6. Sınıf Türkçe Ders Kitabı Cevapları Anka Yayınları Sayfa 113
Merhaba sevgili öğrencim!
Bugün seninle 6. Sınıf Türkçe dersimizdeki bu güzel metinle ilgili soruları çözeceğiz. Unutma, soruları çözerken sadece bize verilen metni kullanacağız. Yani sadece ikinci görseldeki yazıyı okuyarak cevapları bulmaya çalışacağız. Haydi bakalım, dikkatlice okuyup anlamaya çalışalım.
1. Etkinlik
Anlamlarını bilmediğiniz kelimeleri belirleyerek sözlük defterinize yazınız ve metninizdeki anlamlarıyla cümle içinde kullanınız.
Çözüm:
Sevgili öğrencim, bu etkinlik senin kelime dağarcığını geliştirmek için harika bir fırsat! Metni okurken anlamını bilmediğin kelimelerin altını çizmelisin. Mesela, “ırmak”, “tepe”, “gövde”, “kabarmak”, “çevre”, “olağanüstü” gibi kelimeler olabilir. Bu kelimelerin anlamlarını önce metindeki bağlamından tahmin etmeye çalış, sonra bir sözlükten bak ve sözlük defterine yaz. Daha sonra da bu kelimeleri kendi cümlelerinde kullanarak anlamlarını daha iyi pekiştir.
Örnek olarak, metinden bir kelime seçelim:
-
Kelime: ürpererek
Anlamı: Titreyerek, korku veya heyecanla sarsılarak.
Cümle: “Halk, gökyüzünden düşen mavi ışığı ürpererek takip etti.”
2. Etkinlik
Okuduğunuz metinden hareketle aşağıdaki olayların hangi sırada gerçekleştiğini belirleyiniz, olay örgüsünü oluşturunuz.
Çözüm:
Sevgili öğrencim, bu etkinlikte bizden verilen olayları metne göre sıralamamız isteniyor. Ancak dikkatli okuduğumuzda, bu olayların hiçbirinin bize verilen “GÖÇ DESTANI” başlıklı kısa metinde yer almadığını görüyoruz. Metnimiz sadece Hulin Dağı’nı, iki ırmağı ve üzerindeki kayın ağacının mucizevi özelliklerini anlatıyor. Bu olaylar, Göç Destanı’nın daha geniş bir bölümünde anlatılan olaylardır. Bu yüzden, bize verilen bu kısa metne göre bu olayları sıralamamız veya metinde geçip geçmediğini işaretlememiz mümkün değil. Metinde geçen olaylar şunlardır:
- Uygur ülkesinde, Tuğla ve Selenge ırmaklarının bittiği yerde “Kumlançu” denilen bir tepe vardır.
- Bu tepeye “Hulin Dağı” derlerdi.
- Hulin Dağı’nda birbirine çok yakın iki ağaç büyümüştü.
- Bir gece, kayın ağacının üzerine gökyüzünden bir mavi ışık düştü.
- Işık, iki ırmak arasında yaşayan halkın üstüne indiği ve halk ışığı ürpererek takip etti.
- Kutsal ışık, kayın ağacının üstünde kaldığı müddetçe kayın ağacının gövdesi büyüdü ve kabardı.
- Gece olunca ağacın otuz adım ötesinden bütün çevre ışıklar içinde kalıyordu.
Gördüğün gibi, etkinlikteki olaylar bizim metnimizde yer almıyor. Bu durumda, soruları aşağıdaki gibi değerlendirebiliriz:
- Yeni hakanın Kutlu Dağ’ı hiç düşünmeden Çinlilere vermesi
- Tılsımlı olan Kutlu Dağ’ın Çinlilere verilmesi yüzünden Türk yurdunun felakete uğraması
- Uygurların yurtlarını yuvalarını bırakıp bilinmedik ülkelere doğru göç edip yerleştikleri yere Beş-balıg adını koyması
- Çinlilerin, Kiu-Lien’e karşılık olarak Kutlu Dağ’ın kendilerine verilmesini istemeleri
- Hakanın oğlu Gali Tekin’in, Çinli prenses Kiu-Lien ile evlenmesi
- Çin elçilerinin, falcılarıyla birlikte Kiu-Lien’in sarayına gelmeleri ve kendi aralarında, Türklerin yıkılması için Kutlu Dağ’ı almaları gerektiğini konuşmaları
Bu olay, verilen metinde geçmemektedir.
Bu olay, verilen metinde geçmemektedir.
Bu olay, verilen metinde geçmemektedir.
Bu olay, verilen metinde geçmemektedir.
Bu olay, verilen metinde geçmemektedir.
Bu olay, verilen metinde geçmemektedir.
Bu durumda, bu olayları metne göre sıralamamız mümkün değildir çünkü metin bu olaylardan bahsetmiyor. Bu, Göç Destanı’nın farklı bir bölümüdür.
3. Etkinlik
Aşağıdaki soruları okuduğunuz metne göre cevaplayınız.
Çözüm:
1. Göç Destanı, hangi Türk ulusuna aittir?
Çözüm:
Metnin başında “Uygur ülkesinde” ifadesi geçiyor. Bu da bize Göç Destanı’nın Uygur Türklerine ait olduğunu gösteriyor.
2. Hulin Dağı’nın üzerinde büyüyen kayın ağacını olağanüstü yapan nedir?
Çözüm:
Metinde şöyle yazıyor: “Bir gece, kayın ağacının üzerine gökyüzünden bir mavi ışık düştü. … Kutsal ışık, kayın ağacının üstünde kaldığı müddetçe kayın ağacının gövdesi büyüdükçe büyüdü, kabardı. Gece oldu mu ağacın otuz adım ötesinden bütün çevre ışıklar içinde kalıyordu.” Demek ki kayın ağacını olağanüstü yapan şey, üzerine düşen mavi ışık sayesinde büyüyüp kabarması ve geceleri çevresini ışıklar içinde bırakmasıdır.
3. Kayın ağacının içindeki odacıklarda kimler vardı? Halk ve halkın ileri gelenleri bu kişilere neden saygı göstermiştir?
Çözüm:
Sevgili öğrencim, metni tekrar dikkatlice okuduğumuzda, kayın ağacının içinde odacıklardan veya bu odacıklarda yaşayan kişilerden bahsedilmediğini görüyoruz. Metin sadece ağacın nasıl büyüdüğünü ve çevresini nasıl aydınlattığını anlatıyor. Bu bilgi, bize verilen metinde yer almamaktadır.
4. Kutlu Dağ, Türkler için neden kutsal sayılmıştır?
Çözüm:
Metnimizde “Kutlu Dağ” ismi doğrudan geçmiyor, onun yerine “Hulin Dağı”ndan bahsediliyor. Hulin Dağı’nın üzerinde bir kayın ağacının üzerine mavi bir ışık düştüğü ve bu ağacın kutsal bir şekilde büyüyüp çevreyi aydınlattığı anlatılıyor. Ancak metin, “Kutlu Dağ”ın Türkler için neden kutsal sayıldığına dair ayrıntılı bir açıklama yapmamaktadır. Metin sadece Hulin Dağı’ndaki mucizevi durumu anlatıyor.
5. Kutlu Dağ’ın Çinlilere verilmesi nelere yol açmıştır?
Çözüm:
Bu soru, Göç Destanı’nın ana olaylarından birine değiniyor. Ancak bize verilen metin parçası, Kutlu Dağ’ın Çinlilere verilmesi olayını ve sonrasında yaşananları içermemektedir. Bu yüzden bu sorunun cevabı metinde bulunmamaktadır.
6. Türk hakanının yerinde olsaydınız vatanınıza ait bir toprağı Çinlilere verir miydiniz? Neden?
Çözüm:
Bu soru, bize bir düşünce deneyi yaptırıyor. Metinde Türk hakanının Kutlu Dağ’ı Çinlilere verip vermediği anlatılmıyor ama bizden böyle bir durumda ne yapacağımız soruluyor. Ben Türk hakanının yerinde olsaydım, vatanıma ait bir toprağı Çinlilere vermezdim.
Nedenine gelince:
Vatan toprağı, bir milletin bağımsızlığının ve kimliğinin en önemli parçasıdır. Atalarımızdan bize miras kalan bu toprakları korumak, gelecek nesillere aktarmak hepimizin görevidir. Bir karış toprağı bile vermemek için elimizden gelen her şeyi yapmalı, onu canımız pahasına savunmalıyız. Toprağımızı vermek, bağımsızlığımızı ve geleceğimizi tehlikeye atmak demektir. Bu yüzden, ne olursa olsun vatan toprağına sahip çıkmak en doğru davranıştır.
4. Etkinlik
Aşağıdaki dizede kullanılan dil sanatını bulunuz. Anlama yaptığı katkıyı açıklayınız.
Karalar etrafı beyaz bir karanlığa gömdü: …
Çözüm:
Sevgili öğrencim, bize verilen dize “Karalar etrafı beyaz bir karanlığa gömdü:” şeklindedir.
Bu dizede kullanılan dil sanatı tezat (karşıtlık) sanatıdır.
Anlama yaptığı katkı:
Tezat sanatı, birbirine karşıt kavramları (burada “beyaz” ve “karanlık”) bir arada kullanarak anlatımı daha etkileyici ve çarpıcı hale getirir. Normalde karanlık siyah veya koyu renklerle ilişkilendirilirken, burada “beyaz bir karanlık” ifadesiyle, karanlığın alışılmışın dışında, belki de çok yoğun, göz kamaştırıcı veya şaşırtıcı bir şekilde olduğunu vurgulamak istenmiştir. Bu, okuyucunun zihninde merak uyandırır ve anlatılan durumu daha güçlü bir şekilde hissetmesini sağlar. Metinde geçen “Gece oldu mu ağacın otuz adım ötesinden bütün çevre ışıklar içinde kalıyordu.” cümlesiyle de bir bağlantı kurulabilir; yani gece olmasına rağmen ağacın yaydığı ışıkla oluşan “beyaz karanlık” gibi bir durum anlatılıyor olabilir. Bu, olayın büyülü ve olağanüstü atmosferini pekiştirir.