6. Sınıf Türkçe Ders Kitabı Cevapları Anka Yayınları Sayfa 66
Merhaba sevgili öğrencilerim, Türkçe dersimizin bu bölümünde karşımıza çıkan çoktan seçmeli soruları hep birlikte, adım adım inceleyelim ve doğru cevaplarını bulalım. Hazırsanız başlayalım!
1. Dedemin yirmi baş koyunu vardı.
Aşağıdaki cümlelerin hangisinde “baş” sözcüğü yukarıdaki cümleye kattığı anlamda kullanılmıştır?
Çözüm:
Öncelikle sorumuzdaki ana cümlede geçen “baş” kelimesinin anlamına bakalım. “Yirmi baş koyun” derken, burada “baş” kelimesi koyunların sayısını, yani “yirmi tane koyun” anlamını veriyor. Hayvanları sayarken “baş” kelimesini bu şekilde kullanırız. Şimdi seçenekleri tek tek inceleyelim:
-
A) Dersin başında öğretmenimiz rahatsızlandı.
Buradaki “başında” kelimesi, dersin başlangıcında, yani zaman olarak ilk kısmında anlamında kullanılmıştır. Bizim aradığımız anlam bu değil.
-
B) Başındaki şapkayı çekip aldı.
Buradaki “baş” kelimesi, insan vücudunun bir organı olan “kafa” anlamında kullanılmıştır. Bu da bizim aradığımız anlam değil.
-
C) Merdivenin başında çeşme vardı.
Buradaki “başında” kelimesi, merdivenin en üst kısmında veya başlangıç noktasında anlamında kullanılmıştır. Bu da değil.
-
D) Çiftlikte sekiz baş hayvan hastalandı.
İşte burada! “Sekiz baş hayvan” derken, “sekiz tane hayvan” anlamı kastediliyor. Tıpkı “yirmi baş koyun” örneğinde olduğu gibi, hayvanların sayısını belirtmek için kullanılmış. Yani, sorudaki “baş” kelimesiyle aynı anlamda kullanılmış.
Sonuç:
Doğru cevap D seçeneğidir.
2. Aşağıdaki cümlede yer alan altı çizili kelimelerden hangisinde iyelik eki kullanılmamıştır?
Çözüm:
İyelik ekleri, bir varlığın kime veya neye ait olduğunu bildiren eklerdir. Yani “kimin, neyin” sorularına cevap verir. Örneğin “kitabım” (benim kitabım), “kalemi” (onun kalemi) gibi. Altı çizili kelimeleri tek tek inceleyelim ve bu kelimelerdeki eklerin iyelik eki olup olmadığını bulmaya çalışalım:
-
A) Çocuğu çok çalışkandı.
Buradaki “Çocuğu” kelimesini düşünelim: “Onun çocuğu”. “-u” eki, çocuğun “ona” ait olduğunu gösteriyor. Demek ki bu bir iyelik ekidir. (3. tekil şahıs iyelik eki)
-
B) Yüreği çok temizdi.
Buradaki “Yüreği” kelimesini düşünelim: “Onun yüreği”. “-i” eki, yüreğin “ona” ait olduğunu gösteriyor. Bu da bir iyelik ekidir. (3. tekil şahıs iyelik eki)
-
C) Evi dün gece boyamışlar.
Buradaki “Evi” kelimesine dikkat edelim. Eğer “Onun evi çok güzeldi.” deseydik, “-i” eki iyelik eki olurdu. Ama cümlemizde “Evi dün gece boyamışlar.” diyor. Burada “boyama” eylemini yapanlar, “neyi” boyamışlar? “Evi” boyamışlar. Bu durumda “-i” eki, bir varlığı belirtme görevi üstleniyor, yani belirtme hal eki oluyor. Aitlik (iyelik) anlamı katmıyor.
-
D) Söyledikleri onun kültürlü olduğunu gösteriyordu.
Buradaki “Söyledikleri” kelimesini düşünelim: “Onun söyledikleri”. “-i” eki, söylediklerinin “ona” ait olduğunu gösteriyor. Bu da bir iyelik ekidir. (3. tekil şahıs iyelik eki)
Sonuç:
Doğru cevap C seçeneğidir. “Evi” kelimesindeki “-i” eki iyelik eki değil, belirtme hal ekidir.
3. Aşağıdaki cümlelerin hangisinde “mi” cümleye “pekiştirme” anlamı katmıştır?
Çözüm:
“Mi” soru eki genellikle soru sormak için kullanılır ama bazen cümleye farklı anlamlar da katabilir. Bunlardan biri de “pekiştirme” yani güçlendirme, vurgulama anlamıdır. Şimdi seçeneklere bakalım:
-
A) Çanakkale’ye mi gidiyorsun?
Buradaki “mi” eki, “gidip gitmediğini” öğrenmek için sorulmuş bir soru anlamı katmıştır.
-
B) Şehitler ölür mü sanıyorsun?
Buradaki “mi” eki de bir soru anlamı katmıştır. Aslında cevap belli olan, düşündürücü bir soru (“Elbette ölmezler” gibi).
-
C) Cesur mu cesur bir askerdir Mehmetçik.
İşte aradığımız anlam burada! “Cesur mu cesur” ifadesi, Mehmetçiğin çok ama çok cesur olduğunu, cesurluğunun abartılacak kadar fazla olduğunu vurguluyor, yani pekiştiriyor. Bu kalıp (sıfat + mı + sıfat), pekiştirme anlamı verir.
-
D) Kalbimizden gelen sözü dinledik mi asla yalan söylemeyiz.
Buradaki “mi” eki, “dinlediğimiz zaman” veya “dinlersek” anlamı katmıştır. Yani bir şart veya zaman anlamı veriyor, pekiştirme değil.
Sonuç:
Doğru cevap C seçeneğidir.
4. Aşağıdaki cümlelerin hangisindeki tüm kelimeler isimdir?
Çözüm:
Bu soru biraz dikkat gerektiriyor! “İsim” kelimesi, canlı ve cansız varlıkları, kavramları, duyguları karşılayan kelimelerdir. Fiiller (eylemler), sıfatlar (isimleri niteleyenler) veya zarflar (fiilleri niteleyenler) isim değildir. Tüm kelimelerin isim olması için cümlede fiil, sıfat, zarf, bağlaç gibi başka türden kelimelerin bulunmaması gerekir. Seçenekleri inceleyelim:
-
A) Türk kadını, kahramandır.
Bu cümlede “kadın” ve “kahraman” kelimeleri isimdir. “Türk” kelimesi ise burada “kadın” kelimesini nitelediği için bir sıfattır (Hangi kadın? Türk kadını). Ancak “Türk” kelimesi tek başına bir isim (özel isim) olarak da kullanılabilir (Ör: “Bir Türk geldi”). Bu soruda “Türk kadını” bir isim tamlaması gibi duruyor, ama “Türk” yine de niteleme görevi görüyor. “Kahramandır” kelimesindeki “-dır” eki ise ek fiildir, “kahraman” kelimesini yüklem yapmıştır. Diğer seçeneklere göre en çok isim barındıran bu seçenek gibi duruyor, çünkü diğerlerinde bariz fiiller var.
-
B) Savaş barışın yaptıklarını yıkar gider.
Bu cümlede “yıkar” ve “gider” kelimeleri fiildir (eylemdir). “Yaptıklarını” kelimesi de fiilden türemiş bir isim fiildir (fiilimsi). Bu nedenle bu seçenek olamaz.
-
C) Barış oldukça huzur da olacaktır.
Bu cümlede “oldukça” kelimesi bir zarf fiildir (fiilimsi). “Olacaktır” kelimesi ise bir fiildir. “Da” kelimesi de bir bağlaçtır. Bu nedenle bu seçenek de olamaz.
-
D) Şaşkınlıktan dili tutuldu.
Bu cümlede “tutuldu” kelimesi bir fiildir (eylemdir). Bu nedenle bu seçenek de olamaz.
Bu soruda A seçeneğindeki “Türk” kelimesinin sıfat olarak kullanılması biraz kafa karıştırıcı olabilir. Ancak diğer tüm seçeneklerde açıkça fiiller (eylemler) ve fiilimsiler (fiil kökünden türeyen ama isim, sıfat, zarf görevi gören kelimeler) bulunmaktadır. Sadece A seçeneğinde, “Türk” kelimesi her ne kadar burada sıfat görevinde olsa da, köken olarak bir özel isimdir ve cümlede açık bir fiil (yüklem görevinde olan “kahramandır” kelimesinin “kahraman” kısmı isimdir) bulunmamaktadır. Dolayısıyla, en doğru seçenek A’dır.
Sonuç:
Doğru cevap A seçeneğidir.
5. Aşağıdaki cümlelerin hangisinde topluluk adı vardır?
Çözüm:
Topluluk adları, şekil olarak tekil (yani sonunda -ler, -lar eki olmayan) göründüğü halde, anlam olarak birden fazla varlığı, yani bir bütünü, bir grubu ifade eden isimlerdir. Örneğin “sürü”, “ordu”, “sınıf”, “aile” gibi. Şimdi seçenekleri inceleyelim:
-
A) Çoban, sürüyü otlatmaya götürdü.
Buradaki “sürü” kelimesi, birçok koyun veya keçinin bir araya gelmesiyle oluşan topluluğu ifade eder. Şekil olarak tekil olmasına rağmen anlam olarak bir topluluğu belirttiği için bu bir topluluk adıdır.
-
B) Arkadaşlarım bize geldi.
“Arkadaşlarım” kelimesi çoğul bir isimdir (-lar eki almış). Her bir arkadaş ayrı bir bireydir. Topluluk adı değildir.
-
C) Tören alanında toplandık.
“Tören” kelimesi tekil bir isimdir ve bir etkinliği ifade eder, bir varlık grubunu değil. Topluluk adı değildir.
-
D) Atatürk’ün izinde hep ileriye yürüyoruz.
“İz” kelimesi tekil bir isimdir. Topluluk adı değildir.
Sonuç:
Doğru cevap A seçeneğidir.