7. Sınıf Türkçe Ders Kitabı Cevapları Meb Yayınları 1. Kitap Sayfa 111
Merhaba sevgili öğrencim!
Bugünkü etkinliğimizde, bir mektubu kurallarına uygun olarak tamamlayacağız. Bu, hem yazma becerilerimizi geliştirecek hem de duygularımızı doğru kelimelerle ifade etmeyi öğretecek çok güzel bir çalışma. Hazır mısın?
Şimdi görseldeki soruyu inceleyelim:
8. Etkinlik: Kendinizi İlker’in yerine koyarak aşağıda giriş bölümü verilmiş olan mektubu kurallarına uygun olarak tamamlayınız.
Bu soruda bizden istenen şey şu: İlker adlı bir çocuğun annesine yazdığı mektubun giriş bölümü verilmiş. Biz de kendimizi İlker’in yerine koyup, mektubu tamamlayacağız. Ama tamamlarken neye dikkat edeceğiz? Elbette mektup yazma kurallarına!
Adım 1: Mektubun Giriş Bölümünü Anlamak
Öncelikle bize verilen giriş bölümünü dikkatlice okuyalım ve İlker’in annesine neler hissettiğini, hangi konudan bahsettiğini anlamaya çalışalım:
Biricik Anneme,
Anne babalar için evlatlarının ne denli kıymetli olduğunu ben de evlat sahibi olduğumda anlayacağım. Ama bilmeni isterim ki senin kıymetini ifade etmeye kelimeler yetmez.
Bana yazdığın mektupta çocukken yaşadığın zorlukları, hissettiklerini ve senin için çok değerli olan tahta bisikleti anlatmışsın. Yüreğindekileri benimle paylaştığın mektubunu okurken hem üzüldüm hem sevindim. Üzüldüm çünkü
Buradan anladığımız kadarıyla İlker’in annesi ona çocukluğunda yaşadığı zorlukları ve çok kıymetli bir tahta bisikleti anlatan bir mektup göndermiş. İlker bu mektubu okuyunca hem üzülmüş hem sevinmiş. Bizim işimiz de buradan sonra başlıyor: İlker neden üzüldü, neden sevindi ve mektubu nasıl bitirmeli?
Adım 2: Mektup Yazma Kurallarını Hatırlamak
Bir mektup yazarken dikkat etmemiz gereken bazı önemli kurallar vardı, hatırlayalım:
- Bir mektup genellikle sağ üst köşede yer ve tarih ile başlar. (Burada giriş bölümü verildiği için biz bu kısmı, sanki baştan yazıyormuş gibi düşüneceğiz ve mektubun en başına ekleyeceğiz.)
- Mektubu kime yazdığımızı belirten bir hitap cümlesi olmalı. (Burada “Biricik Anneme,” şeklinde zaten verilmiş.)
- Mektup, tıpkı bir kompozisyon gibi giriş, gelişme ve sonuç bölümlerinden oluşur.
- Mektubun sonunda bir kapanış cümlesi (sevgi ve saygı dilekleri gibi) ve imza (kimin yazdığı) bulunur.
Adım 3: İlker’in Duygularını Açıklamak ve Mektubu Tamamlamak (Gelişme ve Sonuç Bölümü)
Şimdi İlker’in kaldığı yerden devam edelim. Neden üzüldü, neden sevindi? Bu duyguları nasıl açıklayabiliriz?
- Üzüldü çünkü: Annesinin çocukken zorluklar yaşadığını öğrenmek, onun kalbini sızlatmıştır. Belki o tahta bisiklet, annesinin o zamanlar istediği gibi bir bisiklete sahip olamadığını, yokluk çektiğini, çok çabaladığını simgeliyordur.
- Sevinçli çünkü: Annesi onunla bu özel ve derin duygularını paylaşmış, bu da aralarındaki bağı güçlendirmiştir. Annesinin zorluklara rağmen hayata sımsıkı sarılmasından, güçlü olmasından gurur duymuş olabilir.
Bu düşüncelerle mektubumuzu tamamlayalım:
Çözüm:
Şimdi mektubumuzu, tüm kurallara uyarak ve İlker’in duygularını yansıtarak baştan sona yazalım:
İlker’in annesine yazdığı mektubun tamamlanmış hali:
İstanbul, 15 Mayıs 2024
Biricik Anneme,
Anne babalar için evlatlarının ne denli kıymetli olduğunu ben de evlat sahibi olduğumda anlayacağım. Ama bilmeni isterim ki senin kıymetini ifade etmeye kelimeler yetmez.
Bana yazdığın mektupta çocukken yaşadığın zorlukları, hissettiklerini ve senin için çok değerli olan tahta bisikleti anlatmışsın. Yüreğindekileri benimle paylaştığın mektubunu okurken hem üzüldüm hem sevindim. Üzüldüm çünkü senin o küçücük yaşta böyle zorluklarla karşılaşmana, belki de istediğin her şeye sahip olamamana içim yandı. Tahta bisikletin, o günlerin yokluğunu ve senin o yaşta bile gösterdiğin çabayı ne güzel anlatmış. Keşke o zamanlar yanında olabilseydim de sana kocaman, gerçek bir bisiklet alabilseydim diye düşündüm.
Ama bir yandan da çok sevindim. Sevindim çünkü senin gibi güçlü, dirençli bir annenin oğlu olduğum için gurur duydum. O zorluklara rağmen hayata sımsıkı sarılman, umudunu kaybetmemen bana ilham verdi. Ayrıca yüreğindeki bu değerli anıları benimle paylaştığın için de çok mutlu oldum. Bu, aramızdaki bağı daha da güçlendirdiğini hissettirdi bana.
Senin yaşadıklarını öğrenmek, beni derinden etkiledi anneciğim. Şimdiye kadar belki de tam olarak anlayamadığım bazı şeyleri daha iyi anladım. Hayatta her şeyin kolayca elde edilemediğini, bazı şeylerin kıymetinin çok daha büyük olduğunu senin hikayenle bir kez daha idrak ettim. Senin gibi bir annenin evladı olmak, benim için her zaman büyük bir şans ve gurur kaynağı oldu.
Sana olan sevgim ve saygım her geçen gün daha da artıyor. Sen benim için sadece bir anne değil, aynı zamanda hayat yolumda bana ışık tutan en büyük rehbersin.
Seni çok seviyorum, annem. Kendine çok iyi bak. En kısa zamanda görüşmek dileğiyle…
Sonsuz sevgilerimle,
Oğlun İlker
Adım 4: Mektubun Kontrolü
Şimdi yazdığımız mektubu bir kontrol edelim:
- Yer ve tarihi ekledik mi?
Evet, “İstanbul, 15 Mayıs 2024” ekledik.
- Hitap cümlesi var mıydı?
Evet, “Biricik Anneme,” vardı.
- İlker’in hem üzüntüsünü hem sevincini anlattık mı?
Evet, neden üzüldüğünü (annesinin zorlukları) ve neden sevindiğini (annesinin gücü, paylaşımı) açıkladık.
- Mektubun gelişme bölümünde duygularını ve düşüncelerini yeterince ifade ettik mi?
Evet, annesine olan sevgisini, saygısını ve ondan öğrendiklerini belirttik.
- Sonuç ve kapanış cümlesi ile imza var mı?
Evet, “Sonsuz sevgilerimle,” ve “Oğlun İlker” ile bitirdik.
- Dil ve anlatım bir ortaokul öğrencisinin anlayacağı gibi, doğal ve içten mi?
Umarım öyle olmuştur! 🙂
Gördün mü, bir mektubu tamamlamak aslında ne kadar da keyifli! Kendi duygularımızı ve düşüncelerimizi kelimelere dökmek, hele ki böyle önemli bir kişiye yazarken, çok özel bir duygu. Unutma, mektuplar insanların birbirine olan sevgisini, saygısını ve özlemini en güzel anlatan yazılı eserlerdir.
Bu çalışma ile mektup yazma kurallarını pekiştirdiğini ve duygularını daha iyi ifade etme becerisi kazandığını umuyorum. Başka bir etkinlikte görüşmek üzere!