7. Sınıf Türkçe Ders Kitabı Cevapları Meb Yayınları 1. Kitap Sayfa 243
Merhaba sevgili öğrencilerim,
Şimdi size gönderdiğim metin ve sorulara birlikte bakalım. Unutmayın, okuduğumuz metni dikkatlice anlamak, soruları doğru cevaplamanın anahtarıdır. Hadi başlayalım!
2.Etkinlik Aşağıdaki soruları okuduğunuz metinden hareketle cevaplayınız.
1. Türk kâğıt süsleme sanatlarından biri olan ebru sanatının ismi nereden gelmektedir? Anlatınız.
Çözüm:
Metni dikkatlice okuduğumuzda, ebru kelimesinin kökeni hakkında bilgiler buluyoruz. İşte adım adım cevabı:
- Adım 1: Metinde ilk olarak Orta Asya dillerinden Çağataycada “hare gibi, damarlı” anlamına gelen “ebri” kelimesinin ebru sanatının bilinen ilk adı olduğu belirtiliyor.
- Adım 2: Sanat İran’a geçince, ebru sıvısının üzerindeki renklerin bulutu andıran şekillere benzetilmesinden dolayı Farsça “bulutumsu” anlamına gelen “ebrî” denmiş.
- Adım 3: Zamanla bu “ebrî” söylenişi Türkçede “ebru” olarak değişmiş. Metinde ayrıca Farsça “ebru” kelimesinin “kaş” anlamına da geldiği ek bilgi olarak verilmiş.
Sonuç: Ebru sanatının ismi, Orta Asya dillerinden Çağataycada “hare gibi, damarlı” anlamına gelen “ebri” kelimesinden ve İran’a geçince Farsçada “bulutumsu” anlamına gelen “ebrî” kelimesinden gelmektedir. Zamanla Türkçede “ebru”ya dönüşmüştür. Farsça “ebru” kelimesi aynı zamanda “kaş” anlamına da gelir.
2. Ebru sanatının tarihsel gelişimi hakkında bilgi veriniz.
Çözüm:
Ebru sanatının tarihsel yolculuğu da metinde detaylıca anlatılmış. Gelin birlikte inceleyelim:
- Adım 1: Ebru sanatının ilk olarak nerede ve ne zaman başladığı tam bilinmese de, Orta Asya’da ortaya çıktığı düşünülüyor.
- Adım 2: Oradan Hindistan’a, sonra İran’a ve yaklaşık 15. yüzyılda Anadolu’ya yayıldığı belirtiliyor.
- Adım 3: 17. yüzyılın başlarında ise Avrupa’ya ulaştığı ve orada “Türk kâğıdı” ya da “Türk mermer kâğıdı” olarak adlandırıldığı bilgisi veriliyor.
Sonuç: Ebru sanatı, ilk olarak Orta Asya’da ortaya çıkmış, daha sonra Hindistan, İran ve yaklaşık 15. yüzyılda Anadolu’ya yayılmıştır. 17. yüzyılın başlarında ise Avrupa’ya ulaşarak “Türk kâğıdı” adıyla tanınmıştır.
3. Ebruculuğun gelişmesine önemli katkıları olan ünlü ebruzenler kimlerdir?
Çözüm:
Metin, ebru sanatına değer katan usta isimleri de bize tanıtıyor. Bakalım kimlermiş:
- Adım 1: Metinde ebru sanatıyla uğraşan kişilere “ebrucu, ebru ustası, ebru üstadı ya da ebruzen” denildiği belirtiliyor.
- Adım 2: En eski Türk ebrucusunun 16. yüzyılda yaşamış Şebek Mehmed Efendi olduğu yazılı.
- Adım 3: Ayrıca Hatib Mehmed Efendi, İbrahim Ethem Efendi, Necmeddin Okyay ve Mustafa Düzgünman gibi isimlerin de ebruculuğun gelişmesine önemli katkılarda bulunduğu belirtiliyor.
Sonuç: Ebruculuğun gelişmesine önemli katkıları olan ünlü ebruzenler 16. yüzyılda yaşamış Şebek Mehmed Efendi, Hatib Mehmed Efendi, İbrahim Ethem Efendi, Necmeddin Okyay ve Mustafa Düzgünman’dır.
4. Ebru sanatının malzemeleri ve bu malzemelerin özellikleri nelerdir?
Çözüm:
Bu soru için metni tekrar incelediğimizde, ebru sanatının malzemeleri hakkında çok detaylı bilgi olmadığını görüyoruz. Hadi bakalım:
- Adım 1: Metinde sadece ebru sanatının tanımı yapılırken “ebru sıvısının üzerine serpiştirilen boyalarla oluşturulan desenler kâğıda aktarılır” ifadesi geçiyor.
- Adım 2: Ancak bu “ebru sıvısının” ne olduğu ya da “boyaların” özellikleri hakkında bilgi verilmemiş.
Sonuç: Metinde ebru sanatının malzemeleri ve bu malzemelerin özellikleri hakkında detaylı bilgi verilmemiştir. Sadece “ebru sıvısı” ve “boyalar”dan bahsedilmektedir.
5. Ebru yapsaydınız çalışmalarınızda hangi renk ve desenleri kullanmak isterdiniz?
Çözüm:
Bu soru, metinde cevabı olmayan, tamamen senin kişisel hayal gücüne ve zevkine bağlı bir soru sevgili öğrencim. Metin bize ebru hakkında genel bilgiler verse de, kişisel tercihlerimizi sormuyor. Bu yüzden cevabı sen kendi içinden bulmalısın. İşte sana bir örnek cevap:
- Adım 1: Öncelikle ebru yaparken hangi renklerin sana huzur verdiğini veya hangi renklerin bir araya geldiğinde güzel duracağını düşünmelisin.
- Adım 2: Sonra da doğadan mı, soyut şekillerden mi yoksa belirli figürlerden mi hoşlandığını belirleyip desen tercihini yapmalısın.
Örnek Cevap: “Ebru yapsaydım, doğanın canlı renkleri olan mavi, yeşil ve sarıyı kullanmak isterdim. Bu renklerle çiçek desenleri ve dalgalı şekiller oluştururdum. Çünkü bu renkler ve desenler bana huzur veriyor, içimi ferahlatıyor.”
6. Ebru geleneğinin yeni kuşaklara aktarımında rol alan kuruluşlardan hangisinde aktif olarak çalışmak isterdiniz? Neden?
Çözüm:
Bu soru da tıpkı 5. soru gibi, metinde doğrudan cevabı bulunmayan, senin kendi düşüncelerini ve hayallerini ifade etmeni isteyen bir soru. Metin, ebru geleneğini aktaran kuruluşlardan bahsetmiyor. Bu yüzden kendi hayal gücünü kullanmalısın. Hadi bir örnekle açıklayalım:
- Adım 1: Öncelikle ebru sanatının yeni nesillere aktarılmasında hangi tür bir ortamda çalışmak sana daha uygun gelirdi, bunu düşün. Bir okul mu, bir sanat merkezi mi, yoksa bir müze mi?
- Adım 2: Sonra da neden o ortamı seçtiğini, yani sana ne katacağını veya senin ne katabileceğini açıklamalısın.
Örnek Cevap: “Eğer ebru geleneğini yeni kuşaklara aktarmada rol alan bir kuruluşta çalışacak olsaydım, çocuklara ebru sanatını öğreten bir atölyede aktif olarak çalışmak isterdim. Çünkü çocukların hayal güçleri çok geniştir ve bu sanatla harika eserler yaratacaklarına inanıyorum. Onlara bu geleneği sevdirmek ve kendi elleriyle bir şeyler üretmenin mutluluğunu yaşatmak benim için çok değerli olurdu. Küçük yaşta sanatla tanışmaları, onların el becerilerini ve yaratıcılıklarını geliştirmelerine yardımcı olurdu.”
7. Ebru sanatçısı olsaydınız sanatınızı gelecek nesillere aktarmak için nasıl bir yol izlerdiniz?
Çözüm:
Evet, yine senin kendi fikirlerini ve yaratıcılığını ortaya koyacağın bir soru! Metin bize ebru sanatçısı olursak ne yapmamız gerektiğini söylemiyor. Bu soruda hayal gücünü özgür bırakmalısın. İşte sana bir yol haritası:
- Adım 1: Bir sanatçı olarak sanatını nasıl yaygınlaştırabileceğini ve başkalarına nasıl öğretebileceğini düşün. Atölyeler açmak mı, kitap yazmak mı, dijital platformları kullanmak mı?
- Adım 2: Gelecek nesillerin bu sanatı öğrenmesi için hangi yöntemlerin daha etkili olabileceğini hayal et.
Örnek Cevap: “Eğer bir ebru sanatçısı olsaydım, sanatımı gelecek nesillere aktarmak için birkaç farklı yol izlerdim. İlk olarak, kendi ebru atölyemi açar, hem çocuklara hem de yetişkinlere dersler verirdim. Okullarla iş birliği yaparak ebru tanıtım günleri ve uygulamalı atölyeler düzenlerdim. Ayrıca, günümüz teknolojisini de kullanarak sosyal medyada ebru yapım videoları paylaşır, belki de canlı yayınlar açarak bu sanatın inceliklerini daha geniş kitlelere ulaştırırdım. Hatta ebru sanatının tarihini ve tekniklerini anlatan, bol görselli, keyifli bir kitap bile yazardım!”
8. Sizce ebru sanatının sosyal ve kültürel yönlerden insanlara katkıları neler olabilir?
Çözüm:
Bu soru da yine senin yorumunu ve bakış açını gerektiren bir soru. Metinde doğrudan bu konuda bir açıklama yok ama biz metinden edindiğimiz genel bilgilerle ve kendi düşüncelerimizle bir çıkarım yapabiliriz. Hadi birlikte düşünelim:
- Adım 1: Ebru sanatının “kültürel miras” olduğunu ve “geleneksel sanatlarımızdan biri” olduğunu metinden biliyoruz. Bu, kültürel katkılar için bir başlangıç noktası.
- Adım 2: Sanatın genel olarak insanlara verdiği faydaları (rahatlama, yaratıcılık, estetik zevk) düşünerek sosyal katkıları üzerine yorum yapabiliriz.
Örnek Cevap: “Bence ebru sanatının sosyal ve kültürel yönlerden insanlara çok önemli katkıları olabilir.
Kültürel olarak, bu sanat bize atalarımızdan kalan değerli bir mirası tanıtıyor ve onu yaşatmamızı sağlıyor. Geleneksel sanatlarımıza sahip çıkma bilincimizi güçlendiriyor. Sosyal olarak ise, ebru yapımı insanlara huzur ve sakinlik vererek günlük yaşamın stresinden uzaklaşmalarına yardımcı olabilir. Yaratıcılıklarını ortaya çıkarmalarını sağlar ve el becerilerini geliştirir. Ayrıca, ebru atölyeleri gibi ortamlarda insanlar bir araya gelerek yeni dostluklar kurabilir, ortak bir ilgi alanı etrafında sosyalleşebilirler. Bu da toplumsal bağları güçlendirir ve kültürel etkileşimi artırır.”
***
3.Etkinlik Metni okurken defterinize aldığınız notlardan hareketle okuduğunuz metni kronolojik sıra ve mantık akışı içinde özetleyiniz.
Çözüm:
Şimdi okuduğumuz metni baştan sona, olayların ve bilgilerin akışına göre özetleyelim. Sanki bir hikaye anlatır gibi, en eskiden en yeniye doğru gidelim:
Ebru sanatı, Türk kâğıt süsleme sanatlarının en eskilerinden biridir. İsmini, Orta Asya dillerinden Çağataycada “hare gibi, damarlı” anlamına gelen “ebri” kelimesinden alır. Sanat İran’a geçtiğinde, Farsçada “bulutumsu” anlamına gelen “ebrî” olarak anılmış, zamanla Türkçede “ebru”ya dönüşmüştür. Farsça “ebru” aynı zamanda “kaş” demektir.
Ebru sanatının tam olarak ne zaman ve nerede başladığı bilinmese de, Orta Asya’da ortaya çıktığı düşünülmektedir. Buradan Hindistan’a, İran’a ve yaklaşık 15. yüzyılda Anadolu’ya yayılmıştır. 17. yüzyılın başlarında ise Avrupa’ya ulaşmış ve orada “Türk kâğıdı” ya da “Türk mermer kâğıdı” olarak adlandırılmıştır.
Ebru sanatıyla uğraşan ustalara “ebrucu” veya “ebruzen” denir. Bilinen en eski Türk ebrucusu 16. yüzyılda yaşamış Şebek Mehmed Efendi’dir. Hatib Mehmed Efendi, İbrahim Ethem Efendi, Necmeddin Okyay ve Mustafa Düzgünman gibi isimler de ebruculuğun gelişmesine önemli katkılarda bulunmuşlardır.
Geleneksel ebru sanatı, Osmanlı Dönemi’nde usta-çırak ilişkisiyle gelişmiş ve günümüze ulaşmıştır. Günümüzde ebruculuk, özellikle Necmeddin Okyay’ın 20. yüzyıldaki çiçekli ve akkaseli ebru çalışmalarıyla bugünkü biçimini almıştır. Bugün ise ebru sanatı, bireysel ve farklı çalışmalarla yaşamaya devam etmektedir.