7. Sınıf Türkçe Ders Kitabı Cevapları Meb Yayınları 1. Kitap Sayfa 68
Merhaba sevgili öğrencim! Ben senin 7. sınıf Türkçe öğretmenin. Bugün seninle birlikte gönderdiğin görseldeki soruları adım adım, anlaşılır bir şekilde çözeceğiz. Hazırsan başlayalım!
1. “Beşiğinin üzerine gözleri sevgi dolu insanların eğildiği, ananın seni övünerek kucağında taşıdığı, babanın sana ilk nasihatleri verdiği yer: Vatanındır!” cümlesiyle anlatılmak istenen nedir?
Çözüm:
Sevgili öğrencim, bu cümle bize vatanın ne kadar özel ve kişisel bir yer olduğunu anlatıyor. Haydi adım adım inceleyelim:
-
Adım 1: Cümleyi anlama.
Cümle, insanın doğduğu, büyüdüğü, ailesinden sevgi ve ilk bilgileri aldığı yeri tarif ediyor. “Beşiğinin üzerine gözleri sevgi dolu insanların eğildiği” derken, yeni doğmuş bir bebeğe gösterilen o ilk şefkati, sevgiyi, ailenin sıcaklığını kastediyor. “Ananın seni övünerek kucağında taşıdığı” ifadesi, annenin evladına duyduğu gururu ve şefkati, “babanın sana ilk nasihatleri verdiği yer” ise babanın çocuğuna hayatı öğretmeye başladığı anları anlatıyor.
-
Adım 2: Vatanla bağlantı kurma.
Tüm bu anlar, yani bir çocuğun dünyaya gözlerini açtığı, ilk sevgiyi tattığı, ailesiyle bağ kurduğu ve hayata dair ilk dersleri aldığı yer, yazar için “vatan” olarak tanımlanıyor. Yani vatan sadece bir toprak parçası değil, aynı zamanda bizim için en değerli anıların, ilklerin ve sevgilerin yaşandığı yerdir.
-
Adım 3: Anlatılmak isteneni özetleme.
Bu cümleyle anlatılmak istenen şey, vatanın sadece coğrafi bir bölge olmanın ötesinde, insanın hayatındaki en özel ve kişisel başlangıçlara, aile sevgisine, ilk öğrenmelere ve aidiyet duygusuna ev sahipliği yapan, kalbimizde büyük bir yer tutan kutsal bir kavram olduğudur. Vatan, bizim için ilklerin ve en derin duyguların yaşandığı yerdir.
Sonuç:
Bu cümleyle vatanın, insanın doğduğu, ailesinden sevgi ve ilk eğitimini aldığı, hayatının en özel anılarını biriktirdiği, bu yüzden de çok değerli ve kutsal sayılan bir yer olduğu anlatılmak isteniyor. Vatan, bizim için sadece bir toprak parçası değil, aynı zamanda ilklerimizi yaşadığımız, aidiyet hissettiğimiz, aile sıcaklığıyla dolu yuvamızdır.
2. Vatanın tanımını yaparak aşağıya yazınız.
Çözüm:
Metne göre vatanın tanımını yapmak için metindeki bütün vatan tasvirlerini bir araya getirmeliyiz. Haydi metne tekrar göz atalım:
-
Adım 1: Metindeki vatan tanımlayıcılarını bulma.
Metinde vatan için şunlar söyleniyor:
- Güneşi ve gökyüzünün yıldızlarını, Allah’ın sonsuz kudretini gösteren şimşekleri, kalbine korku veren fırtınaları ilk gördüğün yer.
- Beşiğinin üzerine gözleri sevgi dolu insanların eğildiği, ananın seni övünerek kucağında taşıdığı, babanın sana ilk nasihatleri verdiği yer.
- Dedelerinin âdetlerinin hüküm sürdüğü, toprağı üzerinde çalışıp ekmeğini kazandığın yer.
- Kendine bir eş bulup aile yuvası kurduğun, çocuklarını yetiştirip büyüttüğün yer.
- Bayramlarında sevinip, yaslarında üzüldüğün, kayalık, bozkır, bataklık… Her karış toprağını ayrı ayrı sevdiğin, yabancı gözlerin hor bakmalarına dayanamadığın yer.
- Geçmişi ile övündüğün, geleceğine güvendiğin, yeryüzünde bütün ülkelerden üstün olmasını istediğin yer.
- Yaşlanıp yorulunca çınarların gölgesinde dinlendiğin, çocuklarının çocuklarını sevdiğin, ölünce ağlandığın ve arkandan uzun zaman anıldığın yer.
-
Adım 2: Bu tanımları bir araya getirerek bir bütün oluşturma.
Gördüğün gibi, vatan sadece bir toprak parçası değil, aynı zamanda bizim hayatımızın her evresini kapsayan, duygusal bağlarımızın olduğu, geçmişimizle, geleceğimizle ve ailemizle iç içe geçmiş bir yer.
Sonuç:
Vatan; insanın doğduğu, büyüdüğü, ailesiyle ilk sevgileri ve bilgileri paylaştığı, atalarından miras kalan geleneklerini sürdürdüğü, üzerinde emek verip geçimini sağladığı, sevinçlerini ve üzüntülerini yaşadığı, her köşesini sevdiği, geçmişiyle gurur duyduğu ve geleceğine umutla baktığı, ömrünü tamamlayıp sonsuzluğa uğurlandığı, kısacası hayatının her anını kuşatan kutsal topraklardır.
3. Metnin ana fikri nedir?
Çözüm:
Bir metnin ana fikri, yazarın okuyucuya vermek istediği temel mesajdır. Bu metin “Vatan” başlığı altında, vatanın ne kadar önemli ve değerli olduğunu anlatan pek çok cümle içeriyor.
-
Adım 1: Metnin genel konusunu belirleme.
Metin boyunca vatanın, insanın hayatındaki yeri ve önemi farklı yönleriyle vurgulanıyor. Doğumdan ölüme kadar, aileden geleneklere, sevinçlerden üzüntülere kadar her şey vatanla ilişkilendiriliyor.
-
Adım 2: Yazarın amacını anlama.
Yazar, vatanın sadece bir toprak parçası olmadığını, aynı zamanda bir yaşam biçimi, bir duygu, bir aidiyet ve bir değerler bütünü olduğunu okuyucuya hissettirmek istiyor. Vatan sevgisinin ne kadar derin ve kapsayıcı olduğunu anlatıyor.
Sonuç:
Metnin ana fikri, vatanın insanın hayatındaki en özel ve kutsal yer olduğu, bir bireyin doğumundan ölümüne kadar tüm yaşamını kapsayan, derin duygusal bağlarla bağlı olduğu, sevgi, emek, hatıra ve aidiyetle dolu paha biçilmez bir değer olduğudur.
4. (1) Okan, Umut ve arkadaşlarının en çok oynadığı oyunlardan biri de kızılderiliciliktir.
(2) Çocukların yarısı başlarına tavuk tüyleri takar, yüzlerini boyalarla süsler ve kızılderili olur.
(3) Öteki yarısıysa Tommiks ve askerlerini canlandırır.
(4) Sokakta, merdivenli yolda, yokuştan aşağı koşarken filmlerde gördükleri gibi ellerini ağızlarına vurarak korkunç çığlıklar atarlardı.
Numaralandırılmış cümlelerden hangisi kanıtlanabilirlik açısından diğerlerinden farklıdır?
A) 1
B) 2
C) 3
D) 4
Çözüm:
Bu soruda bizden kanıtlanabilirlik açısından diğerlerinden farklı olan cümleyi bulmamız isteniyor. Kanıtlanabilirlik, bir yargının doğru olup olmadığının gözlemlenebilir, ölçülebilir veya deneylerle ispatlanabilir olması demektir. Yani nesnel (herkesçe aynı kabul edilen) mi, yoksa öznel (kişiden kişiye değişen) mi olduğuna bakacağız.
-
Adım 1: Her bir cümleyi kanıtlanabilirlik açısından değerlendirme.
-
(1) Okan, Umut ve arkadaşlarının en çok oynadığı oyunlardan biri de kızılderiliciliktir.
Bu cümle, çocukların oyun tercihleriyle ilgili bir tespittir. Gözlemleyerek veya çocuklara sorarak bu bilginin doğru olup olmadığını anlayabiliriz. Yani bu cümle nesnel bir yargı içerir.
-
(2) Çocukların yarısı başlarına tavuk tüyleri takar, yüzlerini boyalarla süsler ve kızılderili olur.
Bu cümle, çocukların ne giydiğini ve ne yaptığını anlatıyor. Gözlemleyerek bu eylemlerin gerçekleşip gerçekleşmediğini görebiliriz. Bu da nesnel bir yargıdır.
-
(3) Öteki yarısıysa Tommiks ve askerlerini canlandırır.
Bu cümle de çocukların oynadıkları rolü anlatıyor. Yine gözlemleyerek bu durumun doğruluğunu tespit edebiliriz. Bu da nesnel bir yargıdır.
-
(4) Sokakta, merdivenli yolda, yokuştan aşağı koşarken filmlerde gördükleri gibi ellerini ağızlarına vurarak korkunç çığlıklar atarlardı.
Bu cümlede “korkunç” kelimesi dikkatimizi çekiyor. “Korkunç” kelimesi kişiden kişiye değişen bir niteliktir. Birine göre korkunç olan bir ses, diğerine göre eğlenceli veya sıradan olabilir. Çığlık atmaları ve ellerini ağızlarına vurarak koşmaları nesnel bir durumken, bu çığlıkların “korkunç” olması kişisel bir yorumdur, yani öznel bir yargıdır.
-
-
Adım 2: Farklı olanı belirleme.
İlk üç cümledeki yargılar gözlemle veya araştırma ile kanıtlanabilirken, dördüncü cümledeki “korkunç” kelimesi yazarın kişisel yorumunu, yani öznel bir değerlendirmeyi içerir. Bu yüzden kanıtlanabilirlik açısından diğerlerinden farklıdır.
Sonuç:
Doğru cevap D) 4‘tür.