6. Sınıf Türkçe Ders Kitabı Cevapları Anka Yayınları Sayfa 62
Merhaba sevgili 6. sınıf öğrencilerim! Bugün sizlerle Türkçe dersimizdeki bu güzel etkinlikleri adım adım çözeceğiz. Unutmayın, Türkçe’yi sadece öğrenmekle kalmayıp, onu severek ve anlayarak kullanmak çok önemli. Şimdi gelin, önümüzdeki sorulara birlikte bakalım ve her birini dikkatlice inceleyelim.
2. Etkinlik
Boşlukları dinlediğiniz metne göre doldurunuz.
Sevgili öğrencilerim, bu etkinlikte aslında bir metin dinlemeniz ve ona göre boşlukları doldurmanız isteniyor. Ancak elimizde dinleyecek bir metin olmadığı için, Milli Mücadele ve Atatürk temasına uygun, vatan sevgisi ve kahramanlık ruhunu anlatan genel ifadelerle bu boşlukları doldurmaya çalışacağız. Sanki o metni dinlemişiz gibi, anlam bütünlüğünü sağlayacak kelimeler bulalım.
Adım 1: Her cümlenin tamamına dikkatlice bakalım ve hangi kelimenin en uygun olacağını düşünelim.
Adım 2: Vatan, tarih, kahramanlık gibi kavramlarla ilgili en güçlü ifadeleri seçelim.
Çözüm:
Bu vatan, uğrunda can verilen kara bağrında
Sıradaglar gibi yüceleşen
Bir tarih yazan, onun uğrunda
Kendini hiç düşünmeden feda eden verenlerindir.Tutuşup yüreklerde alevlenen olan ocaklarından,
Şahlanıp gürül gür akan ırmaklarından
Hudutlarında şanla dalgalanan bayraklarından
Gözlerinden ışıklar vuranlarındır.
Açıklama: Bu boşlukları doldururken, metnin genel havasına ve Milli Mücadele döneminin ruhuna uygun kelimeler seçmeye çalıştık. Örneğin, vatan uğruna “can verilmesi”, dağların “yüceleşmesi”, tarihin “yazılması” ve kahramanların kendini “feda etmesi” gibi ifadeler, bu tür metinlerde sıkça karşımıza çıkar. Ocaktan çıkan “alev”, ırmaktan “gürül gür akış”, bayrağın “şanla dalgalanması” ve gözlerden “ışıklar vurması” da yine aynı coşkulu ve milli duyguları yansıtan betimlemelerdir.
3. Etkinlik
Aşağıdaki soruları dinlediğiniz şiire göre sözlü olarak ya da defterinize yazarak cevaplayınız.
Sevgili öğrencilerim, bu bölümde de yine bir şiiri dinleyip soruları cevaplamamız isteniyor. Şiir elimizde olmadığı için, tıpkı az önceki etkinlikte olduğu gibi, Milli Mücadele ve Atatürk temasına uygun, genel ve mantıklı cevaplar vermeye çalışacağız. Şiiri dinlemiş olsaydık, cevaplarımız çok daha net ve şiire özel olurdu, bunu unutmayalım!
1. Şair, şiiri hangi duygularla yazmıştır?
Adım 1: Milli Mücadele ve vatan temasındaki şiirlerin genellikle hangi duyguları içerdiğini düşünelim.
Adım 2: Bu duyguları listeleyelim.
Çözüm:
Şair, şiiri genellikle vatan sevgisi, kahramanlık, fedakârlık, bağımsızlık aşkı, gurur ve minnet gibi derin duygularla yazmıştır.
Açıklama: Vatan konulu şiirlerde, şairler genellikle ülkelerine duydukları büyük sevgiyi, onun için yapılan fedakârlıkları, verilen mücadeleleri ve kazanılan zaferleri coşkulu bir dille anlatırlar. Bu da bu tür duyguların şiire yansımasına neden olur.
2. Şiirin teması nedir?
Adım 1: Şiirin genel olarak neyden bahsettiğini tahmin edelim.
Adım 2: Bu konuyu en iyi özetleyen kavramı bulalım.
Çözüm:
Şiirin teması, vatan sevgisi, bağımsızlık mücadelesi ve milli kahramanlık ruhu olabilir.
Açıklama: Tema, bir eserde işlenen ana fikirdir. Milli Mücadele dönemini anlatan bir şiirde genellikle vatanın ne kadar değerli olduğu, onun için mücadele etmenin önemi ve bu uğurda yapılan fedakârlıklar işlenir.
3. Şiirde kullanılan söz sanatları nelerdir? Örnekleyerek açıklayınız.
Adım 1: Şiirlerde sıkça kullanılan söz sanatlarını hatırlayalım.
Adım 2: Bu sanatlara uygun genel örnekler verelim.
Çözüm:
Şiirde genellikle benzetme (teşbih), kişileştirme (teşhis) ve abartma (mübalağa) gibi söz sanatları kullanılmış olabilir.
- Benzetme (Teşbih): İki farklı şey arasında ortak bir özellikten yola çıkarak zayıf olanı güçlü olana benzetmektir. Örneğin, “Askerler aslan gibi cesurdu.” cümlesinde askerler aslana benzetilmiştir.
- Kişileştirme (Teşhis): İnsan dışındaki varlıklara insana ait özellikler vermektir. Örneğin, “Rüzgar ağaçlara fısıldıyordu.” cümlesinde rüzgarın fısıldaması kişileştirmedir.
- Abartma (Mübalağa): Bir şeyi olduğundan çok daha büyük veya çok daha küçük göstermektir. Örneğin, “Bir ok atsam dağa aşar.” cümlesinde okun çok uzaklara gitmesi abartılmıştır.
Açıklama: Şairler, anlatmak istediklerini daha etkili, daha güzel ve akılda kalıcı kılmak için söz sanatlarını kullanırlar. Bu sanatlar, okuyucunun veya dinleyicinin hayal gücünü harekete geçirir.
4. “Her taşı bir yakut olan bu vatan / Can verme sırrına erenlerdir” diyen şairin anlatmak istediği nedir? Şair, tarihteki hangi olaylara vurgu yapıyor olabilir?
Adım 1: Cümlenin ilk kısmına odaklanalım: “Her taşı bir yakut olan bu vatan”. Yakut değerli bir taştır, peki bu ne anlama gelir?
Adım 2: Cümlenin ikinci kısmına bakalım: “Can verme sırrına erenlerdir”. Can vermek nedir? Sırra ermek ne demektir?
Adım 3: Bu iki kısmı birleştirerek şairin ana mesajını bulalım.
Adım 4: Vatan uğruna can verilen tarihi olayları düşünelim.
Çözüm:
Şair, “Her taşı bir yakut olan bu vatan” derken, vatanın her karış toprağının çok değerli ve kutsal olduğunu, paha biçilemez olduğunu vurgulamak istiyor. “Can verme sırrına erenlerdir” ifadesiyle ise, vatan uğruna şehit olmayı, canını feda etmeyi göze alan kahramanların bu yüce fedakârlığın anlamını ve kutsallığını tam olarak anladıklarını anlatıyor.
Şair, tarihteki Çanakkale Savaşı, Milli Mücadele (Kurtuluş Savaşı) gibi vatanın bağımsızlığı ve bütünlüğü için kahramanlıkların sergilendiği, binlerce şehit verilen büyük olaylara vurgu yapıyor olabilir.
Açıklama: Bu dizeler, vatan sevgisinin ne kadar derin olduğunu ve bu sevgi uğruna canını feda etmenin ne kadar yüce bir mertebe olduğunu çok güzel anlatıyor. Tarihimizde bu tür fedakârlıkların yaşandığı birçok önemli an bulunmaktadır.
5. Şair, “Ardına bakmadan yollara düşen” derken gidenlerin hangi özelliklerini vurgulamaktadır?
Adım 1: “Ardına bakmadan yola düşmek” ne anlama gelir? Bir insan ne zaman ardına bakmaz?
Adım 2: Bu durumun hangi kişilik özelliklerini gösterdiğini düşünelim.
Çözüm:
Şair, “Ardına bakmadan yollara düşen” derken, gidenlerin büyük bir kararlılık, cesaret, fedakârlık ve gözü karalık özelliklerini vurgulamaktadır. Bu ifade, onların sevdiklerini, geride kalanları veya kendi canlarını düşünmeden, sadece vatanları uğruna ileri atıldıklarını, hiçbir tereddüt yaşamadıklarını anlatır.
Açıklama: “Ardına bakmadan gitmek”, bir şeye o kadar inanmak ve bağlanmaktır ki, hiçbir engel veya kişisel düşünce sizi durduramaz. Bu, vatan için savaşan kahramanların en belirgin özelliklerinden biridir.
4. Etkinlik
Şiirden alınan aşağıdaki dörtlükleri uyak bakımından inceleyiniz.
Sevgili öğrencilerim, şimdi şiirimizin ses güzelliğine, yani uyaklarına (kafiyelerine) bakacağız. Uyak, mısra sonlarındaki ses benzerliğidir ve şiire bir ahenk, bir müzik katar. Sağ taraftaki kutucukta uyak (kafiye) tanımı verilmiş, ona da dikkat edelim.
Uyak (Kafiye)
Mısra sonlarındaki yazılışları ve okunuşları aynı; anlamları ve görevleri farklı kelimelerin, eklerin benzerliğine uyak (kafiye) denir.
Şimdi dörtlüklerimizi inceleyelim:
Birinci Dörtlük:
Ardına bakmadan yollara düşen,
Şimşek gibi çakan, sel gibi coşan
Huduttan hududa yol bulup koşan,
Cepheden cepheyi soranlarındır.
Adım 1: İlk üç mısranın son kelimelerine bakalım: “düşen”, “coşan”, “koşan”.
Adım 2: Bu kelimelerin sonundaki ses benzerliklerini bulalım.
Adım 3: Benzer seslerin anlam ve görevlerini inceleyelim.
Çözüm:
- Bu dörtlükte ilk üç mısranın sonundaki “düşen“, “coşan“, “koşan” kelimeleri arasında bir ses benzerliği var.
- Buradaki “-an” ekleri, fiillerden sıfat yapan eklerdir (sıfat fiil eki). Anlamları ve görevleri aynı olduğu için bu ekler redif oluşturur.
- Rediften önce kalan seslere baktığımızda, “düşş“, “coşş“, “koşş” kelimelerinde ortak olan “ş” sesi ise yarım uyaktır (tek ses benzerliği).
Açıklama: Gördüğünüz gibi, şiirde aynı görevde ve aynı anlamda kullanılan ekler varsa bunlara redif diyoruz. Rediften önce gelen ve sadece tek bir sesin benzediği durumlara ise yarım uyak denir. Burada da “-an” ekleri redif, “ş” sesleri yarım uyak oluşturuyor.
İkinci Dörtlük:
İleri atılıp sellercesine,
Göğsünden vurulup tam ercesine,
Bir gül bahçesine girercesine,
Şu kara toprağa girenlerindir.
Adım 1: İlk üç mısranın son kelimelerine bakalım: “sellercesine”, “ercesine”, “girercesine”.
Adım 2: Bu kelimelerin sonundaki ses benzerliklerini bulalım.
Adım 3: Benzer seslerin anlam ve görevlerini inceleyelim.
Çözüm:
- Bu dörtlükte de ilk üç mısranın sonundaki “sellercesine“, “ercesine“, “girercesine” kelimeleri arasında bir ses benzerliği var.
- Buradaki “-cesine” ekleri, “gibi” anlamı veren, benzetme bildiren eklerdir. Anlamları ve görevleri aynı olduğu için bu ekler redif oluşturur.
- Rediften önce kalan seslere baktığımızda, “sellerer“, “erer“, “girerer” kelimelerinde ortak olan “er” sesleri ise tam uyaktır (iki ses benzerliği).
Açıklama: Bu dörtlükte de yine aynı görevde ve anlamda kullanılan “-cesine” ekleri redif. Rediften önce kalan ve iki sesin (e ve r) benzediği durumlara ise tam uyak diyoruz. Şair, bu ses benzerlikleriyle şiire bir akıcılık ve güzellik katmış, okurken kulağımıza hoş gelen bir ahenk sağlamıştır.
Umarım bu açıklamalar sizin için faydalı olmuştur sevgili öğrencilerim. Unutmayın, Türkçe dersinde her zaman meraklı olun, sorular sorun ve her şeyi anlamaya çalışın. Başarılar dilerim!