutiyet’i ilan ederek bu süreçte etkili olmuştur.
Sonuç: Kısacası, II. Meşrutiyet’in ilanında;
- Başta İttihat ve Terakki Cemiyeti ve bu cemiyete üye olan subaylar (Enver Bey gibi),
- Onları destekleyen halk,
- Ve bu baskılar sonucu ilanı gerçekleştiren Padişah II. Abdülhamit etkili olmuştur.
2. Meşrutiyet yönetiminden beklentiler nedir?
Bu sorunun cevabını bulmak için insanların neden bu kadar sevindiğine ve ne diye bağırdıklarına bakmalıyız. Metnin sonundaki sloganlar bize harika ipuçları veriyor.
-
Adım 1: Metindeki şu coşkulu ifadelere dikkat edelim:
“Artık herkes Osmanlı ülkesinde hür birer vatandaş olarak yaşayacaktır! (…) Yaşasın hürriyet! Yaşasın millet! Yaşasın vatan!”
- Adım 2: Buradaki en önemli kelime nedir? Elbette “hürriyet“! Yani özgürlük. Padişahın mutlak ve sınırsız yönetimi yerine, anayasanın olduğu, meclisin halkı temsil ettiği bir yönetim isteniyordu. İnsanların en büyük beklentisi, daha özgür bir ortamda yaşamak, düşüncelerini daha rahat ifade edebilmekti.
- Adım 3: “Hür birer vatandaş olarak yaşayacaktır!” sözü de çok önemli. Bu, artık padişahın bir “kulu” olmak yerine, kanunlar önünde eşit haklara sahip, devlet yönetiminde söz hakkı olan eşit vatandaşlar olma beklentisini gösteriyor.
- Adım 4: “Yaşasın millet! Yaşasın vatan!” sloganları ise, Meşrutiyet’in devleti kurtaracağına dair olan inancı gösterir. O dönemde Osmanlı Devleti dağılma tehlikesiyle karşı karşıyaydı. İnsanlar, Meşrutiyet yönetimi sayesinde farklı milletlerin ayrılmayacağına, ülkenin bütünlüğünün korunacağına ve vatanın kurtulacağına inanıyorlardı.
Sonuç: Meşrutiyet yönetiminden temel beklentiler şunlardı:
- Özgürlük (Hürriyet): Padişahın baskıcı yönetiminin sona ermesi.
- Eşitlik: Din, dil, ırk ayrımı olmadan herkesin kanun önünde eşit birer vatandaş olması.
- Temsil Hakkı: Halkın seçtiği milletvekilleri aracılığıyla yönetime katılması.
- Devletin Kurtuluşu: Anayasal yönetimin, Osmanlı Devleti’ni dağılmaktan kurtaracağı ve vatanı güçlendireceği inancı.
Umarım açıklamalarım anlaşılır olmuştur. Unutmayın, tarihi olayları anlamanın en iyi yolu, o dönemdeki insanların ne düşündüğünü ve ne hissettiğini anlamaya çalışmaktır. Başarılar dilerim!