6. Sınıf Türkçe Ders Kitabı Cevapları Anka Yayınları Sayfa 150
Merhaba sevgili öğrencilerim! Bugün Türkçe dersinde çok güzel iki etkinliği birlikte çözeceğiz. Hazırsanız kalemlerimizi ve defterlerimizi hazırlayalım, dikkatlice beni dinleyelim. Unutmayın, Türkçe’de kelimelerin görevlerini anlamak, cümleleri daha iyi kurmamızı ve anlamamızı sağlar. Hadi başlayalım!
8. Etkinlik
Aşağıdaki renkli yazılmış kelimelerin ortak özelliği nedir? Verdiğiniz cevabın altına iki örnek de siz yazınız.
Merhaba çocuklar! Bu etkinlikte bize verilen cümlelerdeki renkli kelimelere dikkatlice bakmamız isteniyor. Bu kelimelerin ne işe yaradığını, cümle içinde ne gibi bir görev üstlendiğini bulacağız. Haydi, her bir kelimeyi tek tek inceleyelim ve ortak özelliklerini keşfedelim.
Adım 1: Renkli kelimeleri ve cümledeki görevlerini inceleyelim.
- Kırtasiyeye gittim çünkü defter almam gerekiyordu.
- Burada “çünkü” kelimesi, kırtasiyeye gitme nedenini açıklıyor, yani iki cümleyi sebep-sonuç ilişkisiyle bağlıyor.
- Ekim ayını yarıladık fakat hava hâlâ soğumadı.
- “Fakat” kelimesi, iki farklı durumu, birbiriyle çelişen iki düşünceyi birbirine bağlıyor.
- Size gelirim ama öncelikle ödevlerimi bitirmem gerekiyor.
- “Ama” da tıpkı “fakat” gibi, iki farklı düşünceyi veya durumu karşılaştırarak bağlıyor.
- Dün gece az uyudum. Buna rağmen kendimi dinç hissediyorum.
- “Buna rağmen” kelime grubu, az uyumasına karşın dinç hissetme durumunu bağlıyor, yine bir zıtlık ilişkisi kuruyor.
- Onun fikirlerine saygı duyuyorum ancak ben onun gibi düşünmüyorum.
- “Ancak” kelimesi de “ama” ve “fakat” gibi zıtlık belirterek iki yargıyı bağlıyor.
- Yarın ya size gelirim ya teyzeme giderim.
- “Ya… ya…” kelime grubu, iki seçenekten birini tercih etme durumunu bağlıyor.
- Günlerdir ne ders çalışıyor ne kitap okuyor.
- “Ne… ne…” kelime grubu, hem ders çalışmadığını hem de kitap okumadığını, yani iki olumsuz durumu birbirine bağlıyor.
- Sınavdan iyi not aldı. Demek ki iyi çalışmış.
- “Demek ki” kelime grubu, iyi not almanın bir sonucunu veya çıkarımını açıklayarak iki cümleyi bağlıyor.
- Sinemadan çıktım ve hemen eve gittim.
- “Ve” kelimesi, iki eylemi veya durumu ardı ardına sıralayarak birbirine bağlıyor.
- Oraya alıştı ki artık şikâyet etmiyor.
- “Ki” kelimesi, oraya alışmasının bir sonucunu veya açıklamasını yaparak iki cümleyi bağlıyor.
Adım 2: Ortak özelliği bulalım.
Gördüğümüz gibi, bu renkli kelimelerin hepsi cümleleri veya cümle içindeki sözcükleri, söz gruplarını, kavramları birbirine bağlıyor. Bazen sebep-sonuç, bazen zıtlık, bazen seçenek sunma, bazen de sıralama gibi farklı anlam ilişkileri kurarak kelimeler arasında köprü görevi görüyorlar. İşte bu tür kelimelere biz bağlaç diyoruz! Bağlaçlar, tek başlarına pek bir anlam ifade etmezler ama cümle içinde çok önemli görevler üstlenirler.
Sonuç:
Bu renkli kelimelerin ortak özelliği, hepsinin bağlaç olmasıdır. Bağlaçlar, cümleleri veya cümle içindeki eş görevli sözcükleri, söz gruplarını birbirine bağlayan kelimelerdir.
Şimdi de biz iki örnek cümle yazalım:
- Ben gelirim ancak annem gelemeyebilir.
- Çok yorulmuştum fakat ders çalışmaya devam ettim.
9. Etkinlik
Aşağıdaki cümlelerden edat içerenlerin başındaki kutucuğa “E”; bağlaç içerenlerin başındaki kutucuğa “B”, ünlem içerenlerin başındaki kutucuğa “Ü” yazınız.
Sevgili öğrencilerim, bu etkinlikte ise cümlelerdeki kelimelerin türlerini ayırt etmemiz isteniyor. Edat (İlgeç), Bağlaç ve Ünlem kelime türlerini hatırlayalım:
- Edat (İlgeç): Tek başına anlamı olmayan, cümle içinde kelimeler arasında benzetme, neden-sonuç, zaman, araç gibi farklı anlam ilişkileri kuran kelimelerdir. Örneğin: gibi, için, kadar, ile, göre, üzere.
- Bağlaç: Tek başına anlamı olmayan, cümleleri veya eş görevli kelimeleri, kelime gruplarını birbirine bağlayan kelimelerdir. Örneğin: ve, ama, fakat, lakin, çünkü, veya, ya da, ki, de, ise.
- Ünlem: Korku, sevinç, şaşkınlık, acı, kızgınlık gibi ani duyguları anlatan veya seslenme, uyarı bildiren kelimelerdir. Örneğin: Eyvah!, Aman!, Of!, Bravo!, Hey!, Hişt!
Haydi, her cümleyi dikkatlice inceleyelim ve doğru kutucuğu işaretleyelim:
Adım 1: Her cümleyi okuyalım ve önemli kelimeleri belirleyelim.
1. Rafları benim yaptığım gibi dizersen daha düzenli olur.
- Burada “gibi” kelimesi bir benzetme yapıyor. “Benim yaptığım” ile “dizme” eylemi arasında bir ilişki kuruyor. Bu kelime, tek başına tam anlamı olmayan ama cümle içinde anlam kazanan bir edattır.
- Cevap: E
2. Ödevimi bitiremediğim için akşama kadar evden çıkamadım.
- Bu cümlede iki tane önemli kelime var. “İçin” kelimesi ödev bitirememe nedenini açıklıyor, yani bir neden-sonuç ilişkisi kuruyor. “Kadar” kelimesi ise bir sınırlama (akşama kadar) belirtiyor. Her ikisi de edattır.
- Cevap: E
3. Sana e-posta atamadım çünkü bilgisayarım bozuldu.
- Buradaki “çünkü” kelimesi, e-posta atamama nedenini açıklıyor ve iki cümleyi birbirine bağlıyor. Bu kelime, bağlaçtır.
- Cevap: B
4. Annem yemeğin dibinin tuttuğunu fark edince “Eyvah!” diye bağırdı.
- “Eyvah!” kelimesi, annenin ani bir üzüntü veya şaşkınlık duygusunu ifade ediyor. Bu tür kelimeler ünlemdir.
- Cevap: Ü
5. Ak tolgalı beylerbeyi haykırdı: İlerle!
- “İlerle!” kelimesi, burada bir emir, bir seslenme, bir komut olarak kullanılmış. Bir duygu veya çağrı ifade ettiği için ünlem kabul edilir.
- Cevap: Ü
6. Sana bunu anlatamam çünkü ablam bunu kimseye söylememem gerektiğini söyledi.
- Yine “çünkü” kelimesiyle karşılaşıyoruz. Bu kelime, anlatamama nedenini açıklayarak iki cümleyi birbirine bağlıyor. Bu da bir bağlaçtır.
- Cevap: B
7. Kadın, çocuklara “Hişt! Sessiz olun bakalım.” dedi.
- “Hişt!” kelimesi, çocuklara yapılan bir uyarı, bir seslenme ifadesidir. Duygu veya seslenme bildiren kelimeler ünlemdir.
- Cevap: Ü
Sonuç:
Kutucukları doğru harflerle doldurduğumuzda şöyle bir sıralama elde ederiz:
- E
- E
- B
- Ü
- Ü
- B
- Ü
Aferin size çocuklar! Kelimelerin görevlerini artık çok daha iyi anlıyorsunuz. Türkçemizdeki bu küçük ama önemli kelimeleri doğru yerde kullanmak, kendimizi daha iyi ifade etmemizi sağlar. Bir sonraki dersimizde görüşmek üzere!