6. Sınıf Türkçe Ders Kitabı Cevapları Anka Yayınları Sayfa 177
Merhaba sevgili öğrencilerim! Nasılsınız bakalım? Bugün Türkçe dersinde çok önemli bir konu üzerinde duracağız: çevre kirliliği ve bunun canlılar üzerindeki etkileri. Birlikte bir etkinliği inceleyip soruları cevaplayacağız. Hazırsanız başlayalım!
a) Aşağıdaki görselleri inceleyiniz.
Görselleri dikkatlice incelediğimizde neler görüyoruz bir bakalım:
- Birinci görselde, kirli bir suda ölmüş balıklar var. Sanırım su kirliliği yüzünden ölmüşler.
- İkinci görselde, petrol veya başka bir kirli maddeye bulanmış, kanatları kirlilikten yapış yapış olmuş bir kuş görüyoruz. Zavallı kuş uçamıyor bile olabilir.
- Üçüncü görselde ise, sahile vurmuş, etrafı naylon poşetler ve balık ağları gibi plastik atıklarla sarılmış bir deniz kaplumbağası var. Bu atıklar onun hareket etmesini engelliyor, belki de beslenmesini…
Görüyoruz ki, bu görseller bize doğanın ve canlıların ne kadar büyük bir tehlike altında olduğunu anlatıyor, değil mi? Şimdi bu görsellerden yola çıkarak soruları cevaplayalım.
b) Aşağıdaki soruları görsellerden hareketle cevaplayınız.
1. Bu görsellerin ortak özelliği nedir?
Evet, tüm bu görsellerde gördüğünüz gibi, canlılar insanların neden olduğu çevre kirliliği yüzünden zarar görüyor. Balıklar ölmüş, kuş kirliliğe bulanmış, kaplumbağa atıklara takılmış. Demek ki, ortak özellikleri çevre kirliliğinin canlılara verdiği zararı göstermeleri diyebiliriz.
Sonuç:
Bu görsellerin ortak özelliği, insanların neden olduğu çevre kirliliğinin canlı yaşamı üzerindeki olumsuz etkilerini ve canlıların bu kirlilikten nasıl zarar gördüğünü açıkça gözler önüne sermesidir. Kısaca, çevre kirliliği ve bunun canlılar üzerindeki yıkıcı sonuçları hepsinde var.
2. Görsellerden çıkarabileceğiniz yargılar nelerdir?
Bu görseller bize çok önemli şeyler anlatıyor aslında. Hadi birlikte düşünelim, neler çıkarabiliriz?
-
Adım 1: Görsellerdeki canlıların durumuna bakarak bir yargıya varalım.
Görsellerdeki balıkların ölmesi, kuşun kirliliğe bulanması ve kaplumbağanın atıklara takılması, çevre kirliliğinin canlıların hayatını tehdit ettiğini ve onlara büyük zararlar verdiğini gösteriyor. Doğa, maalesef, insan eliyle kirleniyor.
-
Adım 2: Kirliliğin kaynağı hakkında bir yargı oluşturalım.
Balıkların öldüğü su, kuşun bulandığı madde ve kaplumbağanın etrafındaki atıklar, genellikle insanların doğaya bıraktığı çöplerden, fabrika atıklarından veya petrol sızıntılarından kaynaklanıyor. Bu da demek oluyor ki, bu kirliliğin asıl sorumlusu biz insanlarız.
-
Adım 3: Daha genel bir yargıya varalım.
Tüm bunlar bize, eğer doğayı korumazsak ve çevreye karşı daha duyarlı olmazsak, canlı yaşamının tehlikeye gireceğini ve doğal dengenin bozulacağını anlatıyor.
Sonuç:
Görsellerden çıkarabileceğimiz yargılar şunlardır:
- Çevre kirliliği, canlı türlerinin yok olmasına ve yaşam alanlarının bozulmasına neden olmaktadır.
- Denizler, göller, ormanlar gibi doğal yaşam alanları insan kaynaklı atıklar ve kirlilik yüzünden büyük bir tehdit altındadır.
- İnsanların doğaya karşı sorumsuz davranışları, başta hayvanlar olmak üzere tüm canlıların hayatını olumsuz etkilemektedir.
- Doğayı korumak ve temiz tutmak, tüm canlıların ortak sorumluluğudur.
3. Çevre kirliliğinin insanlar üzerindeki olumsuz etkileri nelerdir?
Sevgili çocuklar, çevre kirliliği sadece hayvanlara zarar vermiyor, biz insanları da çok kötü etkiliyor. Hadi biraz da bunun üzerine düşünelim:
-
Adım 1: Su ve hava kirliliğinin insan sağlığına etkileri.
Eğer su kaynaklarımız kirlenirse, içecek temiz suyumuz kalmaz. Kirli sular hastalıklara yol açar. Aynı şekilde, hava kirliliği de solunum yolu hastalıklarına, alerjilere ve daha birçok sağlık sorununa sebep olur.
-
Adım 2: Besin kaynaklarımız üzerindeki etkileri.
Görsellerdeki gibi balıklar kirlilikten etkilenirse, biz de o balıkları yediğimizde sağlığımız bozulabilir. Kirlilik sadece suyu ve havayı değil, toprağı da etkiler ve bu da yediğimiz meyve sebzelerin kalitesini düşürür.
-
Adım 3: Yaşam kalitemiz ve psikolojimiz üzerindeki etkileri.
Kirli ve çirkin bir çevrede yaşamak kimseyi mutlu etmez, değil mi? Doğal güzelliklerin yok olması, parkların, denizlerin kirlenmesi bizim dinlenme ve eğlenme alanlarımızı azaltır, yaşam kalitemizi düşürür.
Sonuç:
Çevre kirliliğinin insanlar üzerindeki olumsuz etkileri şunlardır:
- Sağlık sorunları: Kirli hava solunum yolu hastalıklarına, kirli su ise çeşitli enfeksiyonlara ve salgınlara yol açar.
- Besin zincirinin bozulması: Kirlilik, toprağı ve suyu zehirleyerek tarım ürünlerinin ve deniz canlılarının kalitesini düşürür, bu da insan sağlığını olumsuz etkileyen besinlerin tüketilmesine neden olabilir.
- Su kıtlığı: Temiz su kaynaklarının kirlenmesi, içme suyu ve tarım için kullanılabilir su miktarını azaltır.
- Yaşam kalitesinin düşmesi: Kirli ve bozulmuş doğal alanlar, insanların dinlenme, eğlenme ve doğayla iç içe olma imkanlarını kısıtlar.
- Doğal afetler: İklim değişikliği ve çevre tahribatı, sel, kuraklık gibi doğal afetlerin daha sık yaşanmasına neden olabilir.
4. Dünyanın canlılar için daha yaşanabilir bir yer hâline gelmesi konusunda neler yapmalıyız?
Şimdi en önemli soruya geldik! Bu kadar kötü şeyi gördükten sonra “Peki biz ne yapabiliriz?” diye düşünmemiz lazım, değil mi? Hadi bakalım, hep birlikte neler yapabileceğimizi sıralayalım:
-
Adım 1: Bireysel olarak yapabileceklerimiz.
Öncelikle kendimizden başlamalıyız. Çöpümüzü yere atmamalı, ayrıştırmalı ve geri dönüşüme vermeliyiz. Suyu ve elektriği israf etmemeliyiz. Plastik kullanımını azaltmaya çalışmalıyız (mesela alışverişe giderken kendi bez çantamızı götürmek gibi).
-
Adım 2: Çevremizi bilinçlendirme ve koruma faaliyetleri.
Arkadaşlarımızı, ailemizi ve çevremizdeki insanları çevre konusunda bilinçlendirmeliyiz. Ağaç dikme kampanyalarına katılabiliriz, parkları ve sahilleri temizleme etkinliklerine destek olabiliriz.
-
Adım 3: Daha büyük ölçekte yapılması gerekenler.
Devletler ve büyük şirketler de çevreye zarar veren üretim yöntemlerini bırakmalı, daha temiz enerji kaynaklarına yönelmeli ve atıklarını doğru şekilde yönetmeli. Biz de bu konularda bilinçli tüketiciler olarak tercihlerimizle onlara yön verebiliriz.
Sonuç:
Dünyanın canlılar için daha yaşanabilir bir yer hâline gelmesi için yapmamız gerekenler şunlardır:
- Çevreyi temiz tutmak: Çöplerimizi asla yere atmamalı, doğaya bırakmamalıyız.
- Geri dönüşüme katılmak: Kağıt, plastik, cam ve metal gibi atıkları geri dönüştürerek kaynaklarımızı korumalıyız.
- Su ve enerji tasarrufu yapmak: Gereksiz yanan lambaları kapatmak, muslukları açık bırakmamak gibi basit alışkanlıklarla kaynaklarımızı verimli kullanmalıyız.
- Plastik kullanımını azaltmak: Tek kullanımlık plastikler yerine bez çanta, cam şişe gibi yeniden kullanılabilir ürünleri tercih etmeliyiz.
- Doğayı korumak ve ağaç dikmek: Ormanlık alanları ve yeşil bölgeleri korumalı, fidan dikme kampanyalarına katılarak dünyamıza daha fazla oksijen sağlamalıyız.
- Farkındalık yaratmak: Çevre kirliliği konusunda ailemizi, arkadaşlarımızı ve çevremizdeki insanları bilinçlendirmeliyiz.
- Doğa dostu ürünler tercih etmek: Alışveriş yaparken çevreye daha az zarar veren, sürdürülebilir ürünleri seçmeliyiz.
Unutmayın çocuklar, bu dünya hepimizin evi. Onu korumak da hepimizin görevi! Küçük adımlarla bile büyük farklar yaratabiliriz.