7. Sınıf Türkçe Ders Kitabı Cevapları Meb Yayınları 1. Kitap Sayfa 252
Merhaba sevgili öğrencilerim, bugün Türkçe dersinde çok güzel bir etkinlikle karşı karşıyayız. İki görselimiz var, birincisi soruların olduğu sayfa, ikincisi ise bu soruları cevaplarken kullanacağımız metin sayfamız. Unutmayın, cevapları sadece verilen metne göre vereceğiz. Hadi şimdi soruları teker teker inceleyelim ve doğru cevapları bulalım!
5. Etkinlik: Aşağıdaki boş bırakılan yerleri “Ağaçtan Oyma Su Tası” metnine göre doldurunuz.
Bu etkinliğimizde, bize verilen “Ağaçtan Oyma Su Tası” isimli metni okuyarak, metnin konusunu, ana fikrini ve yardımcı fikirlerini belirleyeceğiz. Unutmayın, bir metnin konusu neyden bahsettiğidir, ana fikri yazarın bize vermek istediği en önemli mesajdır, yardımcı fikirler ise bu ana fikri destekleyen diğer düşüncelerdir.
Adım 1: Metni dikkatlice okuyalım.
Muğla’nın bir köyünde doğmuşum. Adım Esen Hiçyılmaz.
Babam ve annem varlıklı insanlar değildi. Bu nedenle kardeşim doğunca beni dedemin yanına yollamışlar. Babamın babası dedem, orman içinde bir köyde oturuyordu. Bu köyde altı yaşıma kadar ninemle, dedemle yaşadım.
Dedemin tarlaları, keçileri, birkaç ineği ve tavukları vardı. Ninemle küçük evin arkasındaki bahçeye giderdik sık sık. Ninem fideleri çapalar, ben ağaçların altında oynardım. Sonra keçileri gözetirdik. Oğlaklara, tekelere alışmıştım. İneklerden korkmuyordum. Küçük eşeğe bile biniyordum. Minicik oğlaklara elimle kepek yedirmek, çok hoşuma giderdi. Onların pembe, küçük dilleriyle elimi yalamaları beni kıkır kıkır güldürürdü.
Adım 2: Metnin konusunu belirleyelim.
Metinde yazar, Muğla’nın bir köyünde doğduğunu, çocukluğunun bir kısmını dedesi ve ninesiyle köyde geçirdiğini anlatıyor. Köy hayatından, hayvanlarla olan ilişkilerinden bahsediyor. Yani metin genel olarak yazarın çocukluk anılarını konu alıyor.
Metnin konusu nedir?
Yazarın köyde dedesi ve ninesiyle geçirdiği çocukluk anıları, köy hayatı ve hayvan sevgisi.
Adım 3: Metnin ana fikrini belirleyelim.
Yazar bu anıları anlatırken bize ne gibi bir mesaj veriyor? Metinde huzurlu, doğal ve sevgi dolu bir çocukluk yaşantısı vurgulanıyor. Dede ve ninenin şefkati, doğayla iç içe olmanın güzelliği hissediliyor.
Metnin ana fikri nedir?
Yazarın köyde dede ve ninesiyle geçirdiği çocukluk yıllarının güzelliği, doğayla ve hayvanlarla kurulan sıcak bağların insana kattığı mutluluk ve huzur.
Adım 4: Metnin yardımcı fikirlerini belirleyelim.
Ana fikri destekleyen, metinde geçen diğer önemli düşünceler nelerdi? Dede ve ninenin yazarın hayatındaki yeri, köy yaşamının basit ve doğal güzellikleri, hayvan sevgisi gibi noktalar ana fikre hizmet ediyor.
Metnin yardımcı fikirleri nelerdir?
- Dede ve ninenin yazarın çocukluğundaki sevgi dolu ve şefkatli varlığı.
- Köy hayatının doğal güzellikleri ve hayvanlarla kurulan sıcak bağlar.
- Yazarın çocukluk anılarına duyduğu özlem ve bu anıların onun için ne kadar değerli olduğu.
***
6. Etkinlik: “Güzellik bir zevktir. Güzelliği oluşturmak ise bir sanattır.” sözüyle ilgili duygu ve düşüncelerinizi arkadaşlarınıza anlatınız.
Sevgili öğrencilerim, bu tarz bir soru, sizin kendi düşüncelerinizi ifade etmenizi ve sözün anlamını yorumlamanızı ister. Hadi gelin, bu sözü nasıl yorumlayabiliriz bir bakalım:
Adım 1: Sözü anlamaya çalışalım.
Burada iki farklı durumdan bahsediliyor:
- “Güzellik bir zevktir”: Bu, güzel bir şeyi gördüğümüzde, duyduğumuzda veya hissettiğimizde yaşadığımız hoş duygudur. Mesela, denizin mavisini seyretmek, kuş seslerini dinlemek, mis kokulu bir çiçeği koklamak… Bunlar bize zevk verir, değil mi?
- “Güzelliği oluşturmak ise bir sanattır”: Bu da o güzelliği ortaya çıkarmak, yaratmak demektir. Bir ressamın tuvale güzel bir manzara çizmesi, bir heykeltıraşın taştan bir insan figürü yapması, bir yazarın güzel bir hikaye yazması… İşte bunlar sanattır. Yani bir şeyi güzel hale getirme çabası ve yeteneğidir.
Adım 2: Kendi duygu ve düşüncelerimizi nasıl ifade ederiz?
Bu sözle ilgili kendi fikirlerinizi söylerken şunları düşünebilirsiniz:
- Sizce güzellik sadece göze hitap eden bir şey midir, yoksa bir davranış, bir düşünce de güzel olabilir mi?
- Güzelliği sadece izlemek mi daha keyifli, yoksa bir güzellik yaratmaya çalışmak mı?
- Çevrenizdeki hangi güzellikler size zevk veriyor? (Örneğin, gün batımı, bir arkadaşınızın gülümsemesi, bir şarkının melodisi…)
- Siz hangi alanlarda güzellik yaratmaya çalışıyorsunuz veya hangi sanat dalları size bu anlamda ilham veriyor? (Resim yapmak, şiir yazmak, el işleri…)
- Bu sözün hayatınızdaki karşılığı nedir? Güzelliğin hem tadını çıkarmak hem de onu üretmek neden önemlidir?
Mesela ben şöyle diyebilirim: “Bu söz bana, güzelliğin hayatımızda ne kadar önemli bir yer tuttuğunu hatırlatıyor. Bir çiçeğin açışını izlemek bile bana büyük bir zevk verirken, kendi ellerimle bir şeyler yaratmak, mesela küçük bir resim çizmek veya bir hikaye yazmak, bambaşka bir mutluluk veriyor. Sanat, aslında içimizdeki güzellikleri dışarıya çıkarma biçimimizdir. Hem güzellikleri fark etmek hem de onları hayatımıza katmak, bence hayatı daha anlamlı kılıyor.”
***
7. Etkinlik: Aşağıda verilen cümlelerdeki anlam yönünden anlatım bozukluklarını bularak cümlelerin doğrularını örnekteki gibi yazınız.
Bu etkinliğimizde, cümlelerdeki anlam kaymalarını veya yanlış kullanımları bulup düzelteceğiz. Anlatım bozuklukları, cümlenin anlamının net olmamasına veya yanlış anlaşılmasına neden olur. Hadi her cümleyi tek tek inceleyelim:
Örnek: Annem, yeni evimizin bahçesine fidanlar dikti.
Bu cümlede bir anlatım bozukluğu yoktu, bize doğru bir cümle örneği olarak verilmiş.
1. Resimdeki adam doğduğu köye geri geldi.
Adım 1: Anlatım bozukluğunu bulalım.
Metnimizde “Resimdeki adam” diye bir ifade geçmiyor. Metni yazan kişi kendisinden bahsediyor (“Muğla’nın bir köyünde doğmuşum. Adım Esen Hiçyılmaz.”). Bu yüzden “Resimdeki adam” ifadesi anlamsız ve yanlış bir kullanımdır.
Adım 2: Cümleyi düzeltelim.
Bu cümleyi yazarın kendisi için kullanmalıyız.
Doğru cümle:
Yazar doğduğu köye geri geldi.
2. Eminim bu saatlerde ödevini bitirmiş olmalı.
Adım 1: Anlatım bozukluğunu bulalım.
“Eminim” kelimesi kesinlik bildirir, yani bir şeyden çok eminiz demektir. “Olmalı” kelimesi ise bir olasılık veya tahmin belirtir. Bir cümlede hem kesinlik hem de olasılık bildiren kelimeleri bir arada kullanmak anlamca çelişki yaratır. Ya eminizdir ya da tahmin ediyoruzdur.
Adım 2: Cümleyi düzeltelim.
Ya kesinlik bildiren “eminin” anlamına uygun bir fiil kullanırız ya da “eminim” kelimesini çıkarıp sadece olasılığı belirtiriz.
Doğru cümle:
Eminim bu saatlerde ödevini bitirdi.
Veya:
Bu saatlerde ödevini bitirmiş olmalı.
3. Gerçek sanatçı, yapıtlarıyla ilgili eleştiri ve tenkitleri önemsemelidir.
Adım 1: Anlatım bozukluğunu bulalım.
“Eleştiri” ve “tenkit” kelimeleri aslında aynı anlama gelir, ikisi de bir eserin iyi veya kötü yönlerini incelemek demektir. Aynı anlama gelen iki kelimeyi bir arada kullanmak gereksiz sözcük kullanımıdır ve anlatım bozukluğu yaratır.
Adım 2: Cümleyi düzeltelim.
Bu kelimelerden birini cümleden çıkarmalıyız.
Doğru cümle:
Gerçek sanatçı, yapıtlarıyla ilgili eleştirileri önemsemelidir.
4. Son yıllarda ülkemizde üretilen mobilyalar dışarı ihraç ediliyor.
Adım 1: Anlatım bozukluğunu bulalım.
“İhraç etmek” kelimesi zaten bir malı “dış ülkelere satmak” anlamına gelir. Bu durumda “dışarı” kelimesini kullanmak gereksizdir, çünkü “ihraç etmek” fiilinin anlamında “dışarı” anlamı zaten vardır.
Adım 2: Cümleyi düzeltelim.
“Dışarı” kelimesini cümleden çıkarmalıyız.
Doğru cümle:
Son yıllarda ülkemizde üretilen mobilyalar ihraç ediliyor.
5. Tiyatroya verilen değer, geçen yıllara göre yüzde yüz çoğaldı.
Adım 1: Anlatım bozukluğunu bulalım.
“Değer” kelimesi için “çoğalmak” fiili yerine “artmak” veya “yükselmek” fiilleri daha uygundur. “Çoğalmak” genellikle sayıca veya miktarca artışı ifade ederken, “değer” gibi soyut bir kavram için “artmak” daha doğru bir kullanımdır. Ayrıca “yüzde yüz” ifadesi “iki katına çıkmak” veya “tamamen artmak” anlamındadır ve “artmak” fiiliyle daha uyumlu kullanılır.
Adım 2: Cümleyi düzeltelim.
“Çoğaldı” yerine “arttı” kelimesini kullanmalıyız.
Doğru cümle:
Tiyatroya verilen değer, geçen yıllara göre yüzde yüz arttı.
6. Dün işe gitmedim, bomboş evde oturdum.
Adım 1: Anlatım bozukluğunu bulalım.
“Bomboş” kelimesi “tamamen boş” anlamına gelir. Eğer cümleyi kuran kişi (ben) evin içindeyse, ev tamamen “bomboş” değildir çünkü içinde kendisi vardır. Burada kastedilen muhtemelen evde başka kimsenin olmaması veya yalnızlıktır. Bu durumda “bomboş” kelimesi anlam kargaşası yaratır.
Adım 2: Cümleyi düzeltelim.
Yalnızlık veya kimsesizlik anlamını daha net ifade eden bir kelime kullanmalıyız.
Doğru cümle:
Dün işe gitmedim, evde yalnız oturdum.
7. Küçük kız, kulağıma eğilerek alçak sesle bir şeyler fısıldadı.
Adım 1: Anlatım bozukluğunu bulalım.
“Fısıldamak” fiili zaten “alçak sesle konuşmak” anlamına gelir. Bu durumda “alçak sesle” kelimelerini kullanmak gereksizdir, çünkü “fısıldamak” fiilinin anlamında “alçak ses” zaten vardır.
Adım 2: Cümleyi düzeltelim.
“Alçak sesle” kelimelerini cümleden çıkarmalıyız.
Doğru cümle:
Küçük kız, kulağıma eğilerek bir şeyler fısıldadı.
Umarım bu açıklamalar, anlatım bozukluklarını daha iyi anlamanıza yardımcı olmuştur. Unutmayın, Türkçe’mizi doğru ve güzel kullanmak çok önemli!