6. Sınıf Türkçe Ders Kitabı Cevapları Anka Yayınları Sayfa 157
Merhaba sevgili öğrencilerim! Ben Türkçe öğretmeniniz. Bugün size harika bir metin üzerinden fotoğrafçılıkla ilgili soruları çözdüreceğim. Hazırsanız kalem ve defterleriniz hazır olsun, başlıyoruz! Metni dikkatlice okuduktan sonra soruları adım adım, hiç acele etmeden cevaplayalım.
1. Etkinlik
Aşağıdaki kelimelerin anlamlarını metinde kullandıkları cümlelerden tahmin ediniz. Daha sonra bu kelimelerin anlamlarını sözlükten öğrenerek tahmin ettiğiniz anlamlarıyla karşılaştırınız.
Sevgili öğrenciler, bu etkinlikte sizden istenen şey şu: Önce kelimeleri metinde bulup, o cümledeki anlamına göre bir tahmin yürütmek. Sonra da o kelimenin sözlükteki gerçek anlamına bakıp, tahminimizle karşılaştırmak. Hadi başlayalım!
dijital
Tahminim: Metinde “dijital” kelimesi geçmiyor. Ancak metin genel olarak fotoğraflardan bahsediyor. Eski fotoğraflardan, karanlık odalardan söz edildiği için, “dijital” kelimesi eski yöntemlerin zıttı, yeni teknolojiyle ilgili bir şey olabilir diye düşünebiliriz. Günümüzde çektiğimiz telefon fotoğrafları gibi.
Sözlük anlamı: Bilgisayar ortamında veya elektronik araçlarla üretilen, işlenen ve depolanan bilgi veya görüntülerle ilgili olan, sayısal.
Karşılaştırma: Tahminimiz, kelimenin günümüzdeki teknolojiyle ve fotoğrafla ilişkili olduğu yönündeydi. Sözlük anlamı da bu doğrultuda, elektronik ortamla ilgili olduğunu söylüyor. Tahminimiz doğruya yakındı diyebiliriz.
edebiyat
Tahminim: Metinde Ziya Osman Saba’dan bahsedilirken “edebiyatımızın içi şairlerinden” deniyor. Şairler şiir yazar, hikaye yazar, roman yazar değil mi? Bu yüzden “edebiyat” kelimesinin yazılı eserlerle, şiirlerle, hikayelerle ilgili bir sanat dalı olduğunu tahmin edebiliriz.
Sözlük anlamı: Olay, düşünce, duygu ve hayalleri dil aracılığıyla sözlü veya yazılı olarak biçimlendirme sanatı, yazın.
Karşılaştırma: Tahminimiz, edebiyatın yazılı eserlerle ve sanatla ilgili olduğu yönündeydi. Sözlük anlamı da bu tanımı destekliyor ve dil aracılığıyla yapılan bir sanat olduğunu belirtiyor. Tahminimiz oldukça isabetliydi!
mesut
Tahminim: Metinde “kahramanımızın yüzünde o mesut ifadeyi yakalayamaz” ve “ben de mesudum” cümleleri geçiyor. Bir ifadenin “mesut” olması, o kişinin nasıl göründüğünü anlatır. “Ben de mesudum” derken de bir duygu ifade edilir. Genellikle insanlar mutlu olduklarında yüzlerinde güzel bir ifade olur. Bu yüzden “mesut” kelimesinin “mutlu” anlamına geldiğini tahmin edebiliriz.
Sözlük anlamı: Mutlu, sevinçli, bahtiyar.
Karşılaştırma: Tahminimiz kelimenin “mutlu” anlamına geldiği yönündeydi. Sözlük anlamı da “mutlu” ve “sevinçli” gibi eş anlamlılarını veriyor. Tahminimiz tam isabet!
ritüel
Tahminim: Metinde “ritüel” kelimesi geçmiyor. Ama metin fotoğrafların çekilişinden, anıların saklanmasından, belirli zamanlarda onlara bakılmasından bahsediyor. Belki de fotoğrafla ilgili yapılan bazı özel, tekrarlanan davranışlar “ritüel” olabilir diye düşünebiliriz.
Sözlük anlamı: Bir dinsel törenin, bir ayinin yapılışında uyulması gereken kuralların bütünü; belirli bir olayın kutlanması amacıyla yapılan geleneksel tören veya eylem.
Karşılaştırma: Tahminimiz kelimenin belirli, tekrarlanan bir eylem olduğu yönündeydi. Sözlük anlamı da bunu doğruluyor, özellikle törenler ve geleneksel eylemler için kullanıldığını belirtiyor. Metinde geçmese de, fotoğraflara bakmanın bir aile ritüeli olabileceği düşünülebilir.
2. Etkinlik
Aşağıdaki soruları okuduğunuz metinden hareketle cevaplayınız.
Şimdi sıra geldi metni ne kadar iyi anladığımızı gösteren sorulara. Unutmayın, cevapları metinde bulmaya çalışacağız ya da metindeki bilgilerden yola çıkarak kendi yorumumuzu katacağız.
1. En çok nelerin fotoğrafını çekmeyi seversiniz?
Bu soru kişisel bir soru olsa da, metinden ilham alarak cevaplayabiliriz. Metin bize fotoğrafların anıları saklamanın, sevdiklerimizle geçirdiğimiz özel anları ölümsüzleştirmenin ne kadar değerli olduğunu anlatıyor. Bu yüzden cevabımızı buna göre şekillendirebiliriz.
Çözüm:
Ben en çok ailemle ve arkadaşlarımla geçirdiğim mutlu anların fotoğraflarını çekmeyi severim. Çünkü metinde de bahsedildiği gibi, fotoğraflar o donmuş anları kağıt üzerinde saklamamızı sağlıyor. Özellikle doğum günleri, bayramlar ya da birlikte yapılan geziler gibi özel günlerde çekilen fotoğraflar, o anları ölümsüzleştirip gelecekte bize güzel anılar olarak geri dönüyor. Tıpkı metinde bahsedilen siyah beyaz aile fotoğrafları gibi, yıllar sonra baktığımda beni gülümsetecek kareler biriktirmeyi çok isterim.
2. İnsanlar neden fotoğraf çekmeye ve çekilmeye ihtiyaç duymuştur?
Metin bu sorunun cevabını bize çok güzel anlatıyor. Hadi metne dönüp ipuçlarını bulalım!
Çözüm:
Metne göre insanlar fotoğraf çekmeye ve çekilmeye ihtiyaç duymuş çünkü:
- Fotoğraflar, bir daha geri gelmesi mümkün olmayan anları
kağıt üzerindekâğıt üzerinde dondurur. Yani o anları kaybolmaktan kurtarır. - Geçmişte yaşanmış, ama sanki bir hayalmiş gibi unutulmaya yüz tutmuş anıları bize tekrar hatırlatır.
- Kendi kişisel tarihimizi, çocukluğumuzu, ailemizle geçirdiğimiz değerli zamanları (anne, baba, kardeşlerle) belgelememizi sağlar.
- Mutlu bir anı, bir gülümsemeyi ölümsüzleştirerek bize o anki duyguyu tekrar yaşatır. Metinde “Mutlu bir an size! Şahiden mutlu olunmuş mudur? Kim bilir?” denerek bu vurgulanıyor.
Kısacası, insanlar anıları saklamak, geçmişi hatırlamak ve sevdikleriyle geçirdikleri özel zamanları ölümsüzleştirmek için fotoğraf çekmeye ve çekilmeye ihtiyaç duymuşlardır.
3. Büyüklerinizin fotoğraflarına baktığınızda neler hissediyorsunuz?
Bu da yine kişisel bir soru ama metnin bize hissettirdiği duygulardan yola çıkarak cevaplayabiliriz. Metin, eski fotoğrafların nasıl bir duygu uyandırdığından bahsediyor.
Çözüm:
Büyüklerimin eski fotoğraflarına baktığımda içimde bir yandan hüzün, bir yandan da sıcak bir mutluluk hissediyorum. Metinde de dediği gibi, “baktıkça o donmuş anlara neler düşünür, neler hissedersiniz?” cümlesi tam da bu durumu anlatıyor. Onların gençliklerini, o zamanlardaki kıyafetlerini, saçlarını görüyorum. Sanki o anlara ışınlanmış gibi oluyorum. Bazen hiç tanımadığım akrabalarımı görüp “Bu kim?” diye soruyorum. Onların yaşadığı döneme dair merak duygusu uyanıyor içimde. Özellikle gülümseyen yüzlerini gördüğümde, metinde belirtildiği gibi, “mutlu bir an size!” cümlesi aklıma geliyor ve ben de gülümsüyorum. Bazen de geçmiş zamanlara özlem duyuyorum, keşke o anları ben de yaşayabilseydim diyorum.
4. Geçmişte çekilmiş fotoğraflarla günümüzde çekilen fotoğraflar arasındaki farklar nelerdir?
Metin bize geçmişteki fotoğrafçılığa dair ipuçları veriyor. Günümüzdeki fotoğraflarla arasındaki farkları bu ipuçlarından yola çıkarak bulabiliriz.
Çözüm:
Metindeki bilgilere göre geçmişte çekilmiş fotoğraflarla günümüzdeki fotoğraflar arasında birçok fark var:
- Renk: Metinde “Önce siyah beyaz başlayan bir maceradır bu.” deniliyor. Yani geçmişte fotoğraflar genellikle siyah beyazdı. Günümüzde ise çoğunlukla renkli fotoğraflar çekiyoruz.
- Teknoloji: Metin eski fotoğrafçılardan, fotoğrafhanelerden ve “karanlık oda“dan bahsediyor. Bu, fotoğraf çekiminin ve basımının daha zahmetli, film ve kimyasallar kullanılan bir süreç olduğunu gösteriyor. Günümüzde ise genellikle dijital fotoğraf makineleri, telefonlar kullanılıyor ve fotoğraflar anında ekranda görülebiliyor, kolayca paylaşılıp depolanabiliyor.
- Çekim ve Basım Süresi: Eskiden fotoğraf çekildikten sonra basılması için belirli bir süre beklemek gerekirdi. Metinde “önce siyah beyaz başlayan bir maceradır bu… renkli çağa geçmeden önceki bir zamandan söz ediyoruz…” deniyor. Günümüzde ise fotoğrafı çeker çekmez görebilir, hatta anında paylaşabiliriz.
- Çekim Ortamı: Eskiden insanlar genellikle fotoğrafhanelere giderek, poz vererek fotoğraf çektirirlerdi. Metinde “fotoğrafçı ‘Bana bakın, gülümseyin, çekiyorum!’ demiştir.” ifadesi bunu destekler. Günümüzde ise herkes her yerde, istediği zaman fotoğraf çekebiliyor.
Özetle, geçmişte fotoğrafçılık daha zahmetli, siyah beyaz ve özel bir süreçken, günümüzde çok daha kolay, renkli ve her an ulaşılabilir bir hale gelmiştir.
5. Sizce insanlar eski fotoğraflarını neden saklar ve zaman zaman neden onlara bakar?
Bu sorunun cevabı da metnin ana fikriyle çok yakından ilgili. Metin bize fotoğrafların değerini ve amacını anlatıyor.
Çözüm:
Metinden anladığımıza göre insanlar eski fotoğraflarını şu nedenlerle saklar ve onlara zaman zaman bakarlar:
- Anıları Canlandırmak İçin: Metin “Fotoğraflar ki donmuş anlardır kâğıt üzerinde ve bir daha geri gelmesi, bir daha yaşanması mümkün değildir; o anlar sanki yaşanmamış da bir hayalden ibarettir.” diyerek fotoğrafların geçmiş anıları canlandırdığını vurguluyor. Eski fotoğraflar, unutulmaya yüz tutmuş olayları, kişileri ve duyguları yeniden hatırlatır.
- Kişisel Tarihi Korumak İçin: Metinde “Ne kadar da değerlidir değil mi kendi şahsi tarihimiz içinde bu siyah beyaz fotoğraflar?” denilerek fotoğrafların kişisel tarihimizin önemli bir parçası olduğu belirtiliyor. Kendi çocukluğumuzdan, ailemizden, arkadaşlarımızdan kalan bu görüntüler bizim kim olduğumuzu, nereden geldiğimizi gösterir.
- Duygusal Bağ Kurmak İçin: Eski fotoğraflara bakmak, o anlarda yaşanan mutlulukları, hüzünleri veya sevdiklerimizle olan bağımızı yeniden hissetmemizi sağlar. Metinde “Yüzlerde bir gülümseme… Mutlu bir an size!” denmesi de bu duygusal bağı işaret eder.
- Geçmişle Günümüz Arasında Köprü Kurmak İçin: Eski fotoğraflar, geçmiş zamanlarla bugünkü hayatımız arasında bir köprü kurar. Kuşaklararası farklılıkları görmemizi, büyüklerimizin yaşadığı dönemi anlamamızı sağlar.
Yani özetle, insanlar eski fotoğraflarını, değerli anılarını, kişisel tarihlerini korumak ve geçmişle bağlarını canlı tutmak için saklar ve onlara sık sık bakarlar.
Harikasınız çocuklar! Bütün soruları metinden yola çıkarak çok güzel cevapladık. Gördüğünüz gibi, bir metni dikkatlice okumak ve anlamak, soruları çözmemizde ne kadar önemli. Bir sonraki derste görüşmek üzere!