8. Sınıf İnkılap Tarihi Ders Kitabı Cevapları Semih Ofset S.E.K. Yayınları Sayfa 99
Merhaba sevgili öğrencim,
Harika bir çalışma! Kitabımızdaki bu bölüm Batı Cephesi’nin en önemli anlarını ve diplomatik başarılarımızı anlatıyor. Gel şimdi bu soruları birlikte, adım adım analiz edelim ve çözelim. Tıpkı derste yaptığımız gibi, her birini tane tane açıklayacağım.
Sıra Sizde Bölümü
Bu bölümde bizden bazı antlaşma ve konferansların TBMM ve Türk milleti için önemini yazmamız isteniyor. Haydi başlayalım!
Soru: Gümrü Antlaşması:
Çözüm:
Sevgili öğrencim, Gümrü Antlaşması (3 Aralık 1920) bizim için çok değerlidir. Neden mi? Çünkü:
- Bu antlaşma, Türkiye Büyük Millet Meclisi’nin (TBMM) kazandığı ilk askeri ve siyasi zaferdir.
- Doğu Cephesi’ndeki savaşımızı sona erdirmiş ve bu cephedeki birliklerimizin Batı Cephesi’ne kaydırılmasına olanak sağlamıştır. Bu, batıdaki gücümüzü artırmıştır.
- TBMM’yi ve Misak-ı Millî’yi tanıyan ilk devlet Ermenistan olmuştur. Bu, uluslararası alanda tanınmamız için atılmış dev bir adımdır.
- “Türkiye” adı ilk kez uluslararası bir belgede bu antlaşma ile geçmiştir.
Kısacası, Gümrü Antlaşması bizim için bir “ilk”lerin antlaşmasıdır ve moralimizi çok yükseltmiştir.
Soru: Londra Konferansı:
Çözüm:
Londra Konferansı (21 Şubat-12 Mart 1921), askeri bir zafer olmasa da çok büyük bir diplomatik başarıdır.
- İtilaf Devletleri, bu konferansa TBMM Hükümeti’ni de davet ederek varlığımızı resmen (hukuken) tanımak zorunda kalmışlardır. Bizi yok sayma politikaları iflas etmiştir.
- Bu konferans sayesinde haklı davamız olan Misak-ı Millî’yi tüm dünyaya duyurma fırsatı bulduk.
- İtilaf Devletleri’nin amacı, İstanbul Hükümeti ile TBMM Hükümeti arasında ikilik çıkararak bizi zayıflatmaktı. Ancak TBMM temsilcisi Bekir Sami Bey ile İstanbul Hükümeti temsilcisi Tevfik Paşa’nın “Milletin gerçek temsilcisi TBMM’dir” diyerek sözü Ankara’ya bırakması, bu oyunu bozmuştur.
Soru: Türk-Afgan Dostluk Antlaşması:
Çözüm:
Bu antlaşma (1 Mart 1921), Milli Mücadele döneminde kurduğumuz güçlü dostluk bağlarının bir kanıtıdır.
- TBMM’yi tanıyan ilk Müslüman devlet Afganistan olmuştur. Bu durum, diğer doğu ve İslam ülkelerine de örnek olmuştur.
- İki ülke arasında tam bağımsızlık ilkesine dayalı bir dostluk kurulmuş ve taraflardan birine yapılacak bir saldırının diğerini de ilgilendireceği belirtilmiştir. Bu, bize uluslararası alanda bir müttefik kazandırmıştır.
Soru: Moskova Antlaşması:
Çözüm:
Moskova Antlaşması (16 Mart 1921), Kurtuluş Savaşı’mızın seyrini etkileyen en önemli antlaşmalardan biridir.
- Sovyet Rusya gibi dönemin büyük bir gücü, TBMM’yi ve Misak-ı Millî’yi tanımıştır. Bu, bizi uluslararası arenada çok güçlendirmiştir.
- Sovyet Rusya’dan Milli Mücadele için maddi ve askeri yardım (silah, cephane) alma yolu açılmıştır. Bu yardımlar, özellikle Batı Cephesi’ndeki savaşlarımız için hayati önem taşımıştır.
- “Taraflardan birinin tanımadığı uluslararası bir antlaşmayı diğeri de tanımayacaktır.” maddesi çok önemlidir. Bu madde ile Sovyet Rusya, Sevr Antlaşması’nı reddettiğini ilan etmiştir. Bu bizim için büyük bir diplomatik zaferdir.
- Ancak bu antlaşmada bir de taviz verdik.
Batum’un Gürcistan’a bırakılması kabul edildi. Bu, Misak-ı Millî’den verilen ilk tavizdir.
Bunu da unutmamalıyız.
8. II. İnönü Muharebesi (23 Mart-1 Nisan 1921) Tablo Analizi
Şimdi de önümüzdeki tabloya bakalım. Bu tablo, II. İnönü Muharebesi’ndeki Türk ve Yunan kuvvetlerinin sayısal karşılaştırmasını gösteriyor. Tabloda “Top” yani Toplam sütunu boş bırakılmış. Hadi gel, bir komutan gibi bu rakamları toplayalım ve ordularımızın gücünü karşılaştıralım.
Soru: Tablodaki Türk ve Yunan Ordularının toplam asker ve tüfek sayılarını hesaplayınız.
Çözüm:
Adım 1: Türk Ordusu’nun Toplam Gücünü Hesaplayalım
Önce asker sayısını bulalım (Subay + Er):
4.435 (Subay)
+ 30.108 (Er)
———–
34.543 Toplam Asker
Şimdi de makineli tüfek sayısını bulalım (Hafif + Ağır):
55 (Hafif makineli tüfek)
+ 235 (Ağır makineli tüfek)
———-
290 Toplam Makineli Tüfek
Adım 2: Yunan Ordusu’nun Toplam Gücünü Hesaplayalım
Önce asker sayısını bulalım (Subay + Er):
2.000 (Subay)
+ 41.150 (Er)
———–
43.150 Toplam Asker
Şimdi de makineli tüfek sayısını bulalım (Hafif + Ağır):
3.134 (Hafif makineli tüfek)
+ 720 (Ağır makineli tüfek)
———-
3.854 Toplam Makineli Tüfek
Sonuç ve Yorum:
Gördüğün gibi sevgili öğrencim, rakamlar ortada. Yunan ordusu hem asker sayısı (43.150‘ye karşı 34.543) olarak hem de özellikle teknolojik güç olan makineli tüfek sayısı (3.854‘e karşı 290) olarak bizden kat kat üstündü.
Bu tablo, Türk ordusunun ne kadar zor şartlar altında savaştığını ve II. İnönü Zaferi’nin ne kadar büyük ve anlamlı bir başarı olduğunu bize net bir şekilde gösteriyor. Bu zafer, sadece sayısal üstünlükle değil, vatan sevgisi, inanç ve azimle kazanılmıştır.
Umarım açıklamalarım anlaşılır olmuştur. Takıldığın başka bir yer olursa hiç çekinme, tekrar sorabilirsin. Başarılar dilerim