8. Sınıf İnkılap Tarihi Ders Kitabı Cevapları Semih Ofset S.E.K. Yayınları Sayfa 19
Sevgili öğrencilerim, merhaba!
Bugün sizinle birlikte kitabımızdaki “Mustafa Kemal’in Çocukluğu ve Öğrenim Hayatı” ünitesinde yer alan etkinlikleri yapacağız. Bana gönderdiğiniz görseldeki metin ve resimlere dayalı soruları gelin hep birlikte, adım adım inceleyip çözelim. Tıpkı derste yaptığımız gibi, her soruyu dikkatlice okuyup cevaplarını birlikte bulacağız. Hazırsanız, başlayalım!
Sıra Sizde (Metin Analizi)
Aşağıdaki metni okuyunuz, metnin altındaki soruları cevaplayınız.
“Mustafa Kemal bir Makedonyalıydı. Doğum yeri, vilayetin denize açıldığı kozmopolit bir liman olan Selanik, doğum tarihi ise 1881’di. Hristiyanların, Müslümanlara ve Yunanlara, Slavların Türklere ve birbirlerine karşı ayaklandıkları, Rumeli’nin tümünü oluşturan çeşitli unsurların birbirinden kopup dağıldıkları bir tedirginlik çağı. Millî duyguları kabarmış bu topluluklar, imparatorluktan silkinip kurtulmaya ve ülkeyi Yunanistan, Bulgaristan ve Sırbistan yararına olarak kesip biçmeye çalışıyorlardı. Yayılma isteği peşinde koşan büyük devletler, birbirlerine rakip Rusya ve Avusturya-Macaristan imparatorlukları, bitişik sınırları arkasında entrikalar çeviriyor, kendi milletlerinden olan halkları ayaklandırıyor, vakti gelince harekete geçirip bölgeyi istila için hazırlık yapıyorlardı. İngiltere toprak kazanmak için değilse bile daha doğudaki sömürgeleriyle olan ulaşım yollarını koruyabilmek için bir kuvvet dengesi kurmak çabasındaydı. Böylece Mustafa’nın doğduğu sıralarda bir zamanlar Batı, nasıl Doğu’nun önünde dize gelmişse Doğu da Batı’nın önünde dize geliyor ve Osmanlı İmparatorluğu, gerileyiş ve çöküşüne doğru hızla kayıyordu.” (Lord Kinross, (İngiliz tarihçi) Atatürk Bir Milletin Yeniden Doğuşu, s.19-20.)
1. Mustafa Kemal’in doğduğu yıllardaki Rumeli’nin siyasi ve sosyal durumuna ilişkin neler söyleyebilirsiniz?
Çözüm:
Metne baktığımızda, Mustafa Kemal’in doğduğu dönemde Rumeli’nin hiç de huzurlu bir yer olmadığını anlıyoruz. Gelin bu durumu adımlar halinde özetleyelim:
- Adım 1: Karışık Sosyal Yapı: Metinde Selanik için “kozmopolit” kelimesi kullanılıyor. Bu, şehirde çok farklı milletten ve dinden (Müslüman, Hristiyan, Yunan, Slav, Türk vb.) insanın bir arada yaşadığı anlamına gelir. Ancak bu bir arada yaşama durumu, ne yazık ki barış içinde değilmiş.
- Adım 2: Siyasi Kargaşa ve Çatışmalar: Metinde açıkça belirtildiği gibi, bu farklı milletler “birbirlerine karşı ayaklanıyorlardı”. Yani aralarında sürekli bir çatışma ve gerginlik vardı. Her grup, milliyetçilik düşüncesinin etkisiyle Osmanlı’dan ayrılıp kendi bağımsız devletini kurma peşindeydi. Bu durum, bölgede büyük bir siyasi istikrarsızlığa yol açıyordu.
- Adım 3: Güvensizlik Ortamı: İnsanların birbirinden koptuğu, sürekli bir isyan ve kavga halinin olduğu bu döneme metin “tedirginlik çağı” diyor. Bu, o dönemde yaşayan insanlar için her an her şeyin olabileceği, güvensiz ve endişe dolu bir ortam olduğunu gösterir.
Sonuç: Kısacası, Mustafa Kemal’in doğduğu yıllarda Rumeli, farklı milletlerin birbiriyle çatıştığı, isyanların olduğu, siyasi olarak çok karışık ve sosyal olarak da huzursuz bir bölgeydi.
2. Osmanlı Devleti’ne komşu olan büyük devletlerin istekleri nedir?
Çözüm:
Metin, büyük devletlerin Osmanlı Devleti üzerindeki planlarını çok net bir şekilde anlatıyor. Onların isteklerini şöyle sıralayabiliriz:
- Adım 1: Rusya ve Avusturya-Macaristan’ın Amacı: Bu iki büyük imparatorluğun temel amacı yayılmaktı. Yani kendi topraklarını genişletmek istiyorlardı. Bunu yapmak için de zayıflamış olan Osmanlı Devleti’ni bir fırsat olarak görüyorlardı. Metne göre, Osmanlı sınırları içindeki Slav halklarını kışkırtarak (“entrikalar çeviriyor, kendi milletlerinden olan halkları ayaklandırıyor”) isyanlar çıkartıyor ve bölgeyi ele geçirmek için uygun zamanı bekliyorlardı.
- Adım 2: İngiltere’nin Amacı: İngiltere’nin amacı ise biraz daha farklıydı. Onlar doğrudan toprak kazanmak yerine, Hindistan gibi doğudaki zengin sömürgelerine giden ulaşım yollarını güvende tutmak istiyorlardı. Bu yüzden bölgede kendi çıkarlarına uygun bir “kuvvet dengesi” kurmaya çalışıyorlardı. Yani, ne Rusya’nın ne de başka bir devletin aşırı güçlenip kendi sömürge yollarını tehdit etmesini istemiyorlardı.
Sonuç: Büyük devletler, Osmanlı Devleti’nin zayıflığından faydalanarak kendi siyasi ve ekonomik çıkarları için bölgede sürekli bir mücadele halindeydi.
3. Osmanlı Devleti’nin durumu hakkında neler söyleyebilirsiniz?
Çözüm:
Metnin son cümlesi, bu sorunun cevabını bize doğrudan veriyor.
- Adım 1: Metindeki İfadeyi Bulalım: Metnin sonunda “Osmanlı İmparatorluğu, gerileyiş ve çöküşüne doğru hızla kayıyordu.” ifadesi yer alıyor.
- Adım 2: Bu İfadeyi Yorumlayalım: Bu cümle, Osmanlı Devleti’nin artık eski gücünde olmadığını, hem iç isyanlarla hem de dış devletlerin müdahaleleriyle baş edemediğini gösteriyor. Devlet, toprak kaybediyor, siyasi gücünü yitiriyor ve adeta bir çöküş sürecine girmiş durumdaydı.
Sonuç: Mustafa Kemal’in doğduğu yıllarda Osmanlı Devleti, hem iç sorunlar hem de dış baskılar nedeniyle gücünü kaybetmiş, gerileyen ve yıkılma tehlikesiyle karşı karşıya olan bir devletti.
4. Böyle bir ortamda siz çocuk olsanız neler hissederdiniz?
Çözüm:
Bu soru, hepimizin kendini o dönemin şartlarına koyarak cevaplaması gereken bir empati sorusu. Yani tek bir doğru cevabı yok, ama metinden yola çıkarak bazı tahminlerde bulunabiliriz.
- Adım 1: Ortamı Hayal Edelim: Düşünün ki sokağa çıktığınızda her an bir kavga, bir isyan çıkabilir. Komşularınızla aranızda sürekli bir güvensizlik var. Ülkenizin sürekli toprak kaybettiğini ve zayıfladığını duyuyorsunuz.
- Adım 2: Hissedebileceğimiz Duygular: Böyle bir ortamda büyük ihtimalle şunları hissederdik:
- Korku ve Endişe: Geleceğin ne olacağı belli olmadığı için sürekli bir korku ve belirsizlik içinde yaşardık.
- Güvensizlik: Farklı milletlerden insanlar birbirine düşman olduğu için kimseye kolay kolay güvenemezdik.
- Üzüntü: Vatanımızın bu zor durumda olmasına, sürekli zayıflamasına çok üzülürdük.
- Değişim İsteği: Belki de tüm bu olumsuzluklar, içimizde bir şeyleri değiştirme, vatanı kurtarma isteği uyandırırdı. Tıpkı Mustafa Kemal’in hissettiği gibi!
Sonuç: Böyle bir ortamda çocuk olmak, sürekli korku, endişe ve belirsizlik içinde yaşamak demekti. Ancak bu durum, aynı zamanda vatan sevgisini ve ülkeyi kurtarma arzusunu da alevlendirebilirdi.
Sıra Sizde (Görsel Analizi)
Aşağıdaki görsellere bakarak Selanik’in ulaşım, sosyal ve ekonomik özellikleriyle ilgili neler söylenebilir? Açıklayınız.
Çözüm:
Şimdi de bize verilen üç güzel Selanik fotoğrafını bir dedektif gibi inceleyelim ve şehrin özellikleri hakkında ipuçları bulalım.
-
Ulaşım Özellikleri:
Adım 1: Her üç görselde de ortak olan şey deniz ve tekneler. Özellikle Görsel 1.10 ve 1.12’de büyük bir liman ve gemiler görüyoruz. Bu, Selanik’in önemli bir deniz yolu ulaşımına sahip olduğunu gösterir. Deniz, şehir için en önemli ulaşım ve bağlantı yoluydu.
Adım 2: Görsel 1.11’e dikkatlice baktığımızda caddede ilerleyen bir tramvay görüyoruz. Tramvay, o dönem için çok modern bir şehir içi toplu taşıma aracıdır. Bu da Selanik’te modern bir kara yolu ulaşımının gelişmeye başladığını kanıtlar.
-
Sosyal Özellikleri:
Adım 1: Görsel 1.11’deki binaların mimari tarzı, Avrupa şehirlerindeki binalara benziyor. Caddelerdeki insanların kıyafetleri de çeşitlilik gösteriyor. Bu durum, Selanik’in Batı kültüründen etkilendiğini ve farklı kültürlerden insanların bir arada yaşadığı kozmopolit bir sosyal yapıya sahip olduğunu gösterir.
Adım 2: Görsellerdeki kalabalık, caddelerdeki hareketlilik, şehrin canlı ve hareketli bir sosyal yaşama sahip olduğunu düşündürüyor.
-
Ekonomik Özellikleri:
Adım 1: Selanik’in büyük bir liman kenti olması, en önemli ekonomik özelliğidir. Görsel 1.12’deki büyük buharlı gemi, şehrin uluslararası deniz ticareti yaptığının ve ekonomisinin bu ticarete dayandığının en büyük kanıtıdır. Liman demek, ticaret demek, para demek!
Adım 2: Şehirdeki modern binalar, tramvay gibi yatırımlar, şehrin ekonomik olarak zengin ve gelişmiş bir yer olduğunu gösterir. Çünkü bu tür şeyler ancak parayla yapılabilir.
Sonuç: Görsellerden anladığımıza göre Selanik; deniz ve demir yolu ulaşımı gelişmiş, farklı kültürlerin bir arada yaşadığı, sosyal hayatı canlı ve en önemlisi deniz ticaretine dayalı güçlü bir ekonomiye sahip, modern bir Osmanlı kentiydi.