8. Sınıf İnkılap Tarihi Ders Kitabı Cevapları Semih Ofset S.E.K. Yayınları Sayfa 115
Harika bir çalışma konusu! Lozan Barış Antlaşması, tarihimizin en önemli dönüm noktalarından biridir. Gelin, bu metindeki soruları bir öğretmen gözüyle adım adım, hep birlikte analiz edelim ve çözelim.
Soru 1: Sevr Antlaşması’nın maddelerini düşündüğünüzde Lozan’da toplanacak barış konferansında hangi kararlar alınmalıdır? Açıklayınız.
Merhaba sevgili gençler! Bu soruyu cevaplamak için önce Sevr Antlaşması’nın bizim için ne anlama geldiğini hatırlamamız gerekiyor. Sevr, Türk milletinin bağımsızlığını elinden alan, vatanımızı parçalayan ve bizi ekonomik olarak esir etmeyi amaçlayan bir ölüm fermanı gibiydi. Kurtuluş Savaşı’nı işte bu antlaşmayı yırtıp atmak için yaptık. O halde Lozan’a giderken amacımız ne olmalı? Elbette Sevr’in tam tersi kararların alınmasını sağlamak!
Hadi adım adım düşünelim:
Adım 1: Sevr’in Olumsuzluklarını Hatırlayalım
Sevr Antlaşması ile;
- Topraklarımız işgalci devletler arasında paylaştırılıyordu.
- Ekonomik bağımsızlığımızı yok eden kapitülasyonlar devam ediyordu.
- Ordumuzun sayısı çok ciddi şekilde sınırlandırılıyordu.
- Boğazlar, içinde Türk temsilcinin olmadığı bir komisyon tarafından yönetilecekti.
- Azınlık hakları bahane edilerek iç işlerimize karışılacaktı.
Adım 2: Lozan’daki Hedeflerimizi Belirleyelim
Madem Kurtuluş Savaşı’nı kazandık, o zaman Lozan’da masaya oturduğumuzda hedefimiz, milli mücadelemizin temel ilkesi olan “tam bağımsızlık” olmalıdır. Bu hedefe ulaşmak için Sevr’in getirdiği tüm olumsuzlukları ortadan kaldırmalıyız. Yani Lozan’da alınması gereken kararlar şunlar olmalıdır:
- Misak-ı Millî Sınırları: Vatan topraklarının bütünlüğü kabul edilmeli, işgaller son bulmalıdır.
- Kapitülasyonların Kaldırılması: Ekonomik bağımsızlığımızı engelleyen tüm ayrıcalıklar kesinlikle kaldırılmalıdır.
- Askeri Sınırlamaların Olmaması: Devletimizin kendi güvenliğini sağlayabilmesi için ordumuza herhangi bir kısıtlama getirilmemelidir.
- Boğazlar Sorunu: Boğazlar üzerinde tam egemenlik hakkı Türkiye’ye ait olmalıdır.
- Azınlıklar: Ülkemizdeki tüm vatandaşlar gibi azınlıklar da Türk kanunlarına tabi olmalı, bu konu bahane edilerek dış güçlerin iç işlerimize karışması engellenmelidir.
- Osmanlı Borçları: Osmanlı’dan kalan borçlar, adil bir şekilde paylaştırılarak ve ödeme kolaylığı sağlanarak çözülmelidir.
Sonuç:
Kısacası, Lozan’da alınması gereken kararlar, Sevr Antlaşması’nın tam zıttı olmalı; tam bağımsız, egemen ve onurlu yeni bir Türk Devleti’nin tüm dünya tarafından tanınmasını sağlamalıdır.
Soru 2: İtilaf Devletleri, TBMM Hükûmeti ile İstanbul Hükûmeti’ni birlikte konferansa davet ederek neyi amaçlamış olabilirler? Açıklayınız.
Arkadaşlar, bu soru aslında İtilaf Devletleri’nin ne kadar kurnaz bir politika izlediğini gösteren harika bir örnek. Onların amacını anlamak için kendimizi onların yerine koyalım. Karşılarında Kurtuluş Savaşı’nı kazanmış, kararlı bir TBMM Hükûmeti var. Onların isteklerini kolayca kabul ettiremeyeceklerini biliyorlar. Peki ne yapabilirler?
İşte planları:
Adım 1: İkilik Çıkarma (Böl ve Yönet Taktiği)
İtilaf Devletleri’nin en temel amacı, Türk tarafını zayıflatmaktı. Eğer konferansa hem Ankara’dan TBMM Hükûmeti hem de İstanbul’dan Osmanlı Hükûmeti katılırsa ne olur?
- İki Türk hükümeti arasında görüş ayrılıkları ortaya çıkar.
- Biri “evet” derken diğeri “hayır” diyebilir.
- Bu durum, Türk tarafının masada tek ve güçlü bir ses olmasını engeller.
- İtilaf Devletleri de bu anlaşmazlıktan faydalanarak kendi istedikleri kararları daha kolay kabul ettirebilirler.
Bu çok eski ama etkili bir taktiktir: “Böl, parçala ve yönet!”
Adım 2: TBMM’nin Otoritesini Sarsmak
Unutmayın, Kurtuluş Savaşı’nı yürüten ve kazanan güç TBMM idi. İstanbul Hükûmeti ise savaş boyunca pasif kalmış, hatta zaman zaman işgalcilerle iş birliği yapmıştı. İtilaf Devletleri, artık bir gücü kalmamış olan İstanbul Hükûmeti’ni davet ederek onu sanki hâlâ meşru bir güçmüş gibi göstermeye çalıştılar. Böylece TBMM’nin “Türk milletinin tek temsilcisi” olma özelliğini zedelemek ve pazarlık gücünü kırmak istediler.
Sonuç:
İtilaf Devletleri, iki hükümeti birlikte davet ederek; Türk tarafında ikilik çıkarmayı, onları birbirine düşürerek zayıflatmayı ve bu kargaşadan yararlanarak Lozan’da kendi çıkarlarına uygun bir antlaşma imzalatmayı amaçlamışlardır.
Ancak Mustafa Kemal ve TBMM bu oyunu görmüş ve 1 Kasım 1922’de Saltanatı kaldırarak bu plana harika bir cevap vermiştir. Böylece Lozan’a Türk milletinin tek temsilcisi olarak gitmişlerdir. Bu da tarihimizin en zekice hamlelerinden biridir!