7. Sınıf Türkçe Ders Kitabı Cevapları Meb Yayınları 1. Kitap Sayfa 35
Merhaba sevgili öğrencim,
Bugün seninle Türkçe dersimizden çok önemli ve keyifli konular olan fiiller ve söz sanatları üzerine harika sorular çözeceğiz. Hazır mısın? Hadi o zaman, kalemini kağıdını hazırla ve soruları benimle birlikte adım adım çözmeye başla!
5. Aşağıdaki çekimli fiillerin hangisinde zaman anlamı vardır?
Bu soruda, fiillerin ne zaman yapıldığını (geçmişte mi, şimdi mi, gelecekte mi) belirten bir anlam taşıyıp taşımadığını bulmamız isteniyor. Fiillerin zaman ekleri (-di, -miş, -yor, -ecek, -er/-r) onların ne zaman gerçekleştiğini bize söyler. Dilek kipleri ise (gereklilik, istek, şart, emir) bir durumu, dileği veya emri ifade eder, zaman bildirmezler.
Adım 1: Her seçenekteki çekimli fiili bulalım ve hangi anlamı taşıdığına bakalım.
- A) “Bu yılın sonunda üniversiteli olacaksın.”
- B) “Boş vakitlerini güzel bir şekilde değerlendirmelisin.”
- C) “Bari bu işleri de ben yapayım.”
- D) “Anadolu’yu baştan başa gezsek.”
Buradaki fiil “olacaksın”. “-ecek” eki, fiilin gelecekte gerçekleşeceğini gösterir. Yani, gelecek zaman anlamı taşır.
Buradaki fiil “değerlendirmelisin”. “-meli” eki, fiilin bir gereklilik olduğunu gösterir. Bu, gereklilik kipidir, zaman anlamı taşımaz.
Buradaki fiil “yapayım”. “-eyim” eki, fiilin bir istek veya dilek olduğunu gösterir. Bu, istek kipidir, zaman anlamı taşımaz.
Buradaki fiil “gezsek”. “-se” eki, fiilin bir şarta veya dileğe bağlı olduğunu gösterir. Bu, şart kipidir, zaman anlamı taşımaz.
Adım 2: Zaman anlamı taşıyan seçeneği belirleyelim.
Sadece A seçeneğindeki “olacaksın” fiili, “-ecek” eki sayesinde gelecekteki bir zamanı ifade etmektedir.
Sonuç:
A) Bu yılın sonunda üniversiteli olacaksın.
6. Aşağıdaki çekimli fiillerin hangisinde dilek anlamı yoktur?
Şimdi de fiillerin dilek kiplerinden (istek, şart, gereklilik, emir) hangisinde bir anlam taşımadığını bulmamız isteniyor. Yani, bir dilek, istek, emir veya şart bildirmeyen, doğrudan bir zamanı anlatan fiili bulacağız.
Adım 1: Her seçenekteki çekimli fiili bulalım ve hangi kipte olduğuna bakalım.
- A) “Yağmur yağmasa da oyun oynasak.”
- B) “Dün fuardan telefon aldı.”
- C) “İşimiz bitince biraz dinlenelim.”
- D) “Okuldan çıkar çıkmaz eve gel.”
Buradaki fiil “oynasak”. “-sa” eki, bir şart veya dilek bildirir. Bu, şart kipidir ve dilek anlamı taşır.
Buradaki fiil “aldı”. “-dı” eki, fiilin geçmişte gerçekleştiğini kesin olarak belirtir. Bu, görülen geçmiş zaman kipidir ve zaman anlamı taşır, dilek anlamı taşımaz.
Buradaki fiil “dinlenelim”. “-elim” eki, bir istek veya teklif bildirir. Bu, istek kipidir ve dilek anlamı taşır.
Buradaki fiil “gel”. Bu fiil, herhangi bir ek almamış gibi görünse de, ikinci tekil şahsa yönelik bir emir kipidir ve dilek (emir) anlamı taşır.
Adım 2: Dilek anlamı taşımayan seçeneği belirleyelim.
B seçeneğindeki “aldı” fiili, belirli bir geçmiş zamanı ifade eder ve dilek kiplerinden herhangi birine girmez. Diğer seçeneklerdeki fiiller ise birer dilek kipi (şart, istek, emir) ile çekimlenmiştir.
Sonuç:
B) Dün fuardan telefon aldı.
7. Aşağıdaki koyu harflerle yazılmış fiilleri belirttikleri anlam özelliklerine göre eşleştiriniz.
Bu soruda, fiillerin anlam özelliklerine göre İş (Kılış) Fiili, Oluş Fiili veya Durum Fiili olup olmadığını bulup eşleştireceğiz. Hatırlayalım:
- İş (Kılış) Fiilleri: Bir nesneyi etkileyen, üzerinde bir iş yapılan fiillerdir. Başına “onu” kelimesini getirebildiğimiz fiillerdir. (Ör: okumak, yazmak, kırmak)
- Oluş Fiilleri: Bir varlığın zaman içinde kendiliğinden geçirdiği değişimi anlatan fiillerdir. (Ör: büyümek, sararmak, zayıflamak)
- Durum Fiilleri: Bir varlığın içinde bulunduğu durumu anlatan fiillerdir. Bir nesneyi etkilemezler, yani başına “onu” kelimesi getirilemez. (Ör: uyumak, oturmak, gülmek)
Şimdi her bir fiili tek tek inceleyelim:
a. Askerlikte çektirdiğimiz fotoğrafları çerçeveleteceğiz.
- Adım 1: Fiil “çerçeveleteceğiz”. Başına “onu” getirelim: “Onu çerçeveleteceğiz.” Anlamlı oldu. Bir nesne (fotoğraflar) üzerinde bir iş yapılıyor.
- Adım 2: Bu fiil bir İş (Kılış) Fiili‘dir.
b. Kardeşimin erkenden kalkmasına oldukça şaşırmış.
- Adım 1: Fiil “şaşırmış”. Başına “onu” getirelim: “Onu şaşırmış.” Anlamsız oldu. Kendi içinde bir durumu anlatıyor.
- Adım 2: Bu fiil bir Durum Fiili‘dir.
c. Akşama doğru karnı çok acıkmış.
- Adım 1: Fiil “acıkmış”. Başına “onu” getirelim: “Onu acıkmış.” Anlamsız oldu. Bu, bir durumdan başka bir duruma geçişi, zamanla olan bir değişimi anlatıyor.
- Adım 2: Bu fiil bir Oluş Fiili‘dir.
ç. Dertlerini bize bir bir anlatır.
- Adım 1: Fiil “anlatır”. Başına “onu” getirelim: “Onu anlatır.” Anlamlı oldu. Bir nesne (dertlerini) üzerinde bir iş yapılıyor.
- Adım 2: Bu fiil bir İş (Kılış) Fiili‘dir.
d. Gün boyunca bulaşık yıkadığından elleri buruşuyor.
- Adım 1: Fiil “buruşuyor”. Başına “onu” getirelim: “Onu buruşuyor.” Anlamsız oldu. Ellerin zamanla geçirdiği bir değişimi (durumdan duruma geçişi) anlatıyor.
- Adım 2: Bu fiil bir Oluş Fiili‘dir.
e. Dayısı bugünlerde çok zayıflamıştı.
- Adım 1: Fiil “zayıflamıştı”. Başına “onu” getirelim: “Onu zayıflamıştı.” Anlamsız oldu. Varlığın zamanla geçirdiği bir değişimi anlatıyor.
- Adım 2: Bu fiil bir Oluş Fiili‘dir.
f. Kitabın sayfalarını teker teker kontrol ettim.
- Adım 1: Fiil “ettim” (kontrol etmek). Başına “onu” getirelim: “Onu kontrol ettim.” Anlamlı oldu. Bir nesne (kitabın sayfalarını) üzerinde bir iş yapılıyor.
- Adım 2: Bu fiil bir İş (Kılış) Fiili‘dir.
Sonuç:
a. Askerlikte çektirdiğimiz fotoğrafları çerçeveleteceğiz. -> İş (kılış) Fiilleri
b. Kardeşimin erkenden kalkmasına oldukça şaşırmış. -> Durum Fiilleri
c. Akşama doğru karnı çok acıkmış. -> Oluş Fiilleri
ç. Dertlerini bize bir bir anlatır. -> İş (kılış) Fiilleri
d. Gün boyunca bulaşık yıkadığından elleri buruşuyor. -> Oluş Fiilleri
e. Dayısı bugünlerde çok zayıflamıştı. -> Oluş Fiilleri
f. Kitabın sayfalarını teker teker kontrol ettim. -> İş (kılış) Fiilleri
8. Aşağıdaki dizelerde bulunan söz sanatlarını belirleyerek boşluklara yazınız.
Şimdi de şiirlerdeki söz sanatlarını bulacağız. Şairler, anlatımlarını daha etkili ve güzel kılmak için çeşitli söz sanatları kullanırlar. Hadi hep birlikte bu sanatları keşfedelim!
“Dal bir gün dedi ki tomurcuğuna:
– Tenimde bir yara işler gibisin.”
(Ahmet Kutsi TECER)
Adım 1: “Dal bir gün dedi ki tomurcuğuna” dizesini inceleyelim.
Burada “dal” (ağacın dalı) konuşuyor. Dal, insan dışı bir varlıktır ve konuşma yeteneği sadece insanlara aittir. İnsan dışı bir varlığa insana ait özellikler verilmesine kişileştirme (teşhis) sanatı denir.
Adım 2: “Tenimde bir yara işler gibisin” dizesini inceleyelim.
Burada tomurcuk, bir yaraya benzetiliyor ve bu benzetme “gibi” edatıyla yapılıyor. İki farklı şeyin ortak bir özellik bakımından birbirine benzetilmesine benzetme (teşbih) sanatı denir.
Sonuç:
Kullanılan Söz Sanatı: Kişileştirme (Teşhis) ve Benzetme (Teşbih)
(Genellikle bu tarz sorularda en belirgin olan istenir, burada kişileştirme çok güçlüdür.)
“İşte doğduğun eski evdesin birden
Yolunu gözlüyor lamba ve merdiven”
(Ahmet Muhip DIRANAS)
Adım 1: “Yolunu gözlüyor lamba ve merdiven” dizesini inceleyelim.
Burada “lamba” ve “merdiven” gibi cansız varlıklar, birinin “yolunu gözleme” eylemini yapıyor. Yol gözlemek, insanlara ait bir özelliktir. Cansız varlıklara insana ait özellikler verilmesine yine kişileştirme (teşhis) sanatı denir.
Sonuç:
Kullanılan Söz Sanatı: Kişileştirme (Teşhis)
“Güneş her akşam batıp her gün doğuyorsa
Çiçekler solup solup tekrar açıyorsa”
(Cemal SAFİ)
Adım 1: “Güneş her akşam batıp her gün doğuyorsa” dizesini inceleyelim.
Burada “batmak” ve “doğmak” kelimeleri birbiriyle zıt anlamlıdır. Aynı dize veya beyitte anlamca karşıt olan iki kavramın bir arada kullanılmasına tezat (karşıtlık) sanatı denir.
Adım 2: “Çiçekler solup solup tekrar açıyorsa” dizesini inceleyelim.
Burada da “solmak” ve “açmak” kelimeleri birbiriyle zıt anlamlıdır. Bu dizede de tezat (karşıtlık) sanatı kullanılmıştır.
Sonuç:
Kullanılan Söz Sanatı: Tezat (Karşıtlık)
“Bir ah çeksem dağı taşı eritir,
Gözüm yaşı değirmeni yürütür.”
(Karacaoğlan)
Adım 1: “Bir ah çeksem dağı taşı eritir” dizesini inceleyelim.
Bir insanın “ah çekmesiyle” dağların ve taşların erimesi, gerçekte olamayacak kadar abartılı bir durumdur. Bir olayı veya durumu olduğundan çok daha büyük veya küçük göstermeye mübalağa (abartma) sanatı denir.
Adım 2: “Gözüm yaşı değirmeni yürütür” dizesini inceleyelim.
Bir insanın “gözyaşlarıyla” bir değirmeni çalıştırabilmesi de yine gerçekte mümkün olmayan, çok abartılı bir ifadedir. Bu dizede de mübalağa (abartma) sanatı kullanılmıştır.
Sonuç:
Kullanılan Söz Sanatı: Mübalağa (Abartma)