8. Sınıf İnkılap Tarihi Ders Kitabı Cevapları Semih Ofset S.E.K. Yayınları Sayfa 184
Merhaba sevgili öğrencilerim,
Ben 8. Sınıf İnkılap Tarihi öğretmeniniz. Bugün, kitabımızdaki “Atatürk Dönemi Türk Dış Politikası” ünitesinde yer alan bazı soruları birlikte analiz edip çözeceğiz. Bu sorular, özellikle Lozan Barış Antlaşması’nın önemini kavramamız için harika bir fırsat. Haydi başlayalım!
***
Soru 1: Yukarıdaki karikatürde elinde kalem olan Türk heyetinin başkanı kimdir? Masa etrafındaki delegeler hangi ülkeleri temsil ediyorlar? Açıklayınız.
Sevgili arkadaşlar, bu soruyu çözmek için hem görseli dikkatlice incelemeli hem de Lozan Konferansı hakkındaki bilgilerimizi hatırlamalıyız.
Adım 1: Türk Heyeti Başkanını Tanıyalım
Görselde, antlaşmayı imzalamak üzere elinde kalem tutan kişi, Türk heyetinin başkanıdır. Kurtuluş Savaşı’mızın kahraman komutanlarından ve daha sonra ikinci Cumhurbaşkanımız olacak olan İsmet İnönü‘dür. İsmet Paşa, Lozan’da Türk milletinin haklarını büyük bir diplomatik başarıyla savunmuştur.
Adım 2: Diğer Delegeleri ve Temsil Ettikleri Ülkeleri Belirleyelim
Masanın etrafındaki diğer kişiler ise, Birinci Dünya Savaşı’nın galip devletleri olan İtilaf Devletleri‘nin temsilcileridir. Lozan’da karşımızdaki en önemli devletler şunlardı:
- İngiltere: Özellikle Boğazlar ve Musul gibi konularda en çok tartıştığımız devlettir.
- Fransa: Kapitülasyonların kaldırılması ve borçlar konusunda direnen bir diğer önemli devlettir.
- İtalya: Akdeniz’deki çıkarlarını korumaya çalışmıştır.
- Yunanistan: Kurtuluş Savaşı’nda mücadele ettiğimiz ve savaş tazminatı, nüfus mübadelesi gibi konuları görüştüğümüz devlettir.
Bunların yanı sıra Japonya, Romanya, Yugoslavya gibi başka devletlerin temsilcileri de konferansta bulunuyordu. Karikatür, bu devletlerin hepsini sembolik olarak göstermektedir.
Sonuç: Elinde kalem olan kişi İsmet İnönü‘dür. Masadaki diğer delegeler ise başta İngiltere, Fransa, İtalya ve Yunanistan olmak üzere İtilaf Devletleri’ni temsil etmektedir.
***
Soru 2 (Sıra Sizde 1): Mustafa Kemal’in söz ettiği yüzyılların birikmiş sorunları nelerdir?
Arkadaşlar, metinde Atatürk “yüzyılların birikmiş sorunları” ifadesini kullanıyor. Bu ifadeyle, Osmanlı Devleti’nin son dönemlerinden beri devam eden ve bir türlü çözülemeyen köklü problemleri kastediyor. Lozan’da işte bu eski hesapları kapatmaya çalıştık.
Adım 1: Metindeki İpucunu Bulalım
Metnin son cümlesinde “Bu antlaşma, Türk milleti aleyhine, yüzyıllardan beri hazırlanmış … büyük bir suikastın yıkılışını ifade eder bir belgedir.” diyor. Bu “suikast”, aslında Osmanlı’yı zayıflatmak ve parçalamak için kullanılan politikalardır.
Adım 2: Bu Sorunları Listeleyelim
Peki neydi bu sorunlar? Gelin birlikte hatırlayalım:
- Kapitülasyonlar: Yabancı devletlere verilen ve ekonomik bağımsızlığımızı yok eden ayrıcalıklardı. Yüzyıllardır kanayan bir yaramızdı.
- Dış Borçlar (Düyûn-u Umûmiye): Osmanlı’dan kalan ve devletin gelirlerine yabancıların el koymasına neden olan büyük bir borç yüküydü.
- Azınlıklar Sorunu: Yabancı devletlerin, ülkemizde yaşayan azınlıkları bahane ederek sürekli iç işlerimize karışmasıydı.
- Boğazlar Sorunu: İstanbul ve Çanakkale Boğazları üzerindeki egemenliğimizin kısıtlanmasıydı.
- Sınırlar Sorunu: Özellikle Musul ve Batı Trakya gibi vatan topraklarının geleceğiyle ilgili çözülmemiş meselelerdi.
Sonuç: Mustafa Kemal’in bahsettiği yüzyılların birikmiş sorunları; kapitülasyonlar, dış borçlar, azınlık hakları, Boğazların statüsü ve sınırlar gibi Osmanlı Devleti’ni zayıflatan ve bağımsızlığını zedeleyen köklü meselelerdir.
***
Soru 3 (Sıra Sizde 2): Metinde Türk dış politikasının hangi ilkeleri yer almaktadır?
Atatürk’ün sözleri, yeni kurulan Türkiye Cumhuriyeti’nin dış politikada nasıl bir yol izleyeceğine dair önemli ipuçları içeriyor. Metni bu gözle okuduğumuzda bazı temel ilkeleri görebiliriz.
Adım 1: Metindeki Anahtar Cümleleri İnceleyelim
Metinde geçen şu ifadelere odaklanalım:
“Bütün milletçe arzuya değer ki barış olsun.”
“…hem kendi çıkarımıza aykırı olan hem de dünyanın çıkarına uymayan savaşın devamına asla taraftar değiliz.”
“Lozan Barış Antlaşması’nın içine aldığı esasları, diğer barış teklifleriyle daha fazla karşılaştırmaya gerek olmadığı fikrindeyim.”
Adım 2: İlkeleri Belirleyelim
Bu cümlelerden şu ilkeleri çıkarabiliriz:
- Tam Bağımsızlık: Metnin tamamı, Türkiye’nin kendi haklarını ve çıkarlarını koruma mücadelesini anlatıyor. Başka devletlerin baskısını kabul etmemek, tam bağımsızlık ilkesinin temelidir. Sevr’i yırtıp atmamız bunun en büyük kanıtıdır.
- Barışçılık: Atatürk, savaş taraftarı olmadıklarını, milletçe barış arzu ettiklerini açıkça söylüyor. Bu, “Yurtta sulh, cihanda sulh” ilkesinin bir yansımasıdır.
- Akılcılık ve Gerçekçilik: Atatürk, “ulaşılan temel, barışla sonuçlanacaktır” diyerek hayaller peşinde koşmadıklarını, elde edilen kazanımları barışla güvence altına almanın akıllıca bir yol olduğunu belirtiyor.
Sonuç: Metinde Türk dış politikasının tam bağımsızlık, barışçılık, akılcılık ve gerçekçilik gibi temel ilkeleri yer almaktadır.
***
Soru 4 (Sıra Sizde 3): Lozan Barış Antlaşması hangi özelliğiyle değerli bir antlaşmadır?
Bu sorunun cevabı aslında metnin sonunda çok net bir şekilde verilmiş sevgili arkadaşlar.
Adım 1: Metindeki Kilit Cümleyi Bulalım
Atatürk, metnin sonunda Lozan için şöyle diyor:
“Bu antlaşma, Türk milleti aleyhine, yüzyıllardan beri hazırlanmış ve Sevr Antlaşması’yla tamamlandığı zannedilmiş büyük bir suikastın yıkılışını ifade eder bir belgedir.”
Adım 2: Bu Cümlenin Anlamını Yorumlayalım
Bu cümle bize her şeyi anlatıyor. Sevr Antlaşması, Türk milletinin ölüm fermanı gibiydi. Vatanımızı parçalıyor, bağımsızlığımızı elimizden alıyordu. Lozan ise, bu ölüm fermanını yırtıp atan belgedir. Yani Lozan;
- Milli Mücadele’nin silahla kazanılan zaferinin, masa başında da kazanıldığının, yani diplomatik zaferin belgesidir.
- Yeni ve bağımsız Türk Devleti’nin varlığının bütün dünya tarafından tanındığını gösteren bir belgedir.
- Bize dayatılan Sevr’in geçersiz olduğunu kanıtlayan bir belgedir.
Kısacası, Lozan Barış Antlaşması, Türkiye Cumhuriyeti’nin tapu senedidir.
Sonuç: Lozan Barış Antlaşması, Türk milletine karşı yüzyıllardır süren ve Sevr Antlaşması ile sonuçlandırılmak istenen planları bozan, yeni ve bağımsız Türk Devleti’nin varlığını tüm dünyaya kabul ettiren tarihi bir belge olması özelliğiyle çok değerlidir.
***
Umarım bu açıklamalar konuları daha iyi anlamanıza yardımcı olmuştur. Unutmayın, tarihi anlamak, bugünü ve geleceği anlamaktır. Hepinize derslerinizde başarılar dilerim