6. Sınıf Türkçe Ders Kitabı Cevapları Anka Yayınları Sayfa 88
Merhaba sevgili öğrencim! Ben senin Türkçe öğretmeninim. Bugün seninle birlikte Tilki ile Leylek’in hikayesini okuyup, bu güzel hikaye üzerindeki soruları adım adım çözeceğiz. Hazır mısın? O zaman dikkatlice oku ve benimle birlikte düşün!
Önce istersen hikayeyi bir kez daha okuyalım, böylece soruları cevaplarken aklımızda daha net olur.
Bir varmış bir yokmuş. Bir zamanlar ormanın birinde kurnaz mı kurnaz bir tilki yaşarmış. Bu tilki bir gün komşusu leyleği yemeğe çağırmış. Leylek, seve seve tilkinin davetini kabul etmiş. Giyinmiş, süslenmiş, tilkinin evine gitmiş.
Tilki, sofrayı hazırlamış onu bekliyormuş. Leyleğin karnı çok açmış. Hemen sofraya oturmuş. Tilki çok geçmeden yemekleri getirmiş. Aaa! O da ne? Yemekler dümdüz tabakların içindeymiş. Tilki diliyle şlap şlap yemeğini yemeye başlamış. Fakat leylek upuzun gagasıyla nasıl yesin! Zavallıcık hiçbir şey yiyemeden sofradan aç kalkmış. Tilki leyleğin hâline kıs kıs gülüyormuş. Leylek ise komşusu tilkinin yaptığına içten içe kızmış. Tilkiye “Komşu, yarın da sen bize gel.” demiş. Evinin yolunu tutmuş.
Ertesi gün tilki, yiyeceği yemekleri hayal ede ede leyleğin evine gitmiş. Leylek, “Hoş geldin tilki kardeş. Sofra hazır. Haydi, otur da yemeğimizi yiyelim.” demiş. Tilki büyük bir iştahla sofraya oturmuş. Fakat leylek yemekleri ağzı dar, vazo gibi upuzun kaplarda getirmesin mi? Tilki şaşırıp kalmış. Doğrusu bu kaplar tam leyleğe göreymiş. Leylek uzun gagasıyla yemeğini rahatça yemiş. Tilki ise koca ağzı kaba girmediği için önündeki yemek dolu kaba bakakalmış.
Kurnaz tilki o günden sonra kimseyi aldatmış mıdır dersiniz?
Şimdi gelelim sorularımıza. Her soruyu tek tek inceleyip cevaplayalım:
1. Leylek sofradan neden hiçbir şey yiyemeden kalkmıştır?
Çözüm:
Sevgili öğrencim, hikayeyi dikkatli okuduğumuzda Tilki’nin Leylek’e dümdüz tabaklarda yemek ikram ettiğini görüyoruz. Leylek’in gagası ise uzun ve ince olduğu için bu dümdüz tabaklardan yemek yemesi mümkün olmamış. Tıpkı bizim pipetle tabağın dibindeki çorbayı içemememiz gibi düşün!
Sonuç:
Leylek, Tilki’nin dümdüz tabaklarda servis ettiği yemekleri uzun gagası yüzünden yiyemediği için sofradan aç kalkmıştır.
2. Tilkinin davranışı misafirperverlik örneği midir? Açıklayınız.
Çözüm:
Misafirperverlik ne demek biliyor musun? Birini evine davet ettiğinde, onun rahat etmesini, mutlu olmasını sağlamak, ona elinden gelenin en iyisini sunmaktır. Peki Tilki böyle mi yapmış? Hayır! Tilki, Leylek’in yemek yiyemeyeceğini bile bile dümdüz tabaklar kullanmış ve hatta Leylek’in hâline kıs kıs gülmüş. Bu, kesinlikle misafirperver bir davranış değil, tam tersine kurnazca ve kötü niyetli bir davranıştır.
Sonuç:
Hayır, Tilki’nin davranışı misafirperverlik örneği değildir. Çünkü Tilki, Leylek’in yemek yiyemeyeceğini bildiği halde kasten dümdüz tabaklarda yemek servis ederek misafirini zor durumda bırakmış ve onunla alay etmiştir. Misafirperverlik, misafirin rahatını ve ihtiyacını düşünmektir, Tilki ise bunu yapmamıştır.
3. Leylek, tilkiyi evine neden davet etmiştir?
Çözüm:
Leylek, Tilki’nin yaptığına çok kızmış ve içerlemişti, değil mi? Hatta hikayede “içten içe kızmış” diye yazıyor. Leylek, Tilki’ye kendi yaşadığı zorluğu yaşatmak, yani ona bir ders vermek istemiş. “Sen bana ne yaptıysan, ben de sana aynısını yapayım da anla!” demiş adeta. Bu yüzden Tilki’yi kendi evine yemeğe davet etmiş.
Sonuç:
Leylek, Tilki’nin kendisine yaptığı kötü muameleye karşılık vermek, ona kendi yaşadığı zorluğu ve açlığı hissettirerek bir ders vermek amacıyla Tilki’yi evine davet etmiştir.
4. Leyleğin davranışı doğru mudur?
Çözüm:
Bu soru biraz düşündürücü, değil mi? Bir yandan, Tilki Leylek’e haksızlık yaptığı için Leylek’in Tilki’ye ders vermesi haklı görünebilir. Tilki, Leylek sayesinde empati yapmayı, yani başkalarının yerine kendini koymayı öğrenmiş oldu. Ama diğer yandan, “kötülüğe kötülükle karşılık vermek” her zaman en doğru yol mudur? Belki Leylek, Tilki’yle konuşup onu uyarabilirdi de. Ama Tilki’nin kurnazlığını düşünürsek, bu yolla dersini daha iyi anladığını söyleyebiliriz. Bu durumda, Tilki’ye bir ders verdiği için Leylek’in davranışının doğru olduğunu kabul edebiliriz.
Sonuç:
Evet, Leylek’in davranışı bu durumda doğru kabul edilebilir. Çünkü Tilki, Leylek’e bilerek ve isteyerek kötü bir şaka yapmış ve onu aç bırakmıştır. Leylek de Tilki’ye aynı zorluğu yaşatarak ona empati yapmayı ve başkalarının ihtiyaçlarını düşünmeyi öğretmiştir. Bu, Tilki’nin yaptığı haksızlığa karşı bir ders niteliğindedir.
5. Leyleğin yerinde olsaydınız ne yapardınız?
Çözüm:
Şimdi sıra sende! Kendini Leylek’in yerine koy. Tilki sana böyle bir şey yaptığında ne hissederdin? Ben olsam, önce çok üzülür, sonra da çok kızardım. Belki Tilki’ye hemen orada, “Bu yaptığın hiç hoş değil, benimle dalga mı geçiyorsun?” diye sorardım. Eğer Tilki özür dileseydi, belki affederdim. Ama eğer hâlâ gülmeye devam etseydi, ben de ona bir ders vermek isterdim. Belki aynı şekilde yemeğe davet ederdim, belki de sadece bir daha onunla arkadaşlık etmezdim. Bu biraz da benim o anki duygularıma bağlı olurdu.
Sonuç:
Eğer Leylek’in yerinde olsaydım, öncelikle Tilki’nin bu davranışından dolayı çok kırılır ve sinirlenirdim. Belki Tilki ile konuşarak, onun yaptığı hareketin ne kadar yanlış olduğunu ve beni ne kadar üzdüğünü anlatmaya çalışırdım. Eğer Tilki hatasını anlamazsa, ben de Leylek gibi ona bir ders vermek isteyebilirdim. Ya da en azından, bir daha böyle kurnaz ve düşüncesiz bir arkadaşla görüşmek istemezdim.
6. Leylek ve tilki ne yapsalardı doğru davranış olurlardı?
Çözüm:
Bu soruda her iki tarafın da nasıl daha iyi davranabileceğini düşünmemiz gerekiyor. Hadi adım adım inceleyelim:
Adım 1: Tilki ne yapmalıydı?
Tilki, Leylek’i evine davet ettiğinde, misafirinin özelliklerini, yani uzun gagasını düşünmeliydi. Yemekleri hem kendi yiyebileceği hem de Leylek’in rahatça yiyebileceği şekilde hazırlamalıydı. Örneğin, hem dümdüz tabaklar hem de uzun, dar kaplar hazırlayabilirdi. Ya da ikisinin de rahatça yiyebileceği, belki daha katı veya küçük parçalı yiyecekler ikram edebilirdi. En önemlisi de, Leylek’le dalga geçmek yerine, onun rahat etmesini sağlamalıydı.
Adım 2: Leylek ne yapmalıydı?
Leylek, Tilki’nin evinde aç kaldıktan sonra çok kızmış olsa da, Tilki’ye misilleme yapmak yerine farklı bir yol seçebilirdi. Örneğin, Tilki’ye durumu nazikçe anlatıp, “Benim için böyle tabaklardan yemek yemek zor, bir dahaki sefere belki daha farklı bir şeyler düşünebiliriz,” diyebilirdi. Eğer Tilki’yi kendi evine davet etseydi bile, Tilki’nin fiziksel özelliklerini (geniş ağzını) düşünerek, onun da rahatça yemek yiyebileceği kaplar kullanmalıydı. Yani, empati kurarak ve karşılıklı anlayışla sorunları çözmeye çalışmalılardı.
Sonuç:
Doğru davranışlar şunlar olurdu:
- Tilki, Leylek’i davet ettiğinde onun fiziksel özelliklerini göz önünde bulundurarak, ikisinin de rahatça yemek yiyebileceği kaplarda veya farklı şekillerde yemekler hazırlamalıydı. Misafirinin ihtiyaçlarını düşünmeli ve onunla alay etmemeliydi.
- Leylek ise, Tilki’nin kendisine yaptığı haksızlığa karşı, ona aynı şekilde davranmak yerine, Tilki ile konuşarak durumun yanlışlığını anlatmaya çalışabilirdi. Eğer Tilki’yi kendi evine davet etseydi, yine Tilki’nin rahatça yemek yiyebileceği bir düzenleme yapmalıydı. Her ikisi de karşılıklı saygı ve empati çerçevesinde hareket etmeliydi.
Gördün mü sevgili öğrencim, bu hikaye bize arkadaşlıkta, komşulukta ve genel olarak insan ilişkilerinde ne kadar önemli dersler veriyor! Başkalarını anlamaya çalışmak, onların yerine kendimizi koymak ve nazik olmak her zaman en güzelidir.