7. Sınıf Türkçe Ders Kitabı Cevapları Meb Yayınları 1. Kitap Sayfa 89
Merhaba sevgili öğrencim! Bugün seninle görseldeki soruları adım adım çözeceğiz. Hiç merak etme, hepsini birlikte anlayarak yapacağız. Türkçemizde kelimelerin görevlerini ve bir metni daha iyi anlatmak için hangi yolların kullanıldığını keşfedeceğiz. Hazır mısın?
Şimdi ilk etkinliğimize geçelim.
5. Etkinlik Aşağıdaki cümlelerde yer alan zarfların altını çizerek cümlelerin anlamlarına olan katkılarını yazınız.
Sevgili öğrencim, zarflar (belirteçler) fiilleri, fiilimsileri, sıfatları veya başka zarfları anlamca tamamlayan kelimelerdir. Onlar bize bir eylemin nasıl, ne zaman, ne kadar, nerede veya niçin yapıldığını anlatır. Şimdi cümlelere tek tek bakalım ve zarfları bulup anlamlarına olan katkılarını açıklayalım:
-
Cümle: Fuarda çok güzel kitaplar vardı.
Çözüm: Bu cümlede çok kelimesi bir zarftır. “Güzel” kelimesi bir sıfat, “çok” ise bu sıfatın ne kadar olduğunu, yani güzelliğin derecesini belirtiyor. Yani kitapların sıradan güzel değil, bayağı güzel olduğunu anlatıyor.
-
Cümle: Aşağı inip gelmesini bekledi.
Çözüm: Burada aşağı kelimesi bir zarftır. “İnip” fiilimsisine yön bildiriyor. Yani bekleme eyleminin hangi yöne doğru bir hareketle gerçekleştiğini açıklıyor.
-
Cümle: Bir gün önce sınıflarına müfettiş gelmişti.
Çözüm: Bu cümlede önce kelimesi bir zarftır. “Gelmişti” fiilinin ne zaman gerçekleştiğini, yani zamanını belirtiyor. Bize müfettişin gelişinin belirli bir zamandan (bir günden) daha önce olduğunu anlatıyor.
-
Cümle: Asıl odasında mışıl mışıl uyuyordu.
Çözüm: Burada mışıl mışıl kelime grubu bir zarftır. “Uyuyordu” fiilinin nasıl gerçekleştiğini, yani uyuma şeklini anlatıyor. Bize kişinin çok derin ve rahat bir şekilde uyuduğunu belirtiyor.
-
Cümle: Uçakla Ankara – İstanbul arası ne kadar sürer?
Çözüm: Bu cümlede ne kadar kelime grubu bir zarftır. “Sürer” fiilinin ne kadar zaman aldığını, yani süreyi soruyor. Bize yolculuğun miktarını öğrenmek istediğini anlatıyor.
-
Cümle: Sonunda araya taraya yer çekimi yasasını bulur.
Çözüm: Bu cümlede iki tane zarf var. Birincisi sonunda, ikincisi araya taraya.
- Sonunda kelimesi “bulur” fiilinin ne zaman, yani en nihayetinde gerçekleştiğini belirtiyor.
- Araya taraya kelime grubu ise “bulur” fiilinin nasıl, yani zorlanarak, araştırarak gerçekleştiğini anlatıyor. Bu zarflar, eylemin hem zamanını hem de yapılma biçimini açıklıyor.
-
Cümle: Niye bu kapak zıplayıp duruyor?
Çözüm: Burada niye kelimesi bir zarftır. “Zıplayıp duruyor” fiilinin nedenini, sebebini soruyor. Bize kapağın zıplamasının sebebini öğrenmek istediğini anlatıyor.
Aferin sana! Zarfları ve anlamlarını çok güzel anladın.
Şimdi de 6. Etkinlik‘e geçelim.
6. Etkinlik Aşağıdaki paragrafta kullanılan düşünceyi geliştirme yollarını bularak altlarındaki boşluklara yazınız. (Örneklendirme, Sayısal Verilerden Yararlanma, Tanık Gösterme)
Sevgili öğrencim, bir yazar veya konuşmacı, anlattığı konuyu daha iyi açıklamak, düşüncesini daha inandırıcı kılmak için çeşitli yollar kullanır. Bunlara “düşünceyi geliştirme yolları” deriz. Şimdi paragraftaki düşünceyi geliştirme yollarını bulalım:
Adım 1: İlk paragrafı okuyalım.
Yaşanmamış olsalar dahi deyimlerimizle yerleşmiş kapılar, pencereler, evler, insanlar, duygular var. Sözgelimi akşam misafirlere iğde kapı gezeriz, aile üyelerinden bahsederken dış kapının mandalı deyiveririz. El kapılarında çalışır, ekmeğimizi kazanırız. İstenmediğimiz yerlerden kapı dışarı ediliriz. Kapıdan kovsalar bacadan gireriz kimi zaman, eğer bir şeyi kafamıza koyduysak.
Çözüm: Bu paragrafta yazar, deyimlerin hayatımızdaki yerini anlatıyor. Sonra da “Sözgelimi” diyerek “iğde kapı gezeriz”, “dış kapının mandalı”, “el kapılarında çalışırız” gibi deyimlerden örnekler veriyor. Bir düşünceyi somutlaştırmak ve anlaşılır kılmak için örnekler vermeye Örneklendirme denir.
Düşünceyi Geliştirme Yolu: Örneklendirme
Adım 2: İkinci paragrafı okuyalım.
Yapılan istatistiksel çalışmalara göre İngiltere’de 3508 kişiye bir kütüphane, Belçika’da 4253 kişiye bir kütüphane, ülkemizde ise 64000 kişiye bir kütüphane düşmektedir. Bu kütüphanelerdeki kitap sayısı ise okuma alışkanlığımızın az olduğunu açıkça ortaya koymaktadır.
Çözüm: Bu paragrafta yazar, farklı ülkelerdeki kütüphane sayılarını ve kişi başına düşen kütüphane oranlarını belirtiyor: İngiltere’de 3508 kişiye bir, Belçika’da 4253 kişiye bir, ülkemizde ise 64000 kişiye bir kütüphane gibi net sayılar veriyor. Bir düşünceyi desteklemek için sayısal bilgilerden, istatistiklerden yararlanmaya Sayısal Verilerden Yararlanma denir.
Düşünceyi Geliştirme Yolu: Sayısal Verilerden Yararlanma
Adım 3: Üçüncü paragrafı okuyalım.
Saygı; bir kimseye, bir şeye karşı dikkatli, özenli, ölçülü davranmaya sebep olan sevgi duygusudur. Bu duyguyu davranışla dönüştürmeye önce kendimizden başlamalıyız, çünkü saygı verildiği kadar alınan bir davranıştır. İnsanların bir arada mutlu ve huzurlu yaşamaları o toplumdaki saygı kavramının gelişmişlik derecesine bağlıdır. Atatürk’ün “Saygı düzenin anahtarıdır.” sözü de bu düşünceyi desteklemektedir.
Çözüm: Bu paragrafta yazar, saygının ne kadar önemli olduğunu anlatıyor. Düşüncesini daha güçlü hale getirmek için de Ulu Önderimiz Atatürk’ün “Saygı düzenin anahtarıdır.” sözünü kullanıyor. Bir konuda uzman veya tanınmış bir kişinin sözünü alıntılayarak kendi düşüncesini desteklemeye Tanık Gösterme denir.
Düşünceyi Geliştirme Yolu: Tanık Gösterme
Harika bir iş çıkardın! Hem zarfları hem de düşünceyi geliştirme yollarını çok güzel anladın. Unutma, bu bilgiler Türkçe derslerinde sana çok yardımcı olacak. Başarılarının devamını dilerim!