6. Sınıf Türkçe Ders Kitabı Cevapları Anka Yayınları Sayfa 163
Merhaba canım öğrencim! Bugün seninle çok güzel ve düşündürücü bir metin üzerinde çalışacağız. Metni dikkatlice okuduktan sonra, hem kelimelerin anlamlarını öğrenecek hem de metindeki bilgileri kullanarak soruları cevaplayacağız. Hazırsan başlayalım!
Öncelikle metnimizi dikkatlice okuyalım:
Yazmak Bir Yaşam Biçimi
Yazı yazmanın kendisi için âdeta bir yaşama biçimi olduğunu söyleyen sanatçı, seyahate giderken kalemi, defteri ve silgisini yanından ayırmadığını belirterek: “Her yerde muhakkak çizerim ben; tatildeyken, seyahat ederken, restoranda yemek beklerken sürekli çizerim.” diye konuşuyor. Kaligrafi sanatında kendine has üslubunu geliştirmek için çalıştığını anlatan Mustafa Eren, ‘Sanatta doruğa ulaştım.’ demenin mümkün olmadığını; bunu söylemenin doğru da olmadığını vurgulayarak: “Belki Rönesans sanatçıları bunu söyleyebilirdi. Çünkü o dönemin sanatçıları sanki gökten indiler. Onlar, sanki sonsuza ulaştılar gibi geliyor bana. Hayranlıkla izliyorsunuz onların eserlerini.”
Bir eserin ne kadar zamanda ortaya çıktığını sorduğumuz Eren, işe öncelikle, yazıya dökeceği sözü belirlemekle başladığını söylüyor.
Elle yapılan hattı, istenilen büyüklüğe getirmenin mümkün olmadığına değinen kaligrafi sanatçısı, bilgisayar kullandığı için kendi çalışmalarının 50 metreye kadar bile büyütülebildiğini vurgulayarak: “Teknolojiyi kullanmak lazım yani.” diyor. Hayatını halen grafik tasarlayarak kazandığını dile getiren sanatçı, yıllarca bir gazetenin grafik bölümünü yönettikten sonra emekli olan eşiyle birlikte ev-ofis ortamında birlikte çalışıyor. İlk sergi için aldığı olumlu yaklaşımlardan cesaretlenen Mustafa Eren, şimdilerde ikinci sergisi için çalışıyor. Sanatını yurt dışına da taşımayı istediğini belirterek yurt içinde ve yurt dışında tek rakibinin yine kendisi olduğunu da söylemeden edemiyor.
Duru ÖZÇELİK
Metni okuduğumuza göre, şimdi sorulara geçelim!
b. Aşağıdaki kelimelerin anlamlarını sözlükten bulunuz. Bu kelimeleri birer cümlede kullanınız.
1. Kaligrafi:
- Anlamı:
Yazının güzel sanatlara uygun bir biçimde yazılma sanatı, güzel yazı sanatı.
- Cümle:
Dedem,
kaligrafi kursuna giderek çok güzel yazılar yazmayı öğrenmiş.
2. Muhakkak:
- Anlamı:
Kesinlikle, mutlaka, kuşkusuz.
- Cümle:
Yarın okula gelirken ödevini
muhakkak yanında getirmelisin.
3. Üslup:
- Anlamı:
Anlatma, yazma veya yapma biçimi, tarz.
- Cümle:
Yazarın bu romandaki
üslubu o kadar akıcı ki kitabı bir solukta okudum.
4. Rönesans:
- Anlamı:
Avrupa’da Orta Çağ ile Yeni Çağ arasındaki dönemi kapsayan, sanat, bilim ve felsefe alanlarında büyük değişimlerin yaşandığı yeniden doğuş dönemi.
- Cümle:
Leonardo da Vinci,
Rönesans döneminin en önemli sanatçılarından biridir.
c. Aşağıdaki soruları metinden hareketle cevaplayınız.
1. Daha önce hiç blog yazısı okudunuz mu? Bu türün özellikleri neler olabilir?
Sevgili öğrencim, bu soru senin kendi deneyimlerinle ilgili. Ben bir öğretmen olarak sana genel bir cevap vereyim:
Evet, eminim daha önce internette dolaşırken birçok blog yazısı okumuşsundur. Blog yazıları genellikle kişisel düşüncelerin, deneyimlerin veya belirli bir konuda bilgilerin paylaşıldığı, daha samimi bir dille yazılmış yazılardır. Genellikle kısa paragraflardan oluşur, başlıklar ve görsellerle zenginleştirilir. Yazar, okuyucuyla sanki sohbet ediyormuş gibi bir dil kullanır ve genellikle yorumlara açıktır, yani okuyucular da kendi fikirlerini paylaşabilir.
2. Yazar, neden gittiği her yerde defter ve silgisini yanında taşımaktadır?
Metinde, sanatçının yazı yazmayı bir yaşama biçimi olarak gördüğü anlatılıyor. Bu yüzden, gittiği her yerde, yani tatildeyken, seyahat ederken hatta restoranda yemek beklerken bile sürekli çizim yaptığını söylüyor. Bu da bize, her an aklına gelen bir fikri veya gördüğü bir şeyi not alabilmek, çizime dönüştürebilmek için defter ve silgisini yanından ayırmadığını gösteriyor. Yani onun için ilham her an gelebilir ve onu yakalamak ister.
3. Sanatçı, hat sanatında neden kendi üslubunu oluşturmak istemektedir?
Sanatçı, hat sanatında sadece var olanı tekrarlamak yerine, kendi tarzını, kendi imzasını taşımak istiyor. Kendi üslubunu oluşturmak, onun sanatına özgünlük katacak, onu diğerlerinden ayıracak ve eserlerine kişisel bir dokunuş katmasını sağlayacaktır. Tıpkı her insanın kendine özel bir konuşma tarzı olduğu gibi, sanatçılar da eserlerinde kendi özgün tarzlarını, yani üsluplarını oluşturmak isterler.
4. “Sanatta doruğa ulaştım.” demek mümkün değil midir? Neden?
Metinde Mustafa Eren, “Sanatta doruğa ulaştım.” demenin doğru olmadığını, hatta mümkün olmadığını vurguluyor. Bunun nedeni ise, sanatın sürekli gelişen, derinleşen ve yeni şeyler keşfedilebilen bir alan olmasıdır. Sanatta her zaman daha ileriye gitmek, yeni şeyler öğrenmek ve farklı bakış açıları kazanmak mümkündür. Rönesans sanatçıları gibi büyük ustaların bile eserleri hayranlık uyandırsa da, sanatın bir sınırı yoktur ve her zaman kendinizi geliştirecek bir şeyler bulabilirsiniz. Yani sanatta “oldum” demek yerine, “sürekli oluyorum” demek daha doğru bir yaklaşımdır.
5. Sanatçı, Rönesans sanatçılarının eserlerine neden hayranlık duyuyor olabilir?
Sanatçı, Rönesans sanatçılarının eserlerine hayranlık duyduğunu belirtiyor ve onların sanki gökten indiklerini, eserlerinin sonsuza ulaştığını söylüyor. Bu ifade, Rönesans sanatçılarının eserlerinin zamanın ötesinde, kalıcı ve evrensel bir güzelliğe sahip olduğunu düşündüğünü gösteriyor. Onların eserleri, üzerinden yüzyıllar geçmesine rağmen hala insanları etkiliyor, onlara ilham veriyor ve sanatın gücünü gösteriyor. Bu yüzden sanatçı da onların bu eşsiz ve zamansız eserlerine hayranlık duyuyor.
6. Sanatçıya göre sanatta teknoloji kullanmak neden gereklidir? Sanatta teknolojinin nasıl bir işlevi vardır?
Sanatçıya göre sanatta teknoloji kullanmak gereklidir çünkü elle yapılan hattın istenilen büyüklüğe getirilmesi her zaman mümkün olmayabilir. Teknoloji sayesinde, yani bilgisayar kullanarak kendi çalışmalarını 50 metreye kadar bile büyütebildiğini belirtiyor. Bu da teknolojinin, sanatçının eserlerini daha farklı boyutlarda, daha geniş kitlelere ulaştırabilmesi ve sunabilmesi için önemli bir araç olduğunu gösteriyor. Teknoloji, sanatçının hayal gücünü ve yaratıcılığını daha geniş bir alana taşımasına yardımcı oluyor.
7. Sanatçının geleceğe yönelik planları nelerdir?
Metinde okuduğumuz kadarıyla, sanatçının geleceğe yönelik önemli planları var. İlk sergisinin başarısından cesaret alarak şimdilerde
Umarım bu açıklamalar senin için anlaşılır ve öğretici olmuştur canım öğrencim. Bir sonraki derste görüşmek üzere!