8. Sınıf İnkılap Tarihi Ders Kitabı Cevapları Semih Ofset S.E.K. Yayınları Sayfa 119
Merhaba sevgili gençler! Ben 8. Sınıf İnkılap Tarihi öğretmeniniz. Bugün sizlerle, kitabımızdaki “Sıra Sizde” bölümünde yer alan iki önemli soruyu birlikte çözeceğiz. Bu sorular, Kurtuluş Savaşı’nın en önemli diplomatik zaferi olan Lozan Barış Antlaşması ile ilgili. Hazırsanız, haydi başlayalım!
***
Soru 1: Aşağıda verilen tanılıyıcı dallanmış ağaçtaki bilgilerden bazısı doğru, bazısı yanlıştır. İlk ifadeden başlayıp cevap oklarını takip ederek doğru çıkışa ulaşınız.
Harika bir soru! Bu tür sorular, bildiklerimizi sırayla test etmemizi sağlar. Adeta bir bilgi labirenti gibi. Hadi hep birlikte doğru yolu bulalım.
Adım 1: İlk İfadeyi Değerlendirelim
“Mudanya Ateşkes Antlaşması’ndan sonra barış konferansının İsviçre’de düzenlenmesine karar verildi.”
Bu bilgiyi hatırlayalım. Kurtuluş Savaşı’nın silahlı mücadelesi Mudanya Ateşkes Antlaşması ile sona ermişti. Bu ateşkesin ardından kalıcı barışı sağlamak için bir konferans toplanması gerekiyordu. Tarafsız bir ülke olduğu için de konferansın İsviçre’nin Lozan kentinde yapılmasına karar verilmişti. O halde bu ifade DOĞRU (D). Şimdi ‘D’ okunu takip ediyoruz.
Adım 2: İkinci İfadeyi Değerlendirelim
“Lozan Konferansı öncesinde TBMM aldığı bir kararla Hilafeti kaldırdı.”
Burası çok önemli ve sıkça karıştırılan bir nokta, dikkatli olalım! Lozan Konferansı’na İtilaf Devletleri’nin hem TBMM Hükümeti’ni hem de İstanbul Hükümeti’ni birlikte davet etmesi üzerine TBMM, 1 Kasım 1922’de Saltanatı kaldırmıştır. Böylece Türk milletinin tek temsilcisinin TBMM olduğunu tüm dünyaya ilan etmiştir. Ancak Hilafet, yani halifelik makamı, daha sonra, 3 Mart 1924‘te kaldırılmıştır. Dolayısıyla bu ifade YANLIŞ (Y). Şimdi ‘Y’ okunu takip etmeliyiz.
Adım 3: Üçüncü ve Son İfadeyi Değerlendirelim
“Lozan Antlaşması’na göre Türkiye-Suriye sınırı Meriç Nehri oldu.”
Coğrafya bilgilerimizi de konuşturalım biraz. Meriç Nehri, bizim batı sınırımızı, yani Yunanistan ile olan sınırımızı çizer. Türkiye-Suriye sınırımız ise güney sınırımızdır ve Lozan’da, 1921’de Fransa ile imzalanan Ankara Antlaşması’ndaki hat esas alınarak belirlenmiştir (Hatay hariç). Bu yüzden bu ifade de kesinlikle YANLIŞ (Y). Tekrar ‘Y’ okunu takip ediyoruz.
Sonuç:
İfadeleri sırasıyla Doğru (D), Yanlış (Y) ve Yanlış (Y) olarak değerlendirdik. Bu yolu takip ettiğimizde ulaştığımız çıkış ise…
4. Çıkış‘tır.
Soru 2: Aşağıdaki haritayı inceleyerek Sevr ve Lozan Antlaşmaları’nın sınırlarla ilgili maddelerindeki farklılıkları yazınız.
Bu soru, bir haritayı okuma ve tarih bilgimizle birleştirme becerimizi ölçüyor. Harita bize büyük ölçüde Lozan’da çizilen ve günümüze kadar gelen sınırlarımızı gösteriyor. Bizden istenen ise, bu haritadaki durumu, bize dayatılan ama asla kabul etmediğimiz Sevr Antlaşması’ndaki korkunç planla karşılaştırmamız. Haydi, madde madde karşılaştıralım.
Çözüm:
Sevgili arkadaşlar, unutmayın ki Sevr Antlaşması, Türk milleti için bir ölüm fermanıydı. Lozan Antlaşması ise Kurtuluş Savaşı’nı kazanarak kendi kaderimizi kendimizin çizdiğinin ve tam bağımsızlığımızın tüm dünya tarafından tanındığının belgesidir. Sınırlardaki farklar da bu durumu çok net gösterir.
-
Batı Sınırı (Trakya ve Ege):
Sevr’e göre; Doğu Trakya (Edirne, Kırklareli dahil) ve Batı Anadolu (İzmir ve çevresi) Yunanistan’a bırakılıyordu.
Lozan’a göre; Kurtuluş Savaşı’ndaki zaferimizle Doğu Trakya ve İzmir dahil tüm Batı Anadolu anavatana katıldı. Yunanistan ile sınırımız Meriç Nehri olarak belirlendi.
-
Doğu Sınırı:
Sevr’e göre; Doğu Anadolu’da başkenti Erivan olacak bir Ermeni devleti kurulması planlanıyordu.
Lozan’a göre; Doğu Cephesi’nde kazandığımız zaferler ve sonrasında imzaladığımız Gümrü, Moskova ve Kars Antlaşmaları ile doğu sınırımız kesinleşti. Sevr’deki Ermeni devleti hayali tamamen ortadan kalktı.
-
Güney Sınırı:
Sevr’e göre; Antep, Urfa, Maraş ve Suriye’yi kapsayan geniş bir alan Fransız mandasına; Antalya, Konya ve Muğla’yı kapsayan güneybatı Anadolu ise İtalyan etki alanına bırakılıyordu.
Lozan’a göre; Güney Cephesi’ndeki şanlı direnişimiz ve Sakarya Zaferi sonrası Fransa ile imzalanan Ankara Antlaşması ile bugünkü Suriye sınırımız büyük ölçüde çizildi. İtalyanların işgal ettiği yerler tamamen kurtarıldı. Sadece Musul meselesi (Irak sınırı) çözülemedi ve daha sonraya bırakıldı.
-
Boğazlar:
Sevr’e göre; Boğazlar, içinde Türk üye bulunmayan uluslararası bir komisyonun yönetimine bırakılacak ve savaş zamanında bile bütün gemilere açık olacaktı. Bu, egemenliğimizin yok sayılması demekti.
Lozan’a göre; Boğazların yönetimi, başkanı Türk olan uluslararası bir komisyona bırakıldı. Bu tam istediğimiz gibi olmasa da, Boğazlar ve çevresinin Türk toprağı olduğu kabul edildi. Bu, Sevr’e göre çok büyük bir kazanımdı ve tam egemenliğimizi 1936’da Montrö Boğazlar Sözleşmesi ile sağlayacaktık.
Özetle; Sevr bize Anadolu’nun ortasında küçük bir toprak parçası bırakırken, Lozan sayesinde haritada gördüğünüz Misak-ı Milli sınırlarımıza büyük ölçüde ulaşarak bağımsız ve onurlu bir devlet kurduk.