6. Sınıf Türkçe Ders Kitabı Cevapları Anka Yayınları Sayfa 152
Merhaba sevgili öğrencim,
Bugün seninle Bedri Rahmi Eyüboğlu’nun “Küçük Ressam” şiirini ve bu şiirle ilgili etkinlikleri çözeceğiz. Hazırsan, adım adım ilerleyelim ve hem şiiri daha iyi anlayalım hem de soruları doğru bir şekilde cevaplayalım.
Şiir, ressamın iç dünyasındaki renkleri ve doğayı nasıl gördüğünü çok güzel anlatıyor. Gözlerini kapatıp bir ressamın gözünden dünyaya bakmaya ne dersin?
Şimdi soruları çözmeye başlayalım:
1. Etkinlik
Bu etkinlikte, şiirde anlamını bilmediğin kelimeleri bulup, TDK sözlüğündeki anlamlarıyla karşılaştıracağız. Ben sana birkaç kelime seçtim ve anlamlarını açıkladım. Sen de şiiri okurken takıldığın başka kelimeler olursa mutlaka bir yere not alıp araştır.
| Kelime | TDK Sözlüğündeki Anlamı |
|---|---|
| Keramet |
Olağanüstü özellik, ermişlere özgü mucize. |
| Usul usul |
Yavaş yavaş, sessizce, hafifçe. |
| Molla |
İslam dininde eğitim görmüş, dinî görevli veya âlim kişi. (Şiirde bir renk tonunu ifade etmek için kullanılmış, belki de geleneksel, koyu ve ağırbaşlı bir rengi anlatıyor.) |
| Kavuşmuş |
Birbirine ulaşmış, bir araya gelmiş. |
| Yunmuş |
Yıkanmış, temizlenmiş. |
| İşıl ışıl |
Çok parlak, pırıl pırıl. |
2. Etkinlik
Şimdi şiiri dikkatlice okuyarak aşağıdaki soruları cevaplayalım. Unutma, cevapları şiirde bulmaya çalışacağız!
1. Şair, şiirde hangi renkleri kişileştirerek anlatmıştır?
Adım 1: Kişileştirme, insan dışı varlıklara insan özelliklerinin verilmesidir. Şiirde renklerin ne gibi insan özellikleri taşıdığına bakalım.
Adım 2: Şiirdeki dizeleri inceleyelim:
- “İçimde renkler uçuşur,” (Renkler uçamaz, bu bir kişileştirmedir.)
- “Al yanar, yeşil tutuşur.” (Renkler yanmaz veya tutuşmaz, bu da kişileştirmedir.)
- “Morla turuncu konuşur.” (Renkler konuşamaz, bu da kişileştirmedir.)
- “Beri yanda kuzguni siyahlar dan / Ödü patlamış beyazlar,” (Renklerin ödü patlamaz, bu da güçlü bir kişileştirmedir.)
- “Ötede çil yavrusu gibi dağılmış pembeler,” (Pembeler çil yavrusu gibi dağılamaz.)
- “Kenarda yüzlerce senedir / Özlediğim kahverengine kavuşmuş bir sarı,” (Sarı renk özleyemez veya kavuşamaz, bu da kişileştirmedir.)
Adım 3: Bu dizelerden yola çıkarak kişileştirilen renkleri belirleyelim.
Sonuç:
Şair, şiirde al (kırmızı), yeşil, mor, turuncu, kuzguni siyahlar, beyazlar ve sarı renklerini kişileştirerek anlatmıştır. Bu renkler uçuşur, yanar, tutuşur, konuşur, ödleri patlar, özler ve kavuşur gibi insanlara özgü eylemleri yaparlar.
2. Şair, “Memleket rüzgârı Bursa çinilerine değmiş.” derken ne anlatmak istemiştir?
Adım 1: “Bursa çinileri” denince aklımıza Bursa’nın meşhur ve çok değerli çinileri gelmeli. Bu çiniler, Türk sanatının ve kültürünün önemli bir parçasıdır.
Adım 2: “Memleket rüzgârı” ise yurdumuzun, toprağımızın esintisi, ruhu anlamına gelir. “Değmiş” kelimesi ise dokunmak, temas etmek demektir.
Adım 3: Şairin bu dizeyle ne demek istediğini birleştirelim.
Sonuç:
Şair, bu dizeyle memleketimizin rüzgârının, yani doğasının ve ruhunun, Bursa çinileri gibi eşsiz güzellikteki sanat eserlerimizle iç içe geçtiğini, onlardan ilham aldığını veya o güzellikleri taşıdığını anlatmak istemiştir. Rüzgârın çinilere değmesiyle sanki o sanat eserlerinin güzelliği ve ruhu rüzgâra sinmiş, rüzgâr da bu güzelliği her yere taşımıştır. Aynı zamanda, rüzgârın “yunmuş, yıkanmış” olması, bu güzelliğin tertemiz ve tazeleyici bir nitelik taşıdığını da vurgular.
3. Metinde şair, şiir ve resim sanatlarını nasıl bağdaştırmıştır?
Adım 1: Şiirin adı “Küçük Ressam” ve şiirde sürekli renklerden, resim yapmaktan bahsediliyor.
Adım 2: Şair, renkleri ve resim yapma eylemini öyle canlı ve görsel bir dille anlatıyor ki, sanki kelimelerle bir resim çiziyor.
Adım 3: Şairin kendisinin (Bedri Rahmi Eyüboğlu) hem şair hem de ressam olduğunu da hatırlayalım.
Sonuç:
Şair, metinde şiir ve resim sanatlarını birbirine çok güzel bağlamıştır. Şiirin kendisi “Küçük Ressam” adını taşıyor ve bir ressamın gözünden renklerin dünyasını anlatıyor. Şair, kelimeleri öyle ustaca kullanmış ki, okurken adeta bir resmin renklerini, hareketini ve duygusunu hissediyoruz. Renkleri kişileştirerek, onlara canlılık katarak ve doğayı ressamın fırçasından çıkmış gibi betimleyerek, şiiri resimle, resmi de şiirle birleştirmiştir. Yani, şiir kelimelerle çizilmiş bir resim gibidir.
4. Bedri Rahmi Eyüboğlu hem bir ressam hem de bir şairdir. Bir sanatçının birden fazla sanat alanında yetenekli olması eserlerine nasıl yansır?
Adım 1: Bedri Rahmi Eyüboğlu’nun hem ressam hem şair olması, onun sanatına farklı bir boyut katmıştır.
Adım 2: Bir sanatçı birden fazla alanda yetenekliyse, bir alandaki bilgisi ve yeteneği diğer alandaki eserlerini de etkiler.
Adım 3: Bu durumun eserlere nasıl yansıyabileceğini düşünelim.
Sonuç:
Bir sanatçının birden fazla sanat alanında yetenekli olması, eserlerine çok zengin bir şekilde yansır. Örneğin, Bedri Rahmi Eyüboğlu’nda gördüğümüz gibi:
-
Şairliği, resimlerine şiirsel bir derinlik ve hikâye anlatma yeteneği katabilir. Resimleri sadece görsel olmaktan öte, bir duygu veya düşünceyi de barındırır.
-
Ressamlığı ise şiirlerine görsel bir zenginlik, canlı renkler ve detaylı betimlemeler getirir. Şiirleri okurken adeta bir tabloya bakar gibi hissederiz.
-
Bu çok yönlülük, sanatçının dünyaya farklı açılardan bakmasını sağlar ve eserlerine benzersiz bir özgünlük katar. Sanatçı, aynı duyguyu veya fikri hem kelimelerle hem de renklerle ifade edebilir, bu da eserlerinin etkisini artırır.
3. Etkinlik
Bu etkinlikte “tezat sanatı”nı tanıyıp şiirden örnekler bulacağız. “Tezat sanatı”, birbirine zıt kavramların veya durumların bir arada kullanılmasıdır.
Adım 1: Tezat sanatının ne olduğunu hatırlayalım: Birbirinin zıddı, yani karşıtı olan kelimelerin veya durumların aynı yerde kullanılmasıdır. Örneğin, “aydınlık” ve “karanlık” zıt kelimelerdir.
Adım 2: Şiiri tekrar okuyarak zıt anlamlı kelimeleri veya karşıt durumları arayalım.
Adım 3: Bulduğumuz dizeleri aşağıya yazalım.
Okuduğunuz şiirde, tezat sanatı olan dizeler:
- “Beri yanda kuzguni siyahlar dan
Ödü patlamış beyazlar,” - “Yunmuş, yıkanmış memleket rüzgârı
Bazen ılık, bazen serin.”
Gördüğün gibi, ilk dizede “siyahlar” ve “beyazlar” birbirinin zıttı renklerdir. İkinci dizede ise “ılık” ve “serin” kelimeleri birbiriyle zıt durumları ifade eder. İşte bunlar tezat sanatına güzel örneklerdir.
Umarım bu açıklamalar senin için anlaşılır ve faydalı olmuştur. Şiirleri ve sanatı anlamak, dünyayı daha farklı gözlerle görmemizi sağlar. Başarılar dilerim!