7. Sınıf Türkçe Ders Kitabı Cevapları Meb Yayınları 1. Kitap Sayfa 25
Merhaba sevgili öğrencim! Bugün seninle, okuduğumuz “Ana İşsiz Kalınca” ve “Yurdumu Özledim” metinleri üzerinden hem metin anlama becerilerimizi geliştireceğiz hem de dilimizin zenginliğini keşfedeceğiz. Hazırsan, soruları adım adım çözelim ve bilgilerimizi pekiştirelim.
3. Etkinlik Okuduğunuz metnin ana fikrini ve yardımcı fikirlerini bularak yazınız.
Sevgili öğrencim, bir metnin ana fikri, yazarın bize vermek istediği en temel mesajdır. Metni okuduğumuzda aklımızda kalan en önemli düşünce diyebiliriz. Yardımcı fikirler ise bu ana fikri destekleyen, açıklayan veya detaylandıran diğer önemli düşüncelerdir.
Şimdi metinlerimizi tekrar düşünelim:
- “Yurdumu Özledim” metninde Atıl’ın ailesinin Almanya’ya göç etmesi, babasının gurbette çalışması, ailenin çektiği zorluklar, memleket hasreti ve çocukların eğitimi gibi konular işleniyordu.
- “Ana İşsiz Kalınca” metninde ise Atıl’ın annesinin işini kaybetmesiyle ailenin yaşadığı üzüntü, babanın destekleyici tavrı ve ailenin birlikte bu zorluğun üstesinden gelme çabası anlatılıyordu.
Bu iki metni bir araya getirdiğimizde aslında ortak bir noktaları olduğunu görüyoruz: Ailelerin hayatın zorlukları karşısında karşılaştığı güçlükler ve bu güçlüklerin üstesinden gelmek için gösterdikleri çaba, dayanışma ve memleket sevgisi.
Şimdi ana fikri ve yardımcı fikirleri yazalım:
Metnin Ana Fikri:
Hayatın getirdiği zorluklar (gurbet, işsizlik gibi) karşısında aile bireylerinin birbirine destek olması, dayanışma içinde olması ve memleket sevgisiyle ayakta kalması çok önemlidir.
Metnin Yardımcı Fikirleri:
- Gurbette yaşayan ailelerin memleket özlemi ve çektiği zorluklar.
- Çocukların eğitimi ve geleceği için ailelerin yaptığı fedakarlıklar.
- İşsiz kalmanın bir ailenin üzerindeki duygusal ve ekonomik yükü.
- Aile içinde yaşanan sorunların açıkça konuşulmasının ve birbirine destek olmanın önemi.
- Babanın aile içindeki birleştirici ve güven veren rolü.
- Köylerden şehirlere veya gurbete göçün aile ve köy yaşamı üzerindeki etkileri.
4. Etkinlik a) “Ana İşsiz Kalınca” metninde geçen deyimleri bularak anlamlarına uygun şekilde birer cümlede kullanınız.
Deyimler, dilimize renk katan, az sözle çok şey anlatan kalıplaşmış söz öbekleridir. Metni tekrar okuyup içindeki deyimleri bulalım ve anlamlarıyla birlikte cümle içinde kullanalım.
Adım 1: Metindeki deyimleri bulalım.
“Ana İşsiz Kalınca” metnini dikkatlice okuduğumuzda şu deyimleri görüyoruz:
- “İçi cız etti.”
- “Baba kaşlarını çatarak söze karıştı.”
- “Ana oğul susup olup başlarını öne eğdiler.”
Adım 2: Bulduğumuz deyimlerin anlamlarını yazalım ve her birini birer cümlede kullanalım.
Deyim 1: İçi cız etmek
- Anlamı: Bir olaya çok üzülmek, acımak, içi burkulmak.
- Cümle: Yolda gördüğü aç kedinin halini görünce içi cız etti.
Deyim 2: Kaşlarını çatmak
- Anlamı: Kızmak, beğenmemek, hoşnutsuzluk belirtisi göstermek veya düşünceli bir şekilde alnını kırıştırmak.
- Cümle: Babam, ödevimi yapmadığımı öğrenince kaşlarını çattı.
Deyim 3: Başını öne eğmek
- Anlamı: Utanmak, mahcup olmak, boyun eğmek veya çaresizlik içinde susmak.
- Cümle: Sınavdan kötü not alınca öğretmeninin karşısında başını öne eğdi.
b) Bulduğunuz deyimlerin metne olan katkısını belirleyerek yazınız.
Sevgili öğrencim, deyimler metne sadece güzellik katmakla kalmaz, aynı zamanda anlatımı daha güçlü, daha canlı ve daha etkileyici hale getirir. Duyguları ve durumları daha kısa ve öz bir şekilde ifade etmemizi sağlar.
Metne olan katkıları şunlardır:
- “İçi cız etmek” deyimi, Atıl’ın annesinin durumuna ne kadar üzüldüğünü, onun acısını derinden hissettiğini çok güçlü bir şekilde ifade ediyor. Bu deyim olmasaydı, Atıl’ın üzüntüsünü bu kadar yoğun hissedemezdik.
- “Kaşlarını çatmak” deyimi, babanın duruma olan ciddiyetini, belki de öfkesini veya konuyu daha fazla konuşmak istemediğini, ailesine güven vermek istediğini gösteriyor. Bu ifade, babanın tavrını ve otoritesini bize çok net anlatıyor.
- “Başını öne eğmek” deyimi ise ana ve oğulun, babanın sözleri karşısında duydukları üzüntüyü, saygıyı ve belki de çaresizliği sessizce kabul ettiklerini belirtiyor. Bu deyim sayesinde, karakterlerin o anki duygusal durumunu ve tepkisini çok daha iyi anlıyoruz.
Kısacası, bu deyimler metindeki karakterlerin duygularını, tepkilerini ve ruh hallerini bize daha somut ve canlı bir şekilde aktararak metni zenginleştirmiş, okuyucunun olayları ve duyguları daha iyi anlamasını sağlamıştır.
5. Etkinlik Duygularımızı nasıl ifade ederiz? Anlatınız.
Duygular, içimizde hissettiğimiz sevinç, üzüntü, öfke, korku, şaşkınlık gibi hallerdir. Bu duyguları ifade etmek, hem kendimizi rahatlatmak hem de başkalarıyla iletişim kurmak için çok önemlidir. Peki, duygularımızı nasıl ifade ederiz?
Duygularımızı ifade etmenin birçok yolu vardır:
- Sözlü İfade: En yaygın yollardan biri konuşmaktır. “Çok sevindim!”, “Bugün biraz üzgünüm.”, “Bu durum beni sinirlendirdi.” gibi cümlelerle duygularımızı doğrudan söyleyebiliriz. Ailemizle, arkadaşlarımızla veya güvendiğimiz kişilerle konuşarak içimizi dökmek bize iyi gelir.
- Yazılı İfade: Bazen konuşmak yerine yazmayı tercih ederiz. Günlük tutmak, bir mektup veya e-posta yazmak, şiir veya hikaye yazmak duygularımızı kağıda dökmek için harika yollardır. Yazmak, duygularımızı daha düzenli bir şekilde anlamamıza da yardımcı olabilir.
- Beden Dili ve Mimikler: Duygularımızı sözcüklerle ifade etmesek bile bedenimiz ve yüz ifademiz (mimiklerimiz) onları ele verir. Örneğin, mutlu olduğumuzda gülümseriz, üzgün olduğumuzda omuzlarımız düşebilir, sinirlendiğimizde kaşlarımızı çatabiliriz. Bu, sözsüz iletişim dediğimiz bir durumdur.
- Sanatsal İfade: Resim yapmak, müzik çalmak, şarkı söylemek, dans etmek veya tiyatro oynamak gibi sanatsal faaliyetler de duygularımızı ifade etmenin güçlü yollarıdır. Sanat, bazen sözcüklerin yetersiz kaldığı derin duyguları anlatmamızı sağlar.
- Davranışlarla İfade: Bazen duygularımızı davranışlarımızla gösteririz. Sevdiğimiz birine sarılmak, kızgın olduğumuzda sessiz kalmak veya bir köşeye çekilmek gibi. Ancak davranışlarla ifade ederken dikkatli olmalıyız ki kimseye zarar vermeyelim.
Unutmayalım ki duygularımızı ifade etmek çok doğaldır ve sağlıklıdır. Önemli olan, duygularımızı hem kendimize hem de başkalarına zarar vermeden, doğru ve etkili yollarla anlatabilmektir.