8. Sınıf İnkılap Tarihi Ders Kitabı Cevapları Semih Ofset S.E.K. Yayınları Sayfa 195
Merhaba sevgili gençler! Ben İnkılap Tarihi öğretmeniniz. Gelin, bu ünite değerlendirme sorularını birlikte adım adım çözelim ve konuları pekiştirelim. Unutmayın, tarihini bilen geleceğine yön verir!
A. Aşağıdaki cümlelerden doğru bilgi verilenlerin başına “D”, yanlış bilgi verilenlerin başına “Y” yazınız. Yanlış bilgi verilen cümlelerin doğrularını altlarındaki satırlara yazınız.
( D ) 1. Ülkemizde Atatürk Dönemi’nden itibaren barışın korunmasına dayalı bir dış politika izlenmiştir.
Açıklama: Sevgili arkadaşlar, bu ifade doğrudur. Atatürk’ün “Yurtta sulh, cihanda sulh” yani “Yurtta barış, dünyada barış” ilkesi, dış politikamızın temelini oluşturmuştur. Türkiye, sorunlarını savaşla değil, diplomasi ve barışçıl yollarla çözmeye çalışmıştır.
( D ) 2. Lozan Barış Antlaşması taraflar arasında eşit şartlara göre imzalanmıştır.
Açıklama: Bu bilgi de kesinlikle doğrudur. Kurtuluş Savaşı’ndaki askeri zaferimiz, Lozan’da siyasi bir zafere dönüşmüştür. Mondros veya Sevr gibi dayatma antlaşmaların aksine, Lozan’da Türkiye diğer devletlerle eşit ve bağımsız bir devlet olarak masaya oturmuş ve haklarını savunmuştur.
( Y ) 3. Nüfus mübadelesi sorunu Lozan Barış Antlaşması ile kesin olarak çözülmüştür.
Açıklama: Bu ifade yanlıştır. Lozan’da nüfus mübadelesine (değişimine) karar verilmişti, ancak uygulama sırasında Yunanistan ile “etabli” (yerleşik) sorunu ortaya çıktı. Yani hangi Rumların İstanbul’da kalacağı konusunda anlaşmazlık yaşandı. Bu sorun, ancak 1930 yılında yapılan Ahali Mübadelesi Antlaşması ile kesin olarak çözülebildi.
Doğrusu: Nüfus mübadelesi sorunu Lozan’da karara bağlanmış ancak yaşanan anlaşmazlıklar nedeniyle 1930’da çözülebilmiştir.
( D ) 4. Türkiye, Milletler Cemiyetine kendi başvurusu ile üye olmuştur.
Açıklama: Bu ifade doğrudur. Genellikle Milletler Cemiyeti ülkelere davet gönderirdi. Ancak Türkiye’nin barışçı politikaları o kadar takdir edildi ki, İspanya ve Yunanistan’ın teklifi üzerine cemiyet Türkiye’yi davet etti ve Türkiye de bu davete icabet ederek 1932’de üye oldu. Yani davet üzerine katıldık, bu da ne kadar saygın bir ülke olduğumuzu gösterir.
( D ) 5. Balkan Antantı; Türkiye, Romanya, Yugoslavya ve Yunanistan arasında imzalandı.
Açıklama: Evet, bu bilgi de doğrudur. 1934 yılında imzalanan bu antant ile Türkiye, batı sınırlarını Almanya ve İtalya’nın yayılmacı politikalarına karşı güvence altına almak istemiştir. Bu dört ülke birbirlerinin sınırlarına saygı göstereceklerine dair söz vermişlerdir.
( Y ) 6. Lozan Barış Antlaşması ile Boğazların yönetimi Türkiye’ye bırakıldı.
Açıklama: Bu ifade yanlıştır. Lozan’da Boğazların yönetimi, başkanlığını bir Türk’ün yaptığı uluslararası bir komisyona bırakılmıştı. Ayrıca Boğazların her iki yakası da askersizleştirilmişti. Bu durum, egemenlik haklarımızı kısıtlıyordu. Boğazlar üzerindeki tam egemenliğimizi ancak 1936’da imzaladığımız Montrö Boğazlar Sözleşmesi ile kazandık.
Doğrusu: Lozan Barış Antlaşması ile Boğazların yönetimi uluslararası bir komisyona bırakılmıştır.
( Y ) 7. Sadabat Paktı’nın imzalanmasında İspanya’nın saldırgan tutumu etkili oldu.
Açıklama: Bu bilgi yanlıştır. Sadabat Paktı, doğu sınırlarımızı güvence altına almak için imzalanmıştır. Bu paktın imzalanmasındaki en büyük etken, İtalya’nın Habeşistan’a saldırması ve Doğu Akdeniz ile Orta Doğu’da yayılmacı bir politika izlemesidir. İspanya’nın bu olayla bir ilgisi yoktur.
Doğrusu: Sadabat Paktı’nın imzalanmasında İtalya’nın saldırgan tutumu etkili oldu.
( D ) 8. Türkiye Hatay konusunda öncelikle Milletler Cemiyetine başvurdu.
Açıklama: Bu ifade doğrudur. Atatürk, Hatay sorununu çözmek için savaşı değil, diplomasiyi seçmiştir. Sorunu barışçıl yollarla çözmek için konuyu Milletler Cemiyetine taşımıştır. Bu girişimler sonucunda Hatay önce bağımsız bir devlet olmuş, ardından 1939’da kendi meclisinin kararıyla anavatan Türkiye’ye katılmıştır.
B. Aşağıdaki cümleleri okuyunuz. Cümlelerde boş bırakılan yerlere verilen ifadelerden uygun olanı yazınız.
(Verilen kelimeler: Montrö Boğazlar Sözleşmesi, Hatay, Rum-Türk, mütekabiliyet, Musul sorunu, gerçekçilik, Balkan Antantı, İran, Milletler Cemiyeti)
1. Dış politika ilkelerimizden gerçekçilik gerçekleştirilebilecek hedefler yönünde hareket etmektir.
Açıklama: Gerçekçilik, hayalperest politikalardan uzak durup, aklın ve bilimin ışığında, ulaşılabilir hedefler belirlemek demektir. Atatürk dönemi dış politikası bu ilkeye sıkı sıkıya bağlı kalmıştır.
2. Lozan Konferansı’nda çözüme kavuşturulamayan Musul sorunu 1926’ya kadar devam etti.
Açıklama: Lozan’da Musul konusu Türkiye ile İngiltere arasında büyük bir anlaşmazlığa neden olmuş ve çözülememişti. Sorunun çözümü daha sonraya bırakılmış, 1926 Ankara Antlaşması ile Musul, Milletler Cemiyetinin kararıyla İngiltere mandasındaki Irak’a bırakılmıştır.
3. Mübadele sorununun çözülmesiyle İstanbul’daki Rum-Türk ve Batı Trakya’daki nüfus yaşadıkları yerde kalma hakkına kavuştu.
Açıklama: Nüfus mübadelesi, Türkiye’deki Rumlar ile Yunanistan’daki Türklerin karşılıklı olarak yer değiştirmesiydi. Bu değişimin dışında tutulanlar ise İstanbul’da yaşayan Rumlar ile Batı Trakya’da yaşayan Türkler olmuştur.
4. Birinci Dünya Savaşı’ndan sonra kurulan Milletler Cemiyeti barışın korunması amacını taşımaktadır.
Açıklama: Dünya barışını korumak ve ülkeler arası sorunları barışçıl yollarla çözmek amacıyla I. Dünya Savaşı’ndan sonra Milletler Cemiyeti (Cemiyet-i Akvam) kurulmuştur.
5. Türkiye Batı’dan gelecek saldırılara karşı sınırlarını Balkan Antantı ile güven altına aldı.
Açıklama: 1934’te Türkiye, Yunanistan, Yugoslavya ve Romanya arasında imzalanan Balkan Antantı, batı sınırımızı güvence altına alan bir dostluk ve saldırmazlık paktıdır.
6. Ülkemiz Boğazların güvenliğini Montrö Boğazlar Sözleşmesi ile kendi üzerine aldı.
Açıklama: 1936’da imzalanan Montrö Boğazlar Sözleşmesi ile Lozan’daki Boğazlar Komisyonu kaldırılmış, Boğazların tam kontrolü ve asker bulundurma hakkı Türkiye’ye verilmiştir. Bu, çok büyük bir diplomatik başarıdır.
7. Sadabat Paktı; Türkiye, Irak, Afganistan ve İran arasında imzalandı.
Açıklama: 1937’de imzalanan Sadabat Paktı, doğu sınırlarımızı güvence altına almak için bu dört ülke arasında yapılmış bir saldırmazlık antlaşmasıdır.
8. Türkiye, Hatay Devleti’nin ülkemize katılmasıyla günümüzdeki sınırlarına kavuştu.
Açıklama: Hatay, 1939 yılında kendi meclisinin aldığı kararla Türkiye’ye katılmış ve böylece bugünkü güney sınırımız büyük ölçüde çizilmiştir.
C. Ülkemizin Atatürk Dönemi’nde dış politikada sorun yaşadığı ülkelerle bu ülkelerle yaşanan sorunları eşleştiriniz.
Haydi bakalım, hangi sorunu hangi ülkeyle yaşamışız, birlikte hatırlayalım!
İngiltere: İngiltere ile en büyük sorunumuz, petrol zengini Musul sorunu olmuştur. Lozan’da çözülemeyen bu sorun, maalesef aleyhimize sonuçlanmıştır.
Fransa: Fransa ile birden fazla sorunumuz oldu. Bunlar;
- Hatay sorunu: Suriye, Fransa mandası altında olduğu için Hatay konusunda muhatabımız Fransa’ydı.
- Yabancı okullar sorunu: Ülkemizdeki Fransız okullarının Türk kanunlarına uyması gerektiğini söyledik ve bu konuda taviz vermedik.
- Dış borçlar sorunu: Osmanlı’dan kalan borçların en büyük alacaklısı Fransa’ydı ve bu borçların ödenme şekli bir sorun olmuştu.
Yunanistan: Yunanistan ile Kurtuluş Savaşı’ndan sonra en önemli sorunumuz Nüfus mübadelesi sorunu olmuştur. İstanbul’da kalacak Rumların sayısı konusunda anlaşmazlık yaşamıştık.
Umarım bu açıklamalar konuları daha iyi anlamanıza yardımcı olmuştur. Aklınıza takılan bir şey olursa çekinmeden sorun. Başarılar dilerim!