6. Sınıf Türkçe Ders Kitabı Cevapları Anka Yayınları Sayfa 92
Merhaba sevgili öğrencim! Ben senin 6. sınıf Türkçe öğretmeninim. Gönderdiğin soruları şimdi seninle birlikte adım adım çözeceğiz. Unutma, her soruyu dikkatlice okuyup üzerinde düşünmek çok önemli. Hazırsan, başlayalım!
1. Etkinlik
Aşağıdaki kelimeleri kendi ifadelerinizle tanımlayınız. Daha sonra tanımlarınızın doğruluğunu sözlükten kontrol ediniz. Bu kelimeleri cümle içinde kullanınız.
Bildiri:
Adım 1: Kelimenin anlamını düşünelim. Bildiri, bir şeyi duyurmak, bir konuda bilgi vermek için yazılan kısa yazılara denir.
Adım 2: Kendi cümlelerimizle tanımlayalım.
Tanım: Bir konuda insanlara bilgi vermek, bir durumu duyurmak amacıyla yazılan kısa ve resmi yazılardır.
Adım 3: Bu kelimeyi bir cümle içinde kullanalım.
Cümle: Okul müdürü, hafta sonu yapılacak veli toplantısı hakkında bir bildiri yayınladı.
Kölelik:
Adım 1: Kölelik, insanların özgürlüklerinin ellerinden alındığı, başka bir kişinin malı gibi görüldüğü çok üzücü bir durumdur.
Adım 2: Kendi cümlelerimizle tanımlayalım.
Tanım: Bir insanın başka bir insanın malı gibi sayıldığı, özgürlüğünün elinden alındığı ve zorla çalıştırıldığı durumdur.
Adım 3: Bu kelimeyi bir cümle içinde kullanalım.
Cümle: Geçmişte birçok insan kölelik yüzünden büyük acılar çekmiştir.
Evrensel:
Adım 1: Evrensel kelimesi, sadece bir kişiyi, bir ülkeyi değil, tüm dünyayı, tüm insanlığı ilgilendiren şeyler için kullanılır.
Adım 2: Kendi cümlelerimizle tanımlayalım.
Tanım: Tüm dünyayı, bütün insanlığı ilgilendiren, herkes için geçerli olan demektir.
Adım 3: Bu kelimeyi bir cümle içinde kullanalım.
Cümle: İnsan hakları, tüm dünya için geçerli olan evrensel bir konudur.
Ceza:
Adım 1: Ceza, bir kurala uymadığımızda veya yanlış bir şey yaptığımızda bunun karşılığında uygulanan bir yaptırımdır.
Adım 2: Kendi cümlelerimizle tanımlayalım.
Tanım: Yanlış veya hatalı bir davranışın sonucunda uygulanan yaptırım veya karşılıktır.
Adım 3: Bu kelimeyi bir cümle içinde kullanalım.
Cümle: Okul kurallarına uymayan öğrencilere uygun ceza verilir.
Hak:
Adım 1: Hak, doğuştan sahip olduğumuz veya yasalarla bize tanınan, yapmaya veya almaya yetkili olduğumuz şeylerdir.
Adım 2: Kendi cümlelerimizle tanımlayalım.
Tanım: Herkesin yasal olarak sahip olduğu, kullanabileceği yetki veya ayrıcalıklardır.
Adım 3: Bu kelimeyi bir cümle içinde kullanalım.
Cümle: Yaşama hakkı, her insanın sahip olduğu en temel ve vazgeçilmez bir haktır.
2. Etkinlik
Dinlediğiniz metinle ilgili aşağıdaki soruları cevaplayınız.
Sevgili öğrencim, bu etkinlikteki soruları cevaplamak için dinlememiz gereken bir metin var. Ancak ben bu metni şu an göremiyorum. Bu yüzden soruları, “Hak ve Özgürlükler” teması çerçevesinde, genel bilgilerimize ve mantığımıza göre cevaplayacağım. Sen kendi dinlediğin metne göre bu cevapları kontrol edebilir veya daha da geliştirebilirsin.
1. Şair “Tüm insanlar hür doğarlar.” dizesiyle ne anlatmak istemiştir? Açıklayınız.
Çözüm:
Bu dize, insanların dünyaya gelir gelmez özgür ve eşit olduklarını anlatmak ister. Yani, hiçbir insan doğuştan bir başkasının kölesi değildir, kimsenin üzerinde üstünlüğü yoktur. Herkes kendi hayatı üzerinde söz sahibi olmalı, kimsenin emri altına girmemeli ve özgürce yaşama hakkına sahip olmalıdır. Bu, insan onurunun ve değerinin temelidir.
2. Tüm insanların eşit olarak sahip oldukları haklar nelerdir?
Çözüm:
Tüm insanların eşit olarak sahip olduğu birçok temel hak vardır. Bunlardan bazıları şunlardır:
- Yaşama Hakkı: Herkesin hayatını sürdürme ve korunma hakkı vardır.
- Eğitim Hakkı: Her çocuğun okula gitme, bilgi edinme hakkı vardır.
- Sağlık Hakkı: Herkesin hastalandığında tedavi olma, sağlıklı bir çevrede yaşama hakkı vardır.
- Düşünce ve İfade Özgürlüğü: Herkesin düşündüklerini özgürce söyleyebilme, yazabilme hakkı vardır (tabii başkalarına zarar vermeden).
- İnanç Özgürlüğü: Herkesin istediği dine inanma veya inanmama hakkı vardır.
- Özel Yaşamın Gizliliği Hakkı: Herkesin özel hayatının başkaları tarafından izinsiz bilinmemesi, karışılmaması hakkı vardır.
3. İnsanlar neden köleliği çirkin bulup özgür olmayı savunurlar?
Çözüm:
İnsanlar köleliği çirkin bulurlar çünkü kölelik, bir insanın en temel hakkı olan özgürlüğünü elinden alır. Bir insanı mal gibi görmek, ona kendi kararlarını verme hakkı tanımamak, zorla çalıştırmak insanlık dışıdır. Özgürlük ise, insanın kendi hayatı hakkında karar verebilmesi, düşünebilmesi, seçebilmesi ve kendini geliştirebilmesi demektir. Bu yüzden insanlar, doğuştan gelen bu hakkı savunur, onurlu bir yaşam için özgürlüğün vazgeçilmez olduğunu bilirler.
4. “İnsan Hakları Evrensel Bildirisi”nin yayımlanması insanlığa neler katmıştır?
Çözüm:
“İnsan Hakları Evrensel Bildirisi”nin yayımlanması insanlık için çok büyük bir adımdı! Bu bildiri sayesinde:
- Tüm insanların ırk, din, dil, cinsiyet, milliyet gibi hiçbir fark gözetmeksizin eşit ve dokunulmaz haklara sahip olduğu dünyaya ilan edildi.
- İnsan hakları konusunda uluslararası bir standart belirlendi, yani tüm ülkelerin uyması gereken kurallar ortaya kondu.
- Haksızlıklara ve ayrımcılığa karşı mücadele için önemli bir dayanak oluşturuldu.
- Dünya genelinde barışın ve adaletin sağlanması yolunda önemli bir ilerleme kaydedildi.
Kısacası, bu bildiri insanlığın daha adil ve barış içinde bir dünya kurma çabasına çok büyük bir güç katmıştır.
5. Dinlediğiniz metnin ana duygusu nedir?
Çözüm:
Yine dinlediğimiz metin elimizde olmadığı için genel bir cevap vereceğim.
Böyle bir metnin ana duygusu genellikle insan onuruna saygı, özgürlük, eşitlik ve adalet arayışı olur. Metin, insanların temel haklarının ne kadar önemli olduğunu ve bu hakların korunması gerektiğini vurgular.
3. Etkinlik
“Adil sözcüğü ‘eşit’ anlamına gelmez. Adil, herkesin ihtiyacı olanı almasıdır; eşit ise herkesin aynı şeyi almasıdır ve bu da her zaman adil değildir.”
Andi IVEY (Endi İvİ)
Defterinize, yukarıdaki özdeyişte verilmek istenen mesajı, günlük hayatınızdan örnekler vererek anlatan bilgilendirici bir metin yazınız.
Çözüm:
Merhaba arkadaşlar! Bugün sizlerle çok önemli iki kelime hakkında konuşmak istiyorum: “eşitlik” ve “adalet”. Çoğumuz bu iki kelimenin aynı anlama geldiğini düşünürüz, değil mi? Ama aslında çok önemli bir farkları var, tıpkı Andi Ivey’in de dediği gibi.
Eşitlik, herkese aynı şeyi vermektir. Mesela, öğretmenimiz hepimize aynı sayıda kalem dağıtırsa bu eşitlik olur. Ama bu her zaman adil midir? Diyelim ki sınıfta bir arkadaşımızın hiç kalemi yok, diğerimizin ise bir sürü kalemi var. Öğretmen ikimize de birer kalem verirse bu eşitlik olur. Ama kalemi olmayan arkadaşımızın daha çok kaleme ihtiyacı varken, ona da sadece bir kalem verilmesi adil olmaz, değil mi? İşte burada adalet devreye giriyor.
Adalet, herkesin ihtiyacı olanı almasıdır. Yani, kalemi olmayan arkadaşımıza iki kalem, zaten kalemi olan arkadaşımıza bir kalem vermek daha adil olurdu. Çünkü ihtiyacı olanın ihtiyacını karşılamak daha önemlidir.
Bir başka örnek verelim: Okulda basketbol maçı yapıyoruz. Takımlar eşit sayıda oyuncudan oluşuyor. Bu eşitliktir. Ama takımlardan birinde çok iyi oynayan, diğerinde ise hiç oynamayan arkadaşlar varsa, maçın sonucu adil olmayabilir. Belki de takımları kurarken sadece sayıya değil, oyuncuların yeteneklerine göre de bir denge kurmak daha adil olurdu.
Ya da evde anneniz size ve kardeşinize aynı miktarda harçlık verdiğinde bu eşitliktir. Ama sizin okul projeniz için daha fazla paraya ihtiyacınız varsa ve kardeşinizin böyle bir ihtiyacı yoksa, anneniz size biraz daha fazla, kardeşinize ise daha az verirse bu adil bir davranış olurdu. Çünkü o anki ihtiyaca göre hareket etmiş olurdu.
Gördüğünüz gibi, eşitlik her zaman adaleti getirmez. Bazen eşitlik adına yapılan şeyler, aslında haksızlıklara yol açabilir. Asıl önemli olan, insanların ihtiyaçlarını, durumlarını ve çabalarını göz önünde bulundurarak doğru kararları vermek, yani adil olmaktır. Unutmayalım ki, adalet, bir toplumun huzurlu ve mutlu yaşamasının temelidir.
Umarım bu açıklamalar ve örnekler, eşitlik ve adalet arasındaki farkı daha iyi anlamana yardımcı olmuştur. Başarılar dilerim!