7. Sınıf Türkçe Ders Kitabı Cevapları Meb Yayınları 1. Kitap Sayfa 172
Merhaba sevgili 7. sınıf öğrencilerim! Bugün sizlerle, Türkçe kitabımızdaki “YUSUFÇUK” metnine başlamadan önce yer alan “Hazırlık Çalışmaları”nı, yani metne hazırlık sorularını inceleyeceğiz. Bu çalışmalar, metni daha iyi anlamanıza, konuya ısınmanıza ve düşünme becerilerinizi geliştirmenize yardımcı olacak. Hadi bakalım, tek tek ele alalım ve nasıl cevaplayacağımızı, neye dikkat etmemiz gerektiğini konuşalım!
1. Soru: Millî kültürümüzü yansıtan unsurlardan bildiklerinizi arkadaşlarınızla paylaşınız.
Çözüm:
Adım 1: Öncelikle “millî kültür” ne demek, bunu bir düşünelim. Millî kültür, bir milletin kendine özgü yaşam biçimi, gelenekleri, görenekleri, dili, sanatı, müziği, yemekleri, hikâyeleri ve daha birçok değeridir. Yani, bizi biz yapan, atalarımızdan bize miras kalan ve bizim de geleceğe taşıyacağımız her şey diyebiliriz. Mesela, bayramlarda büyüklerin ellerini öpmek veya misafirlerimize ikramda bulunmak gibi davranışlar millî kültürümüzün bir parçasıdır.
Adım 2: Şimdi de aklımıza gelen, millî kültürümüzü yansıtan unsurları sıralayalım. Bunlar;
- Geleneklerimiz ve Göreneklerimiz: Düğünlerimiz, nişanlarımız, asker uğurlamalarımız, bayram kutlamalarımız, kına gecelerimiz ve misafir ağırlama adabımız gibi.
- Halk Oyunlarımız: Horon, halay, zeybek, karşılama gibi yöresel oyunlarımız.
- El Sanatlarımız: Çini, ebru, halı dokumacılığı, hat sanatı, bakırcılık gibi ustalık gerektiren sanatlarımız.
- Yemek Kültürümüz: Mantı, döner, kebap, baklava, güllaç gibi dünya çapında bilinen lezzetlerimiz ve yöresel yemeklerimiz.
- Halk Hikâyelerimiz ve Efsanelerimiz: Nasrettin Hoca fıkraları, Dede Korkut Hikâyeleri, Kerem ile Aslı gibi kuşaktan kuşağa aktarılan anlatılarımız.
- Deyimlerimiz ve Atasözlerimiz: Dilimizin zenginliğini gösteren, öğüt veren “Komşu komşunun külüne muhtaçtır”, “Damlaya damlaya göl olur” gibi sözlerimiz.
- Müzik Aletlerimiz: Bağlama, ney, zurna, davul gibi geleneksel çalgılarımız.
Adım 3: Bu unsurlardan aklınıza gelenleri veya kendi ailenizde yaşadığınız, gördüğünüz örnekleri arkadaşlarınızla paylaşarak hem onların bilgilerini zenginleştirebilir hem de kendi kültürümüzü daha yakından tanıyabiliriz. Belki bir arkadaşınız farklı bir yörenin oyununu biliyordur, bir başkası farklı bir yemeği anlatır. Bu sayede kültürümüzün çeşitliliğini de görmüş oluruz.
Sonuç:
Bu çalışma sayesinde, Türk kültürünün ne kadar zengin ve çeşitli olduğunu fark ederiz. Kendi yaşamımızdaki kültürel değerleri daha iyi anlar, onları sahipleniriz. Arkadaşlarınızla sohbet ederek farklı bölgelerin veya ailelerin kültürel özelliklerini de öğrenmiş olursunuz. Unutmayın, kültürümüzü yaşatmak ve tanıtmak hepimizin görevi!
2. Soru: Bildiğiniz ya da büyüklerinizden duyduğunuz bir efsane varsa anlatınız.
Çözüm:
Adım 1: Öncelikle “efsane” ne demek, onu bir hatırlayalım. Efsaneler, genellikle olağanüstü olayların, kişilerin veya yerlerin anlatıldığı, dilden dile aktarılan, kuşaktan kuşağa geçen kısa, inandırıcı hikâyelerdir. Gerçekle hayal arasında bir köprü gibidirler. Geçmiş zamanlarda yaşanmış gibi anlatılsalar da, çoğu zaman bilimsel bir kanıtı yoktur ama toplum için önemli bir mesaj taşırlar. Mesela, bir dağın neden öyle göründüğünü anlatan, içinde mucizevi olaylar geçen bir hikâye efsane olabilir.
Adım 2: Şimdi düşünün bakalım, büyüklerinizden (dedenizden, ninenizden, annenizden, babanızdan) hiç böyle gizemli, eski zamanlara ait hikâyeler dinlediniz mi? Belki yaşadığınız yerle ilgili, belki bir dağla, bir gölle, bir hayvanla ilgili… Ya da okulda, kitaplarda okuduğunuz efsaneler var mı?
- Mesela, Ergenekon Destanı gibi milletimizin varoluş mücadelesini anlatan büyük efsanelerimiz vardır.
- Ya da daha yerel efsaneler; İstanbul’daki Kız Kulesi’nin neden yapıldığına dair hikâyeler, Van Gölü Canavarı efsanesi gibi…
- Bazen de bir köyün, bir pınarın ya da bir ağacın oluşumuyla ilgili ilginç efsaneler duyabiliriz. Bu efsanelerde genellikle iyilik, kötülük, fedakârlık gibi temalar işlenir.
Adım 3: Eğer aklınıza gelen bir efsane varsa, bunu kendi cümlelerinizle arkadaşlarınızla paylaşabilirsiniz. Efsaneyi anlatırken, onun hangi olayları veya kavramları açıkladığını, neden önemli olduğunu da vurgulamayı unutmayın. Belki de dinlediğiniz efsane size bir ders veriyordur.
Sonuç:
Efsaneler, bir milletin hayal gücünü, inançlarını, değerlerini ve tarihini anlamak için çok güzel kaynaklardır. Bu sayede hem dinleme ve anlatma becerilerimizi geliştiririz hem de kültürel mirasımızın önemli bir parçası olan bu hikâyeleri yaşatmış oluruz. Büyüklerinizden dinlediğinizde, onların tecrübelerinden ve geçmişinden de faydalanmış olursunuz. Unutmayın, her efsane bize geçmişten bir fısıltıdır!
3. Soru: Metni, öğretmeninizin yönlendirmesiyle anahtar kelimeleri defterinize not alarak okuyunuz.
Çözüm:
Adım 1: Bu çalışma, “YUSUFÇUK” metnini okumadan önce veya okurken yapacağımız çok önemli bir etkinliktir. Peki, “anahtar kelime” ne demek? Anahtar kelimeler, bir metnin konusunu, ana fikrini veya önemli detaylarını özetleyen, metinde sıkça geçen ya da metin için çok önemli olan sözcüklerdir. Bir metnin kapısını açan anahtarlar gibidirler! Bu kelimeler, metni okuduktan sonra bile aklımızda kalan, bize metni hatırlatan ipuçlarıdır.
Adım 2: Metni okurken, dikkatimizi çeken, konuyu anlamamız için bize ipucu veren kelimelerin altını çizebilir veya defterimize not alabiliriz. Öğretmeninizle birlikte veya bireysel olarak metni okurken, şu tarz kelimeler anahtar kelime olabilir:
- Adam: Hikâyenin ana karakteri.
- Karısı: Adamın eşi ve hikâyenin dönüm noktası olan olayın merkezi.
- Çocuklar: Emine ve Yusuf, hikâyenin diğer önemli karakterleri.
- Ölüm: Hikâyedeki üzücü olayı başlatan ve ailenin hayatını değiştiren kelime.
- Yardım: Komşuların ve çevrenin, zor durumdaki aileye gösterdiği dayanışma.
- Evlenme: Adamın çocuklarının geleceği için verdiği önemli karar.
- Dağ köyleri: Hikâyenin geçtiği yer, olayın atmosferini belirleyen coğrafi unsur.
- Geçim: Ailenin yaşam mücadelesini ve ekonomik durumunu anlatan kavram.
Adım 3: Öğretmeninizin yönlendirmeleriyle bu kelimeleri belirleyip defterinize yazmak, metni daha dikkatli okumanızı sağlar. Sonra bu anahtar kelimelere bakarak metni hatırlamanız, özetlemeniz veya metnin ana fikrini bulmanız çok daha kolay olur. Adeta bir harita gibi, metnin içindeki önemli durakları işaretlemiş olursunuz. Bu sayede metnin ana hatlarını kaçırmadan okursunuz.
Sonuç:
Anahtar kelimelerle çalışmak, okuduğumuz metinleri daha iyi anlamamızı, aklımızda tutmamızı ve gerektiğinde kolayca özetleyebilmemizi sağlar. Bu yöntem, ders çalışırken veya sınavlara hazırlanırken de çok işinize yarayacak bir tekniktir. Unutmayın, iyi bir okuyucu, metnin içinde kaybolmaz, önemli noktaları anahtar kelimelerle yakalar ve metni beyninde daha düzenli bir şekilde depolar!
Evet sevgili öğrencilerim, “Hazırlık Çalışmaları”mızı bu şekilde değerlendirebiliriz. Bu etkinlikler, metni daha bilinçli okumanıza ve okuduğunuzu daha iyi anlamanıza büyük katkı sağlayacaktır. Şimdi sıra sizde, metni dikkatle okuyun ve anahtar kelimelerinizi belirleyin!