8. Sınıf İnkılap Tarihi Ders Kitabı Cevapları Semih Ofset S.E.K. Yayınları Sayfa 52
Harika bir soru! Sevgili öğrencilerim, gelin hep birlikte bu sayfadaki soruları adım adım inceleyelim ve Mustafa Kemal’in o zorlu günlerdeki duruşunu daha iyi anlayalım. Unutmayın, tarih sadece geçmişi öğrenmek değil, aynı zamanda o dönemdeki liderlerin karakterlerini ve kararlarını anlamaktır.
Soru 1: Mustafa Kemal’in antlaşmaya olan tepkisi onun hangi kişilik özellikleriyle ilişkilendirilebilir? Açıklayınız.
Çözüm:
Sevgili gençler, bu soruyu cevaplamak için metinde verilen Mustafa Kemal’in sözlerine odaklanmalıyız. Hadi o sözleri bir daha hatırlayalım:
“Pek ciddi ve samimi olarak arz ederim ki mütareke koşulları arasında anlaşmazlıkları giderecek önlemler alınmadan orduları terhis edecek, İngilizlerin her dediğine boyun eğecek olursak İngiliz ihtiraslarının önüne geçmeye olanak kalmayacaktır.”
Şimdi bu sözleri adım adım analiz ederek Mustafa Kemal’in kişilik özelliklerini ortaya çıkaralım.
Adım 1: Tehlikeyi Önceden Görmesi
Mustafa Kemal, Mondros Ateşkes Antlaşması’nın imzalanmasından hemen sonra orduların terhis edilmesinin (dağıtılmasının) ne kadar büyük bir tehlike olduğunu fark ediyor. Eğer ordu dağıtılırsa ve İngilizlerin her istediği yapılırsa, vatanın işgal edilmesinin çok kolay olacağını söylüyor. Bu, onun ileride olabilecekleri tahmin etme yeteneğini gösterir. Bu özelliğe biz ileri görüşlülük diyoruz.
Adım 2: Vatanını Çok Sevmesi ve Bağımsızlığa Düşkünlüğü
Mustafa Kemal’in bu uyarısının temelinde yatan en önemli duygu, vatanına olan derin sevgisidir. Ülkesinin yabancı güçlerin kontrolüne girmesini, onların “ihtiraslarına” yani bitmek bilmeyen isteklerine kurban edilmesini istemiyor. Bu durum onun ne kadar vatansever ve bağımsızlığına düşkün bir lider olduğunu kanıtlar. Başka bir devletin boyunduruğu altına girmeyi asla kabul etmiyor.
Adım 3: Uyarıcı ve Lider Olması
Bu sözleri, dönemin hükümetine (Sadrazam Ahmet İzzet Paşa’ya) bir uyarı olarak söylüyor. Sadece tehlikeyi görmekle kalmıyor, aynı zamanda çevresindekileri ve devleti yönetenleri de bu tehlikeye karşı harekete geçmeleri için uyarıyor. Bu da onun liderlik ve uyarıcılık özelliğini ortaya koyuyor.
Sonuç:
Mustafa Kemal’in Mondros Ateşkes Antlaşması’na gösterdiği tepki, onun şu kişilik özellikleriyle doğrudan ilgilidir:
- İleri Görüşlülük: Tehlikeleri önceden sezmesi.
- Vatanseverlik: Vatanının çıkarlarını her şeyin üzerinde tutması.
- Tam Bağımsızlık Anlayışı: Yabancı bir gücün egemenliğini reddetmesi.
- Liderlik: Çevresini ve yönetenleri uyarma sorumluluğu hissetmesi.
Soru 2: “Geldikleri gibi giderler!” sözü Mustafa Kemal’in kişilik özelliklerinden hangisiyle ilgilidir? Açıklayınız.
Çözüm:
Çocuklar, bu söz tarihimizin en ikonik, en umut dolu sözlerinden biridir. Bu sözün söylendiği anı gözümüzde canlandıralım: Başkent İstanbul, düşman gemileri tarafından işgal edilmiş. Liman, yabancı askerlerin kontrolünde. Halk endişeli ve umutsuz. İşte tam o anda Mustafa Kemal, yaveri Cevat Abbas’a dönüp o meşhur sözü söylüyor.
Adım 1: Durumun Vahametini Anlamak
Öncelikle, o anın ne kadar karamsar bir an olduğunu anlamalıyız. Birçok insan için her şeyin bittiği, Osmanlı Devleti’nin teslim olduğu bir andı. Düşman donanmasını Boğaz’da görmek, büyük bir umutsuzluk yaratabilirdi.
Adım 2: Sözün Anlamını Çözümlemek
“Geldikleri gibi giderler!” sözü, basit bir cümle gibi görünse de içinde çok derin anlamlar barındırır. Bu söz; “Evet, şu an buradalar ama bu durum kalıcı değil. Onları bu topraklardan geldikleri gibi göndereceğiz.” demektir. Bu, bir meydan okumadır, bir yemindir.
Adım 3: Kişilik Özellikleriyle Bağlantı Kurmak
Bu sözü, en umutsuz anda söyleyebilmek için bazı güçlü kişilik özelliklerine sahip olmak gerekir:
- Kararlılık: Düşmanı yurttan atmak konusundaki kesin ve net tavrını gösterir. Geri adım atmayacağının bir ifadesidir.
- İnanç: Kendi gücüne ve en önemlisi Türk milletinin gücüne olan sarsılmaz inancını gösterir. Milletine güveniyor.
- Ümitsizliğe Yer Vermemek: En karanlık günde bile umudunu kaybetmediğini, mücadeleden vazgeçmeyeceğini gösterir.
- Vatanseverlik: Vatan toprağının tek bir karışının bile işgal altında kalmasına tahammülü olmadığını, bu uğurda sonuna kadar mücadele edeceğini gösterir.
Sonuç:
“Geldikleri gibi giderler!” sözü, Mustafa Kemal’in kararlılığını, milletine olan inancını, en zor anda bile umudunu yitirmeyen yapısını ve elbette ki yüreğindeki sarsılmaz vatan sevgisini en net şekilde ortaya koyan bir ifadedir.