7. Sınıf Türkçe Ders Kitabı Cevapları Meb Yayınları 1. Kitap Sayfa 108
Merhaba sevgili öğrencilerim, ben Türkçe öğretmeniniz. Şimdi size gönderdiğim metin ve soruları birlikte adım adım inceleyelim ve doğru cevapları bulalım. Unutmayın, okuduğumuzu anlamak ve yorumlamak çok önemli!
1. Etkinlik Metinde geçen anlamını bilmediğiniz kelimeleri belirleyerek aşağıdaki tabloyu doldurunuz.
Bu etkinlikte, metni okurken anlamını tam olarak bilmediğiniz kelimeleri seçip önce kendi tahmininizi yazacak, sonra da o kelimenin sözlükteki gerçek anlamını bulacaktınız. Ben sizin için birkaç kelime seçtim ve tıpkı sizin yapacağınız gibi tahminlerimi yazdım, sonra da sözlük anlamına baktım:
| Kelime | Tahminim | Sözlük Anlamı |
|---|---|---|
| gönenirdi | Mutlu olurdu, sevinirdi. | Sevinmek, mutlu olmak, refah içinde olmak. Metinde “Annem içten içe gönenirdi” derken, annenin bu durumdan gizlice sevinç duyduğunu anlatıyor. |
| asık yüzlü | Somurtkan, üzgün yüzlü. | Suratı asık, somurtkan, üzgün bir ifadeye sahip olan. Metinde “Babam bir akşam asık yüzle geldi” cümlesiyle babanın üzgün olduğunu anlıyoruz. |
| şerbetiyle | Tatlı suyuyla, özel bir içeceğiyle. | Meyve suyu, bal, şeker vb. ile yapılan tatlı içecek. Burada ise “şeker şerbetiyle karılmış tahıl” ifadesiyle, tahıla tatlı bir lezzet veren madde anlamında kullanılmış. |
| suskun kaldı | Konuşmadı, sessiz kaldı. | Ses çıkarmadan, konuşmadan durmak veya konuşma isteği duymamak. Babasının üzüntüsünden dolayı uzun süre sessiz kaldığını anlıyoruz. |
Umarım siz de benzer kelimeler seçmiş ve tahminlerinizle sözlük anlamlarını karşılaştırmışsınızdır. Bu, kelime dağarcığınızı geliştirmek için harika bir yöntemdir!
2. Etkinlik Aşağıdaki soruları okuduğunuz metinden hareketle cevaplayınız.
Şimdi de metni dikkatlice okuyarak bu soruları cevaplayalım:
1. Babanın eve yüzü asık dönmesinin nedeni nedir?
Çözüm:
Metinde babanın eskiden her ay başı eve bilezikle geldiği ve herkesin neşeli olduğu anlatılıyor. Ancak bir akşam babamın “asık yüzle” geldiği ve “uzun süre suskun kaldığı” belirtiliyor. Metnin devamında ailenin şehirden kasabaya taşınması ve babanın tatlıcı dükkanının durumunun değişmesi gibi ipuçları var. Bu durumlar bize babanın işlerinin kötü gittiğini ve maddi sıkıntılar yaşadığını gösteriyor. İşte bu yüzden babanın yüzü asıktı.
2. Babanın kızına ilginç sorular sormasının nedenleri nelerdir?
Çözüm:
Sevgili öğrenciler, metni dikkatle okuduğumuzda, babanın kızına ilginç sorular sorduğuna dair herhangi bir bilgiye rastlamıyoruz. Tam tersine, babanın üzüntüsü nedeniyle “uzun süre suskun kaldığı” ve annenin bile ona bir şey sormadığı anlatılıyor. Bu nedenle bu sorunun cevabı metinde bulunmamaktadır.
3. Babanın işlerinin kötü gitmesinin aile yaşantılarına etkileri nelerdir?
Çözüm:
Babanın işlerinin kötü gitmesi ailenin hayatında önemli değişikliklere yol açmış:
- Babam eve asık yüzle gelmiş ve uzun süre suskun kalmış, bu da evin genel atmosferini etkilemiş.
- Eskiden her ay eve neşeyle getirilen bilezikler artık gelmemiş, bu da maddi sıkıntıların başladığını gösteriyor.
- Metinde “Yıllarca önce senin de yazları severek gittiğin kasabada yaşıyorduk.” cümlesinden anlıyoruz ki, işler kötü gittikten sonra aile şehirden kasabaya taşınmak zorunda kalmış. Bu da onların tüm yaşam düzenlerinin değiştiği anlamına geliyor.
4. Baba, işlerinin kötü gitmesine nasıl bir çözüm bulmuştur?
Çözüm:
Metinde babanın işlerinin kötü gitmesine doğrudan bir “çözüm bulduğu” açıkça belirtilmiyor. Ancak metindeki olaylar zincirini takip ettiğimizde, ailenin şehirden kasabaya taşınması, bir nevi yeni bir başlangıç ve yaşam düzeni değişikliği olarak yorumlanabilir. Bu, babanın yaşadığı zorluklar karşısında ailesi için attığı önemli bir adım olabilir. Ayrıca metnin sonunda, babanın çocuğuna tahta bisiklet yapması, zor zamanlarda ailesinin ve özellikle çocuğunun moralini yüksek tutma ve onları mutlu etme çabasının bir göstergesi olarak kabul edilebilir.
5. Köye taşınan ailenin hayatında ne gibi değişiklikler olmuştur?
Çözüm:
Ailenin köye (kasabaya) taşınmasıyla hayatlarında şu değişiklikler olmuştur:
- Şehirdeki tatlıcı dükkanları muhtemelen kapanmış veya iş yapmaz hale gelmiştir.
- Yeni bir yaşam ortamına adapte olmak zorunda kalmışlardır.
- Babanın maddi sıkıntıları devam etmiş, bu da onun asık yüzlü ve suskun olmasına neden olmuştur.
- Ailenin genel neşesi azalmış, eskisi gibi “neşeli olurlardı” denilen günler geride kalmıştır.
6. Babanın yerinde olsaydınız ailenizle bir arada tutmak için neler yapardınız?
Çözüm:
Bu soruya vereceğiniz cevap tamamen size özeldir, çünkü bu bir kişisel görüş sorusudur. Ama ben olsam şunları yapardım:
Eğer babanın yerinde olsaydım, öncelikle bu zor zamanlarda ailemle daha açık iletişim kurmaya çalışırdım. İçime kapanmak yerine, durumu eşimle ve çocuklarımla (onların anlayabileceği bir dilde) konuşur, birlikte neler yapabileceğimizi düşünürdüm. Belki yeni bir iş alanı araştırır, farklı geçim kaynakları bulmaya çalışırdım. En önemlisi, aile bireylerinin birbirine destek olmasını sağlamak için moralimizi yüksek tutacak küçük aile etkinlikleri düzenlerdim. Zorluklar karşısında aile bağlarımızı güçlendirmek için çabalardım ve çocuklarıma her zaman yanlarında olduğumu hissettirirdim.
7. Sizce çocuk, tahta bisikleti gördüğünde neler hissetmiş olabilir?
Çözüm:
Çocuk, babasının uzun süredir üzgün ve suskun olduğunu görmüş, belki de babasının ilgisini ve neşesini özlemiştir. Böyle bir dönemden sonra, bir sabah uyandığında yatağının ucunda babasının kendi elleriyle yaptığı o tahta bisikleti görünce büyük bir şaşkınlık, mutluluk ve heyecan hissetmiş olmalı. Bu bisiklet, sadece bir oyuncak değil, aynı zamanda babasının ona olan sevgisinin, zor zamanlarda bile onu düşündüğünün ve mutlu etmek istediğinin bir kanıtıydı. Çocuk, babasına karşı büyük bir sevgi ve minnet duymuş, belki de o an babasının üzüntüsünü bir nebze olsun unutup umutlanmıştır.
8. Metnin kahramanlarından hangisi olmak istediğinizi nedenleri ile anlatınız.
Çözüm:
Bu da yine kişisel bir tercih ve görüş sorusu. Ben size kendi seçimimi ve nedenlerini anlatayım:
Eğer metindeki kahramanlardan biri olmak isteseydim, ben çocuk olmak isterdim. Çünkü babamın yaşadığı tüm zorluklara ve üzüntülere rağmen, onun benim için o tahta bisikleti yapması, bana duyduğu derin sevginin ve fedakârlığının en güzel göstergesi olurdu. O bisiklet, sadece bir oyuncak değil, aynı zamanda babamın bana olan umudunun ve sevgisinin bir sembolü olurdu. Böyle bir sevgiyle büyümek, hayatımın en güzel anılarından biri olurdu ve bu bana her zaman güç verirdi. Babamın o sessiz sevgisini bu şekilde hissetmek paha biçilmez bir deneyim olurdu.
Umarım bu açıklamalar, metni daha iyi anlamanıza ve soruları çözmenize yardımcı olmuştur. Unutmayın, okuduğunuz her metinde kendinize yeni bilgiler katabilir, farklı bakış açıları kazanabilirsiniz. Başarılar dilerim!