7. Sınıf Türkçe Ders Kitabı Cevapları Meb Yayınları 1. Kitap Sayfa 257
Merhaba sevgili öğrencilerim! Bugün sizlerle, “Yaşayan İnsan Hazineleri” belgeselinden alınmış iki etkinliği inceleyeceğiz. Bu etkinlikler sayesinde hem belgeseldeki kişilerin sözsüz iletişimlerini anlamaya çalışacağız hem de düşünceyi geliştirme yollarını hatırlayacağız. Haydi, dikkatlice okuyun ve anlamaya çalışın.
4. Etkinlik
“Yaşayan İnsan Hazineleri” adlı belgeselde konuşmacıların sözlü olmayan mesajlarını (ses tonu ve vurgu, beden dili, jest, mimik, giyim kuşam…) belirleyerek anlatmak istediklerini boşluklara yazınız.
Çözüm:
Sevgili çocuklar, bu soruda bizden istenen, belgeseldeki kişilerin sadece söylediklerine değil, aynı zamanda söylemediklerine, yani beden dillerine, mimiklerine ve jestlerine dikkat etmemiz. Bu tür ipuçları, bir insanın ne hissettiğini, ne düşündüğünü veya ne anlatmak istediğini anlamamızda bize çok yardımcı olur. Gelin, tek tek resimlerdeki kişilere bakalım ve onların sözsüz mesajlarını tahmin edelim:
Mehmet ACET (Aşık Şefali – Aşık Zaki)
Aşık Şefali’ye baktığımızda, sazıyla birlikte oturduğunu ve ellerini açarak konuştuğunu görüyoruz. Bu duruş ve jestler bize şunları düşündürüyor:
- Jestleri: Elleri açık ve yukarı dönük. Bu, genellikle bir şeyi açıklama, davet etme, samimiyet veya bir duygu yoğunluğunu ifade etme anlamı taşıyabilir. Bir aşık olarak, hikayelerini veya türkülerini anlatırken dinleyicileriyle daha derin bir bağ kurmak istediğini gösteriyor olabilir.
- Mimikleri: Yüzündeki ifade, dikkatli ve duygusal bir anlatımı işaret ediyor. Belki de anlattığı konunun önemini vurguluyor.
- Genel duruşu: Sazıyla birlikte olması, onun sanatına olan bağlılığını ve bu sanatın onun yaşamının bir parçası olduğunu gösteriyor.
Osman EFENDİOĞLU (Halk Şairi)
Osman Efendioğlu’na baktığımızda, dışarıda, doğayla iç içe bir ortamda durduğunu ve sağ elini kaldırdığını görüyoruz. Bu hareketler bize şunları anlatıyor olabilir:
- Jestleri: Sağ elini havaya kaldırması ve işaret parmağını kullanması, genellikle bir konuya dikkat çekme, vurgu yapma veya bir gerçeği belirtme amacı taşır. Bir halk şairi olarak, sözlerinin dinlenmesini istediğini veya anlattığı bir olayı canlandırdığını gösteriyor olabilir.
- Mimikleri: Yüzündeki ifade ciddi ve kararlı. Anlattığı konuya olan inancını veya tutkusunu yansıtıyor.
- Genel duruşu: Dik ve kendinden emin duruşu, onun tecrübeli ve bilgili bir kişi olduğunu, söylediklerinin arkasında durduğunu gösteriyor.
Salih BALKABABALAR (Sedefkar)
Sedefkar Salih Balkababalar’a baktığımızda, sakin ve düşünceli bir ifadeyle oturduğunu görüyoruz. Elleri de rahat bir pozisyonda duruyor. Bu durumlar bize şunları düşündürüyor:
- Jestleri: Ellerinin rahat duruşu, sakinlik ve dinginlik mesajı veriyor. Belki de yaptığı sedefçilik sanatının inceliklerini veya sabır gerektiren yönlerini anlatıyor.
- Mimikleri: Yüzündeki ifade, derin düşünce, tecrübe ve bilgelik taşıyor gibi. Sanatının detaylarını anlatırken gösterdiği özeni ve ustalığı yansıtıyor olabilir.
- Genel duruşu: Rahat ama dikkatli oturuşu, onun hem işine hem de dinleyicisine saygı duyduğunu, anlatacaklarının değerli olduğunu gösteriyor.
Ahmet Yaşar KOCATAŞ (Keçeci)
Keçeci Ahmet Yaşar Kocataş’a baktığımızda, elleri önünde birleşmiş, biraz yorgun ama kararlı bir ifadeyle oturduğunu görüyoruz. Bu durumlar bize şunları düşündürüyor:
- Jestleri: Ellerinin önünde birleşmiş olması, ciddiyet, saygı veya içine kapanıklık gibi anlamlar taşıyabilir. Belki de yaptığı keçecilik mesleğinin zorluklarını veya inceliklerini anlatıyor.
- Mimikleri: Yüzündeki ifade, emek, gayret ve geleneklere bağlılık gibi duyguları yansıtıyor. Yaptığı işin ne kadar el emeği ve göz nuru olduğunu bu ifadeyle anlatıyor olabilir.
- Genel duruşu: Duruşu, mesleğine olan bağlılığını ve yılların getirdiği tecrübeyi yansıtıyor. Belki de dinleyicilere, bu mesleğin ne kadar değerli ve zorlu olduğunu hissettirmek istiyor.
5. Etkinlik
İzlediğiniz belgeselde başvurulan düşünceyi geliştirme yolu/yollarını (tanımlama, karşılaştırma, benzetme) bularak kullanıldığı bölümlerdeki örnek cümleleri aşağıya yazınız.
Çözüm:
Sevgili öğrenciler, bu soruda ise bir metindeki veya belgeseldeki bilgiyi daha anlaşılır, daha etkili ve akılda kalıcı hale getirmek için kullanılan yöntemlerden bahsedeceğiz. Bunlara “düşünceyi geliştirme yolları” diyoruz. Belgesellerde bu yollar sıkça kullanılır. Gelin, bu yolları ve “Yaşayan İnsan Hazineleri” belgeselinde nasıl kullanılabileceğine dair örnek cümleleri inceleyelim:
Adım 1: Tanımlama Nedir ve Nasıl Kullanılır?
Tanımlama: Bir kavramın veya varlığın ne olduğunu açıklamak, onun özelliklerini belirterek okuyucunun/izleyicinin zihninde net bir resim oluşturmaktır. “Bu nedir?” sorusuna cevap verir.
Örnek Cümleler:
- “Aşıklık geleneği, saz eşliğinde şiirlerin doğaçlama olarak söylenmesi ve hikayelerin anlatılmasıyla nesilden nesile aktarılan köklü bir sözlü kültür mirasıdır.”
- “Sedefkarlık, deniz kabuklarının (sedefin) ince ince kesilerek ahşap, metal gibi yüzeylere işlenmesiyle yapılan, büyük sabır ve ustalık gerektiren geleneksel bir el sanatıdır.”
- “Keçe, yün liflerinin ısı, nem ve basınç altında birbirine kenetlenmesiyle elde edilen, dokunmadan üretilen doğal ve sıcak bir malzemedir.”
Adım 2: Karşılaştırma Nedir ve Nasıl Kullanılır?
Karşılaştırma: İki veya daha fazla varlık, kavram ya da durum arasındaki benzerlikleri ve farklılıkları ortaya koymaktır. “Bu, şuna benziyor mu yoksa farklı mı?” sorusuna cevap arar.
Örnek Cümleler:
- “Günümüzdeki seri üretim ürünler, geçmişin el emeği göz nuru eserleriyle kıyaslandığında, ruhsuz ve geçici kalır; oysa el sanatları, sanatçının ruhunu taşır ve zamana meydan okur.”
- “Eskiden keçeler tamamen doğal boyalarla renklendirilirken, şimdi sentetik boyalar da kullanılıyor; ancak doğal boyaların verdiği o toprak tonları hiçbir şeye değişilmez.”
- “Modern çağın hızlı tüketim alışkanlıkları ile ‘Yaşayan İnsan Hazineleri’nin sabır ve özenle ürettikleri eserler arasında dağlar kadar fark vardır.”
Adım 3: Benzetme Nedir ve Nasıl Kullanılır?
Benzetme: Anlatılmak istenen bir kavramı veya varlığı, daha iyi anlaşılması için başka bir kavram veya varlığa benzeterek açıklamaktır. Genellikle “gibi”, “sanki”, “adeta” gibi kelimeler kullanılır.
Örnek Cümleler:
- “Aşık, sözleriyle dinleyicinin kalbine dokunan, adeta bir şifa pınarıdır.”
- “Sedefkarın elleri, sedef parçalarını işlerken, sanki bir kuyumcunun değerli taşları şekillendirmesi gibi özenli ve hassastır.”
- “Keçecinin yünü dövmesi, toprağa tohum eken bir çiftçinin emeği gibidir; sabırla işlenir, sonunda bereketli bir ürün verir.”
Umarım bu açıklamalar, hem sözsüz iletişimi hem de düşünceyi geliştirme yollarını daha iyi anlamanıza yardımcı olmuştur. Unutmayın, çevrenizdeki insanları ve okuduğunuz metinleri bu gözle incelemek, dünyayı daha iyi anlamanızı sağlar!