8. Sınıf İnkılap Tarihi Ders Kitabı Cevapları Semih Ofset S.E.K. Yayınları Sayfa 179
Merhaba sevgili gençler, ben 8. Sınıf İnkılap Tarihi öğretmeniniz. Gönderdiğiniz görseldeki ünite değerlendirme sorularını birlikte, adım adım ve anlayacağınız bir dille çözeceğiz. Hazırsanız başlayalım!
Ç. Aşağıdaki soruları okuyunuz. Doğru cevabın bulunduğu seçeneği işaretleyiniz.
1.
I. Dinî düşünce ve inançlara saygılıyız.
II. Cumhurbaşkanı olan kişinin milletvekilliği kaldırılacaktır.
III. Serbest ekonomi politikası izlenecektir.
IV. Yerinden yönetim uygulanacaktır.
Programından bazı ilkeler verilen parti aşağıdakilerden hangisidir?
a) Cumhuriyet Halk Fırkası
b) Serbest Cumhuriyet Fırkası
c) Terakkiperver Cumhuriyet Fırkası
d) Milli Kalkınma Partisi
Çözüm:
Adım 1: Soruda verilen parti programındaki ilkelere tek tek bakalım. Bu ilkeler, bize o partinin kimliği hakkında önemli ipuçları verecektir.
Adım 2:
- “Dinî düşünce ve inançlara saygılıyız.” maddesi, o dönemde Cumhuriyet Halk Fırkası’nın katı laiklik anlayışına bir alternatif olarak sunulmuştu. Bu, muhafazakâr kesimin desteğini almayı amaçlayan bir ilkeydi.
- “Cumhurbaşkanı olan kişinin milletvekilliği kaldırılacaktır.” ilkesi, cumhurbaşkanının tarafsız olması gerektiğini savunur. O dönemde Cumhurbaşkanı Mustafa Kemal aynı zamanda CHP’nin de genel başkanıydı. Bu madde, bu duruma bir eleştiri niteliğindedir.
- “Serbest ekonomi politikası izlenecektir.” ilkesi, devletçilik yerine liberalizmi, yani özel sektörün desteklenmesini savunur.
- “Yerinden yönetim uygulanacaktır.” ilkesi, merkezi yönetimin yetkilerinin bir kısmının yerel yönetimlere (belediyeler gibi) devredilmesini ifade eder.
Adım 3: Bu ilkelerin tamamı, Türkiye Cumhuriyeti’nin ilk muhalefet partisi olan Terakkiperver Cumhuriyet Fırkası‘nın programında yer almaktadır. Kurucuları arasında Kazım Karabekir, Rauf Orbay, Ali Fuat Cebesoy gibi Kurtuluş Savaşı’nın önemli komutanları vardı.
Sonuç: Doğru cevap C) Terakkiperver Cumhuriyet Fırkası‘dır.
2. Serbest Cumhuriyet Fırkası ile ilgili olarak aşağıda verilen bilgilerden hangisi doğrudur?
a) Cumhuriyetçilik, milliyetçilik ve laiklik esaslarına bağlıdır.
b) Ekonomide devletçiliği savunmuştur.
c) Mustafa Kemal’in karşı çıkmasına rağmen kurulmuştur.
d) Bakanlar Kurulu kararıyla kapatılmıştır.
Çözüm:
Adım 1: Şıkları tek tek inceleyerek Serbest Cumhuriyet Fırkası (SCF) hakkındaki doğru bilgiyi bulalım. Unutmayın, bu parti Atatürk’ün isteğiyle, yakın arkadaşı Fethi Okyar tarafından kurulmuştu.
Adım 2:
- A) Cumhuriyetçilik, milliyetçilik ve laiklik esaslarına bağlıdır. Bu ifade doğrudur. Atatürk, yeni bir parti kurulmasını isterken en önemli şartı, partinin Cumhuriyet’in temel ilkelerine, özellikle de laikliğe bağlı kalmasıydı. SCF de bu ilkelere bağlı kalacağını programında belirtmiştir.
- B) Ekonomide devletçiliği savunmuştur. Bu ifade yanlıştır. Tam tersine, SCF ekonomide liberalizmi (serbest piyasa ekonomisini) savunuyordu. Zaten kurulma nedenlerinden biri de CHF’nin devletçi ekonomi politikalarına bir alternatif sunmaktı.
- C) Mustafa Kemal’in karşı çıkmasına rağmen kurulmuştur. Bu ifade kesinlikle yanlıştır. Parti, bizzat Mustafa Kemal’in teşviki ve isteği üzerine kurulmuştur. Amaç, çok partili hayata geçişi denemek ve hükümeti denetleyecek bir mekanizma oluşturmaktı.
- D) Bakanlar Kurulu kararıyla kapatılmıştır. Bu ifade yanlıştır. Parti, içine rejim karşıtlarının sızdığını ve amacından saptırılmaya çalışıldığını gören kurucusu Fethi Okyar tarafından kendi kendini feshetmiştir (kapatmıştır).
Sonuç: Doğru cevap A) Cumhuriyetçilik, milliyetçilik ve laiklik esaslarına bağlıdır.
3. Aşağıdakilerden hangisi Serbest Cumhuriyet Fırkasının kurulmasında etkili olan dış etkenlerden biridir?
a) Halkın hükûmetten şikâyetlerinin artması
b) Hükûmeti denetleyecek bir partiye ihtiyaç duyulması
c) Çok partili demokratik yaşama geçilmek istenmesi
d) 1929 Dünya Ekonomik Krizi’nin etkilerinin hissedilmesi
Çözüm:
Adım 1: Soruda bizden istenen, partinin kurulmasındaki “dış etken”. Yani, Türkiye’nin kendi içindeki siyasi veya toplumsal bir durum değil, ülke dışından kaynaklanan ve Türkiye’yi etkileyen bir olay olmalı.
Adım 2: Şıkları bu gözle inceleyelim:
- a, b, ve c şıklarındaki durumlar (halkın şikayetleri, denetim ihtiyacı, demokrasi isteği) tamamen Türkiye’nin iç dinamikleriyle ilgilidir. Bunlar birer “iç etken”dir.
- d) 1929 Dünya Ekonomik Krizi’nin etkilerinin hissedilmesi ise Amerika’da başlayıp tüm dünyayı etkileyen bir olaydır. Yani bir dış etkendir. Bu kriz, Türkiye ekonomisini de çok olumsuz etkilemiş, hükümetin ekonomi politikaları eleştirilmeye başlanmıştı. İşte bu ortamda, farklı bir ekonomik model (liberalizm) öneren SCF’nin kurulması için önemli bir zemin oluşmuştu.
Sonuç: Dış etken sorulduğu için doğru cevap D) 1929 Dünya Ekonomik Krizi’nin etkilerinin hissedilmesi‘dir.
4.
- Yayılmacı bir politika izlemiştir.
- Akdeniz’in doğusuna egemen olmak başlıca amacıdır.
- Ülkemizin güney batısından toprak talebinde bulunmuştur.
Yukarıda izlediği siyasetle ilgili bilgi verilen hangi devlet Atatürk Dönemi’nde ülkemiz için bir tehdit hâline gelmiştir?
a) İngiltere
b) İtalya
c) Almanya
d) Sovyetler Birliği
Çözüm:
Adım 1: Verilen ipuçlarını birleştirelim. “Yayılmacı”, “Akdeniz’e egemen olmak” ve “Türkiye’nin güneybatısından toprak istemek”.
Adım 2: Bu politikalar, 1922’de İtalya’da iktidara gelen faşist lider Benito Mussolini‘nin politikalarıyla birebir örtüşmektedir. Mussolini, Roma İmparatorluğu’nu yeniden canlandırma hayaliyle Akdeniz’i bir “İtalyan gölü” hâline getirmek istiyordu. Bu politikasına “Mare Nostrum” (Bizim Deniz) adını vermişti. Bu hayal doğrultusunda On İki Ada’yı silahlandırmış ve gözünü Anadolu’nun güneybatı kıyılarına (Antalya ve çevresi) dikmişti.
Adım 3: Bu durum, Atatürk Dönemi’nde Türkiye için en büyük dış tehditlerden biri hâline gelmiştir. Türkiye de bu tehdide karşı Balkan Antantı ve Sadabat Paktı gibi ittifaklar kurarak önlem almaya çalışmıştır.
Sonuç: Doğru cevap B) İtalya‘dır.
D. Aşağıdaki soruları cevaplayınız.
1. Mustafa Kemal “Bırakınız karşımıza çıksınlar. Memleket işlerini münakaşa edelim.” sözünü neden söylemiştir?
Mustafa Kemal bu sözü, demokratik bir yönetim anlayışına sahip olduğu için söylemiştir. Tek bir partinin (Cumhuriyet Halk Fırkası) her şeyi en doğru şekilde bilemeyeceğini düşünüyordu. Farklı fikirlerin ve partilerin mecliste temsil edilmesiyle;
- Hükümetin çalışmalarının denetlenebileceğine,
- Yapılan hataların daha kolay görülebileceğine,
- Ülke sorunlarına daha çeşitli ve etkili çözümler bulunabileceğine inanıyordu.
Kısacası, tartışmanın ve farklı görüşlerin demokrasinin bir gereği olduğunu ve ülkeyi ileriye taşıyacağını düşünüyordu.
2. Mustafa Kemal Serbest Cumhuriyet Fırkasının kurulmasından ülkeye nasıl bir yarar beklemektedir?
Mustafa Kemal, bu partinin kurulmasından birden fazla yarar bekliyordu:
- Hükümeti Denetlemek: İktidardaki Cumhuriyet Halk Fırkası’nın çalışmalarını denetleyecek, eleştirecek ve daha iyi çalışmaya teşvik edecek bir muhalefet partisi olmasını istiyordu.
- Farklı Fikirlere Temsil Hakkı: Özellikle 1929 Ekonomik Krizi sonrası, hükümetin devletçi politikalarına alternatif olarak liberal ekonomi gibi farklı görüşlerin de mecliste dile getirilmesini arzuluyordu.
- Demokrasiyi Geliştirmek: Türkiye Cumhuriyeti’nin tek partili bir yönetimden çok partili, olgun bir demokrasiye geçiş yapmasını hedefliyordu. Bu, aynı zamanda ülkenin uluslararası alandaki saygınlığını da artıracaktı.
3. Atatürk Dönemi’nde çok partili siyasi hayata neden geçilememiştir?
Atatürk Dönemi’nde çok partili hayata geçiş için iki önemli deneme yapılmış (Terakkiperver Cumhuriyet Fırkası ve Serbest Cumhuriyet Fırkası) ancak ikisi de başarısız olmuştur. Bunun temel nedenleri şunlardır:
- Toplumun Henüz Hazır Olmaması: Halkın demokrasi bilinci henüz yeterince gelişmemişti.
- Rejim Karşıtlarının Partileri Kullanması: Saltanat ve hilafet yanlısı, devrimlere karşı olan gruplar, bu yeni kurulan partileri kendi amaçları için bir sığınak olarak gördüler. Partilerin içine sızarak Cumhuriyete ve laik düzene karşı eylemler düzenlediler (Örn: Şeyh Sait İsyanı, Menemen Olayı).
- İstikrarın Korunma İsteği: Bu denemeler sonucunda ülkenin birlik ve bütünlüğünün tehlikeye girdiğini gören Atatürk, önceliği yeni kurulan Cumhuriyeti ve devrimleri korumaya vermiştir. Bu yüzden, toplum tam olarak hazır olana kadar çok partili hayata geçişi ertelemiştir.
4. Farklı siyasi partilerin iktidar partisini denetlemesi neden önemlidir?
Bu, demokrasinin olmazsa olmazıdır. Şöyle düşünelim: Bir futbol maçında sadece bir takım olsa oyunun bir anlamı olur mu? Muhalefet partileri, iktidar partisinin “rakibi” gibidir ve bu rekabet ülkeye fayda sağlar.
- Hesap Sorma: İktidarın keyfi kararlar almasını engeller ve yaptığı harcamalar, çıkardığı yasalar konusunda halka hesap vermesini sağlar.
- Hataları Düzeltme: İktidarın göremediği hataları veya eksikleri göstererek düzeltilmesine yardımcı olur.
- Alternatif Sunma: Ülke sorunlarına farklı çözüm yolları (alternatif politikalar) sunarak halka daha fazla seçenek sunar.
- Kaliteyi Artırma: Sürekli denetlenen ve eleştirilen bir iktidar, daha dikkatli, daha şeffaf ve daha çok çalışmak zorunda kalır. Bu da yönetimin kalitesini artırır.
5. Mustafa Kemal 1935 seçimlerinde neden bağımsız milletvekillerinin seçilmelerini istemiştir?
1935’te Serbest Cumhuriyet Fırkası denemesi de başarısız olmuş ve ülke yine tek partili bir sistemle yönetiliyordu. Ancak Mustafa Kemal, mecliste yine de farklı seslerin olmasını istiyordu. Çok partili bir sistem olmasa bile, herhangi bir partiye bağlı olmayan “bağımsız” milletvekillerinin meclise girmesini teşvik etti. Amacı, bu bağımsız vekillerin hükümeti daha rahat eleştirmesi, farklı bakış açıları sunması ve meclisteki tartışma ortamını canlı tutmasıydı. Bu, tek parti yönetiminin olumsuzluklarını bir nebze de olsa azaltmaya yönelik bir adımdı.
6. Mustafa Kemal’e suikast düzenleyenlerin amaçları nedir?
Mustafa Kemal’e suikast düzenleyenlerin temel amacı, onun şahsında Türkiye Cumhuriyeti’ni ve yaptığı devrimleri (inkılapları) ortadan kaldırmaktı. Onlar;
- Laik ve modern bir toplum yerine, eski düzene (saltanat ve hilafete) geri dönmek istiyorlardı.
- Atatürk’ü, bu devrimlerin lideri ve koruyucusu olarak görüyorlardı.
- Onu ortadan kaldırarak ülkede bir kaos ortamı yaratacaklarını ve bu kargaşadan faydalanarak devrimleri geri alabileceklerini düşünüyorlardı.
Kısacası amaç, kişisel bir düşmanlıktan çok, Atatürk’ün temsil ettiği fikirlere ve kurduğu yeni devlete yönelikti.
7. Cumhuriyetin ilk yıllarındaki ülkemize yönelik başlıca tehditler nelerdir?
Cumhuriyetin ilk yılları hem içeride hem de dışarıda pek çok zorlukla doluydu. Başlıca tehditleri ikiye ayırabiliriz:
İç Tehditler:
- Rejim Karşıtları: Saltanat ve hilafet yanlıları, yapılan devrimlere karşı çıkarak isyanlar çıkardılar. (Örn: Şeyh Sait İsyanı, Menemen Olayı)
- Cehalet ve Ekonomik Geri Kalmışlık: Yüzyıllardır süren savaşlar nedeniyle ülke harap durumdaydı, okuma-yazma oranı çok düşüktü ve ekonomi zayıftı. Bu durum, yeni devletin gelişmesinin önündeki en büyük engellerden biriydi.
Dış Tehditler:
- Lozan’dan Kalan Sorunlar: Özellikle İngiltere ile yaşanan Musul Sorunu uzun süre dış politikamızı meşgul etti.
- Yayılmacı Devletler: Özellikle İtalya’nın Akdeniz’deki yayılmacı (emperyalist) politikaları ve Türkiye’den toprak talepleri ciddi bir tehdit oluşturuyordu.
- Uluslararası Yalnızlık: Yeni kurulan Türkiye Cumhuriyeti’nin dünyada kendini kabul ettirmesi ve güvenilir müttefikler bulması zaman aldı.
Umarım tüm sorular ve çözümleri anlaşılır olmuştur. Başarılar dilerim!