7. Sınıf Türkçe Ders Kitabı Cevapları Meb Yayınları 1. Kitap Sayfa 122
Merhaba sevgili öğrencim,
Bugün sana gönderdiğim görseldeki soruları birlikte analiz edip çözeceğiz. Unutma, her soruyu dikkatlice okumak ve metindeki ipuçlarını bulmak çok önemli. Şimdi adım adım bu soruları cevaplayalım!
2. Etkinlik
1. Hikâyenin kahramanı kimdir? Nasıl bir yerde yaşamaktadır?
Adım 1: Metni dikkatlice okuduğumuzda, hikâyeyi anlatan kişinin kendisinden “Eğildim, lirayı aldım.”, “Yürüdüm.” gibi ifadelerle bahsettiğini görüyoruz. Bu da bize kahramanın kim olduğunu gösteriyor.
Adım 2: Kahramanın yaşadığı yere dair ipuçlarını arıyoruz. Metinde “küçük kentimde yaşıyordum.” ve geçmişle ilgili olarak “Evimiz iki katlıydı. Annemlerin yatak odası, ikinci katın birinci odasıydı. Ben, aşağıdaki küçük odada yatardım.” cümleleri yer alıyor.
Çözüm: Hikâyenin kahramanı, yani ana karakteri, hikâyeyi bize anlatan kişinin kendisi, yani “ben”dir. Şu an “küçük kentinde” yaşamaktadır. Geçmişte, yani çocukluğunda ise iki katlı bir evde, alt kattaki küçük bir odada kalıyormuş.
2. Hasan, hafta sonlarını nasıl değerlendiriyor? Anlatınız.
Adım 1: Bu soruda “Hasan” ismi geçiyor. Metne baktığımızda ise kahramanın isminin “Hasan” olarak belirtilmediğini, sadece kendisinden “ben” diye bahsedildiğini görüyoruz.
Adım 2: Ayrıca metinde kahramanın hafta sonlarını nasıl geçirdiğine dair hiçbir bilgi verilmemiş.
Çözüm: Sevgili öğrencim, bu soruyu elimizdeki metindeki bilgilerle cevaplamamız mümkün değil. Çünkü metinde kahramanın ismi “Hasan” olarak geçmiyor ve hafta sonu etkinliklerine dair de hiçbir bilgi bulunmuyor. Bu sorunun cevabını bulmak için hikâyenin daha geniş bir bölümünü okumamız gerekirdi.
3. Hasan, hangi olayla geçmişini hatırlamıştır?
Adım 1: Yine burada “Hasan” ismi geçse de, biz metindeki “ben” anlatıcısını kastedildiğini varsayarak ilerleyeceğiz.
Adım 2: Metnin başında kahramanın yerde bir lira bulduğunu ve bu liranın çok sıcak olduğunu okuyoruz: “Eğildim, lirayı aldım. Öyle sıcaktı ki… Güneş, parayı kaynatmıştı sanki. Bu sıcaklık, parmaklarımdan her yerime yayıldı.”
Adım 3: Hemen ardından, bu olayın ona geçmişten bir anıyı hatırlattığını anlıyoruz: “Bir gün, böyle kızgın bir liranın coşkusunu yaşamıştım.” ve “Altı yaşımdaydım.”
Çözüm: Kahramanımız, yerde bulduğu ve eline aldığında sıcaklığını hissettiği bir lirayı bulma olayıyla geçmişini hatırlamıştır. Liranın verdiği bu sıcaklık ve coşku, onu altı yaşındayken yaşadığı benzer bir ana götürmüştür.
4. Hasan’ın altı yaşındayken bir liraya ulaşma şeklini doğru bulup bulmadığınızı nedenleri ile anlatınız.
Adım 1: Metinde kahramanın altı yaşındayken bir liraya nasıl ulaştığına dair açık bir bilgi var mı diye bakıyoruz.
Adım 2: Metinde “Altı yaşımdaydım. İlkokula başlamamıştım daha.” cümlesi geçiyor ama bu yaşta lirayı nasıl bulduğuna dair bir açıklama yok. Sadece, genel olarak çocukların “trenin tekerlekleri büyütürdü parayı” diye bir oyun oynadığından bahsediliyor. Bu, kahramanın lirayı nasıl elde ettiğini anlatmıyor.
Çözüm: Elimdeki metinde kahramanın altı yaşındayken bir lirayı tam olarak nasıl elde ettiğine dair yeterli bilgi bulunmuyor. Sadece genel bir çocuk oyunu olan “parayı trenin tekerlekleriyle büyütme”den bahsediliyor. Bu yüzden, kahramanın o liraya ulaşma şeklini bilmediğimiz için, bu eylemi doğru bulup bulmadığımız konusunda bir yorum yapamıyoruz. Hikâyenin bu kısmı eksik kaldığı için bir değerlendirme yapamıyorum.
5. Hasan’a geçmişini hatırlatan olaya benzer bir olayı yaşasaydınız nasıl davranırdınız?
Adım 1: Kahramana geçmişini hatırlatan olay, yerde bulduğu sıcak bir liranın ona çocukluğundaki benzer bir “coşkuyu” hissettirmesiydi.
Adım 2: Bu soru, senin kişisel düşünceni soruyor. Böyle bir durumda sen ne hissederdin, ne yapardın?
Çözüm: Eğer ben de yerde bir para bulsaydım ve bu bana geçmişimden güzel, sıcak bir anıyı hatırlatsaydı, kahraman gibi ben de çok mutlu olurdum. Belki o parayı bir kumbarama atar, gelecekteki bir hayalim için biriktirir ya da ihtiyacı olan birine yardım etmek için kullanırdım. Önemli olan, o paranın bana hissettirdiği o güzel ve anlamlı duyguyu içimde yaşatmak olurdu.
6. Sizce Hasan, şekerci dükkanında farklı olarak ne/neler yaşayabilirdi?
Adım 1: Metinde “şekerci dükkanı” ile ilgili herhangi bir ifade geçiyor mu diye kontrol ediyoruz.
Çözüm: Metinde “şekerci dükkanı” ile ilgili hiçbir bilgi veya ipucu bulunmuyor. Bu nedenle, kahramanın şekerci dükkanında neler yaşayabileceğine dair bir yorum yapmamız, metne bağlı kalarak mümkün değil. Bu soruyu cevaplamak için hikâyenin tamamına ihtiyacımız var.
7. Hasan’ın geçmişte yaşadığı olaydan aldığı ders onun hayatını nasıl etkilemiş olabilir?
Adım 1: Metinde kahramanın geçmişteki bu anısından bir ders çıkarıp çıkarmadığına ya da bu olayın onun hayatını nasıl etkilediğine dair bir bilgi var mı diye bakıyoruz.
Çözüm: Metinde kahramanın geçmişte yaşadığı bu anıdan bir ders çıkarıp çıkarmadığı veya bu olayın onun hayatını nasıl etkilediği açıkça belirtilmemiş. Metin sadece bir anıyı canlandırıyor ve bu anının kahramanın üzerindeki uzun vadeli etkilerinden bahsetmiyor. Bu bilgiye ulaşmak için de hikâyenin devamını okumamız gerekirdi.
3. Etkinlik
a) Okuduğunuz metinden alınan farklı yazı karakterleri ile yazılmış bölümleri okuyunuz.
Eğildim, lirayı aldım. Öyle sıcaktı ki… Güneş, parayı kaynatmıştı sanki. Bu sıcaklık, parmaklarımdan her yerime yayıldı. Gülümser gibi oldum. Çocuklar koymuş olacaklardı bu parayı. Biz de yapardık böyle, trenin tekerlekleri büyütürdü parayı çünkü.
Yürüdüm. Adımlarımı atıyordum ama içim değişmişti. Çevremdeki çiçekleri, yeşilliği görmüyordum artık. Hem yürüyor hem de küçük kentimde yaşıyordum. Bir gün, böyle kızgın bir liranın coşkusunu yaşamıştım.
Altı yaşımdaydım. İlkokula başlamamıştım daha. Evimiz iki katlıydı. Annemlerin yatak odası, ikinci katın birinci odasıydı. Ben, aşağıdaki küçük odada yatardım.
Sanıyorum güz mevsimiydi. Hava bulutluydu. Bir akşamüstü evde yalnızdım. Annemle babam bir yere gitmişlerdi.
b) Okuduğunuz bölümlerde önemli noktaların nasıl vurgulandığını, bunların metne katkılarının neler olduğunu yazınız.
Sevgili öğrencim, metinde farklı yazı karakterlerinin kullanılmasının hikâyeye çok güzel katkıları var. Hadi birlikte inceleyelim:
-
Normal Yazım (Düz Metin):
Metnin ilk iki paragrafı normal karakterlerle yazılmış. Bu bölümler, hikâyenin şimdiki zamanını anlatıyor. Yani kahramanın yerde parayı bulduğu anı, paranın sıcaklığını hissetmesini ve bu olayın onda nasıl bir duygu değişimi yarattığını görüyoruz. Bu kısımlar, okuyucuyu hikâyenin güncel akışına dahil ediyor ve geçmişe dönüşün nasıl başladığını, yani anının nasıl tetiklendiğini bize gösteriyor.
-
İtalik Yazım (Eğik Metin):
“Altı yaşımdaydım. İlkokula başlamamıştım daha. Evimiz iki katlıydı. Annemlerin yatak odası, ikinci katın birinci odasıydı. Ben, aşağıdaki küçük odada yatardım.” cümlesi italik (eğik) karakterlerle yazılmış.
Bu yazım şekli, okuyucuya “şimdi geçmişe gidiyoruz!” mesajını veriyor. Yani hikâyede bir geri dönüş (flashback) olduğunu vurguluyor. İtalik yazım, kahramanın çocukluğuna ait ilk bilgileri, yani kaç yaşında olduğunu, ilkokula başlamadığını ve o dönemdeki evlerinin yapısını, nerede yattığını anlatarak geçmişteki olaya bir zemin hazırlıyor. Böylece okuyucu, zaman atlamasını daha kolay fark ediyor. -
Kalın Yazım (Bold Metin):
“Sanıyorum güz mevsimiydi. Hava bulutluydu. Bir akşamüstü evde yalnızdım. Annemle babam bir yere gitmişlerdi.” cümlesi ise kalın (bold) karakterlerle yazılmış.
Kalın yazım, geçmişteki olayın daha spesifik detaylarını ve o anki atmosferi vurguluyor. Mevsimi (güz), hava durumunu (bulutlu) ve kahramanın evde yalnızlığını belirterek yaşanacak olayın ortamını ve gerilimini artırıyor. Bu detaylar, geçmişteki anının neden bu kadar önemli olduğunu ve kahramanın duygusal durumunu anlamamız için çok kritik. Kalın yazım, okuyucunun dikkatini bu önemli bilgilere çekerek onları hafızasında tutmasını sağlıyor.
Sonuç: Metinde kullanılan farklı yazı karakterleri, hikâyenin zaman akışını ve vurgulanmak istenen bilgileri okuyucuya çok daha etkili bir şekilde aktarıyor. Normal metin şimdiki zamanı, italik metin geçmişe dönüşü ve ilk bilgileri, kalın metin ise geçmişteki olayın önemli detaylarını ve atmosferini belirtiyor. Bu sayede hikâye daha akıcı, anlaşılır ve etkileyici bir hale geliyor.