6. Sınıf Türkçe Ders Kitabı Cevapları Anka Yayınları Sayfa 195
Merhaba sevgili 6. sınıf öğrencim! Türkçe dersinde karşına çıkan bu soruları birlikte adım adım, güzelce inceleyelim ve çözelim. Hiç merak etme, ben sana her şeyi en anlaşılır şekilde anlatacağım. Hazırsan başlayalım!
1. Arıların da bütün böcekler gibi altı bacağı vardır. Zar kanatlılar sınıfında yer alan arılar, iki çift zarı kanada sahiptir. Uzunlukları bir ila üç santim arasında değişen gövdeleri, baş göğüs ve karın olmak üzere üç bölümden oluşur. Başlarında üç tane basit, iki tane de bitişik göz denilen petekgöz, duyu organı olan ipliksi uzantılar ve ağız bulunur. Bacakları ve kanatları ortadaki göğüs bölümün-dedir. En arkadaki karın bölümü, gövdenin öbür bölümlerinden daha uzundur ve halka biçimindeki bölütlerden oluşur.
Bu metne verilecek en uygun başlık ne olabilir?
- A) Arıların Görevleri
- B) Arıların Fiziki Yapısı
- C) Arılardaki İş Bölümü
- D) Arılar ve Diğer Böcekler
Çözüm:
Canım öğrencim, bir metne başlık bulurken dikkat etmemiz gereken en önemli şey, metnin genel olarak ne anlattığıdır. Yani başlık, metnin ana fikrini, konusunu en iyi şekilde özetlemelidir.
Adım 1: Metni dikkatlice okuyalım ve metinde hangi bilgilerden bahsedildiğini belirleyelim.
Metinde arıların kaç bacağı olduğu, kanatlarının nasıl olduğu, boyları, gövdelerinin hangi bölümlerden oluştuğu (baş, göğüs, karın), başlarında neler bulunduğu (gözler, duyu organları, ağız), bacak ve kanatlarının nerede olduğu gibi bilgiler veriliyor.
Adım 2: Bu bilgilerin ortak noktasını düşünelim.
Gördüğün gibi, metin baştan sona arının dış görünüşünü, organlarını ve vücut yapısını anlatıyor. Yani arının nasıl bir varlık olduğunu fiziksel olarak tanımlıyor.
Adım 3: Şimdi seçeneklere bakalım ve hangisinin metnin ana fikrine en uygun olduğunu bulalım.
- A) Arıların Görevleri: Metinde arıların ne iş yaptığı, ne görevler üstlendiği (mesela bal yapması, çiçekleri tozlaştırması gibi) anlatılmıyor. Bu yüzden bu başlık uygun değil.
- B) Arıların Fiziki Yapısı: Metin tamamen arının fiziksel özelliklerini, vücut bölümlerini, organlarını anlatıyor. Bu başlık metnin içeriğini çok güzel özetliyor.
- C) Arılardaki İş Bölümü: Metinde kraliçe arı, işçi arı, erkek arı gibi arı türlerinin farklı görevlerinden bahsedilmiyor. Bu yüzden bu başlık da uygun değil.
- D) Arılar ve Diğer Böcekler: Metin sadece arıları anlatıyor, diğer böceklerle bir karşılaştırma yapmıyor. Bu başlık da metne uymuyor.
Gördüğün gibi, metnin tamamı arının vücut özelliklerini anlattığı için, “Arıların Fiziki Yapısı” başlığı en doğru seçim olacaktır.
Sonuç:
B) Arıların Fiziki Yapısı
***
2. Aşağıdaki cümlelerin hangisinde benzetme vardır?
- A) Antartika, Dünya’nın güneyinde bulunur.
- B) Hızlı nüfus artışıyla binalar da yükseldi.
- C) Kuşların cıvıltısı müziği andırıyordu.
- D) Günümüzde geri dönüşüm önem kazandı.
Çözüm:
Sevgili öğrencim, benzetme, iki farklı varlık veya kavram arasında ortak bir özellikten yola çıkarak yapılan karşılaştırmadır. Yani bir şeyi başka bir şeye benzetiriz. Genellikle “gibi”, “sanki”, “adeta”, “andırmak” gibi kelimelerle yapılır.
Adım 1: Her bir cümleyi okuyalım ve benzetme olup olmadığını anlamaya çalışalım.
- A) Antartika, Dünya’nın güneyinde bulunur.
Bu cümle, Antartika’nın coğrafi konumunu anlatan, kanıtlanabilir, nesnel bir bilgidir. Herhangi bir şeyi başka bir şeye benzetme durumu söz konusu değil.
- B) Hızlı nüfus artışıyla binalar da yükseldi.
Bu cümle de nüfus artışının bir sonucu olarak binaların çoğaldığını ve yükseldiğini anlatan, gerçek bir durumu ifade ediyor. Burada da benzetme yok.
- C) Kuşların cıvıltısı müziği andırıyordu.
İşte aradığımız cümle bu olabilir! Burada kuşların çıkardığı “cıvıltı” sesi, “müziğe” benzetiliyor. “Andırıyordu” kelimesi, benzetme anlamı katıyor. Yani kuş sesleri o kadar güzel ki, sanki bir müzik dinliyormuşuz gibi. Bu, benzetmenin ta kendisi!
- D) Günümüzde geri dönüşüm önem kazandı.
Bu cümle de geri dönüşümün günümüzdeki önemini anlatan, genel bir bilgidir. Herhangi bir benzetme içermiyor.
Gördüğün gibi, sadece C seçeneğinde kuşların cıvıltısı müziğe benzetilerek bir benzetme yapılmış.
Sonuç:
C) Kuşların cıvıltısı müziği andırıyordu.
***
3. Aşağıdaki cümlelerin hangisinde aynı kavram alanına giren kelimeler vardır?
- A) İklimlerin değişmesi, toprak kaymaları, erozyon, sel gibi felaketlerin oluşmasında orman kayıplarının önemli bir payı var.
- B) Günümüzde enerji; kömür, doğalgaz, petrol gibi fosil yakıtlardan ve su, rüzgâr, güneş gibi yenilenebilir enerji kaynaklarından elde ediliyor.
- C) Yerleşim yerleri içinde yeşil alanlar yaratarak insanların buralarda doğayla baş başa zaman geçirebilmesi amacıyla parklar ve botanik bahçeleri yapılıyor.
- D) Kaynakları tükenmiş bir dünyada yaşamak istemiyorsak bugünden yapabileceğimiz çok şey var.
Çözüm:
Canım öğrencim, “aynı kavram alanına giren kelimeler” demek, birbiriyle ilgili, aynı konu veya kategoriye ait kelimeler demektir. Mesela “elma, armut, muz” kelimeleri “meyveler” kavram alanına girer. Şimdi cümlelerdeki kelime gruplarını inceleyelim.
Adım 1: Her bir seçenekteki kelime gruplarını bulalım ve hangi kavram alanına girdiklerini düşünelim.
- A) İklimlerin değişmesi, toprak kaymaları, erozyon, sel gibi felaketlerin oluşmasında orman kayıplarının önemli bir payı var.
Burada “toprak kaymaları”, “erozyon” ve “sel” kelimeleri var. Bunların hepsi doğanın neden olduğu, insanlara veya çevreye zarar veren “doğal afetler” veya “çevre sorunları” kavram alanına girer. Birbiriyle çok bağlantılı ve aynı çatı altında toplanabilecek kelimeler.
- B) Günümüzde enerji; kömür, doğalgaz, petrol gibi fosil yakıtlardan ve su, rüzgâr, güneş gibi yenilenebilir enerji kaynaklarından elde ediliyor.
Bu cümlede iki farklı grup görüyoruz: “kömür, doğalgaz, petrol” (bunlar fosil yakıtlar) ve “su, rüzgâr, güneş” (bunlar yenilenebilir enerji kaynakları). Her iki grup da “enerji kaynakları” üst kavramına girse de, kendi içlerinde iki farklı alt kategori oluşturuyorlar. Yani burada tek bir kavram alanından ziyade, iki farklı alt kavram alanı sıralanmış.
- C) Yerleşim yerleri içinde yeşil alanlar yaratarak insanların buralarda doğayla baş başa zaman geçirebilmesi amacıyla parklar ve botanik bahçeleri yapılıyor.
Burada “parklar” ve “botanik bahçeleri” kelimeleri var. Bunlar da “yeşil alanlar”, “dinlenme alanları” veya “şehirdeki doğal alanlar” kavram alanına girer. Bu da aynı kavram alanına giren kelimeler içeriyor.
- D) Kaynakları tükenmiş bir dünyada yaşamak istemiyorsak bugünden yapabileceğimiz çok şey var.
Bu cümlede belirli bir kelime grubu sıralanmamış, genel bir ifade kullanılmış. Bu yüzden burada bir kavram alanı arayamayız.
Adım 2: Şimdi A ve C seçeneklerini tekrar karşılaştıralım, çünkü ikisi de aynı kavram alanına giren kelimeler içeriyor. Ancak bu tür sorularda genellikle en bariz ve tek bir ana başlık altında toplanabilen grup aranır.
- A seçeneğindeki “toprak kaymaları, erozyon, sel” kelimeleri, “doğal afetler” veya “çevresel felaketler” başlığı altında çok net bir şekilde birleşir ve birbirlerinin devamı veya benzeri olaylardır.
- C seçeneğindeki “parklar ve botanik bahçeleri” de “yeşil alanlar” başlığı altında birleşir.
Her ikisi de doğru gibi görünse de, A seçeneğindeki kelimeler birbiriyle daha doğrudan ilişkili ve genellikle aynı bağlamda (çevre sorunları, doğal afetler) birlikte anılır. B seçeneğinde ise iki farklı enerji kaynağı türü bir araya getirilmiş. Bu yüzden A seçeneği, sorunun istediği “aynı kavram alanı” tanımına en uygun cevaptır.
Sonuç:
A) İklimlerin değişmesi, toprak kaymaları, erozyon, sel gibi felaketlerin oluşmasında orman kayıplarının önemli bir payı var.
***
4. Aşağıdaki cümlelerin hangisinde birden fazla zamir vardır?
- A) Mutluluğu burada bulabilirsiniz.
- B) Beni dün gece de aramış.
- C) Evde kimseyi bulamadık.
- D) Bunu sana kim söyledi?
Çözüm:
Sevgili öğrencim, zamirler adların (isimlerin) yerini tutan kelimelerdir. Yani bir ismin yerine geçerler. Ben, sen, o, biz, siz, onlar (kişi zamirleri); bu, şu, o (işaret zamirleri); kim, ne, nerede (soru zamirleri); bazıları, hepsi, kimse (belgisiz zamirler) gibi çeşitleri vardır. Şimdi cümlelerdeki zamirleri bulmaya çalışalım.
Adım 1: Her bir cümleyi inceleyelim ve zamir olup olmadığını, kaç tane olduğunu belirleyelim.
- A) Mutluluğu burada bulabilirsiniz.
Burada “burada” kelimesi var. Bu kelime bir yerin adının yerine geçmiyor, fiilin nerede yapıldığını belirtiyor. Yani bu bir yer-yön zarfıdır, zamir değildir. Bu cümlede zamir yok.
- B) Beni dün gece de aramış.
Burada “beni” kelimesi var. “Ben” kişi zamirinin “-i” hali. Bir kişinin yerini tutuyor. Bu cümlede bir tane zamir var.
- C) Evde kimseyi bulamadık.
Burada “kimseyi” kelimesi var. “Kimse” belgisiz zamirinin “-i” hali. Kim olduğu belli olmayan bir kişinin yerini tutuyor. Bu cümlede bir tane zamir var.
- D) Bunu sana kim söyledi?
Bu cümlede tam üç tane zamir var, dikkatlice bakalım:
- “Bunu”: “Bu” işaret zamirinin “-u” hali. Bir eşyanın, olayın yerini tutuyor.
- “sana”: “Sen” kişi zamirinin “-a” hali. Bir kişinin yerini tutuyor.
- “kim”: “Kim” soru zamiri. Bir kişinin adının yerine geçerek soru soruyor.
Gördüğün gibi, bu cümlede “bunu”, “sana” ve “kim” olmak üzere birden fazla (tam üç tane!) zamir bulunuyor.
Bu durumda, birden fazla zamir içeren cümle D seçeneğidir.
Sonuç:
D) Bunu sana kim söyledi?
Umarım açıklamalarım anlaşılır olmuştur. Gördüğün gibi, soruları dikkatlice okuyup küçük adımlara bölerek çözdüğümüzde hiç de zor değiller! Başarılar dilerim!