8. Sınıf İnkılap Tarihi Ders Kitabı Cevapları Semih Ofset S.E.K. Yayınları Sayfa 149
Harika bir görev! Merhaba sevgili öğrencilerim, ben 8. Sınıf İnkılap Tarihi öğretmeniniz. Şimdi hep birlikte kitabımızdaki bu önemli soruları analiz edip cevaplayalım. Unutmayın, tarihi anlamak, bugünü ve geleceği anlamaktır. Haydi başlayalım!
Soru 1: Mustafa Kemal “Yeni Türk devleti bir ekonomi devleti olacaktır.” sözüyle ne anlatmak istemiştir? Açıklayınız.
Sevgili gençler, bu söz aslında yeni kurulan Türkiye’nin yol haritasını çizen en önemli cümlelerden biridir. Gelin adım adım ne anlama geldiğini inceleyelim.
Adım 1: Zafer Sadece Cephede Kazanılmaz
Mustafa Kemal ve silah arkadaşları, Kurtuluş Savaşı’nda büyük bir askeri zafer kazandılar. Ancak Atatürk biliyordu ki, cephede kazanılan zaferler tek başına yeterli değildir. Bir ülke, ekonomik olarak başka ülkelere bağımlıysa, tam anlamıyla bağımsız sayılmaz. Tıpkı bir insanın kendi parasını kazanmadan özgür olamayacağı gibi, bir devlet de kendi ekonomisini yönetmeden özgür olamaz.
Adım 2: Osmanlı Devleti’nin Dersleri
Hatırlarsanız, Osmanlı Devleti’nin son dönemlerinde Kapitülasyonlar ve Düyûn-ı Umûmiye (Genel Borçlar İdaresi) yüzünden ekonomik olarak yabancı devletlerin kontrolü altına girdiğini öğrenmiştik. Yabancılar, vergilerimizi topluyor, fabrikalarımızı yönetiyor ve ekonomimize yön veriyorlardı. Bu durum, Osmanlı’nın siyasi gücünü de zayıflatmıştı. Atatürk, bu acı tecrübeden ders çıkararak, yeni Türkiye’nin aynı hataya düşmesini kesinlikle istemiyordu.
Adım 3: “Ekonomi Devleti” Olmak Ne Demek?
İşte bu noktada Atatürk’ün sözü devreye giriyor. “Ekonomi devleti olmak” demek;
- Kendi fabrikalarını kuran,
- Kendi yeraltı ve yerüstü zenginliklerini (madenlerini, tarım ürünlerini) kendi işleyen,
- Başka ülkelere borçlanmak yerine kendi kaynaklarıyla kalkınan,
- Kısacası, ekonomik olarak kimseye muhtaç olmayan, kendi ayakları üzerinde durabilen güçlü bir devlet olmak demektir.
Sonuç:
Mustafa Kemal bu sözüyle, askeri zaferin mutlaka ekonomik zaferle taçlandırılması gerektiğini vurgulamıştır. Siyasi bağımsızlığın kalıcı olabilmesi için ekonomik bağımsızlığın şart olduğunu anlatmak istemiştir. Yeni Türkiye’nin hedefi, sadece sınırları belli bir vatan değil, aynı zamanda üreten, gelişen ve refah içinde yaşayan bir toplum olmaktı.
Soru 2: Yerli malı ürünler kullanmamız ve ithal ürünler satın almaktan kaçınmamız ülkemiz açısından neden önemlidir? Açıklayınız.
Çocuklar, bu soru aslında günlük hayatımızla çok yakından ilgili ve bir önceki sorunun devamı niteliğinde. Gelin bu konunun neden bu kadar önemli olduğunu basit adımlarla anlayalım.
Adım 1: Paramız Ülkemizde Kalsın
Şöyle düşünelim: Bir ayakkabı alacaksınız. Eğer Türkiye’de üretilmiş bir ayakkabı alırsanız, ödediğiniz para Türkiye’deki ayakkabı fabrikasının sahibine gider. Fabrika sahibi bu parayla işçisinin maaşını öder, fabrikası için yeni makineler alır, devlete vergisini verir. O işçi de aldığı maaşla mahalledeki fırından ekmek, manavdan meyve alır. Yani sizin harcadığınız para, dönüp dolaşıp yine ülke içindeki başka insanların cebine girer. Buna ekonominin canlanması diyoruz.
Adım 2: İthal Ürün Alınca Ne Olur?
Peki, yabancı bir markanın, yani ithal bir ayakkabısını alırsanız ne olur? Ödediğiniz paranın çok büyük bir kısmı, o ayakkabının üretildiği ülkeye gider. O ülkenin fabrikası zenginleşir, o ülkenin işçisi maaş alır. Bizim paramız ise yurt dışına gitmiş olur. Sürekli ithal ürün alırsak, paramız sürekli dışarıya akar ve ülkemiz fakirleşir.
Adım 3: Fabrikalar ve İşsizlik
Eğer herkes yabancı ürünleri tercih ederse, bizim yerli fabrikalarımız ürünlerini satamaz. Satış yapamayan bir fabrika ne yapar? Önce küçülür, sonra da maalesef kapanır. Fabrika kapanınca da orada çalışan insanlar işsiz kalır. Yerli malı kullanmak, kendi fabrikalarımızı ve kendi işçimizi desteklemek demektir.
Adım 4: Dışa Bağımlılığın Azalması
En temel ihtiyaçlarımızı bile kendimiz üretemez hale gelirsek, başka ülkelere muhtaç oluruz. Örneğin, buğdayı bile dışarıdan alırsak, o ülkelerle aramız bozulduğunda aç kalma tehlikesiyle karşı karşıya kalabiliriz. Bu da bizim bağımsızlığımızı zedeler. Kendi ürünlerimizi kullanmak, ülkemizi her alanda daha güçlü ve bağımsız yapar.
Sonuç:
Yerli malı kullanmak;
- Paramızın ülkemizde kalmasını sağlar.
- Yeni iş imkanları yaratır, işsizliği azaltır.
- Ülkemizin fabrikalarının gelişmesine ve daha kaliteli ürünler üretmesine yardımcı olur.
- Ülkemizin başka ülkelere olan ekonomik bağımlılığını azaltarak tam bağımsızlığımızı güçlendirir.
İşte bu yüzden “Yerli Malı Haftası” gibi etkinlikler düzenlenmiş ve halkımız tasarrufa ve yerli ürünleri kullanmaya teşvik edilmiştir.