7. Sınıf Türkçe Ders Kitabı Cevapları Meb Yayınları 1. Kitap Sayfa 44
Merhaba sevgili öğrencim!
Bugün sana gönderdiğim metindeki “Hazırlık Çalışmaları” kısmında yer alan soruları birlikte adım adım inceleyelim ve çözelim. Bu metin, bizlere geçmişimizden, milli mücadele ruhundan ve fedakarlıktan bahseden çok kıymetli bir yazı. Hazırsan başlayalım!
1. soru: Millî birlik ve beraberliğin önemini açıklayınız.
Sevgili öğrencim, milli birlik ve beraberlik, bir milletin en güçlü silahıdır diyebiliriz. Peki, bu ne demek?
-
Adım 1: Tanımını Anlayalım
Millî birlik ve beraberlik, bir milletin fertlerinin yani tüm vatandaşlarının ortak bir amaç uğruna, tek yürek, tek vücut halinde hareket etmesidir. Yani, hepimizin aynı gemide olduğunu bilmek ve zor zamanlarda birbirimize destek olmak demektir. Tıpkı bir takımın maçı kazanmak için birlikte çalışması gibi düşünebilirsin.
-
Adım 2: Neden Önemli Olduğunu Düşünelim
Tıpkı bir ailenin zorluklar karşısında birbirine kenetlenmesi gibi, bir millet de ancak birlik ve beraberlik içinde ayakta kalabilir. Bu, milletin gücünü artırır, dış tehditlere karşı daha dirençli olmasını sağlar. İçeride de huzurun ve düzenin devam etmesi için çok önemlidir. Eğer bir milletin insanları ayrı düşerse, birbirine düşman olursa, o millet zayıflar ve düşmanlarına karşı kolay lokma haline gelir. Metindeki Mürefte kadınları ve Emin Astsubay gibi kahramanlar da vatan için bir araya gelmişler, yaralılara yardım etmişler. İşte bu, milli birlik ve beraberliğin en güzel örneğidir. Onlar “Ben” değil, “Biz” diyerek hareket etmişler. Bu sayede en zorlu savaşlarda bile zafer kazanmışızdır.
Sonuç: Milli birlik ve beraberlik, bir milletin varlığını sürdürmesi, zorlukların üstesinden gelmesi ve gelişmesi için vazgeçilmez bir değerdir. Bu sayede milletler daha güçlü olur, daha büyük işler başarır.
2. soru: Atalarımız Millî Mücadele Dönemi’nde ne gibi zorluklarla karşılaşmışlardır?
Bu soru, metinde anlatılan olayları ve Milli Mücadele döneminin genel atmosferini düşünerek cevaplayacağımız bir soru. Hadi birlikte o günlere gidelim.
-
Adım 1: Metindeki İpuçlarını Yakalayalım
Metinde Balkan Savaşı’ndan sonra Mürefte’nin Bulgarların eline geçtiği ve yakılıp yıkıldığı anlatılıyor. Bu, savaşların ne kadar büyük yıkımlara yol açtığını gösteriyor. Sonra Çanakkale Savaşı sırasında yaralı subay ve erlerin Mürefte’ye getirildiği, hastane olmadığı için okulun hastaneye dönüştürüldüğü, Mürefte kadınlarının gönüllü olarak hasta baktığı, yemek pişirdiği, çamaşır yıkadığı, ilaç verdiği anlatılıyor. Bunlar bize o dönemin zorlukları hakkında çok önemli bilgiler veriyor.
-
Adım 2: Karşılaşılan Zorlukları Sıralayalım
Atalarımız Milli Mücadele Dönemi’nde gerçekten de çok büyük zorluklarla karşılaştılar. Bunları şöyle sıralayabiliriz:
- Savaşın Yıkıcı Etkileri: Ülke toprakları işgal altındaydı, şehirler yakılıp yıkılıyordu. Metindeki Mürefte örneği gibi, birçok yerleşim yeri düşman işgaline uğramış, harabeye dönmüştü.
- Askeri Zorluklar: Sürekli cephelerde savaşlar yaşanıyordu. Çanakkale Savaşı gibi çok büyük kayıpların verildiği, askerlerin canla başla savaştığı zorlu muharebeler vardı. Metinde yaralı askerlerin çokluğu, hastane ihtiyacı bu durumu açıkça gösteriyor.
- Sağlık ve Bakım Sorunları: Savaşlar nedeniyle çok sayıda yaralı vardı. Ancak yeterli hastane, doktor, hemşire ve ilaç yoktu. Metinde okulun hastaneye çevrilmesi, kadınların gönüllü olarak bu işi üstlenmesi, bu büyük eksikliği gözler önüne seriyor.
- Ekonomik ve Sosyal Yokluklar: Savaşlar yüzünden üretim durmuş, insanlar açlık ve yoksullukla mücadele ediyordu. Yeterli yiyecek, giyecek ve barınma imkanı yoktu. Kadınların kendi evlerinde yemek yapıp yaralılara getirmesi, bu zorluğun bir başka kanıtı.
- Moral ve Motivasyon Kaybı: Uzun süren savaşlar, işgaller ve kayıplar halkın moralini olumsuz etkiliyordu. Ancak metindeki Mürefte kadınlarının fedakarlığı, atalarımızın bu zorluklara rağmen umutlarını kaybetmediğini ve mücadeleye devam ettiğini gösteriyor.
Sonuç: Atalarımız Milli Mücadele Dönemi’nde hem düşman işgali ve savaşın yıkıcı etkileriyle, hem de sağlık, ekonomi ve sosyal alandaki büyük yokluklarla mücadele etmek zorunda kalmışlardır. Ancak yılmamış, büyük bir azim ve fedakarlıkla vatanlarını savunmuşlardır.
3. soru: Çanakkale Savaşı ile ilgili bildiklerinizi arkadaşlarınızla paylaşınız.
Şimdi de metinden öğrendiğimiz Çanakkale Savaşı ile ilgili bilgileri, sanki arkadaşlarına anlatıyormuş gibi özetleyelim.
-
Adım 1: Metinden Çanakkale Savaşı ile İlgili Bilgileri Toplayalım
Metin, Çanakkale Savaşı’nın sadece cephede değil, cephe gerisinde de büyük fedakarlıklarla kazanıldığını vurguluyor. İşte metindeki önemli noktalar:
- Çanakkale Savaşı sırasında Mürefte, çok önemli bir görev üstlenmiş.
- Yaralılara bakmak, bu görevin en başında geliyormuş.
- Çanakkale’de yaralanan subaylar ve erler, tedavi edilmek üzere Mürefte’ye getirilmiş.
- Mürefte’deki bir okul, hastaneye dönüştürülmüş. Sıraların üzerine yataklar serilmiş ve hastalar burada tedavi edilmiş.
- Mürefte kadınları, gönüllü olarak hasta bakıcılık ve hemşirelik yapmış.
- Kendi evlerinde yaptıkları yemekleri yaralılara getirmişler, onların çamaşırlarını yıkamışlar, yemeklerini yedirmişler ve ilaçlarını vermişler.
- Hatta yaralı askerler, Mürefte kadınlarının bu özverili davranışları sayesinde kendilerini evlerinde gibi hissetmişler.
- Mürefte Ayşeler, Fatmalar, Haticeler gibi birçok kadın bu iş bölümünde yer almış, kimisi çarşaf yıkamış, kimisi yemek pişirmiş, kimisi de ağır yaralı askerlerin başından ayrılmamış.
- Emin Astsubay da Yeşilırmak’ta yaralanıp Mürefte’ye getirilmiş ve Mürefte kadınlarının gösterdiği ilgiden çok memnun kalmış.
-
Adım 2: Arkadaşlarına Anlatır Gibi Özetleyelim
Merhaba arkadaşlar! Bugün size Çanakkale Savaşı ile ilgili metinden öğrendiğim çok ilginç ve önemli bilgileri anlatmak istiyorum. Biz genellikle Çanakkale Savaşı deyince cephedeki askerlerimizi düşünürüz, değil mi? Ama bu metin bize cephe gerisinde de ne kadar büyük bir mücadelenin yaşandığını gösteriyor. Mürefte diye bir yer varmış, işte burası Çanakkale Savaşı sırasında yaralı askerlerimizin tedavi edildiği önemli bir merkez haline gelmiş. Düşünsenize, Çanakkale’de yaralanan subay ve erler, Mürefte’ye getiriliyormuş. Hatta bir okul, hastaneye dönüştürülmüş, sıraların üzerine yataklar serilmiş. En önemlisi de Mürefte’nin fedakar kadınları! Onlar gönüllü olarak hemşirelik yapmışlar, kendi evlerinde yaptıkları yemekleri getirmişler, yaralıların çamaşırlarını yıkamışlar. Yani sadece cephede değil, cephe gerisinde de büyük bir dayanışma ve fedakarlık varmış. Yaralı askerler bile kendilerini evlerindeymiş gibi hissetmişler. Bu da bize Çanakkale ruhunun ne kadar güçlü ve birleştirici olduğunu bir kez daha gösteriyor. Ne kadar gurur verici, değil mi?
Sonuç: Çanakkale Savaşı, sadece cephede verilen bir mücadele değil, cephe gerisindeki halkın, özellikle de kadınların büyük fedakarlıklarıyla kazanılmış, milli birlik ve beraberliğin en güzel örneklerinden biridir.
Umarım bu açıklamalar, soruları daha iyi anlamana yardımcı olmuştur sevgili öğrencim. Unutma, tarihimizi öğrenmek, geleceğimize ışık tutmaktır!