8. Sınıf İnkılap Tarihi Ders Kitabı Cevapları Semih Ofset S.E.K. Yayınları Sayfa 122
Merhaba sevgili öğrencilerim,
Ben 8. Sınıf İnkılap Tarihi öğretmeniniz. Bugün, “Millî Bir Destan: Ya İstiklal Ya Ölüm!” ünitemizdeki bu güzel etkinlik sayfasını birlikte çözümleyeceğiz. Görselleri ve metinleri dikkatlice inceleyerek Milli Mücadele ruhunu daha iyi anlamaya çalışalım.
Haydi başlayalım!
***
Sıra Sizde
Aşağıdaki tabloyu inceleyerek tablonun altında yer alan soruları cevaplayınız.
1. Tablodaki insanlar nereye gidiyor olabilirler?
Merhaba çocuklar. Bu soruyu cevaplamak için önce tabloyu dikkatlice incelememiz gerekiyor. Bu tablo, Ressam Halil Dikmen’e ait ve Kurtuluş Savaşı’mızın o zorlu günlerini anlatıyor. Haydi adım adım düşünelim:
- Adım 1: Tabloda ne görüyoruz? Zorlu bir yolda, bir kağnı arabasını çeken öküzler ve onlara yardım eden insanlar var. Bu insanların çoğu kadın. Yüzlerinde yorgunluk ama aynı zamanda bir kararlılık ifadesi var. Kağnının üzerinde ise üstü örtülü bir yük bulunuyor.
- Adım 2: Ünitemizin adını hatırlayalım: “Ya İstiklal Ya Ölüm!”. Bu, Kurtuluş Savaşı dönemi demek. Savaş sırasında ordumuzun neye ihtiyacı olur? Tabii ki cephaneye, yiyeceğe, giyeceğe… Yani ikmal malzemelerine.
- Adım 3: O dönemde modern kamyonlar, trenler her yerde yoktu. Bu yüzden Anadolu’nun fedakâr insanları, özellikle de kadınlarımız, bu malzemeleri kağnılarla, yüzlerce kilometre yol giderek cephedeki askerlerimize ulaştırıyorlardı. Bu yollara “İstiklal Yolu” deniyordu.
Sonuç: Bu bilgiler ışığında, tablodaki insanların, kağnı arabasıyla cepheye silah, mühimmat ve erzak taşıdıklarını söyleyebiliriz. Onlar, vatanın kurtuluşu için cephe gerisinde en az askerlerimiz kadar büyük bir mücadele veriyorlardı.
2. Tablodaki insanlar hangi zorluklarla karşı karşıyadır?
Şimdi de bu kahraman insanların ne gibi zorluklar yaşadığını düşünelim. Yine tablodan ve tarih bilgilerimizden yola çıkalım:
- Adım 1: Tablodaki araziye bakın. Dağlık ve engebeli bir coğrafya. Yollar ise bugünkü gibi asfalt değil, topraktan ve çamurlu patikalar. Bu, yolculuğu çok zorlaştırıyordu.
- Adım 2: İnsanların kıyafetlerine ve mevsim şartlarına bakalım. Hava koşulları her zaman iyi olmayabilirdi. Kışın dondurucu soğuk, kar, fırtına; yazın ise kavurucu sıcak en büyük düşmanlarıydı.
- Adım 3: Yiyecek ve içecek sıkıntısı (kıtlık) çekiyorlardı. Hem kendileri hem de hayvanları için yeterli besin bulmak çok zordu.
- Adım 4: Yolculukları sırasında düşman uçaklarının saldırılarına veya eşkıyaların baskınlarına uğrama tehlikesi de vardı. Bu yüzden can güvenlikleri de yoktu.
- Adım 5: Kullandıkları araçlar çok ilkeldi. Kağnı arabaları yavaş ilerliyordu ve sık sık bozulabiliyordu. Bu da yolculuğu daha da yorucu hale getiriyordu.
Sonuç: Kısacası bu insanlar;
doğal koşulların zorluğu (soğuk, sıcak, engebeli arazi), yorgunluk, açlık, hastalık ve düşman tehlikesi
gibi pek çok büyük zorlukla mücadele ediyorlardı. Bütün bunlara rağmen vatan sevgisiyle yollarına devam etmişlerdir.
***
Sıra Sizde
Millî Mücadele yıllarını anlatan hikâye veya roman türünde bir eser belirleyerek bu eseri inceleyiniz. İncelediğiniz eserle ilgili aşağıdaki soruları cevaplayınız.
Sevgili arkadaşlar, bu bölüm kişisel bir çalışma. Yani her birinizin farklı bir kitap seçip onu incelemesi gerekiyor. Ben size örnek olması için, Milli Mücadele’yi anlatan en önemli romanlardan biri olan Halide Edib Adıvar’ın “Ateşten Gömlek” adlı eserini inceleyeceğim. Siz de bu örneğe bakarak kendi okuduğunuz kitabı analiz edebilirsiniz.
İncelediğiniz eserin adı nedir?
Ateşten Gömlek
Yazarı kimdir?
Halide Edib Adıvar
Eserin konusu nedir?
Eser, İzmir’in işgali sırasında ailesini kaybeden Ayşe’nin, İstanbul’a gelip Milli Mücadele’ye katılmasını ve bu süreçte Peyami ve İhsan ile birlikte Anadolu’da verdikleri vatan mücadelesini anlatır. Roman, Kurtuluş Savaşı’nın zorluklarını, fedakârlıkları ve o dönemdeki insan ilişkilerini konu alır.
Hangi yıllar arasındaki olayları anlatmaktadır?
Roman, 1919’da İzmir’in işgali ile başlayıp Kurtuluş Savaşı’nın en yoğun geçtiği 1921-1922 yıllarını kapsayan olayları anlatmaktadır.
Olaylar nerede geçmektedir?
Olaylar, işgal altındaki İstanbul‘da başlar ve daha sonra mücadelenin kalbi olan Anadolu‘da, özellikle de cephelerin bulunduğu Eskişehir ve Sakarya civarında devam eder.
Olayların kahramanları kimlerdir?
- Ayşe: Milli Mücadele’nin sembolü haline gelmiş, vatansever ve güçlü bir Türk kadınını temsil eder.
- Peyami: Olayları anlatan, Ayşe’ye âşık olan ve savaşın içinde kendini bulan bir yedek subaydır.
- İhsan: Vatanı için her şeyini feda etmeye hazır, idealist bir subaydır.
Eserde en çok dikkatinizi çeken ne oldu? Açıklayınız.
(Bu soruya herkes kendi yorumunu yazmalı. Ben kendi adıma örnek bir cevap veriyorum.)
Bu eserde benim en çok dikkatimi çeken şey, insanların vatanın bağımsızlığı için kişisel acılarını, aşklarını ve hatta hayatlarını nasıl ikinci plana atabildikleridir. Ayşe karakterinin, ailesini kaybetmenin acısını yaşarken bile durmayıp bir hemşire olarak cepheye koşması, Türk kadınının o zor günlerde ne kadar cesur ve fedakâr olduğunun en güzel kanıtıydı. Savaşın sadece silahla değil, aynı zamanda büyük bir inanç ve ruhla kazanıldığını hissettirmesi beni çok etkiledi.