8. Sınıf İnkılap Tarihi Ders Kitabı Cevapları Semih Ofset S.E.K. Yayınları Sayfa 138
Harika bir soru! Gel bakalım, 8. sınıf İnkılap Tarihi dersimizin bu önemli konusunu birlikte, adım adım inceleyelim. Unutma, bu konular yeni kurulan Türkiye Cumhuriyeti’nin temellerini anlamak için çok önemli.
Soru: Eğitimin çağdaş ve millî olması niçin önemlidir? Açıklayınız.
Sevgili öğrencim, bu soru aslında Atatürk’ün kurduğu yeni devletin en temel hedeflerinden birini soruyor. Metni dikkatlice okuduğumuzda cevabın ipuçlarını zaten görebiliyoruz. Hadi gel bu soruyu birlikte, adım adım çözelim.
Adım 1: Soruyu Anlayalım
Soru bizden iki kavramın önemini açıklamamız istiyor:
- Eğitimin millî (ulusal) olması
- Eğitimin çağdaş (modern) olması
Bu iki kelimenin neden bu kadar kritik olduğunu metinden yola çıkarak açıklayacağız.
Adım 2: Eğitimin “Millî” Olmasının Önemini Kavrayalım
Metne baktığımızda, Osmanlı Devleti’nin son dönemlerinde eğitimde bir karmaşa olduğunu görüyoruz. Buna “ikili bir yapı” deniyor. Bu ne demekti?
Bir yanda dine dayalı geleneksel eğitim veren medreseler vardı.
Diğer yanda Batı tarzı modern eğitim veren mektepler vardı.
Bunların yanında bir de azınlıkların ve yabancıların kendi okulları vardı.
Şimdi düşünelim, bu okullardan mezun olan öğrenciler aynı şekilde mi düşünür? Tabii ki hayır. Metinde de dediği gibi, bu durum “dünya görüşü ve değer yargıları birbirinden farklı nesiller” yetiştiriyordu. Bu, bir milletin birlik ve beraberliği için çok tehlikeli bir durumdur. İnsanlar ortak bir sevinci, ortak bir üzüntüyü, ortak bir hedefi paylaşamaz hale gelir.
İşte Tevhid-i Tedrisat Kanunu (Öğretim Birliği Yasası) tam da bu sorunu çözmek için çıkarıldı. Bütün okullar Milli Eğitim Bakanlığı’na (Maarif Vekâleti’ne) bağlandı. Böylece:
- Eğitimde birlik sağlandı.
- Farklı kültür ve düşüncelere sahip nesillerin yetişmesi engellendi.
- Millî bir tarih bilinci, millî bir kültür ve ortak hedefler etrafında birleşen bir toplum oluşturmanın temeli atıldı.
Kısacası, eğitimin millî olması; bir ülkenin vatandaşlarını aynı ideal ve hedefler doğrultusunda birleştirmek, kültürel birliği sağlamak ve ülkenin bölünmez bütünlüğünü korumak için hayati derecede önemlidir.
Adım 3: Eğitimin “Çağdaş” Olmasının Önemini Kavrayalım
Peki “çağdaş” olmak ne anlama geliyor? Çağdaş olmak, yaşadığın çağın bilimsel, teknolojik ve fikrî gelişmelerinin gerisinde kalmamak demektir.
Metinde Tevhid-i Tedrisat’tan sonra yapılan yeniliklerden bahsediliyor. Dikkat edelim:
- Medreseler kapatılarak çağdaş eğitim kurumlarının açılmasına hız verildi.
- Teorik eğitimin yanında uygulamalı eğitimin yaygınlaştırılması için atölye ve laboratuvarlar açıldı.
- Öğretim programları, dünyadaki gelişmeler göz önüne alınarak yeniden düzenlendi.
Bütün bunlar ne için yapıldı? Çünkü bir devletin bağımsız ve güçlü olabilmesi için bilimde, sanayide, teknolojide ve sanatta ileri gitmesi gerekir. Eğer eğitim sistemin sadece eski bilgileri tekrar ederse, ülken gelişemez ve başka ülkelere muhtaç hale gelir.
İşte eğitimin çağdaş olması; aklı ve bilimi temel alan, eleştirel düşünebilen, problem çözebilen ve dünyadaki gelişmeleri takip edip ülkesinin kalkınmasına katkı sağlayacak nesiller yetiştirmek için çok önemlidir.
Sonuç ve Açıklama
Toparlayacak olursak;
Eğitimin millî olması, bir milleti bir arada tutan harç gibidir; ortak bir kültür ve ülkü birliği yaratarak toplumsal bütünlüğü sağlar. Eğitimin çağdaş olması ise o milleti geleceğe taşıyan bir lokomotif gibidir; bilim ve teknikte ilerlemesini sağlayarak devletin güçlü ve bağımsız kalmasını garantiler.
Atatürk’ün “Hayatta en hakiki mürşit ilimdir, fendir.” sözü de tam olarak eğitimin çağdaş olmasının önemini vurgular. Bu iki ilke, birbirini tamamlayarak modern, güçlü ve bir bütün halindeki Türkiye Cumhuriyeti’nin temelini oluşturmuştur.