7. Sınıf Türkçe Ders Kitabı Cevapları Meb Yayınları 1. Kitap Sayfa 69
Merhaba sevgili öğrencim,
Bugün Türkçe dersinde metinlerdeki anlatım özelliklerini, fiil çekimlerini ve çekimli fiilleri bulmayı öğreneceğiz. Hadi bakalım, soruları adım adım çözelim ve konuyu iyice pekiştirelim.
5. Aşağıdaki paragraflarda anlatımın kaçıncı kişi ağzıyla yapıldığını belirtiniz.
Bu soruda bizden, verilen iki metnin hangi bakış açısıyla anlatıldığını bulmamız isteniyor. Yani yazar, olayları kendi ağzından mı anlatıyor (“ben” dili), yoksa dışarıdan bir gözlemci gibi mi anlatıyor (“o” veya “onlar” dili)?
Çözüm:
Adım 1: “DİYET” metnini inceleyelim.
Dar kapısından başka aydınlık girecek hiçbir yeri olmayan dükkânında tek başına, gece gündüz, kıvılcımlar saçarak çalışan Koca Ali, tıpkı kafese konmuş terbiyeli bir aslanı andırıyordu. Uzun boylu, iri pençeli, kalın pazılı, geniş omuzlu bir pehlivandı. On yıldır bu karanlık in içinde ham demirden dövdüğü kılıç namluları bütün Anadolu’da, bütün Rumeli’de, sınır boylarında büyük bir ün kazanmıştı. Hatta İstanbul’da bile yeniçeriler satın alacakları kamaların, saldırmaların, yatağanların üstünde “Yapan Ali Usta” damgasını arıyorlardı. (…)
Bu metne baktığımızda, “andırıyordu”, “pehlivandı”, “kazanmıştı”, “arıyorlardı” gibi kelimeler görüyoruz. Bu fiillerin hepsi üçüncü tekil veya çoğul kişiye göre çekimlenmiş. Yani, yazar olayları dışarıdan bir gözlemci gibi anlatıyor. Kendi yaşadıklarını değil, Koca Ali’nin ve diğerlerinin yaptıklarını, durumlarını aktarıyor. Bu tür anlatıma üçüncü kişi ağzıyla anlatım deriz.
Adım 2: “KAŞAĞI” metnini inceleyelim.
(…) Gümüş gibi parlayan bu güzel kaşağının dişlerine baktım. Çok keskin, çok sivri idi. Biraz köreltmek için duvarın taşlarına sürtmeye başladım. Dişleri bozulunca tekrar denedim. Yine atların hiçbirini durmuyordu. Kızım. Kızgınlığımı sanki kaşağıdan çıkarmak istedim. On adım ilerdeki çeşmeye koştum. Kaşağıyı yalağın taşına koydum. Yerden kaldırabileceğim en ağır bir taşı bularak üstüne hızlı hızlı indirmeye başladım. İstanbul’dan gelen, belki de Dadaruh’un kullanmaya bile kıyamadığı bu güzel kaşağıyı ezdim; parçaladım. Sonra yalağın içine attım. (…)
Şimdi de bu metne bakalım. “baktım”, “başladım”, “denedim”, “istedim”, “koştum”, “koydum”, “ezdim”, “parçaladım”, “attım” gibi kelimeler dikkatimizi çekiyor. Bu fiillerin hepsi “ben” kişisine göre çekimlenmiş. Yani, yazar kendi yaşadıklarını, kendi duygularını ve yaptıklarını anlatıyor. Bu tür anlatıma da birinci kişi ağzıyla anlatım denir.
Sonuç:
- DİYET metninde anlatım üçüncü kişi ağzıyla yapılmıştır.
- KAŞAĞI metninde anlatım birinci kişi ağzıyla yapılmıştır.
***
6. Aşağıdaki fiilleri verilen kip ve kişiye göre çekimleyerek birer cümlede kullanınız.
Bu soruda bizden, verilen fiil köklerini istenen zaman veya dilek kipine ve kişiye göre çekimleyip, sonra da bu fiilleri bir cümle içinde kullanmamız isteniyor. Hatırlayalım, fiillere gelen zaman veya dilek eklerine kip ekleri, kimin yaptığını gösteren eklere de kişi ekleri deriz.
Çözüm:
a) savun- (Şimdiki zaman/2. çoğul kişi)
- Adım 1: “savun-” fiiline şimdiki zaman eki olan “-yor” ekini getirelim: savunuyor
- Adım 2: 2. çoğul kişi (siz) eki olan “-sunuz” ekini getirelim: savunuyorsunuz
- Cümle: “Haksızlığa karşı her zaman kendinizi iyi savunuyorsunuz.”
b) dök- (İstek kipinin olumsuzu/1. çoğul kişi)
- Adım 1: “dök-” fiiline olumsuzluk eki olan “-me” ekini getirelim: dökme
- Adım 2: İstek kipi eki “-a/-e” ve 1. çoğul kişi (biz) eki “-lım/-lim” birleşince “-yalım/-yelim” şeklinde olur. “Dökmeyelim” şeklinde çekimlenir.
- Cümle: “Yemekleri yere dökmeyelim, israf olmasın.”
c) selamla- (Bilinen geçmiş zaman/3. tekil kişi)
- Adım 1: “selamla-” fiiline bilinen geçmiş zaman eki olan “-dı/-di/-du/-dü” eklerinden uygun olanını getirelim: selamladı
- Adım 2: 3. tekil kişi (o) için özel bir kişi eki yoktur. Fiil kip ekiyle biter.
- Cümle: “Yeni gelen arkadaşını hemen selamladı.”
d) çabala- (Gereklilik kipi/1. tekil kişi)
- Adım 1: “çabala-” fiiline gereklilik kipi eki olan “-malı/-meli” ekini getirelim: çabalamalı
- Adım 2: 1. tekil kişi (ben) eki olan “-yım/-yim” ekini getirelim. Ünlüyle bittiği için araya “y” kaynaştırma harfi gelir: çabalamalıyım
- Cümle: “Sınavı geçmek için daha çok çabalamalıyım.”
e) duy- (Geniş zamanın olumsuzu/3. çoğul kişi)
- Adım 1: “duy-” fiiline geniş zamanın olumsuzluk eki olan “-maz/-mez” ekini getirelim: duymaz
- Adım 2: 3. çoğul kişi (onlar) eki olan “-lar/-ler” ekini getirelim: duymazlar
- Cümle: “Bu tür dedikodulara kulak asmazlar, hiçbir şeye inanmazlar. Onlar kolay kolay herkese güven duymazlar.”
Sonuç:
- savun- (Şimdiki zaman/2. çoğul kişi): savunuyorsunuz
- dök- (İstek kipinin olumsuzu/1. çoğul kişi): dökmeyelim
- selamla- (Bilinen geçmiş zaman/3. tekil kişi): selamladı
- çabala- (Gereklilik kipi/1. tekil kişi): çabalamalıyım
- duy- (Geniş zamanın olumsuzu/3. çoğul kişi): duymazlar
***
7. Aşağıdaki paragrafta yer alan çekimli fiilleri bularak altlarını çiziniz.
Bu soruda bizden, verilen metindeki bütün çekimli fiilleri bulmamız isteniyor. Çekimli fiil neydi? Fiil kök veya gövdelerine kip (zaman veya dilek) ve kişi ekleri gelerek oluşan sözcüklerdi. Yani bir kelimenin çekimli fiil olabilmesi için bir iş, oluş, hareket bildirmesi ve bir zaman ya da dilek anlamı taşıması gerekir.
Çözüm:
Şimdi metni okuyalım ve fiilleri bulup, kip ve kişi eki almış olanların altını çizelim:
Hira, sürpriz bir doğum günü partisi ile karşılaşınca gözlerine inamadı. Herkes, her şey ne kadar da güzel görünüyordu. Tuğba ablası tam karşısında gülen gözlerle ona bakıyordu. Ve yanında Yusuf ve Buğra ağabeyleri… Derken Fındık’ın havlaması duyuldu. Hep birlikte koştular bahçeye. Bir de ne görsünler! Ömer, Fındık’ı yakalamaya çalışırken düşmüş yere. Üstü başı çamur içinde, yalnız keyfi de yerinde.
İnceleyelim:
- inamadı: “inanmak” fiil kökü, “-ma” olumsuzluk eki, “-dı” bilinen geçmiş zaman eki. -> Çekimli fiil.
- görünüyordu: “görünmek” fiil kökü, “-yor” şimdiki zaman eki, “-du” ek fiilin bilinen geçmiş zamanı. -> Çekimli fiil.
- bakıyordu: “bakmak” fiil kökü, “-yor” şimdiki zaman eki, “-du” ek fiilin bilinen geçmiş zamanı. -> Çekimli fiil.
- duyuldu: “duymak” fiil kökü, “-ul” edilgenlik eki, “-du” bilinen geçmiş zaman eki. -> Çekimli fiil.
- koştular: “koşmak” fiil kökü, “-tu” bilinen geçmiş zaman eki, “-lar” 3. çoğul kişi eki. -> Çekimli fiil.
- görsünler: “görmek” fiil kökü, “-sün” emir kipi eki, “-ler” 3. çoğul kişi eki. -> Çekimli fiil.
- düşmüş: “düşmek” fiil kökü, “-müş” öğrenilen geçmiş zaman eki. -> Çekimli fiil.
- yerinde: “yer” kelimesi bir isimdir. Her ne kadar cümlede yüklem görevinde olsa da (keyfi yerindeydi anlamında ek fiil düşmüş), kendisi fiil kökünden gelmediği için çekimli fiil değildir. Bu yüzden altını çizmiyoruz.
Sonuç:
Paragrafta altı çizilmesi gereken çekimli fiiller şunlardır:
Hira, sürpriz bir doğum günü partisi ile karşılaşınca gözlerine inamadı. Herkes, her şey ne kadar da güzel görünüyordu. Tuğba ablası tam karşısında gülen gözlerle ona bakıyordu. Ve yanında Yusuf ve Buğra ağabeyleri… Derken Fındık’ın havlaması duyuldu. Hep birlikte koştular bahçeye. Bir de ne görsünler! Ömer, Fındık’ı yakalamaya çalışırken düşmüş yere. Üstü başı çamur içinde, yalnız keyfi de yerinde.