7. Sınıf Türkçe Ders Kitabı Cevapları Meb Yayınları 1. Kitap Sayfa 244
Merhaba sevgili öğrencilerim! Bugün sizlerle, geleneksel sanatlarımızdan ebru hakkında okuduğumuz metinle ilgili çok güzel bir etkinlik yapacağız. Hem metni anlama becerimizi geliştirecek hem de dil bilgisi kurallarını hatırlayacağız. Haydi başlayalım!
4. Etkinlik Okuduğunuz metnin konusunu ve ana fikrini yazınız.
Sevgili öğrenciler, bir metnin konusunu bulmak için “Bu metin ne anlatıyor?” diye sormamız yeterlidir. Ana fikir ise “Yazar bu metni yazarken bize ne mesaj vermek istedi?” sorusunun cevabıdır. Okuduğumuz metin, ebru sanatını her yönüyle ele alıyordu, değil mi?
Metnin Konusu:
Metnimiz genel olarak ebru sanatını, onun ne olduğunu, nasıl yapıldığını, tarihini ve bu sanata emek veren ustaları anlatıyor. Yani konumuz aslında ebru sanatının kendisi.
- Ebru sanatı
Metnin Ana Fikri:
Yazar bize ebru sanatı hakkında bilgi verirken, bu sanatın aslında ne kadar köklü ve değerli bir miras olduğunu, usta-çırak ilişkisiyle günümüze kadar geldiğini vurguluyor. Yani asıl anlatmak istediği şey bu.
- Ebru, köklü bir geçmişi olan, usta-çırak ilişkisiyle günümüze ulaşmış önemli bir geleneksel Türk el sanatıdır.
5. Etkinlik Yaptığınız araştırmalar doğrultusunda seçtiğiniz geleneksel el sanatını, bu sanatta kullanılan malzemeleri ve bu sanatın nasıl yapıldığını katılımlı konuşma stratejisini uygulayarak arkadaşlarınıza anlatınız. Konuşmanız sırasında aşağıdaki yönergeleri uygulayınız.
- Konuşmanıza ara vererek dinleyicilerin konuyla ilgili düşüncelerini alınız.
- Dinleyicilerin konuyla ilgili size yöneltecekleri soruları cevaplayınız.
- Konuşmanıza dinleyicileri dâhil ediniz.
Bu etkinlik aslında sınıf içinde yapmamız gereken bir konuşma etkinliği. Yani buradaki bilgileri kullanarak bir sunum hazırlayacak ve arkadaşlarınıza anlatacaktınız. Metinde ebru sanatı hakkında pek çok bilgi vardı, değil mi? İşte o bilgileri kullanarak bir konuşma yapacaktınız. Örneğin, ebru sanatının nasıl ortaya çıktığını, hangi malzemelerle yapıldığını (kitre, öd, boya gibi), renklerin su üzerinde nasıl dans ettiğini ve kağıda nasıl aktarıldığını anlatabilirdiniz. Konuşurken de arkadaşlarınızın fikirlerini sorarak, onların sorularını cevaplayarak ve sohbet ederek onları konuşmaya dahil edecektiniz. Bu sayede hem bilgilerinizi paylaşacak hem de interaktif bir ders yapmış olacaktık!
6. Etkinlik Verilen cümlelerdeki anlatım bozukluklarının nedenini yay ayraç içine yazınız.
Şimdi de dil bilgisi bilgimizi konuşturma zamanı! Türkçeyi doğru ve güzel kullanmak çok önemli. Bazen farkında olmadan cümlelerimizde hatalar yaparız, bunlara “anlatım bozukluğu” deriz. Haydi, aşağıdaki cümlelerdeki bu hataları bulalım ve nedenini açıklayalım:
1. Kasabaya yalnız gitmeye çekindiği için babasıyla birlikte gitmişti.
Çözüm:
Bu cümlede dikkatimizi çeken kelime “birlikte” olmalı. Zaten “babasıyla” dediğimizde, babasıyla beraber, yani “birlikte” gittiğini anlamış oluyoruz. “Babasıyla” kelimesi zaten bir birliktelik anlamı taşıyor. Bu yüzden “birlikte” kelimesini kullanmak gereksizdir.
(Gereksiz sözcük kullanımı)
2. Evimizin önünü kapsayan çöplerden bir an önce kurtulmalıyız.
Çözüm:
“Kapsayan” kelimesi burada doğru kullanılmamış. Bir alanın tamamını içine almak, kuşatmak anlamındadır. Çöpler genellikle bir alanı “kaplar” ya da “doldurur”. “Kapsamak” yerine “kaplayan” veya “dolduran” kelimeleri daha uygun olurdu.
(Yanlış sözcük kullanımı)
3. Elbette, ben de aynı fikirde olduğumuzu sanıyorum.
Çözüm:
Cümlede “ben” tekil bir kişi zamiri iken, “olduğumuzu” kelimesi çoğul bir ifade (bizim olduğumuzu) kullanıyor. Eğer “ben” diyorsak, yüklem de “benim olduğumu” şeklinde tekil olmalıydı. Yani “Elbette, ben de aynı fikirde olduğumu sanıyorum.” olmalıydı. Burada özne (ben) ile yüklem (olduğumuzu) arasında bir uyumsuzluk var.
(Özne-yüklem uyumsuzluğu)
4. Gürültüden rahatsız olunca hepimizi kafasından savdı.
Çözüm:
Türkçede “birini başından savmak” diye bir deyim vardır ve birinden kurtulmak, onu uzaklaştırmak anlamına gelir. “Kafasından savmak” ise bir düşünceyi veya kişiyi aklından çıkarmak, artık onu düşünmemek anlamındadır. Cümlede, gürültüden rahatsız olunca insanları uzaklaştırma anlamı olduğu için doğru deyim “başından savdı” olmalıydı.
(Deyim yanlışlığı)
5. Öğretmen, izinsiz dersten çıkanlara kızardı.
Çözüm:
Burada “izinsiz” kelimesinin yeri yanlış. “Dersten” kelimesini değil, “çıkmak” eylemini niteliyor. Yani ders izinsiz değil, dersten çıkma eylemi izinsiz. Doğrusu “Öğretmen, dersten izinsiz çıkanlara kızardı.” şeklinde olmalıydı.
(Sözcüğün yanlış yerde kullanılması)
6. Sizinle sık sık hatta arada bir görüşmek isterim.
Çözüm:
“Sık sık” ve “arada bir” kelimeleri anlamca birbirine zıttır. “Sık sık” çok sık, sürekli anlamındayken, “arada bir” bazen, seyrek anlamındadır. Aynı anda hem “sık sık” hem de “arada bir” görüşmek istemek çelişen ifadelerdir. Birinden birinin kullanılması gereksizdir ya da cümledeki anlamı bozmaktadır.
(Anlamca çelişen sözcüklerin bir arada kullanılması)
7. Dün karşılaştığımızda Ömer, bana okul arkadaşını tanıttı.
Çözüm:
Bu cümlede küçük bir anlam karışıklığı var. “Okul arkadaşını” derken, bu arkadaşın kimin arkadaşı olduğu tam olarak belli değil. Ömer’in kendi okul arkadaşı mı, yoksa benim okul arkadaşım mı? Cümle, Ömer’in kendi okul arkadaşını tanıttığı izlenimini verse de, “Ömer, bana (kendi) okul arkadaşını tanıttı.” veya “Ömer, bana (senin) okul arkadaşını tanıttı.” gibi bir zamir eksikliği anlam belirsizliğine yol açıyor. Bu tür durumlarda zamir (kendi, senin gibi) kullanarak anlamı netleştirmek gerekir.
(Anlam belirsizliği / Kişi zamiri eksikliği)
Aferin çocuklar! Gördüğünüz gibi, dikkatli okuyup düşününce anlatım bozukluklarını bulmak o kadar da zor değilmiş. Türkçemizi doğru kullanmak için bu tür etkinlikleri sık sık yapmalıyız. Bir sonraki derste görüşmek üzere!