8. Sınıf İnkılap Tarihi Ders Kitabı Cevapları Semih Ofset S.E.K. Yayınları Sayfa 164
Merhaba canım öğrencim! 8. Sınıf İnkılap Tarihi dersindeyiz ve bu harika soruları birlikte çözeceğiz. Hiç merak etme, her adımı tek tek, senin anlayacağın şekilde anlatacağım. Hazırsan başlayalım!
—
Ç. Aşağıdaki soruları okuyunuz. Doğru cevabın bulunduğu seçeneği işaretleyiniz.
1. Vatandaşların din, dil, ırk gibi farklar gözetilmeksizin eşit kabul edilmesi aşağıdaki Atatürk ilkelerinden hangisinin gereğidir?
A) Cumhuriyetçilik
B) Halkçılık
C) İnkılapçılık
D) Milliyetçilik
Çözüm:
Bu soruda bizden istenen, insanların din, dil, ırk gibi farklılıklarına bakılmaksızın hepsinin eşit kabul edilmesini sağlayan Atatürk ilkesini bulmamız.
Adım 1: Atatürk ilkelerini hatırlayalım. Cumhuriyetçilik, halkın egemenliğini esas alır. Milliyetçilik, Türk milletinin birlik ve beraberliğini savunur. İnkılapçılık, çağdaşlaşmayı ve yenilikleri hedefler. Halkçılık ise toplumdaki tüm bireylerin kanun önünde eşit olmasını, sosyal adaleti ve dayanışmayı savunur.
Adım 2: Soruda bahsedilen durum, yani insanların farklılıklarına bakılmadan eşit kabul edilmesi, doğrudan **Halkçılık** ilkesinin bir gereğidir. Halkçılık, toplumun her kesiminden insanın eşit haklara sahip olmasını ve birlikte yaşaması gerektiğini vurgular.
Sonuç: B) Halkçılık
—
2. Aşağıdakilerden hangisi Türk Medeni Kanunu’nun kadınlara kazandırdığı haklardan değildir?
A) Mirastan eşit olarak pay alabilmeleri
B) İstekleri meslekte çalışabilmeleri
C) İsterlerse kendi soyadlarını kullanabilmeleri
D) Boşanmada erkeklerle eşit haklara sahip olabilmeleri
Çözüm:
Bu soruda Türk Medeni Kanunu’nun kadınlara tanıdığı haklardan olmayanı bulacağız. Yani, Türk Medeni Kanunu ile kadınlara verilen haklar arasında yer almayan seçeneği seçeceğiz.
Adım 1: Türk Medeni Kanunu’nun kabulü ile kadınlara birçok alanda eşitlik sağlanmıştı. Hatırlayalım, bu kanun sayesinde kadınlar miras, boşanma, velayet gibi konularda erkeklerle eşit duruma gelmişti. Ayrıca meslek seçme özgürlüğü de kazanmışlardı.
Adım 2: Şimdi şıklara tek tek bakalım:
- A) Mirastan eşit olarak pay alabilmeleri: Bu, Türk Medeni Kanunu’nun kadınlara tanıdığı önemli bir haktır.
- B) İstekleri meslekte çalışabilmeleri: Kadınlar bu kanunla istedikleri mesleği seçme özgürlüğüne kavuşmuşlardır. Bu da bir haktır.
- C) İsterlerse kendi soyadlarını kullanabilmeleri: Türk Medeni Kanunu’nda evlendikten sonra kadınların kendi soyadlarını kullanabilmeleri gibi bir hak tanınmamıştı. Genellikle eşlerinin soyadını alıyorlardı. Bu durum daha sonraki yıllarda yapılan düzenlemelerle değişmiştir.
- D) Boşanmada erkeklerle eşit haklara sahip olabilmeleri: Boşanma konusunda da kadınlara erkeklerle eşit haklar verilmiştir.
Adım 3: Gördüğümüz gibi, C şıkkındaki “İsterlerse kendi soyadlarını kullanabilmeleri” hakkı, Türk Medeni Kanunu’nun o dönemde kadınlara kazandırdığı haklardan değildir.
Sonuç: C) İsterlerse kendi soyadlarını kullanabilmeleri
—
3. Aşağıdaki inkılaplardan hangisi toplumsal alanda ilişkilerin düzenlenmesini ve resmî işlerde karışıklıkların önlenmesini sağlamıştır?
A) Ölçü birimlerinin değişmesi
B) Soyadı Kanunu’nun kabulü
C) Tekke, zaviye ve türbelerin kapatılması
D) Şapka Kanunu’nun kabulü
Çözüm:
Bu soruda bizden, toplumsal ilişkileri düzenleyen ve resmi işlerde karışıklığı önleyen inkılabı bulmamız isteniyor.
Adım 1: Şıklardaki inkılapların ne işe yaradığını düşünelim:
- A) Ölçü birimlerinin değişmesi (Uluslararası standartlara uyum sağlamak için yapılmıştır, daha çok ekonomik ve teknik bir alandır.)
- B) Soyadı Kanunu’nun kabulü (Herkesin bir soyadı olmasını sağlamış, nüfus kayıtlarında, resmi işlemlerde karışıklığı önlemiştir. Ayrıca toplumsal eşitliği de desteklemiştir.)
- C) Tekke, zaviye ve türbelerin kapatılması (Toplumsal hayatta dini ve batıl inançların etkisini azaltmak, laikliği güçlendirmek amacını taşır.)
- D) Şapka Kanunu’nun kabulü (Kılık kıyafet inkılabının bir parçasıdır, Batı tarzı giyimi benimsetmek, modernleşmeyi sağlamak amacını taşır.)
Adım 2: Şimdi sorunun bizden istediği şeye odaklanalım: ‘toplumsal alanda ilişkilerin düzenlenmesi’ ve ‘resmî işlerde karışıklıkların önlenmesi’. Bu iki şartı en iyi karşılayan şık, herkesin kimliğini belirten, resmi kayıtlarda ve toplumsal ilişkilerde düzeni sağlayan **Soyadı Kanunu**’dur.
Sonuç: B) Soyadı Kanunu’nun kabulü
—
4. I. Miladî takvimin kabulü
II. Aşar vergisinin kaldırılması
III. Saat sisteminin ve ölçü birimlerinin değiştirilmesi
IV. Kabotaj Kanunu’nun kabulü
Yukarıdaki inkılaplardan hangileri uluslararası ticarî ilişkileri düzenlemek ve kolaylaştırmak amacıyla yapılmıştır?
A) I-III
B) II-III
C) II-IV
D) III-IV
Çözüm:
Bu soruda, verilen inkılaplardan hangilerinin uluslararası ticaret ve ilişkileri kolaylaştırmak amacıyla yapıldığını bulmamız gerekiyor.
Adım 1: Şıklardaki inkılapların her birini tek tek inceleyelim ve uluslararası ticaretle olan ilişkisini düşünelim:
- I. Miladî takvimin kabulü: Eskiden kullanılan Rumi ve Hicri takvimler yerine Miladî takvimin kabul edilmesi, uluslararası alanda zamanla ilgili farklılıkları ortadan kaldırmıştır. Bu da uluslararası ilişkilerde ve ticarette büyük kolaylık sağlamıştır.
- II. Aşar vergisinin kaldırılması: Aşar vergisi, köylüden alınan bir üründü. Bunun kaldırılması çiftçiyi rahatlatmış ve tarımsal üretimi teşvik etmiştir. Doğrudan uluslararası ticareti düzenleyen bir inkılap değildir.
- III. Saat sisteminin ve ölçü birimlerinin değiştirilmesi: Saatlerin ve ölçü birimlerinin (okka, arşın gibi yerel ölçüler yerine metre, kilogram gibi uluslararası standartlar) değiştirilmesi, Batı ülkeleriyle olan ticari ve ekonomik ilişkilerde büyük bir uyum sağlamıştır.
- IV. Kabotaj Kanunu’nun kabulü: Kabotaj Kanunu, Türkiye’nin denizlerinde yük ve yolcu taşıma hakkının Türklere verilmesiyle ilgilidir. Bu daha çok ulusal denizciliği geliştirmeye yönelik bir adımdır, uluslararası ticareti doğrudan düzenlemekten çok, Türk deniz ticaretini korumaya yöneliktir.
Adım 2: Şimdi sorunun bizden istediği şeye geri dönelim: “uluslararası ticarî ilişkileri düzenlemek ve kolaylaştırmak”. Bu tanıma en uygun olanlar Miladî takvimin kabulü (I) ve saat/ölçü birimlerinin değiştirilmesi (III) dir. Çünkü bunlar, diğer ülkelerle olan iletişimde ve ticarette standartlaşmayı sağlamıştır.
Sonuç: A) I-III
—
5. Aşağıdakilerden hangisi Atatürk Dönemi’nde ekonomi alanında yapılan düzenlemelerden değildir?
A) Teşvik-i Sanayi Kanunu’nun kabulü
B) İlk beş yıllık sanayi planının hazırlanması
C) Merkez Bankası’nın kurulması
D) Sanayi tesislerinin özelleştirilmesi
Çözüm:
Bu soruda, Atatürk döneminde ekonomi alanında yapılan çalışmalardan olmayanı bulmamız isteniyor.
Adım 1: Atatürk dönemi ekonomi politikalarını hatırlayalım. Devletçilik ilkesi benimsenmiş, sanayiyi geliştirmek için çeşitli adımlar atılmıştı. Teşvik-i Sanayi Kanunu ile özel sektöre destek verilmeye çalışıldı. Tarım ve sanayiyi geliştirmek için planlar yapıldı. Merkez Bankası gibi kurumlar kuruldu.
Adım 2: Şimdi şıklara tek tek bakalım:
- A) Teşvik-i Sanayi Kanunu’nun kabulü: Bu kanun, özel sektörü sanayi yatırımları yapmaya teşvik etmek amacıyla Atatürk döneminde çıkarılmıştır. Yani bu, bir Atatürk dönemi düzenlemesidir.
- B) İlk beş yıllık sanayi planının hazırlanması: Türkiye’nin sanayileşme hamlelerinden biri olarak, 1933’te Birinci Beş Yıllık Sanayi Planı hazırlanmış ve uygulanmıştır. Bu da Atatürk dönemiyle ilgilidir.
- C) Merkez Bankası’nın kurulması: Türkiye Cumhuriyeti’nin para politikasını yönetmek, banknot basmak gibi görevleri üstlenen Merkez Bankası, 1930 yılında kurulmuştur. Bu da Atatürk dönemi gelişmelerindendir.
- D) Sanayi tesislerinin özelleştirilmesi: Özelleştirme, yani devletin elindeki işletmelerin özel sektöre devredilmesi politikası, genellikle daha geç dönemlerde, özellikle 1980’li yıllardan sonra hızlanmıştır. Atatürk döneminde ise daha çok devletçilik ve devletin ekonomiye yön vermesi anlayışı hakimdi. Dolayısıyla, sanayi tesislerinin özelleştirilmesi Atatürk dönemi uygulamalarından değildir.
Sonuç: D) Sanayi tesislerinin özelleştirilmesi
—
6. I. Şapka Kanunu’nun kabulü
II. Cumhuriyetin ilanı
III. Yeni harflerin kabulü
IV. Halifeliğin kaldırılması
Yukarıdaki inkılaplar kronolojik olarak hangi sıra ile gerçekleşmiştir?
A) I-IV-III-I
B) II-I-IV-III
C) II-IV-I-III
D) IV-III-I-II
Çözüm:
Bu soruda, verilen inkılapların gerçekleşme tarihlerini bilmemiz ve onları baştan sona doğru sıralamamız gerekiyor.
Adım 1: Verilen inkılapların gerçekleştiği yılları hatırlayalım:
- II. Cumhuriyetin ilanı: 29 Ekim 1923
- IV. Halifeliğin kaldırılması: 3 Mart 1924
- I. Şapka Kanunu’nun kabulü: 25 Kasım 1925
- III. Yeni harflerin kabulü (Harf Devrimi): 1 Kasım 1928
Adım 2: Şimdi bu yılları en eskiden en yeniye doğru sıralayalım:
- Cumhuriyetin ilanı (1923)
- Halifeliğin kaldırılması (1924)
- Şapka Kanunu’nun kabulü (1925)
- Yeni harflerin kabulü (1928)
Adım 3: Bu sıralamaya göre, inkılapların numaraları şu şekilde olur: II – IV – I – III
Sonuç: C) II-IV-I-III
—
D. Aşağıdaki soruları cevaplayınız.
1. Cumhuriyetin ilanının sonuçları nelerdir?
Çözüm:
Cumhuriyetin ilanı, Türk milletinin tarihinde çok önemli bir dönüm noktasıdır. Bunun en büyük sonucu, egemenliğin artık millete ait olmasıdır. Yani yönetim şekli monarşiden (tek kişinin yönetimi) cumhuriyete (halkın kendi kendini yönetmesi) dönüşmüştür. Bu da şu anlama gelir:
- Milli egemenlik tam olarak sağlanmıştır: Artık yönetimde söz sahibi olan halktır.
- Devletin yönetim şekli belirlenmiştir: Türkiye Cumhuriyeti Devleti’nin adı konulmuş ve rejimi cumhuriyet olmuştur.
- Bakanlar Kurulu oluşumu kolaylaşmıştır: Cumhuriyetle birlikte hükümet kurma ve işleyişi daha düzenli hale gelmiştir.
- Yeni bir anayasa hazırlığı süreci başlamıştır: Cumhuriyetin gereklerini yerine getirecek yeni anayasa çalışmaları hızlanmıştır.
2. Halkçılık ve laiklik ilkesi halkımıza neler kazandırmıştır?
Çözüm:
Bu iki ilke, toplumsal hayatımızı derinden etkileyen ve halkımıza pek çok fayda sağlayan ilkelerdir.
- Halkçılık İlkesi Kazandırdıkları:
- Eşitlik: Toplumdaki tüm bireylerin kanun önünde eşit olmasını sağlamıştır. Din, dil, ırk, cinsiyet ayrımı gözetilmeden herkesin aynı haklara sahip olması demektir.
- Sosyal Adalet: Toplumdaki zengin-fakir, güçlü-zayıf ayrımı gözetilmeden herkese adil davranılmasını, ihtiyaç sahiplerinin gözetilmesini sağlamıştır.
- Dayanışma: Milletin bir bütün olarak birbirine destek olmasını, ortak sorunlara birlikte çözüm bulmasını teşvik etmiştir.
- Kamu Hizmetlerinin Yaygınlaşması: Halkın yararına olan hizmetlerin (eğitim, sağlık, ulaşım gibi) herkese eşit şekilde ulaştırılmasını amaçlar.
- Laiklik İlkesi Kazandırdıkları:
- Din ve vicdan özgürlüğü: Herkesin istediği dine inanma veya inanmama özgürlüğünü güvence altına almıştır.
- Bilimsel düşüncenin gelişmesi: Toplumun din kurallarıyla değil, akıl ve bilimle yönetilmesini sağlamıştır. Bu da eğitimde, hukukta ve sosyal hayatta ilerlemeyi getirmiştir.
- Toplumsal huzur ve hoşgörü: Farklı inançlara sahip insanların bir arada barış içinde yaşamasını kolaylaştırmıştır.
- Devlet işlerinin dinden ayrılması: Devletin yönetiminde ve yasalarının hazırlanmasında dini kuralların değil, akıl ve bilimin esas alınmasını sağlamıştır.
3. Türk Medeni Kanunu’nun kabulü kadınlarımıza neler kazandırmıştır?
Çözüm:
Türk Medeni Kanunu, kadınlarımızın toplumdaki yerini ve haklarını güçlendiren devrim niteliğinde bir gelişmeydi. İşte kazandırdıkları:
- Aile Hukukunda Eşitlik:
- Evlenme, boşanma, velayet gibi konularda kadınlara erkeklerle eşit haklar tanınmıştır.
- Kadınlar artık isteyerek evlenebilir, zorla evlendirilemezlerdi.
- Boşanma hakkı kadınlara da tanınmıştır.
- Miras Hukukunda Eşitlik: Mirastan erkeklerle eşit pay alma hakkı kazanmışlardır.
- Meslek Edinme Hakkı: Kadınlar, seçtikleri mesleklerde çalışma özgürlüğüne kavuşmuşlardır.
- Medeni Haklarda Eşitlik: Mahkemelerde şahitlik yapma gibi medeni haklarda da eşitlik sağlanmıştır.
4. Harf İnkılabı’nın sebep ve sonuçları nelerdir?
Çözüm:
Harf İnkılabı, Türkçenin daha kolay öğrenilmesini ve yazılmasını sağlamak amacıyla yapılmış çok önemli bir adımdı.
- Sebep (Neden Yapıldı?):
- Osmanlı Türkçesinde kullanılan Arap harflerinin Türkçenin ses yapısına tam olarak uymaması ve öğrenilmesinin zor olması.
- Okuma yazma oranının çok düşük olması.
- Batı dünyasıyla kültürel ve bilimsel etkileşimi kolaylaştırmak.
- Milli birliğin ve kültürel bağımsızlığın güçlendirilmesi.
- Sonuç (Neler Oldu?):
- Okuma Yazma Oranının Artması: Yeni Türk harflerinin daha kolay öğrenilmesi sayesinde okuma yazma bilenlerin sayısı hızla arttı.
- Eğitimde Kolaylık: Eğitim sistemi daha çağdaş ve etkili hale geldi.
- Kültürel Gelişme: Bilim, sanat ve edebiyat alanlarında eserlerin daha çok kişi tarafından okunması ve anlaşılması sağlandı.
- Batı Kültürüyle Etkileşim: Batı dillerindeki eserlerin Türkçeye çevrilmesi kolaylaştı, Batı kültürüyle etkileşim arttı.
- Milli Kültürün Güçlenmesi: Türkçenin kendi öz harfleriyle yazılması, milli kimliğin ve kültürün güçlenmesine katkı sağladı.
5. Atatürk Dönemi’nde ekonomi alanındaki başlıca gelişmeler nelerdir?
Çözüm:
Atatürk dönemi, Türkiye’nin ekonomik olarak kendi kendine yetebilen bir ülke olması için pek çok önemli adımın atıldığı bir dönemdir.
- Tarımın Geliştirilmesi: Aşar vergisinin kaldırılması, çiftçiye verilen destekler, modern tarım tekniklerinin uygulanması gibi adımlarla tarım desteklenmiştir.
- Sanayinin Geliştirilmesi:
- Teşvik-i Sanayi Kanunu: Özel sektörün sanayi yatırımları yapmasını teşvik etmek için çıkarılmıştır.
- Devletçilik İlkesi: Özel sektörün yetersiz kaldığı alanlarda devletin öncülük ederek fabrikalar kurması (örneğin şeker fabrikaları, demir-çelik fabrikaları).
- Birinci Beş Yıllık Sanayi Planı: Ülkenin sanayileşmesi için planlı bir şekilde adımlar atılmıştır.
- Ticaretin Geliştirilmesi:
- Kabotaj Kanunu: Türk denizlerinde taşıma hakkının Türklere verilmesiyle deniz ticareti desteklenmiştir.
- Gümrük Politikaları: Yerli üretimi korumak amacıyla gümrük vergileri düzenlenmiştir.
- Finansal Kurumların Kurulması:
- Merkez Bankası: Ülkenin para politikasını yönetmek, para basmak gibi görevleri üstlenmiştir (1930).
- Sümerbank ve Etibank: Sanayi ve madencilik alanlarında faaliyet gösteren devlet bankalarıdır.
- Ulaştırma Ağının Geliştirilmesi: Demiryolu yapımına büyük önem verilmiş, ülkenin dört bir yanını demir ağlarla örmek hedeflenmiştir.
6. Atatürk Dönemi’nde sağlık alanında hangi çalışmalar yapılmıştır?
Çözüm:
Sağlık alanında da halkımızın refahını artırmak ve çağdaş bir sağlık sistemini kurmak için pek çok çalışma yapılmıştır.
- Sağlık Bakanlığı’nın Kurulması: Sağlık hizmetlerinin organize edilmesi ve yürütülmesi için bir bakanlık kurulmuştur.
- Halk Sağlığı Hizmetlerinin Yaygınlaştırılması:
- Sıhhat (Sağlık) Ocakları: Kırsal bölgelerde sağlık hizmeti sunmak amacıyla açılmıştır.
- Sanatoryumlar ve Dispanserler: Verem gibi salgın hastalıklarla mücadele etmek ve tedavi sağlamak için kurulmuştur.
- Aşı ve Serum Üretimi: Salgın hastalıklara karşı koruyucu önlemler alınmıştır.
- Tıp Fakültelerinin Geliştirilmesi: Doktor ve sağlık personeli yetiştirmek için tıp fakülteleri modernize edilmiş ve sayısı artırılmıştır.
- Sağlık Personeli Yetiştirme: Hemşire okulları gibi kurumlarla sağlık personeli yetiştirilmiştir.
- Sağlık Kongreleri: Sağlık alanındaki sorunların tartışıldığı ve çözümlerin üretildiği kongreler düzenlenmiştir.
7. Atatürk ilke ve inkılaplarının oluşturan temel esaslar nelerdir?
Çözüm:
Atatürk ilke ve inkılapları, Türkiye Cumhuriyeti’nin temelini oluşturan, onu modern ve çağdaş bir devlet yapan değerlerdir. Bu ilkelerin dayandığı temel esasları şöyle sıralayabiliriz:
- Milliyetçilik: Türk milletinin birlik ve beraberliğini, bağımsızlığını ve milli değerlerini esas alır.
- Cumhuriyetçilik: Milletin egemenliğini, halkın kendi kendini yönetmesini esas alır.
- Halkçılık: Toplumdaki tüm bireylerin eşitliğini, sosyal adaleti ve dayanışmayı esas alır.
- Laiklik: Din ve devlet işlerinin birbirinden ayrılmasını, vicdan özgürlüğünü ve bilimselliği esas alır.
- İnkılapçılık (Devrimcilik): Çağdaşlaşmayı, yenilikleri benimsemeyi ve sürekli ilerlemeyi esas alır.
- Devletçilik (Ekonomik olarak): Ülkenin ekonomik kalkınmasını sağlamak için devletin öncü rol oynamasını esas alır.
- Akılcılık ve Bilimsellik: Her türlü sorunu çözerken akıl ve bilimi rehber edinmeyi esas alır.
- Ulusal Egemenlik: Devletin gücünün kaynağının millette olmasını esas alır.
- Bağımsızlık: Her türlü dış baskıdan ve müdahaleden uzak, tam bağımsız bir devlet olmayı esas alır.
Umarım bu açıklamalar sana yardımcı olmuştur canım öğrencim. Anlamadığın bir yer olursa çekinmeden sorabilirsin. Başarılar dilerim!