8. Sınıf İnkılap Tarihi Ders Kitabı Cevapları Semih Ofset S.E.K. Yayınları Sayfa 29
Harika bir çalışma konusu! Sevgili öğrenciler, hadi gelin bu metin ve haritayı bir İnkılap Tarihi öğretmeni gözüyle birlikte analiz edelim ve soruları cevaplayalım. Unutmayın, tarih sadece geçmişi bilmek değil, aynı zamanda olaylar arasında neden-sonuç ilişkisi kurabilmektir.
Soru 1: Mustafa Kemal’in Fransa dönüşü söyledikleri onun hangi kişilik özelliklerini göstermektedir? Açıklayınız.
Merhaba arkadaşlar. Bu soruyu çözmek için metnin ilk paragrafına odaklanmamız gerekiyor. Metinde Mustafa Kemal’in Fransa’daki Picardie (Pikardi) tatbikatını izlediği ve dönüşte önemli tespitlerde bulunduğu yazıyor. Gelin bu tespitleri ve bize ne anlattığını adım adım inceleyelim.
Adım 1: Mustafa Kemal’in Tespitini Anlamak
Metinde, Mustafa Kemal’in Fransa’dan döndükten sonra “Avrupa’nın hızla bir savaşa sürüklendiğini, savaşın Avrupa’yla sınırlı kalmayacağını ve Osmanlı Devleti’nin de savaş tehlikesiyle karşı karşıya olduğunu söylediği” belirtiliyor. Bu olayın 1910’da gerçekleştiğini unutmayalım. Yani, Birinci Dünya Savaşı’ndan (1914) tam 4 yıl önce!
Adım 2: Tespiti Kişilik Özelliğiyle Eşleştirmek
Bir kişinin, mevcut duruma bakarak gelecekte olabilecekleri doğru bir şekilde tahmin etmesi, onun ne kadar öngörülü olduğunu gösterir. Mustafa Kemal de Avrupa’daki askeri ve siyasi gelişmeleri doğru analiz edip, yakında büyük bir savaşın çıkacağını ve bu savaşın Osmanlı’yı da etkileyeceğini öngörmüştür. Bu durum, onun en önemli kişilik özelliklerinden birini ortaya koyar.
Sonuç ve Açıklama:
Mustafa Kemal’in Fransa dönüşü söyledikleri, onun şu kişilik özelliklerini göstermektedir:
- İleri Görüşlülük (Vizyonerlik): Henüz ortada bir savaş yokken, Avrupa’daki askeri tatbikatları ve siyasi gerginlikleri gözlemleyerek yıllar sonra çıkacak olan Birinci Dünya Savaşı’nı ve Osmanlı Devleti’nin bu savaşa dahil olacağını tahmin etmesi, onun ne kadar ileri görüşlü bir lider olduğunu kanıtlar.
- Vatanseverlik: Sadece bir tehlikeyi sezmekle kalmamış, aynı zamanda ülkesini bu tehlikeye karşı uyarma gereği duymuştur. Bu da onun vatanını ve milletini ne kadar çok sevdiğini, yani vatansever olduğunu gösterir.
- Analitik Düşünme: Gördüklerini ve gözlemlediklerini birleştirip mantıklı sonuçlar çıkarabilme yeteneğidir. Tatbikattaki gözlemlerini, Avrupa’nın siyasi durumuyla birleştirerek bir savaş tehlikesi olduğu sonucuna varması, onun analitik düşünme yeteneğinin ne kadar gelişmiş olduğunu gösterir.
Soru 2 (Metin ve Haritadan Çıkarılacak Soru): Metin ve Harita 1.3’e göre Osmanlı Devleti, Trablusgarp Savaşı’nda İtalya’ya karşı neden etkili bir savunma yapamamıştır?
Arkadaşlar, bu soru hem metni dikkatlice okumamızı hem de haritayı doğru yorumlamamızı gerektiriyor. Trablusgarp, Osmanlı’nın Kuzey Afrika’daki son toprak parçasıydı. Peki neden bu toprağımızı koruyamadık? Hadi nedenlerine bakalım.
Adım 1: Metindeki İpuçlarını Bulalım
Metnin “4. Trablusgarp Savaşı ve Mustafa Kemal” bölümünde bu sorunun cevabı aslında açıkça veriliyor. Dikkatlice okuduğumuzda şu iki önemli noktayı görüyoruz:
“Osmanlı Devleti, Mısır’ın İngiltere’nin işgali altında olması nedeniyle bölgeye kara yoluyla asker gönderemiyordu. Donanması da güçsüz olduğu için deniz yoluyla da gerekli yardımı yapamıyordu.”
Gördüğünüz gibi metin bize iki temel sebep sunuyor: Karadan ve denizden yardım gönderememek.
Adım 2: Haritadaki Kanıtları İnceleyelim
Şimdi de Harita 1.3’e bakalım ve metindeki bilgileri doğrulayalım.
- Kara Bağlantısı Sorunu: Haritada Osmanlı Devleti’nin ana karası (Anadolu ve Balkanlar) ile Trablusgarp arasına bakın. Arada neresi var? Mısır. Peki haritanın lejantında (açıklama kısmında) Mısır için ne yazıyor? “İngiliz Sömürgesi”. Yani Mısır, bizim toprağımız değil, İngilizlerin kontrolünde. Bu yüzden Osmanlı ordusunun karadan Mısır’ı geçerek Trablusgarp’a ulaşması mümkün değildi.
-
Deniz Yolu Sorunu: Metinde “Donanma güçsüzdü.” diyor. Haritada İtalya’nın Akdeniz’deki konumuna bakın. İtalya, bir çizme gibi Akdeniz’e uzanmış durumda ve Trablusgarp’a çok yakın. İtalyan donanması (haritada gemilerle gösterilmiş) Akdeniz’de çok güçlüydü. Osmanlı donanması ise o dönemde Haliç’te çürümeye bırakılmış, çok zayıf bir durumdaydı. Bu zayıf donanmayla güçlü İtalyan donanmasını aşıp Trablusgarp’a asker ve mühimmat götürmek
imkânsızdı.
Sonuç ve Açıklama:
Osmanlı Devleti’nin Trablusgarp’ı etkili bir şekilde savunamamasının temel nedenleri şunlardır:
- Kara Bağlantısının Olmaması: Osmanlı Devleti ile Trablusgarp arasında bulunan Mısır’ın İngiliz işgali altında olması nedeniyle karadan askeri yardım gönderilememiştir.
- Donanmanın Yetersizliği: Osmanlı donanması, İtalyan donanması karşısında çok zayıf olduğu için denizden de bölgeye asker veya cephane ulaştırılamamıştır.
İşte bu çaresizlik yüzünden Mustafa Kemal, Enver Bey gibi vatansever subaylar, kimliklerini gizleyerek (örneğin Mustafa Kemal “Gazeteci Şerif Bey” takma adıyla) Mısır üzerinden gizlice Trablusgarp’a gidip yerli halkı İtalyanlara karşı örgütlemişlerdir.