8. Sınıf İnkılap Tarihi Ders Kitabı Cevapları Semih Ofset S.E.K. Yayınları Sayfa 212
Merhaba sevgili öğrencilerim, ben İnkılap Tarihi öğretmeniniz.
Bugün sizlerle kitabımızdaki “Atatürk’ün Ölümü ve Sonrası” ünitesinde yer alan bu güzel etkinlikleri yapacağız. Görseldeki metni ve soruları dikkatlice inceledim. Şimdi hep birlikte, adım adım bu soruları anlayarak çözelim. Unutmayın, tarih sadece geçmişi öğrenmek değil, aynı zamanda o dönemde yaşayan insanların neler hissettiğini anlamaktır.
Haydi başlayalım!
***
Sıra Sizde (1. Bölüm)
Öncelikle bize verilen metni anladığımızdan emin olalım. Metin, İkinci Dünya Savaşı yıllarında Türkiye’nin içinde bulunduğu zorlu durumu anlatıyor. Savaşın dışında kalmaya çalışsak da bunun ekonomik ve sosyal olarak ağır bedelleri olmuş. Şimdi bu metne göre soruları cevaplayalım.
1. Soru: Savaş yıllarında Türkiye’nin ekonomisi nasıldır? Açıklayınız.
Çözüm:
Sevgili arkadaşlar, bu soruyu cevaplamak için metindeki ipuçlarını bir araya getireceğiz. Metin bize o dönemin ekonomik fotoğrafını çok net bir şekilde çiziyor.
- Adım 1: Bütçe Açıkları: Metnin en başında “1942’de biraz nefes alan bütçe yeniden büyük açıklar vermeye başlıyordu.” diyor. Yani devletin gelirleri, giderlerini karşılayamıyordu. Bunun en büyük sebebi ise sınırlarda bekleyen bir milyonluk büyük bir orduydu. Bu orduyu beslemek, giydirmek ve donatmak çok büyük bir masraftı.
- Adım 2: Üretim ve İthalatın Azalması: Metinde “Gerileyen üretim, giderek daralan ithalat…” ifadesi geçiyor. Savaş nedeniyle hem ülke içindeki üretim düşmüş hem de dışarıdan mal almak zorlaşmıştı. Bu da piyasada mal kıtlığına yol açıyordu.
- Adım 3: Yeni Vergiler: Devlet, artan masraflarını karşılamak için yeni vergiler koymak zorunda kalmış. Metinde bahsedilen Toprak Mahsulleri Vergisi bunlardan biridir. Bu vergiyle çiftçinin ürettiği ürünün bir kısmına devlet el koyuyordu. Ancak bu uygulama, depolama sorunları yüzünden ürünlerin çürümesine bile neden olabiliyordu.
- Adım 4: Fiyat Artışları (Enflasyon): Metnin son bölümünde “memlekette beliren mal azlığı fiyatları devamlı surette yükseltmiş” deniyor. Yani piyasada mal az olduğu için fiyatlar sürekli artıyordu. Bu da halkın alım gücünü düşürüyordu.
Sonuç:
Kısacası, İkinci Dünya Savaşı yıllarında Türkiye, savaşa fiilen girmese de bir “savaş ekonomisi” uygulamak zorunda kalmıştır. Bütçe açıkları, üretim düşüklüğü, ağır vergiler ve yüksek enflasyon nedeniyle ekonomi çok zor bir dönemden geçmiştir.
2. Soru: Halk hangi sıkıntılarla karşı karşıya kalmıştır?
Çözüm:
Ekonominin bu kadar kötü olması elbette en çok halkı etkilemiştir. Metinden halkın yaşadığı zorlukları adım adım çıkaralım.
- Adım 1: Temel İhtiyaç Maddelerinin Kıtlığı: Metinde çok net bir şekilde “Gaz, tuz bulunmuyordu.” diyor. İnsanlar en temel ihtiyaçlarını bile karşılamakta zorluk çekiyorlardı.
- Adım 2: İş Gücü Kaybı: Metinde “Onların çocukları askerde idi. Köyde çalışacak insan kalmamıştı.” ifadesi var. Bu çok önemli! Üretimi yapacak genç nüfus askere alındığı için tarlalar ekilemiyor, üretim daha da düşüyordu.
- Adım 3: Geçim Sıkıntısı: Fiyatların sürekli artması ve mal kıtlığı, halkın geçimini sağlamasını çok zorlaştırmıştır. Metnin sonunda “…bilhassa dar ve sabit gelirli vatandaşlar büyük geçim sıkıntısı çekmiştir.” denilerek bu durum vurgulanmıştır.
- Adım 4: Ağır Vergi Yükü: Özellikle çiftçiler, Toprak Mahsulleri Vergisi gibi uygulamalar yüzünden ürettiklerinin önemli bir kısmını devlete vermek zorunda kalmış, bu da onları zor durumda bırakmıştır.
Sonuç:
Savaş yıllarında halk; yokluk, kıtlık, yüksek fiyatlar ve ağır vergiler gibi çok ciddi sıkıntılarla yüzleşmek zorunda kalmıştır. Seferberlik nedeniyle aileler parçalanmış, üretim durma noktasına gelmiş ve genel bir karamsarlık havası hâkim olmuştur.
***
Sıra Sizde (2. Bölüm)
Soru: İkinci Dünya Savaşı’nın Türkiye’ye siyasi, sosyal ve ekonomik yönden etkilerini yazınız.
Çözüm:
Bu soru, bir önceki bölümdeki bilgileri toparlayıp daha geniş bir çerçevede sunmamızı istiyor. Haydi bu etkileri üç başlık altında inceleyelim.
Siyasi Etkileri:
- Denge Politikası: Türkiye, savaş boyunca Cumhurbaşkanı İsmet İnönü liderliğinde bir “denge politikası” izlemiştir. Yani ne Mihver Devletleri’nin (Almanya, İtalya) ne de Müttefik Devletleri’nin (İngiltere, Fransa, SSCB) yanında yer almayarak savaşa girmemeye çalışmıştır. Bu, çok dikkatli ve zor bir diplomasi süreciydi.
- Orduyu Hazır Tutma: Her an bir saldırı olabilir diye bir milyona yakın asker silahaltında tutulmuştur. Bu, ülkenin kendini koruma içgüdüsünün bir sonucuydu.
- Savaşın Sonunda Taraf Seçimi: Türkiye, savaşın sonuna doğru Müttefiklerin kazanacağı kesinleşince, Almanya ve Japonya’ya sembolik olarak savaş ilan etmiştir. Bunun amacı, savaş sonrası kurulacak olan Birleşmiş Milletler’de kurucu üye olarak yer almaktı.
Sosyal Etkileri:
- Seferberlik Hâli: Genç nüfusun askere alınması, köylerin ve şehirlerin boşalmasına, ailelerin parçalanmasına neden olmuştur.
- Karne Uygulaması: Ekmek, şeker gibi temel tüketim maddeleri karne ile dağıtılmaya başlanmıştır. Her ailenin alabileceği miktar sınırlıydı.
- Karaborsacılık: Mal kıtlığı nedeniyle bazı kişiler malları stoklayıp çok yüksek fiyatlara satmaya başlamış, yani “karaborsacılık” ortaya çıkmıştır.
- Toplumsal Huzursuzluk: Yaşanan ekonomik sıkıntılar, yokluk ve adaletsiz vergi uygulamaları (Varlık Vergisi gibi) toplumda huzursuzluğa ve güvensizliğe yol açmıştır.
Ekonomik Etkileri:
- Enflasyon: Piyasada mal az, talep çok olunca fiyatlar aşırı yükselmiş (yüksek enflasyon) ve Türk Lirası’nın değeri düşmüştür.
- Ağır Vergiler: Savaş ekonomisini finanse etmek için Varlık Vergisi ve Toprak Mahsulleri Vergisi gibi olağanüstü vergiler getirilmiştir.
- Üretimin Düşmesi: İş gücünün askerde olması ve kaynakların savunmaya ayrılması nedeniyle tarım ve sanayi üretimi ciddi şekilde gerilemiştir.
- Dış Ticaretin Durması: Savaş nedeniyle diğer ülkelerle ticaret yapmak neredeyse imkânsız hale gelmiştir.
***
Sıra Sizde (3. Bölüm)
Soru: İkinci Dünya Savaşı’nın ülkemize etkilerini anlatan gazete sayfası tasarlayınız. Gazetenizde savaşın Türkiye’ye siyasi, sosyal ve ekonomik yönden olan etkilerine değininiz. Çalışmanızı sınıf panosuna asınız.
Çözüm:
Arkadaşlar bu harika bir proje ödevi! Burada sizden bir tarihçi ve bir gazeteci gibi düşünmeniz isteniyor. Size bu gazeteyi nasıl hazırlayabileceğinize dair bazı fikirler vereyim.
Adım 1: Gazetenize Çarpıcı Bir İsim Bulun!
Mesela gazetenizin adı şunlar olabilir: “ZOR YILLAR”, “MİLLİ MÜCADELE GAZETESİ”, “SAVAŞIN GÖLGESİNDE ANADOLU” veya “1942 HABER”.
Adım 2: Manşetinizi Belirleyin!
Gazetenin en üstündeki büyük başlık manşettir. O günün en önemli olayını yansıtmalı. Örneğin:
- “EKMEK BUGÜNDEN İTİBAREN KARNEYLE!”
- “ANKARA’DA ZORLU GÖRÜŞME: TÜRKİYE TARAFSIZLIKTA ISRARCI!”
- “YOKLUK VE KARABORSAYA HÜKÜMETTEN YENİ ÖNLEMLER!”
Adım 3: Farklı Konularda Haberler ve Köşe Yazıları Yazın!
Gazetenizi yukarıda öğrendiğimiz siyasi, sosyal ve ekonomik başlıklara ayırabilirsiniz.
- Siyasi Haber: “Cumhurbaşkanı İnönü’den Milletine Mesaj: ‘Yurdumuzu Savaş Felaketinden Koruyacağız!'” başlığıyla bir haber yazabilirsiniz.
- Ekonomik Haber: “Toprak Mahsulleri Vergisi Çiftçiyi Düşündürüyor” başlığıyla bir haber yapıp, metindeki gibi depolama sorunlarına değinebilirsiniz.
- Sosyal İçerikli Röportaj: “Köydeki Analar Anlatıyor: ‘Gözümüz Yolda, Oğlumuz Askerde, Tarlalar Boş…'” gibi duygusal bir röportajla halkın yaşadığı sıkıntıları anlatabilirsiniz.
- Küçük Haberler: “Şeker Stokları Tükendi”, “Gaz Lambası İçin Gazyağı Bulunamıyor” gibi kısa haberler ekleyebilirsiniz.
Adım 4: Görsel Kullanmayı Unutmayın!
Gazetenizi daha etkili kılmak için o döneme ait fotoğraflar (karne kuyruğunda insanlar, askerler vb.) bulabilir veya kendiniz çizebilirsiniz. Bir karikatür köşesi bile ekleyebilirsiniz!
Bu şekilde hazırlayacağınız bir gazete sayfası, hem konuyu çok daha iyi anlamanızı sağlar hem de sınıf panonuzda harika görünür. Hepinize bu keyifli çalışmada başarılar dilerim!