8. Sınıf İnkılap Tarihi Ders Kitabı Cevapları Semih Ofset S.E.K. Yayınları Sayfa 79
Merhaba sevgili öğrencim,
Harika bir çalışma! İnkılap Tarihi’nin en önemli konularından biri olan Büyük Millet Meclisi’ne karşı çıkan ayaklanmalarla ilgili bu soruları birlikte analiz edip çözelim. Bu konu, Millî Mücadele’nin sadece dış düşmanlara karşı değil, aynı zamanda içerideki zorluklara karşı da nasıl büyük bir azimle verildiğini anlamamız için çok değerlidir.
Haydi başlayalım!
Soru 1: Mustafa Kemal’in sözünü ettiği “düşmanların emelleri” nelerdir?
Çözüm:
Sevgili arkadaşım, bu sorunun cevabını bulmak için Atatürk’ün konuşmasının ilk cümlelerine odaklanmalıyız. Orada bize çok önemli ipuçları veriyor.Adım 1: Metni dikkatlice okuyalım. Atatürk, “Efendiler, varlığımızı korumak için; geleceğimizi, bağımsızlığımızı temin için karşımızdaki düşmanların emellerini yakından biliyoruz.” diyor. Bu cümle, aslında sorunun cevabını doğrudan içinde barındırıyor.
Adım 2: Cümleyi yorumlayalım. Düşmanların emelleri, bizim sahip olduğumuz değerlerin tam tersidir. Yani eğer biz varlığımızı, geleceğimizi ve bağımsızlığımızı korumaya çalışıyorsak, düşmanların emeli de tam olarak bunları yok etmektir.
Sonuç:
Mustafa Kemal’in belirttiği “düşmanların emelleri”; Türk milletinin varlığını, geleceğini ve bağımsızlığını ortadan kaldırmaktır. Yani vatanımızı elimizden alıp bizi esaret altına sokmak istemektedirler.
Soru 2: Düşmanlar “bizi birbirimize vurdurmak” için neler yapmaktadır?
Çözüm:
Bu soru, düşmanın en sinsi planını, yani iç karışıklık çıkarma taktiğini anlamamızı istiyor. Metinde bununla ilgili çok net bir örnek var.Adım 1: Metnin devamına bakalım. Atatürk, düşmanların en kuvvetli yolunun “bizi birbirimize vurdurmak” olduğunu söylüyor. Hemen ardından da Anzavur isyanını örnek veriyor.
Adım 2: Anzavur örneğini inceleyelim. Metinde, Anzavur’un İngilizler tarafından “parasıyla, silahıyla, kışkırtmasıyla” desteklendiği yazıyor. Bu, düşmanın ne yaptığını açıkça gösteriyor. Yani vatan içindeki bazı kişileri para ve silahla destekleyerek, halkı kışkırtarak bir iç savaş ortamı yaratmaya çalışıyorlar.
Sonuç:
Düşmanlar, “bizi birbirimize vurdurmak” için;
- İçimizdeki bazı isyancıları para ve silahla destekliyorlar.
- Kışkırtma ve propaganda yoluyla halk arasında karışıklık çıkarıyorlar.
- Böylece Millî Mücadele’ye karşı isyanlar başlatarak Türk milletinin gücünü içeriden zayıflatmaya çalışıyorlar.
Soru 3: Düşmanlara hizmet ettikleri belirtilenler kimlerdir?
Çözüm:
Bu sorunun cevabı da yine metnin içinde gizli. Atatürk, bu konuda hem genel bir gruptan hem de özel bir isimden bahsediyor.Adım 1: Metinde geçen şu ifadeye dikkat edelim: “Ne yazık ki İstanbul ortamında düşmanlarımıza, düşmanlarımızdan daha çok hizmet edenler, amaçlarını kolaylaştıranlar bulunuyor.” Bu ifade, İstanbul’daki bazı çevrelerin düşmanla iş birliği yaptığını gösteriyor.
Adım 2: Atatürk bu genel ifadenin ardından somut bir örnek veriyor: Anzavur ve onunla birlikte hareket edenler. Anzavur, İngilizlerin desteğiyle Millî Mücadele’ye karşı isyan eden bir kişidir. Dolayısıyla o ve onun gibi düşmanla iş birliği yapanlar, düşmana hizmet edenlerdir.
Sonuç:
Metne göre düşmanlara hizmet edenler; İstanbul’daki bazı işbirlikçi çevreler ile Anzavur gibi düşmanlardan para, silah ve destek alarak kendi halkına ve Millî Mücadele’ye karşı isyan eden kişilerdir.
Soru 4: Büyük Millet Meclisine karşı ayaklanmaların Millî Mücadele sürecine ne gibi etkileri olmuştur? Görüşlerinizi yazınız.
Çözüm:
Bu soru, konunun özetini ve senin yorumunu istiyor. Bu isyanların Millî Mücadele’ye ne kadar büyük zararlar verdiğini düşünelim.Bu ayaklanmalar, Millî Mücadele sürecini son derece olumsuz etkilemiştir. Etkilerini şöyle sıralayabiliriz:
- Zaman Kaybı: En önemli düşmanımız olan işgalci devletlerle savaşmamız gerekirken, maalesef enerjimizin ve zamanımızın bir kısmını bu iç isyanları bastırmak için harcamak zorunda kaldık. Bu durum, Kurtuluş Savaşı’nın uzamasına neden oldu.
- Kaynak İsrafı: Sınırlı sayıda olan asker, silah, cephane ve para gibi imkânlarımızı düşmana karşı kullanmak yerine, bu isyanları bastırmak için kullanmak zorunda kaldık. Bu da ordumuzun gücünü zayıflattı.
- Millî Birliğin Zedelenmesi: Bu isyanlar, kardeşin kardeşe düşmesine neden oldu. Millî birlik ve beraberliğimizin en güçlü olması gereken bir dönemde, maalesef iç çatışmalar yaşandı.
- Düşmanın İlerlemesini Kolaylaştırması: Biz içeride isyanlarla uğraşırken, bundan en çok faydalanan işgalci güçler oldu. Özellikle Batı Cephesi’nde Yunan ordusu, bu iç karışıklıklardan faydalanarak Anadolu’da daha kolay ilerleme fırsatı buldu.
Kısacası, bu ayaklanmalar Millî Mücadele’nin sırtındaki en ağır yüklerden biri olmuştur. Eğer bu isyanlar olmasaydı, Kurtuluş Savaşı’mız belki de daha kısa sürede ve daha az kayıpla kazanılabilirdi.
Umarım tüm açıklamalar anlaşılır olmuştur. Bu konuları ne kadar iyi anlarsan, tarihimizi o kadar iyi kavrarsın. Başarılar dilerim