Merhaba sevgili öğrencilerim, ben 8. Sınıf İnkılap Tarihi öğretmeniniz.
Gönderdiğiniz görseldeki soruyu inceledim. Gelin şimdi bu soruyu birlikte, adım adım anlayarak çözelim. Bu konu, Atatürk’ün kurduğu Cumhuriyet’in eğitime ne kadar büyük bir önem verdiğini anlamamız için harika bir örnek!
Soru: Ülkemizin günümüzdeki üniversite ve öğretim üyesi sayılarını düşündüğünüzde yükseköğretimde zamanla nasıl bir gelişme sağlanmıştır? Açıklayınız.
Haydi bu soruyu birlikte analiz edelim ve cevaplayalım.
Adım 1: Cumhuriyetin İlk Yıllarındaki Durumu Hatırlayalım
Öncelikle, metinde de belirtildiği gibi Atatürk için en önemli rehber bilim ve akıldı. “Hayatta en hakiki mürşit ilimdir.” sözü bunun en güzel kanıtıdır. Cumhuriyet kurulduğunda, ülkemizde bugünkü anlamda modern üniversite eğitimi veren kurumların sayısı bir elin parmaklarını geçmiyordu. En bilineni İstanbul’daki Darülfünun’du. Atatürk, çağdaş ve gelişmiş bir ülke olmanın temelinin iyi eğitimli nesiller yetiştirmekten, özellikle de üniversite eğitiminden geçtiğini çok iyi biliyordu. Bu sebeple, metinde de okuduğumuz gibi yurt dışına yetenekli öğrenciler göndererek geleceğin bilim insanlarını, mühendislerini ve akademisyenlerini yetiştirmeyi amaçladı. Bu, atılan çok önemli bir temeldi.
Adım 2: Zaman İçindeki Gelişimi İnceleyelim
Atatürk’ün başlattığı bu eğitim ve bilim seferberliği, ondan sonraki yıllarda da devam etti.
- Başlangıçta sadece İstanbul ve Ankara gibi büyük şehirlerde olan üniversiteler, zamanla Anadolu’nun dört bir yanına yayılmaya başladı.
- Her geçen on yılda yeni üniversiteler kuruldu. Bu sayede, daha fazla gencimiz kendi şehrinde ya da yakın bir şehirde üniversite okuma imkânı buldu.
- Üniversite sayısının artmasıyla birlikte, bu üniversitelerde ders verecek öğretim üyesi (yani profesör, doçent gibi akademisyenler) ihtiyacı da arttı ve bu alanda da büyük bir yetişmiş insan gücü oluştu.
Adım 3: Günümüzdeki Durum ile Karşılaştıralım ve Sonuca Varalım
Şimdi günümüze bakalım. Bugün Türkiye’de neredeyse her ilimizde en az bir tane üniversite bulunmaktadır. Toplam üniversite sayımız 200’ü geçmiştir. Bu üniversitelerde milyonlarca öğrenci eğitim görmekte ve on binlerce değerli öğretim üyesi görev yapmaktadır.
Sonuç olarak; Cumhuriyetin ilk yıllarında bir avuç olan yükseköğretim kurumu sayısı, Atatürk’ün bilime ve eğitime verdiği önem sayesinde atılan temeller üzerinde yükselerek günümüzde tüm ülkeyi saran dev bir eğitim ağına dönüşmüştür. Bu durum, Türkiye’nin yükseköğretim alanında hem sayısal hem de niteliksel olarak çok büyük bir gelişme kaydettiğini göstermektedir. Bu gelişme, ülkemizin çağdaş medeniyetler seviyesine ulaşma hedefinin en somut adımlarından biridir.
Umarım açıklamam faydalı olmuştur. Unutmayın, geçmişi anlamak, bugünü yorumlamak ve geleceği inşa etmek için çok önemlidir. Başarılar dilerim