6. Sınıf Türkçe Ders Kitabı Cevapları Anka Yayınları Sayfa 97
Merhaba sevgili öğrencim, 6. sınıf Türkçe dersimiz için harika sorularla karşı karşıyayız! Şimdi bu soruları adım adım, senin anlayabileceğin bir dille, hem eğlenerek hem de öğrenerek çözelim. Hazır mısın? Başlayalım!
5. Aşağıdaki metni okuyunuz. Metindeki sıfatları bulup aşağıdaki boşluğa yazınız.
Önce metni dikkatlice okuyalım ve isimlerin önüne gelerek onları niteleyen veya belirten kelimeleri yani sıfatları bulalım:
Durgun denizin minik dalgacıkları üzerinde, güneşin altın gibi ışıldadığı pırıl pırıl bir sabahtı. Sahilden bir mil uzaklıkta, denizi kucaklarcasına ilerleyen bir balıkçı teknesi, martılara kahvaltı zamanının geldiğini haber veriyordu. Binlerce martı, bir lokma yiyecek için mücadeleye girişmişti bile. İşte zor bir gün daha başlıyordu. Sahilin ve teknenin çok ötesinde, bir martı, Jonathan Livingston (Canııtn Livingstın), tek başına uçuş çalışmaları yapıyordu. Yüz fite yükseldiğinde perdeli ayaklarını indiriyor, gagasını kaldırıyor ve ona acı veren bir kavisi oluşturabilmek için kanatlarını iyice geriyordu. Eğer bu kavisi oluşturabilirse daha yavaş uçabilecekti. Şimdi rüzgâr hafifçe yüzünü yalıyor. Hemen altındaki uçsuz bucaksız deniz neredeyse hareketini yitirmişti ve o sanki havada asılı kalmış gibi yavaşlamıştı.
Şimdi sıfatları tek tek bulalım:
- Durgun deniz (Nasıl deniz? Durgun deniz.)
- Minik dalgacıklar (Nasıl dalgacıklar? Minik dalgacıklar.)
- Pırıl pırıl bir sabah (Nasıl sabah? Pırıl pırıl sabah.)
- Bir mil (Kaç mil? Bir mil.)
- Bir balıkçı teknesi (Kaç tekne? Bir tekne.)
- Binlerce martı (Kaç martı? Binlerce martı.)
- Bir lokma (Kaç lokma? Bir lokma.)
- Zor bir gün (Nasıl gün? Zor gün.)
- Bir gün (Kaç gün? Bir gün.)
- Perdeli ayaklar (Nasıl ayaklar? Perdeli ayaklar.)
- Acı veren bir kavis (Nasıl kavis? Acı veren kavis. Burada “acı veren” kelime grubu sıfat fiil görevinde, yani sıfat.)
- Uçsuz bucaksız deniz (Nasıl deniz? Uçsuz bucaksız deniz.)
Evet, tüm sıfatları bulduk. Şimdi bunları boşluğa yazalım.
Sonuç: Durgun, minik, pırıl pırıl, bir, binlerce, zor, perdeli, acı veren, uçsuz bucaksız
6. Aşağıdaki doğru-yanlış tablosunu doldurunuz.
Şimdi her bir cümleyi inceleyelim ve sıfatlarla ilgili bilgimizi kullanarak doğru mu yanlış mı olduğuna karar verelim.
“Genç” sözcüğü adın önüne gelirse sıfat olur.
Çözüm:
Evet, doğru. Mesela “genç öğrenci” dediğimizde “genç” kelimesi öğrencinin bir özelliğini belirtiyor ve ismin önüne gelmiş. Bu yüzden sıfat görevindedir.
Sonuç: Doğru
“Yeni okulum evimize daha yakın.” cümlesinde birden fazla sıfat vardır.
Çözüm:
Bu cümlede “yeni” kelimesi “okul” isminin önüne gelmiş ve okulu nitelemiş (nasıl okul? yeni okul). Yani “yeni” bir sıfattır. “Daha yakın” ifadesindeki “daha” kelimesi ise “yakın” kelimesini derecelendiriyor, yani zarf görevindedir. “Yakın” kelimesi ise burada bir ismi nitelemiyor. Bu cümlede sadece bir tane sıfat var: “yeni”.
Sonuç: Yanlış
“Masadaki kitap senin mi?” cümlesinde sıfat vardır.
Çözüm:
Hatırlarsan, “-ki” eki bazen isimlere gelerek onları sıfat yapabilir. “Masadaki” kelimesi de “masa” ismine gelerek “kitap” ismini belirtiyor (hangi kitap? masadaki kitap). Bu yüzden “masadaki” kelimesi bir sıfattır.
Sonuç: Doğru
“Çalışkan insanlar başarılı olur.” cümlesindeki “çalışkan” sözcüğü insanların nasıl olduğunu belirtmektedir.
Çözüm:
Evet, “çalışkan” kelimesi “insanlar” isminin önüne gelmiş ve “nasıl insanlar?” sorusuna cevap veriyor. İnsanların bir özelliğini, yani nasıl olduklarını anlatıyor. Bu da onu niteleme sıfatı yapar.
Sonuç: Doğru
“Bu kitabı okudun mu?” cümlesinde, “bu” sözcüğü “kitap” sözcüğünü işaret etmektedir.
Çözüm:
“Bu”, “şu”, “o” gibi kelimeler isimlerin önüne gelerek onları işaret ederse işaret sıfatı olur. “Bu kitap” dediğimizde, “bu” kelimesi hangi kitaptan bahsettiğimizi işaret ediyor.
Sonuç: Doğru
“Ayakkabıları çok güzelmiş.” cümlesinde sıfat vardır.
Çözüm:
Bu cümlede “güzelmiş” kelimesi yüklem görevindedir (“güzel imiş”). “Çok” kelimesi ise “güzelmiş” kelimesini derecelendiriyor, yani zarftır. Cümlede bir ismi niteleyen veya belirten hiçbir kelime yoktur.
Sonuç: Yanlış
B. Aşağıdaki çoktan seçmeli soruları cevaplayınız.
1. Aşağıdaki cümlelerin hangisinde sıfat yoktur?
Şimdi şıkları tek tek inceleyelim ve hangi cümlede sıfat olup olmadığına bakalım. Sıfat, ismin önüne gelir ve o ismi niteler (nasıl?) veya belirtir (hangi?, kaç?, ne kadar?).
-
A) Kitap bilginin kaynağıdır.
Çözüm:
Bu cümlede “kitap”, “bilgi”, “kaynak” kelimeleri isimdir. Bu isimlerin önüne gelip onları niteleyen ya da belirten başka bir kelime yok. Bu şıkta sıfat bulunmuyor.
-
B) Adil bir yönetim halkını mutlu eder.
Çözüm:
Burada “yönetim” bir isim. “Nasıl yönetim?” diye sorduğumuzda “adil” cevabını alıyoruz. Yani “adil” bir niteleme sıfatı. Ayrıca “bir” kelimesi de “yönetim” ismini belirtiyor (kaç yönetim? bir yönetim). Yani bu cümlede “adil” ve “bir” olmak üzere iki tane sıfat var.
-
C) Her insan eşit doğar.
Çözüm:
“İnsan” bir isim. “Hangi insan?” diye sorduğumuzda “her” cevabını alıyoruz. “Her” kelimesi belgisiz bir sıfattır, yani insan ismini belirtiyor. Bu cümlede sıfat var.
-
D) Küçük Prens, güzel bir resim görür.
Çözüm:
“Prens” bir isim. “Nasıl Prens?” diye sorduğumuzda “küçük” cevabını alıyoruz. “Küçük” bir niteleme sıfatı.
“Resim” de bir isim. “Nasıl resim?” diye sorduğumuzda “güzel” cevabını alıyoruz. “Güzel” bir niteleme sıfatı.
Ayrıca “bir” kelimesi de “resim” ismini belirtiyor (kaç resim? bir resim). Bu cümlede “küçük”, “güzel” ve “bir” olmak üzere üç tane sıfat var.
Gördüğün gibi, A şıkkındaki cümlede isimleri niteleyen veya belirten hiçbir kelime yok. Diğer şıklarda ise sıfatlar bulunuyor.
Sonuç: A) Kitap bilginin kaynağıdır.