8. Sınıf İnkılap Tarihi Ders Kitabı Cevapları Semih Ofset S.E.K. Yayınları Sayfa 76
Harika bir soru, sevgili öğrencim! Gel, şimdi bu sayfadaki soruları birlikte, adım adım inceleyelim ve çözelim. İnkılap Tarihi dersimizin en heyecanlı konularından biri olan Büyük Millet Meclisi’nin açılışını daha iyi anlayacağız.
Soru 1:
Önergedeki maddeleri vatanın bütünlüğü, tam bağımsızlık ve millî egemenlik ilkeleri yönüyle değerlendirdiğinizde neler söyleyebilirsiniz? Açıklayınız.
Bu soruyu cevaplamak için önce Mustafa Kemal’in Meclis’e sunduğu önergenin maddelerini bu üç önemli ilke açısından tek tek düşünelim: Vatanın Bütünlüğü, Tam Bağımsızlık ve Millî Egemenlik.
Adım 1: Vatanın Bütünlüğü ve Tam Bağımsızlık Açısından Değerlendirelim
Önergenin temel amacı, işgal altındaki vatanı kurtarmaktır. Bu, doğrudan vatanın bütünlüğü ve tam bağımsızlık ile ilgilidir.
- “Hükûmet kurmak zorunludur.” maddesi, İstanbul Hükûmeti’nin işgal güçlerinin baskısı altında olduğunu ve vatanı kurtaramayacağını gösterir. Bu yüzden Ankara’da, milletin iradesiyle yeni ve bağımsız bir hükûmet kurulması gerektiğini söyler. Bu, tam bağımsızlığa atılan ilk adımdır.
- “Padişah ve halife İtilaf Devletleri’nin baskısından kurtulduktan sonra Meclisin düzenleyeceği yasaya göre hareket edecektir.” maddesi ise çok akıllıca bir adımdır. O anki önceliğin padişahlık tartışması değil, düşmanı yurttan atmak yani tam bağımsızlığı sağlamak olduğunu vurgular. Vatan kurtarıldıktan sonra her şeyin milletin meclisi tarafından belirleneceğini söyleyerek bağımsızlık vurgusunu güçlendirir.
Adım 2: Millî Egemenlik Açısından Değerlendirelim
Millî egemenlik, yönetme gücünün yani egemenliğin millete ait olması demektir. Önergedeki maddelerin çoğu doğrudan bu ilkeyi hayata geçirmek içindir.
- “Büyük Millet Meclisinin üzerinde hiçbir güç yoktur.” maddesi, millî egemenliğin en net ifadesidir. Bu maddeyle, ne padişahın ne de başka bir gücün değil, sadece milletin temsilcilerinden oluşan Meclis’in en üstün güç olduğu ilan edilmiştir.
- “Geçici olarak bir hükûmet başkanı tanımak veya padişah vekili atamak uygun değildir.” maddesi de çok önemlidir. Bu, kurulan Meclis’in ve hükûmetin geçici olmadığını, padişaha bağlı olmadığını, kalıcı ve milletin tek temsilcisi olduğunu gösterir. Yani egemenlik padişahtan alınıp millete verilmiştir.
- “Büyük Millet Meclisi yasama ve yürütme yetkilerini kendinde toplamıştır.” maddesi, “güçler birliği” ilkesini ifade eder. Yani yasa yapma (yasama) ve bu yasaları uygulama (yürütme) gücü Meclis’e aittir. Bu da tüm gücün milletin temsilcilerinde toplandığını göstererek millî egemenliği pekiştirir.
Sonuç:
Kısacası, Mustafa Kemal’in bu önergesi, hem vatanı işgallerden kurtararak tam bağımsızlığı sağlamayı amaçlayan hem de yönetme gücünü padişahtan alıp millete vererek millî egemenliği hayata geçiren tarihi bir belgedir. Bu önerge, kurulacak yeni Türk Devleti’nin temel felsefesini ortaya koymuştur.
Soru 2:
İlk Meclisin hangi özelliği dikkatinizi daha çok çekti? Neden?
Bu soru biraz da kişisel bir yorum sorusu ama metne ve o dönemin şartlarına bakarak çok güzel cevaplar bulabiliriz. Benim en çok dikkatimi çeken özellikleri sana adım adım açıklayayım.
Adım 1: Olağanüstü Yetkilere Sahip Olması (Güçler Birliği İlkesi)
Benim dikkatimi en çok çeken özellik, İlk Meclis’in yasama, yürütme ve yargı yetkilerini kendisinde toplamasıdır. Normalde demokratik ülkelerde bu güçler birbirinden ayrıdır (buna güçler ayrılığı denir). Ancak o günlerde ülke bir savaşın içindeydi ve çok hızlı kararlar alıp hemen uygulamak gerekiyordu. Bu yüzden Meclis, tüm yetkileri elinde toplayarak çok hızlı ve etkili bir şekilde çalışmıştır. Bu durum, onun ne kadar kararlı ve güçlü bir meclis olduğunu gösteriyor. Buna “güçler birliği” diyoruz ve bu, savaş döneminin zorunlu bir sonucuydu.
Adım 2: Farklı Görüşleri “Vatan” Paydasında Birleştirmesi
Metinde de yazdığı gibi, İlk Meclis’teki milletvekilleri birbirinden çok farklı dünya görüşlerine sahipti. Aralarında askerler, din adamları, öğretmenler, doktorlar, aşiret reisleri vardı. Fikirleri farklı olsa da hepsinin tek bir ortak amacı vardı: Vatanı kurtarmak! Bu inanılmaz bir birlik ve beraberlik ruhudur. Farklılıklarını bir kenara bırakıp, ülkenin geleceği için omuz omuza çalışmaları beni çok etkiliyor. Görsel 2.52’deki fotoğrafa baktığımızda bile o insanların yüzlerindeki ciddiyet ve kararlılık, bu birliği bize hissettiriyor.
Sonuç:
Benim için İlk Meclis’in en dikkat çekici özelliği, savaş gibi olağanüstü bir durumda tüm yetkileri elinde toplayarak hızlı hareket edebilmesi ve birbirinden çok farklı insanları “vatan sevgisi” ortak paydasında birleştirebilmesidir. Bu yüzden ona “Gazi Meclis” diyoruz.