7. Sınıf Türkçe Ders Kitabı Cevapları Meb Yayınları 1. Kitap Sayfa 253
Merhaba sevgili 7. sınıf öğrencim! Türkçe dersinde karşına çıkan bu güzel etkinlikleri seninle birlikte adım adım çözeceğiz. Unutma, bu sorular hem araştırma becerilerini hem de kendini ifade etme yeteneğini geliştirmene yardımcı olacak. Hazırsan başlayalım!
8. Etkinlik a) Sanatın doğuşu ve sanat eserlerinin ortaya çıkmasıyla ilgili yaptığınız araştırmalar doğrultusunda “sanat ve insan” konulu bir yazı yazınız. Yazınıza uygun bir başlık belirleyiniz.
Çözüm:
Sevgili öğrencim, bu etkinlikte senden, sanatın nasıl ortaya çıktığı ve sanat eserlerinin insan hayatındaki yeri üzerine bir yazı yazmanı istiyor. “Sanat ve insan” konusu aslında çok derin ve keyifli bir konu. Hadi gel, bu yazıyı nasıl yazacağına dair adımlara bakalım:
Adım 1: Konuyu Anlamak ve Araştırma Yapmak
- Önce “Sanat nedir?”, “İnsan neden sanat yapar?”, “İlk insanlar nasıl sanat eserleri bıraktı?” gibi soruları düşünmelisin.
- Kütüphaneden veya güvenilir internet sitelerinden (mesela Milli Eğitim Bakanlığı’nın yayınları, üniversitelerin sanat tarihi bölümlerinin siteleri) araştırma yapabilirsin. Mağara resimlerinden (Altamira, Lascaux gibi), ilk heykellerden, eski uygarlıkların (Mısır, Mezopotamya) sanatından bahsedebilirsin.
- Araştırmanın amacı, sanatın insanlık tarihi boyunca nasıl bir ihtiyaçtan doğduğunu ve insanın kendini ifade etme biçimi olduğunu anlamaktır.
Adım 2: Yazının Yapısını Belirlemek (Giriş, Gelişme, Sonuç)
Her güzel yazı gibi senin yazının da bir düzeni olmalı. Bu düzen, okuyucunun yazını daha kolay anlamasını sağlar:
- Giriş: Burada konuya genel bir giriş yaparsın. Sanatın insanla ne kadar eski bir bağının olduğunu, insanın kendini ifade etme ihtiyacından doğduğunu belirtebilirsin. Mesela, “İnsanlık tarihi kadar eski olan sanat, insanın varoluşundan beri onunla birlikte yolculuk eden vazgeçilmez bir ifade biçimidir.” gibi bir cümleyle başlayabilirsin.
- Gelişme: Araştırmalarından edindiğin bilgileri bu bölümde paylaşırsın. Sanatın tarihsel süreçte nasıl geliştiğini, farklı dönemlerde sanatın insan hayatında nasıl roller üstlendiğini (dini, sosyal, estetik vb.) örneklerle açıklayabilirsin. Sanatın sadece bir nesne olmadığını, aynı zamanda bir duygu, düşünce ve kültür aktarımı aracı olduğunu vurgulayabilirsin. İnsanın sanatla nasıl duygularını, inançlarını, yaşam tarzını yansıttığını, sanatın toplumları nasıl etkilediğini ve değiştirdiğini anlatabilirsin. Mağara resimlerinden günümüz modern sanatına kadar örnekler verebilirsin.
- Sonuç: Yazını özetler ve kendi düşüncelerini paylaşırsın. Sanatın insanlık için vazgeçilmez bir değer olduğunu, insanı insan yapan özelliklerden biri olduğunu, gelecekte de sanatın insan hayatındaki yerini koruyacağını belirterek bitirebilirsin.
Adım 3: Başlık Belirlemek
Yazının içeriğini en iyi anlatan, ilgi çekici bir başlık seçmelisin. Başlık, okuyucuyu yazına davet etmeli ve merak uyandırmalıdır. Kısa, öz ve akılda kalıcı başlıklar tercih edebilirsin.
Örnek Başlıklar:
- Sanat: İnsanın Ruhunun Aynası
- İnsanlık Tarihinin Kadim Yol Arkadaşı: Sanat
- Sanat ve İnsan: Varoluşun İki Yüzü
- İnsanın Kendini Bulduğu Yer: Sanat
Şimdi bu adımları takip ederek kendi yazını oluşturabilirsin. Unutma, önemli olan senin özgün düşüncelerin ve araştırmalarınla harmanladığın, kendi cümlelerinle yazdığın bir yazı ortaya koyman!
8. Etkinlik b) Yaptığınız araştırmada kullandığınız kaynakları kaynakça yazım kurallarına dikkat ederek yazınız.
Çözüm:
Sevgili öğrencim, bir araştırma yazısı yazdığımızda, o yazıyı hazırlarken hangi kitaplardan, internet sitelerinden veya dergilerden yararlandığımızı belirtmemiz çok önemlidir. Buna kaynakça diyoruz. Kaynakça, hem emeğe saygıyı gösterir hem de okuyucunun senin bilgiyi nereden aldığını kontrol etmesini sağlar. Ayrıca, kaynakça yazmak senin araştırmacılık yeteneğini de geliştirir. Hadi gel, kaynakça nasıl yazılır, ona bakalım:
Adım 1: Kaynakça Nedir ve Neden Önemlidir?
- Kaynakça, yaptığın araştırmada kullandığın bilgileri aldığın yerlerin (kitap, dergi, internet sitesi vb.) listesidir.
- Bu, senin bilimsel dürüstlüğünü gösterir ve başkalarının fikirlerini kendi fikrin gibi göstermemeni sağlar. Yani bir nevi, “Ben bu bilgiyi şuradan öğrendim.” demektir.
- Kaynakça, okuyucunun konuyu daha derinlemesine incelemek isterse hangi kaynaklara bakabileceğini gösterir.
Adım 2: Kaynakça Yazım Kuralları (Örneklerle)
Kaynakları yazarken belirli bir düzene uymamız gerekir. İşte en sık kullanılan kaynak türleri için örnekler:
- Kitap için:
Yazarın Soyadı, Adı. (Yayın Yılı). Kitabın Adı. Yayın Yeri: Yayınevi.
Örnek:
Gölpınarlı, Abdülbaki. (1973). Mevlana’dan Sonra Mevlevilik. İstanbul: İnkilap ve Aka Kitabevleri.
Unutma: Kitabın adını eğik (italik) yazıyoruz.
- İnternet Sitesi için:
Yazarın Soyadı, Adı. (Eğer varsa). (Yayın Tarihi). Makalenin/Sayfanın Adı. Web Sitesinin Adı. Erişim adresi: URL (Erişim Tarihi: Gün Ay Yıl).
Örnek:
Aktaş, Mehmet. (2022). Sanatın Tarihsel Gelişimi. Sanat Dünyası. Erişim adresi: https://www.sanatdunyasi.com/sanatin-tarihsel-gelisimi (Erişim Tarihi: 15 Nisan 2023).
Not: Eğer yazar adı yoksa, doğrudan web sitesinin adıyla veya kurum adıyla başlayabilirsin. Web sitesinin adını yine eğik yazıyoruz. Erişim tarihini belirtmek çok önemli, çünkü internet sayfaları zamanla değişebilir.
- Makale (Dergi veya Gazete) için:
Yazarın Soyadı, Adı. (Yayın Yılı). Makalenin Adı. Derginin/Gazetenin Adı, Cilt(Sayı), Sayfa Aralığı.
Örnek:
Demir, Ayşe. (2020). Anadolu’da Geleneksel El Sanatları. Halk Bilimi Dergisi, 5(2), 45-60.
Unutma: Derginin veya gazetenin adını eğik yazıyoruz.
Adım 3: Kaynakçayı Düzenlemek
Kaynakçanı hazırladıktan sonra, genellikle alfabetik sıraya göre düzenlersin. Yani yazarların soyadlarına göre A’dan Z’ye doğru sıralarsın. Böylece okuyucunun aradığı kaynağı bulması kolaylaşır ve kaynakça daha düzenli görünür.
Bu kurallara dikkat ederek, yaptığın araştırmanın kaynakçasını kolayca oluşturabilirsin. Harika bir iş çıkaracağına eminim!
Gelecek Derse Hazırlık: Günümüzde unutulmaya yüz tutmuş sanatlar hangileridir? Bu sanatların unutulma sebeplerini araştırınız.
Çözüm:
Sevgili öğrencim, bu da gelecek dersimiz için çok keyifli ve düşünmeye sevk eden bir araştırma konusu. Çevremize baktığımızda, eskiden çok yaygın olan ama şimdi pek görmediğimiz sanatlar olduğunu fark ederiz. Bu sanatlar, kültürümüzün önemli bir parçasıdır ve onları hatırlamak, hatta yeniden canlandırmak çok değerli. İşte sana birkaç örnek ve bunların neden unutulmaya başladığına dair düşünceler:
Adım 1: Unutulmaya Yüz Tutmuş Sanatlar Nelerdir?
Ülkemizde ve dünyada unutulmaya yüz tutmuş birçok geleneksel sanat var. Bunlara “geleneksel el sanatları” da diyebiliriz. İşte bunlardan bazıları:
- Karagöz ve Hacivat (Gölge Oyunu): Deriden kesilmiş figürlerin ışık yardımıyla perdeye yansıtıldığı geleneksel bir tiyatro sanatı. Eskiden çok popülerdi.
- Ebru Sanatı: Yoğunlaştırılmış su üzerine özel boyalarla desenler yapılıp kağıda aktarılmasıyla oluşan, sabır ve ustalık isteyen bir süsleme sanatı.
- Telkari Sanatı: İnce gümüş tellerin bükülüp birleştirilerek takı ve süs eşyaları yapılması. Mardin ve Midyat gibi yerlerde hala yaşatılmaya çalışılıyor.
- Çini Sanatı: Toprağın pişirilmesiyle elde edilen seramiklerin özel boyalarla süslenip tekrar fırınlanmasıyla yapılan duvar ve kaplama sanatı. Kütahya ve İznik çinileri çok meşhurdur.
- Bakırcılık: Bakır levhaların dövülerek veya işlenerek kap, tencere, sürahi gibi eşyaların yapılması. Gaziantep ve Diyarbakır’da hala görülebilir.
- Kukla Yapımı ve Oynatımı: El yapımı kuklalarla hikayelerin canlandırılması. Çocukların eğlencesiydi.
- Hattatlık (Güzel Yazı Yazma Sanatı): Arap harfleriyle estetik ve sanatsal bir şekilde yazı yazma sanatı. Kaligrafi olarak da bilinir.
Adım 2: Unutulma Sebepleri Neler Olabilir?
Bu sanatların unutulmaya başlamasının birçok sebebi var. Bunları şöyle sıralayabiliriz:
- Teknolojinin Gelişmesi: Birçok el sanatı, fabrikasyon üretimle daha ucuz ve hızlı bir şekilde yapılmaya başlandı. Örneğin, bakır kapların yerini paslanmaz çelik tencereler, el yapımı eşyaların yerini seri üretim ürünler aldı. Bu da el sanatlarına olan talebi azalttı.
- İlgi Eksikliği ve Usta Yetiştirememe: Gençler arasında bu sanatlara olan ilgi azaldığı için yeni ustalar yetişmiyor. Eskiden usta-çırak ilişkisiyle nesilden nesile aktarılan bu bilgiler, aktarılacak kimse kalmayınca maalesef kayboluyor. Bu sanatlar büyük bir sabır ve emek istediği için gençler farklı alanlara yönelebiliyor.
- Maliyet ve Zaman: El sanatları genellikle çok zaman ve emek ister. Bu da ürünlerin maliyetini artırır. Tüketiciler, el emeği göz nuru ürünler yerine daha uygun fiyatlı, seri üretim ürünleri tercih edebiliyor.
- Değişen Yaşam Tarzları: Modern yaşamın getirdiği alışkanlıklar, geleneksel sanatlara duyulan ihtiyacı azaltıyor. Örneğin, eskiden evlerde kullanılan el yapımı eşyaların yerini hazır mobilyalar ve dekorasyon ürünleri alıyor.
- Kültürel Değişim: Küreselleşme ve kültürel etkileşimler, geleneksel değerlerin ve sanatların arka planda kalmasına neden olabiliyor. Yabancı kültürlerin etkisiyle kendi değerlerimize olan ilgi azalabiliyor.
Bu araştırma sayesinde, kültürümüzün ne kadar zengin olduğunu ve bu değerleri korumak için neler yapabileceğimizi daha iyi anlayacaksın! Gelecek dersimize bu bilgilerle hazır gelmeni bekliyorum.