8. Sınıf İnkılap Tarihi Ders Kitabı Cevapları Semih Ofset S.E.K. Yayınları Sayfa 152
Harika bir görev! Sevgili 8. sınıf öğrencim, gel şimdi bu konuyu bir İnkılap Tarihi öğretmeni olarak sana tane tane, adım adım anlatayım. Görseldeki metin ve resimler bize çok güzel ipuçları veriyor.
Soru: Cumhuriyetin ilk yıllarında yatırımların belirli sanayi dallarında yoğunlaşmasının nedenleri nelerdir? Açıklayınız.
Çözüm:
Bu soruyu cevaplarken, o dönemin şartlarını gözümüzün önüne getirmemiz gerekiyor. Düşünsene, ülke Kurtuluş Savaşı gibi büyük bir mücadeleden yeni çıkmış. Herkes yorgun, ekonomi zayıf ama geleceğe dair büyük umutlar var. İşte bu ortamda atılan adımların nedenlerini şimdi birlikte inceleyelim.
Unutma, Atatürk’ün de dediği gibi, “Siyasi ve askeri zaferler ne kadar büyük olursa olsunlar, ekonomik zaferlerle taçlandırılmazlarsa kazanılacak başarılar yaşayamaz, az zamanda söner.” Bu söz, o dönemde ekonomiye neden bu kadar önem verildiğini çok güzel özetliyor.
Adım 1: Neden fabrikaları halk değil de devlet kurdu?
Cumhuriyet’in ilk hedefi, özel girişimcilerin yani parası olan vatandaşların fabrika kurmasını sağlamaktı. Hatta bunun için 1927’de Teşvik-i Sanayi Kanunu (Sanayiyi Teşvik Etme Yasası) çıkarıldı. Ancak bu deneme pek de başarılı olamadı. Peki, neden?
- Sermaye Eksikliği: Yıllarca süren savaşlar halkın elinde avucunda ne varsa almıştı. Yani fabrika kurmak için gereken o büyük para (sermaye) kimsede yoktu.
- 1929 Dünya Ekonomik Bunalımı: Tam işler yoluna girecek derken, Amerika’da başlayıp tüm dünyayı etkileyen büyük bir ekonomik kriz patlak verdi. Bu kriz yüzünden dünya ticareti neredeyse durdu, ürün fiyatları çok düştü. Bu durum, zaten ayakta durmaya çalışan genç Türkiye’yi de olumsuz etkiledi.
İşte bu sebeplerle, özel sektörün gücünün yetmediği bu büyük sanayi yatırımlarını devletin kendisinin yapması gerekti. Atatürk’ün devletçilik ilkesi de tam olarak bu zorunluluktan doğmuştur.
Adım 2: Peki, devlet neden her alana değil de belirli alanlara yatırım yaptı?
Devletin kaynakları da sınırsız değildi. Bu yüzden parayı en akıllıca şekilde kullanmak gerekiyordu. Yatırım yapılacak alanlar özenle seçildi. Görsellerde gördüğümüz Uşak Şeker Fabrikası ve İstanbul Çimento Fabrikası bu seçimin en güzel örnekleri. İşte bu seçimin nedenleri:
- Temel Tüketim Mallarını Üretmek: Şeker, un, bez (dokuma) gibi ürünler halkın günlük hayatta en çok ihtiyaç duyduğu şeylerdi. Bu ürünleri sürekli dışarıdan almak yerine kendi ülkemizde üretmek, hem paramızın yurt içinde kalmasını sağlayacak hem de bu ürünleri halka daha ucuza ulaştıracaktı.
- Dışa Bağımlılığı Azaltmak: Bir ülke, temel ihtiyaçları için bile başka ülkelere muhtaçsa tam olarak bağımsız sayılamaz. Kendi şekerimizi, kendi çimentomuzu, kendi kumaşımızı üreterek ekonomik olarak daha özgür ve güçlü olmayı hedefledik.
- Yerli Hammaddeleri Değerlendirmek: Türkiye bir tarım ülkesiydi. Şeker fabrikası kurmak çok mantıklıydı çünkü şeker pancarını kendi çiftçimiz üretiyordu. Dokuma fabrikası kurmak mantıklıydı çünkü pamuğu kendi tarlalarımızda yetiştiriyorduk. Yani fabrikalar, zaten ülkemizde var olan kaynakları (hammaddeleri) işleyecekti.
- Ülkeyi Yeniden İnşa Etmek: Çimento gibi inşaat malzemeleri ise ülkenin yeniden imarı için çok önemliydi. Yeni yollar, köprüler, okullar, hastaneler ve tabii ki yeni fabrikalar yapmak için çimentoya ihtiyaç vardı.
Sonuç olarak;
Cumhuriyetin ilk yıllarında yatırımların belirli sanayi dallarında toplanmasının temel nedeni; savaşlar yüzünden halkta yeterli sermayenin olmaması ve 1929 Dünya Ekonomik Bunalımı’nın yarattığı zorluklar nedeniyle devletin ekonomiye el atmasıdır. Yatırım alanları olarak da özellikle halkın temel ihtiyaçlarını karşılayan, dışa bağımlılığı azaltan ve ülkenin kendi hammaddelerini kullanan stratejik sektörler seçilmiştir.
Umarım bu açıklama konuyu daha iyi anlamana yardımcı olmuştur. Aklına takılan başka bir şey olursa çekinme, sor!