7. Sınıf Türkçe Ders Kitabı Cevapları Meb Yayınları 1. Kitap Sayfa 80
Merhaba sevgili öğrencilerim! Ben sizin Türkçe öğretmeniniz. Bugün “Kitaplarla Kurulan Dostluk” adlı güzel metnimizle ilgili hazırlık çalışmalarını birlikte inceleyeceğiz ve soruları adım adım, sizin anlayacağınız bir dille çözeceğiz. Hazırsanız başlayalım!
1. Seneca’nın (Seneka) “Kitapsız yaşamak; kör, sağır ve dilsiz yaşamaktır.” sözünü açıklayınız.
Sevgili öğrencilerim, bu söz aslında kitapların hayatımızdaki önemini çok güzel özetliyor. Gelin, ne demek istediğini birlikte düşünelim:
-
Adım 1: “Kör” ne demek?
Bir insan kör olduğunda etrafındaki dünyayı göremez, renkleri, şekilleri fark edemez, değil mi? Seneca, kitapsız yaşamayı buna benzetiyor. Kitaplar bize yeni dünyaların kapılarını açar, bilmediğimiz yerleri, kültürleri, olayları gösterir. Eğer kitap okumazsak, sanki gözlerimiz kapalı gibi oluruz. Dünyayı tam anlamıyla göremeyiz, anlayamayız. Bilgi eksikliğinden dolayı birçok şeye yabancı kalırız, tıpkı kör bir insanın çevresine yabancı kalması gibi.
-
Adım 2: “Sağır” ne demek?
Sağır bir insan sesleri duyamaz, konuşmaları anlayamaz. Kitaplar da bize farklı insanların düşüncelerini, geçmişteki bilgeleri, gelecekteki olasılıkları anlatır. Eğer kitap okumazsak, bu sesleri duymamış oluruz. Sanki etrafımızda çok önemli şeyler konuşuluyor da biz sağır olduğumuz için hiçbirini duymuyormuşuz gibi oluruz. Kitaplar sayesinde başkalarının deneyimlerinden ders çıkarır, yeni fikirler ediniriz. Kitapsız kalmak, bu bilgi ve deneyim seslerine kulak tıkamak gibidir.
-
Adım 3: “Dilsiz” ne demek?
Dilsiz bir insan duygularını, düşüncelerini kelimelerle ifade edemez, konuşamaz. Kitaplar bize kelimelerin gücünü öğretir, düşüncelerimizi daha iyi ifade etmemiz için kelime dağarcığımızı geliştirir. Okudukça farklı cümle yapılarını, anlatım biçimlerini öğreniriz. Eğer kitap okumazsak, kendimizi ifade etmekte zorlanırız, tıpkı dilsiz bir insanın konuşmak isteyip de konuşamaması gibi. Düşüncelerimiz, duygularımız içimizde kalır, onları dışarıya aktaramayız.
Sonuç: Kısacası Seneca, kitapların bizim için birer göz, kulak ve dil olduğunu söylüyor. Kitaplar sayesinde görür, duyar ve konuşuruz. Onlar olmadan hayatımız eksik kalır, dünyayı tam olarak algılayamayız ve kendimizi tam olarak ifade edemeyiz. Bu yüzden kitaplar bizim için gerçekten de çok kıymetlidir.
2. Kitaplarla ilgili bir özdeyiş oluşturarak arkadaşlarınızla paylaşınız.
Özdeyiş, yani diğer adıyla vecize, az sözle çok şey anlatan, bir düşünceyi, bir öğüdü kısa ve öz bir şekilde dile getiren sözlere denir. Ünlü kişilerin söylediği, akılda kalıcı, bilgece sözlerdir. Şimdi ben de size kitaplarla ilgili kendi özdeyişimi söyleyeceğim, siz de kendinizinkini düşünün ve arkadaşlarınızla paylaşın.
-
Adım 1: Özdeyişin konusu ve ana fikri belirlenir.
Kitapların bize ne kattığını düşünelim: Bilgi, yol gösterme, dostluk, yeni dünyalar… Bunlardan birini veya birkaçını birleştiren kısa bir cümle kurmalıyız.
-
Adım 2: Kısa, akılda kalıcı ve etkileyici bir cümle oluşturulur.
Cümle hem anlamlı hem de kolayca hatırlanabilir olmalı.
Sonuç: Benim kitaplarla ilgili özdeyişim şöyle:
“Kitaplar, açtığın her sayfada yeni bir sen yaratan sihirli kapılardır.”
Bu özdeyiş, kitapların bizi nasıl değiştirdiğini, geliştirdiğini ve her okuduğumuzda yeni şeyler öğrenerek farklı bir insan olmamızı sağladığını anlatıyor.
3. Sizce kitaplarla insanlar nasıl dost olabilirler?
Kitaplar, sadece kağıt ve mürekkepten ibaret değildir sevgili çocuklar. Onlar, tıpkı gerçek bir arkadaş gibi hayatımıza pek çok güzellik katabilirler. Gelin, kitaplarla nasıl dost olabileceğimizi maddeler halinde inceleyelim:
-
Adım 1: Bizi dinlerler ve anlarlar.
Gerçek bir dost, bizi dinler ve anlar, değil mi? Kitaplar da öyle. Onları okurken, karakterlerin duygularına ortak oluruz, onların sevinçlerini, hüzünlerini yaşarız. Sanki onlar bizim içimizdeki duyguları anlatıyormuş gibi hissederiz. Bu da bizi yalnızlık hissinden kurtarır, anlaşıldığımızı hissettirir.
-
Adım 2: Bize yeni şeyler öğretirler.
İyi bir dost, bize yeni şeyler öğretir, ufkumuzu genişletir. Kitaplar da aynen öyle! Okuduğumuz her kitapla yeni bilgiler edinir, farklı kültürleri tanır, bilmediğimiz konular hakkında fikir sahibi oluruz. Tıpkı bir öğretmenden ders alır gibi, kitaplardan da sürekli öğreniriz.
-
Adım 3: Bize rehberlik ederler ve yol gösterirler.
Zor zamanlarımızda veya kararsız kaldığımızda bir dostun tavsiyesi çok işe yarar. Kitaplar da bize bu konuda yardımcı olabilir. Okuduğumuz hikayelerdeki karakterlerin karşılaştığı zorluklar ve onları aşma yolları bize ilham verebilir. Tarihi olaylar veya felsefi düşünceler içeren kitaplar, hayat hakkında daha derin düşünmemizi sağlar ve bize doğru yolu bulmamızda ışık tutar.
-
Adım 4: Bizi eğlendirir ve hayal dünyamızı zenginleştirirler.
Dostlarımızla vakit geçirmek bize keyif verir. Kitaplar da bizi farklı dünyalara götürerek, maceralara sürükleyerek eğlendirir. Hayal gücümüzü geliştirir, olayları, karakterleri zihnimizde canlandırmamızı sağlar. Bu da bizim için hem bir eğlence hem de beyin jimnastiği olur.
-
Adım 5: Her zaman yanımızdadırlar.
Gerçek dostlar, her zaman yanımızda olmaya çalışır. Kitaplar da öyle! Onlar sessiz ve sabırlı dostlardır. İstediğimiz zaman elimize alıp okuyabiliriz. Bizi asla yargılamazlar, her zaman bize bir şeyler katmaya hazırdırlar.
Sonuç: Gördüğünüz gibi sevgili öğrencilerim, kitaplar; bilgi veren, eğlendiren, yol gösteren ve her zaman yanımızda olan harika dostlardır. Onlarla ne kadar vakit geçirirsek, dostluğumuz da o kadar güçlenir ve hayatımız o kadar zenginleşir. Onları birer arkadaş gibi görmek ve onlarla vakit geçirmek, hayatınızdaki en güzel alışkanlıklardan biri olacaktır.