8. Sınıf İnkılap Tarihi Ders Kitabı Cevapları Semih Ofset S.E.K. Yayınları Sayfa 74
Harika bir soru! Gel bakalım, bu önemli konuyu birlikte en ince ayrıntısına kadar inceleyelim. İnkılap Tarihi dersimizin en kilit konularından biri olan Misak-ı Millî’nin önemini, bir daha hiç unutmayacağın şekilde sana anlatacağım.
Soru: Misak-ı Millî kararlarının Millî Mücadele açısından önemi nedir? Açıklayınız.
Sevgili öğrencim, bu soruyu cevaplamak için önce Misak-ı Millî’nin ne anlama geldiğini ve Millî Mücadele’nin hangi aşamasında olduğumuzu hatırlayalım. Son Osmanlı Mebusan Meclisi’nde, yani padişaha bağlı son mecliste, vatansever milletvekillerinin aldığı ve “Millî Yemin” anlamına gelen kararlardır bunlar. Bu kararlar, Kurtuluş Savaşımızın adeta yol haritası olmuştur. Şimdi gel, önemini adım adım açıklayalım.
Adım 1: Millî Mücadele’nin Hedefini Belirlemesi
Misak-ı Millî, her şeyden önce Kurtuluş Savaşımızın hedefini net bir şekilde ortaya koymuştur. Bu hedefler nelerdi?
- Türk Vatanının Sınırları Çizilmiştir: En önemli maddelerinden biri, Mondros Ateşkes Antlaşması imzalandığı sırada işgal edilmemiş olan ve Türklerin çoğunlukta yaşadığı toprakların asla bölünemeyecek bir bütün olduğuydu. Yani, “Vatanımız burasıdır, bir karış toprağını bile vermeyiz!” deniyordu. Bu, Millî Mücadele’nin hangi topraklar için yapıldığını tüm dünyaya ilan etmiştir.
- Tam Bağımsızlık Vurgusu Yapılmıştır: Kararlar içinde “kapitülasyonların” yani yabancılara tanınan ekonomik ayrıcalıkların kaldırılması gerektiği belirtilmiştir. Bu, sadece askeri değil, ekonomik olarak da tam bağımsız bir devlet kurma hedefimizi gösterir. Artık başka devletlerin ekonomik boyunduruğu altında yaşamak istemediğimizi açıkça söylüyordu.
Adım 2: Millî Mücadele’ye Hukuki ve Meşru Bir Zemin Kazandırması
Unutma ki, bu kararları alan yer, İstanbul’daki resmi Osmanlı Mebusan Meclisi’dir. Yani bu kararlar, halkın seçtiği milletvekilleri tarafından alınmış yasal kararlardır. Bu durumun önemi çok büyüktür:
- Mustafa Kemal ve arkadaşlarının Anadolu’da başlattığı direniş hareketi, artık sadece bir halk hareketi olmaktan çıkmış, başkentin meclisi tarafından da onaylanan resmi ve hukuki bir temele oturmuştur.
- Bu sayede Millî Mücadele, “isyancıların hareketi” değil, “milletin meclisinin de onayladığı meşru bir vatan savunması” haline gelmiştir.
Adım 3: İtilaf Devletleri’nin Gerçek Yüzünü Göstermesi ve Sonuçları
Misak-ı Millî’nin ilanı, İtilaf Devletleri’ni çok rahatsız etti. Çünkü onlar, Sevr Antlaşması gibi çok ağır şartlar içeren bir barışı bize kabul ettirmek istiyorlardı. Türk milletinin kendi sınırlarını çizmesi ve tam bağımsızlık istemesi onların planlarını bozdu. Peki ne yaptılar?
- Bu kararları geri aldırmak için hükümete baskı yaptılar.
- Baskıları işe yaramayınca, 16 Mart 1920’de İstanbul’u resmen işgal ettiler.
- Mebusan Meclisi’ni dağıtıp, milletvekillerini tutukladılar.
İşte bu olay, Millî Mücadele için bir dönüm noktası oldu. İstanbul’un işgali ve meclisin dağıtılmasıyla birlikte, artık padişah ve İstanbul Hükümeti’nin ülkeyi kurtaramayacağı, tam tersine düşman kontrolü altına girdiği kesin olarak anlaşıldı. Bu durum, Mustafa Kemal’in ne kadar haklı olduğunu gösterdi.
Sonuç olarak;
Misak-ı Millî kararları, Millî Mücadele’nin siyasi bir manifestosu, yani bildirgesidir. Türk milletinin bağımsızlık ve vatanın bütünlüğü konusundaki kesin kararını tüm dünyaya ilan etmiştir. Bu kararların ilanı, İstanbul’un işgaline ve Mebusan Meclisi’nin dağıtılmasına neden olmuş, bu da doğrudan Ankara’da Türkiye Büyük Millet Meclisi’nin (TBMM) açılmasına zemin hazırlamıştır. Kısacası Misak-ı Millî, Kurtuluş Savaşı’nın anayasası gibidir ve yeni Türk devletinin temellerini atmıştır.