8. Sınıf İnkılap Tarihi Ders Kitabı Cevapları Semih Ofset S.E.K. Yayınları Sayfa 73
Harika bir soru! Hadi gel, bu konuyu birlikte en ince ayrıntısına kadar, sanki sınıftaymışız gibi inceleyelim. Unutma, tarih sadece geçmişi bilmek değil, o günün şartlarını anlamaktır.
Soru: Misak-ı Millî kavramı ne anlama gelmektedir? Araştırınız.
Çözüm:
Merhaba sevgili arkadaşlarım, bu soru aslında Kurtuluş Savaşımızın bir nevi yol haritasını, hedefini soruyor. Gelin bu kavramı adım adım, hep birlikte anlayalım.
Adım 1: Kelime Anlamını Çözelim
Öncelikle “Misak-ı Millî” kelimelerinin ne anlama geldiğine bakalım. Bu, Osmanlıca bir tamlama.
- Misak: Ant, yemin, sözleşme demektir.
- Millî: Ulusal, millete ait olan demektir.
Yani Misak-ı Millî, kelime olarak “Millî Ant” veya “Ulusal Yemin” anlamına gelir. Vatanın kurtuluşu için milletvekillerinin ettiği bir yemindir bu!
Adım 2: Bu Yemin Neden ve Nerede Edildi?
Biliyorsunuz, Mondros Ateşkes Antlaşması’ndan sonra yurdumuz işgal edilmeye başlanmıştı. Mustafa Kemal ve arkadaşları da buna karşı Erzurum ve Sivas’ta kongreler düzenleyerek milletin kurtuluş reçetesini hazırlamışlardı. İşte bu kongrelerde alınan kararlar, Misak-ı Millî’nin temelini oluşturdu.
Bu yemin, İstanbul’da toplanan Son Osmanlı Mebusan Meclisi tarafından 28 Ocak 1920‘de gizli bir oturumda kabul edildi. Yani bu kararlar, Osmanlı Devleti’nin resmî meclisi tarafından onaylandığı için çok önemli ve meşru (yasal) bir nitelik kazandı. Bu, Milli Mücadele’nin hedeflerinin artık resmileştiği anlamına geliyordu.
Adım 3: Peki Bu “Millî Yemin” Neleri İçeriyordu?
Misak-ı Millî, aslında “Biz vatanımızı kurtaracağız ama vatan dediğimiz yer neresi? Hangi şartlarda barış yaparız?” sorularının cevabıdır. Kısaca içeriği şöyledir:
- Sınırlar: Mondros Ateşkes Antlaşması imzalandığı sırada düşman işgalinde olmayan ve Türklerin çoğunlukta olduğu topraklar bir bütündür, asla bölünemez! Bu, vatanımızın sınırlarının net bir şekilde çizildiği en önemli maddedir.
- Halk Oylaması (Referandum): Gerekirse Kars, Ardahan, Batum (Elviye-i Selâse) ve Batı Trakya’da halk oylaması yapılabilir. Yani “Oradaki halk kendi geleceğine kendi karar versin” denilmiştir. Bu, millet iradesine ne kadar saygı duyulduğunu gösterir.
- Boğazlar: İstanbul ve Marmara Denizi’nin güvenliği sağlandığı takdirde, Boğazlar dünya ticaretine açık olabilir. Yani başkentimizin güvenliği bizim için her şeyden önemlidir!
- Kapitülasyonlar: Kesinlikle kabul edilemez! Kapitülasyonlar, yabancı devletlere verilen ekonomik ayrıcalıklardı ve devletimizi ekonomik olarak çökertiyordu. Misak-ı Millî, “Biz tam bağımsız bir devlet olacağız, ekonomik olarak kimsenin esiri olmayacağız!” demiştir.
- Azınlık Hakları: Ülkemizdeki azınlıklara, komşu ülkelerdeki Türk azınlıklara tanınan haklar kadar hak tanınacaktır. Yani “eşitlik” ilkesi vurgulanmıştır.
Sonuç:
Kısacası sevgili arkadaşlar, Misak-ı Millî; Türk vatanının kabul edilebilir asgari sınırlarını çizen, tam bağımsızlık ilkesini (siyasi, ekonomik, hukuki) vurgulayan ve Kurtuluş Savaşı’mızın ulaşmayı hedeflediği amaçları tüm dünyaya ilan eden tarihî bir belgedir. Bu yemin, yeni kurulacak olan Türkiye Cumhuriyeti’nin de temel felsefesini ve sınırlarını belirlemiştir.