7. Sınıf Türkçe Ders Kitabı Cevapları Meb Yayınları 1. Kitap Sayfa 229
Merhaba sevgili öğrencim! Bugün seninle bu soruları birlikte çözeceğiz. Hiç merak etme, adım adım ilerleyeceğiz ve her şeyi en güzel şekilde anlayacaksın. Hazırsan başlayalım!
4. Aşağıdaki cümlelerin hangisinde ek eylem kullanılmıştır?
- İki kilo portakal alır mısın?
- Eski mahalledeki arkadaşlarını gördün mü?
- Bugün gittiğiniz tiyatro sıkıcı mıydı?
- Sana verdiğim kitabı okudun mu?
Çözüm:
Sevgili öğrencim, ek eylem (ek fiil) dediğimiz şey, genellikle isim soylu sözcüklere gelerek onları cümlenin yüklemi yapan veya basit zamanlı fiilleri birleşik zamanlı fiil yapan eklerdir. Ek eylemin dört hali vardır: “-idi” (hikaye), “-imiş” (rivayet), “-ise” (şart) ve “-dir” (geniş zaman).
Şimdi seçeneklere tek tek bakalım:
-
Adım 1: A seçeneği: “İki kilo portakal alır mısın?” cümlesindeki “alır” kelimesi bir fiildir ve herhangi bir ek eylem almamıştır. “mısın” ise soru ekidir.
-
Adım 2: B seçeneği: “Eski mahalledeki arkadaşlarını gördün mü?” cümlesindeki “gördün” kelimesi de bir fiildir ve ek eylem yoktur. “mü” yine soru ekidir.
-
Adım 3: C seçeneği: “Bugün gittiğiniz tiyatro sıkıcı mıydı?” cümlesine dikkat edelim. Burada “sıkıcı” kelimesi bir isim soylu sözcüktür (bir niteliği belirtiyor, sıfat-fiil değil). “sıkıcı” kelimesine “-mıydı” eki gelmiş. Aslında bu “sıkıcı idi” demektir. İşte buradaki “-idi” ek eylemdir ve “sıkıcı” kelimesini cümlenin yüklemi yapmıştır.
-
Adım 4: D seçeneği: “Sana verdiğim kitabı okudun mu?” cümlesindeki “okudun” kelimesi de bir fiildir ve ek eylem yoktur. “mu” soru ekidir.
Bu durumda, ek eylemin kullanıldığı cümle C seçeneğidir.
Sonuç:
C
5. Aşağıdaki cümlelerden hangisinde ek eylem farklı bir görevde kullanılmıştır?
- Adresi, ben ona daha önce vermiştim.
- Onun en sevdiği çiçek menekşeymiş.
- Yaşadıklarından sonra hayata bakışı tamamen değişmişti.
- Aradığın kitabı bulmana yardımcı olabilirmiş.
Çözüm:
Yukarıda ek eylemin iki temel görevi olduğunu söylemiştim, hatırlıyor musun? Birincisi, isim soylu sözcükleri yüklem yapmak; ikincisi, basit zamanlı fiilleri birleşik zamanlı fiil yapmak. Şimdi her bir seçenekte ek eylemin hangi görevde kullanıldığına bakalım:
-
Adım 1: A seçeneği: “Adresi, ben ona daha önce vermiştim.” cümlesinde “vermiştim” kelimesi “ver-” fiil köküne “-miş” (duyulan geçmiş zaman) ve “-ti” (ek eylemin hikayesi) ekleri gelerek oluşmuştur. Yani “vermiş” basit zamanlı fiilini “vermişti” şeklinde birleşik zamanlı yapmıştır. Burada ek eylem, basit zamanlı fiili birleşik zamanlı yapma görevindedir.
-
Adım 2: B seçeneği: “Onun en sevdiği çiçek menekşeymiş.” cümlesinde “menekşeymiş” kelimesi “menekşe” (isim) kelimesine “-y” kaynaştırma harfi ve “-miş” (ek eylemin rivayeti) eki gelerek oluşmuştur. Burada ek eylem, “menekşe” ismini cümlenin yüklemi yapma görevindedir.
-
Adım 3: C seçeneği: “Yaşadıklarından sonra hayata bakışı tamamen değişmişti.” cümlesinde “değişmişti” kelimesi “değiş-” fiil köküne “-miş” (duyulan geçmiş zaman) ve “-ti” (ek eylemin hikayesi) ekleri gelerek oluşmuştur. Tıpkı A seçeneğindeki gibi, basit zamanlı fiili birleşik zamanlı yapma görevindedir.
-
Adım 4: D seçeneği: “Aradığın kitabı bulmana yardımcı olabilirmiş.” cümlesinde “olabilirmiş” kelimesi “olabil-” fiil köküne “-ir” (geniş zaman) ve “-miş” (ek eylemin rivayeti) ekleri gelerek oluşmuştur. Burada da ek eylem, basit zamanlı fiili birleşik zamanlı yapma görevindedir.
Gördüğün gibi, A, C ve D seçeneklerinde ek eylem fiile gelerek onu birleşik zamanlı yaparken, B seçeneğinde isme gelerek onu yüklem yapmıştır. Yani B seçeneğindeki ek eylemin görevi diğerlerinden farklıdır.
Sonuç:
B
6. Aşağıdaki metinlerin hangileri birinci kişi ağzıyla anlatılmıştır? İşaretleyiniz.
-
Başım keten tenteye yaklaşınca gözlerim kamaşıyor. Ellerimi uzatıyorum. Tutuveriyorum. Bu, beyaz bir kuş…
-
Geldiği yollardan hızlı hızlı dönen Koca Ali, ruhunda demin dinlediği uyumu tekrarlıyordu. Bülbüller keskin keskin ötüyor, uzaktan mandıraların köpekleri havlıyorlardı.
-
Babam, her sabah dışarıya giderken bir kere ahıra uğrar; öteye beriye bakardı. Ben, o gün gene ahırda yalnızdım.
-
Bir zabit arkadaşımla oturuyorduk. Yanımızdaki masada iri, palabıyıklı, kocaman kalpaklı bir babayiğit; çetin bir Çerkes şivesiyle karşısında sıralanmış irili ufaklı kalpaklılara bir şeyler anlatıyordu.
-
Cesur Arslan Bey, kır atını ileriye sürdü. Kaleye yüz adım kadar yaklaştı. Arkasındaki kâhyasıyla genç tercüman koştular…
-
Gözlerine inanamadı. “Acaba rüyada mıyım?” kuşkusuyla kapıldı. Uyanıkken rüya görülür müydü? İyice inanabilmek amacıyla elini ısırdı. Yerden sivri bir taş parçası aldı. Alnına vurdu. Evet, işte hissediyordu.
-
Bilmiyorum aradan ne kadar zaman geçti? Belki altı ay… Belki bir yıl… Mıstık ile kan kardeşi olduğumuzu unutmuştum nedense. Yine birlikte oynuyoruz, okuldan eve birlikte dönüyorduk.
Çözüm:
Sevgili öğrencim, bir metnin “birinci kişi ağzıyla” anlatılması demek, yazarın veya anlatıcının hikayenin içindeki bir karakter olması ve olayları kendi bakış açısından, “ben” ya da “biz” diyerek anlatması demektir. Eğer anlatıcı olayların dışındaysa ve olayları “o” ya da “onlar” diyerek aktarıyorsa, bu da “üçüncü kişi ağzıyla” anlatım olur.
Şimdi metinleri tek tek inceleyelim:
-
Adım 1: Birinci metin: “gözlerim kamaşıyor”, “Ellerimi uzatıyorum”, “Tutuveriyorum”. Buradaki fiillerin hepsi birinci tekil şahıs (ben) ile çekimlenmiş. Yani anlatıcı olayın içinde. Bu, birinci kişi ağzıyla anlatımdır.
-
Adım 2: İkinci metin: “dönen Koca Ali”, “tekrarlıyordu”, “ötüyor”, “havlıyorlardı”. Buradaki fiiller üçüncü tekil veya çoğul şahıs (o/onlar) ile çekimlenmiş. Anlatıcı dışarıdan gözlemliyor. Bu, üçüncü kişi ağzıyla anlatımdır.
-
Adım 3: Üçüncü metin: “Ben, o gün gene ahırda yalnızdım.” cümlesi direkt “ben” ifadesini kullanıyor ve “yalnızdım” fiili de birinci tekil şahısla çekimlenmiş. Bu, birinci kişi ağzıyla anlatımdır.
-
Adım 4: Dördüncü metin: “Bir zabit arkadaşımla oturuyorduk.” cümlesindeki “oturuyorduk” fiili birinci çoğul şahıs (biz) ile çekimlenmiş. Anlatıcı ve arkadaşı olayın içinde. Bu, birinci kişi ağzıyla anlatımdır.
-
Adım 5: Beşinci metin: “sürdü”, “yaklaştı”, “koştular”. Buradaki fiiller üçüncü tekil veya çoğul şahıs (o/onlar) ile çekimlenmiş. Anlatıcı dışarıdan anlatıyor. Bu, üçüncü kişi ağzıyla anlatımdır.
-
Adım 6: Altıncı metin: “inanamadı”, “kapıldı”, “ısırdı”, “aldı”, “vurdu”, “hissediyordu”. Buradaki fiiller üçüncü tekil şahıs (o) ile çekimlenmiş. Anlatıcı dışarıdan gözlemliyor. Bu, üçüncü kişi ağzıyla anlatımdır.
-
Adım 7: Yedinci metin: “Bilmiyorum”, “unutmuştum”, “oynuyoruz”, “dönüyorduk”. Buradaki fiiller birinci tekil veya çoğul şahıs (ben/biz) ile çekimlenmiş. Anlatıcı olayın içinde. Bu, birinci kişi ağzıyla anlatımdır.
Yani, birinci kişi ağzıyla anlatılan metinler 1, 3, 4 ve 7 numaralı metinlerdir.
Sonuç:
Birinci, üçüncü, dördüncü ve yedinci metinler birinci kişi ağzıyla anlatılmıştır.
7. Yukarıdaki paragrafa göre aşağıdaki yargılardan hangisi yanlıştır?
- Güreş müsabakaları sadece ilkbahar aylarında doğanın canlanışını kutlamak için yapılmaktadır.
- Geleneksel Türk sporu olan güreşin en önemli karşılaşması Kırkpınar Yağlı Güreşleri’dir.
- Geleneksel Spor Dalları Federasyonu kurularak yağlı güreş için önemli bir adım atılmıştır.
- MÖ 4. yy.dan itibaren Türklerin güreş yaptıkları bilinmektedir.
Çözüm:
Bu soruyu çözmek için paragrafı çok dikkatli okumamız ve verilen yargılarla karşılaştırmamız gerekiyor. Paragraftaki her bir cümleyi iyi anlamalıyız.
Paragrafı tekrar okuyalım:
Geleneksel bir Türk sporu olan güreşin en önemli karşılaşması Kırkpınar Yağlı Güreşleri’dir. Türklerin MÖ 4. yy.dan beri güreş yaptıkları bilinmektedir. İlkbahar aylarında doğanın canlanışı için yapılan kutlamalarda, evlenme merasimlerinde, zafer şölenlerinde hep güreş müsabakaları yapılırdı. 1996 yılında Geleneksel Spor Dalları Federasyonu kurulmuş ve yağlı güreş için önemli bir adım atılmıştır.
Şimdi şıkları tek tek inceleyelim:
-
Adım 1: A seçeneği: “Güreş müsabakaları sadece ilkbahar aylarında doğanın canlanışını kutlamak için yapılmaktadır.” Paragrafta şöyle diyor: “İlkbahar aylarında doğanın canlanışı için yapılan kutlamalarda, evlenme merasimlerinde, zafer şölenlerinde hep güreş müsabakaları yapılırdı.” Burada “sadece” kelimesi çok önemli. Paragraf, güreşin sadece ilkbahar aylarında değil, evlenme törenlerinde ve zafer kutlamalarında da yapıldığını belirtiyor. Yani bu yargı yanlıştır.
-
Adım 2: B seçeneği: “Geleneksel Türk sporu olan güreşin en önemli karşılaşması Kırkpınar Yağlı Güreşleri’dir.” Paragrafın ilk cümlesi aynen bu şekilde: “Geleneksel bir Türk sporu olan güreşin en önemli karşılaşması Kırkpınar Yağlı Güreşleri’dir.” Bu yargı doğrudur.
-
Adım 3: C seçeneği: “Geleneksel Spor Dalları Federasyonu kurularak yağlı güreş için önemli bir adım atılmıştır.” Paragrafın son cümlesinde “1996 yılında Geleneksel Spor Dalları Federasyonu kurulmuş ve yağlı güreş için önemli bir adım atılmıştır.” ifadesi yer alıyor. Bu yargı da doğrudur.
-
Adım 4: D seçeneği: “MÖ 4. yy.dan itibaren Türklerin güreş yaptıkları bilinmektedir.” Paragrafın ikinci cümlesinde “Türklerin MÖ 4. yy.dan beri güreş yaptıkları bilinmektedir.” deniyor. Bu yargı da doğrudur.
Bu durumda, paragraftaki bilgilerle çelişen, yani yanlış olan yargı A seçeneğidir.
Sonuç:
A